Saatleri Ayarlama Enstitüsü

8,7/10  (660 Oy) · 
1.808 okunma  · 
619 beğeni  · 
11.120 gösterim
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. Romanları, zengin hayat hikayesinden taşarak Türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir. Medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırırken yaptığı tahliller, insanımız ve toplum yapımız açısından dikkate değer hükümler taşır. "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789759952372
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bekir İstanbul 
21 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ben bu kitapla yeniden doğdum... Okumayı sevdim, okur yazar oldum, kendimi buldum... Bu kitabı okuyana kadar yılda dört beş kitap okurdum, bu kitabı okuduğum sene yaklaşık 40 kitap okudum ve 1,5 sendedir aynı tempo ile okumaya devam ediyorum. Farkettiyseniz profil resmimi bu kitabın kapağından aldım, Hayri İrdal olmaktan çıktım Halit Ayarcı oldum... Bu kitap ile bu siteyi buldum, siz okurları tanıdım. Okuduğum kitaplara yorumlar yazdım ama bu kitap benim için özel olduğu için üzerine söz söylemeye sırrımı ifşa etmeye çekindim ve bugün Huzur'u okurken tamam dedim Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ne inceleme yazacağım....

Bu kitabı on sene önce üniversitede bir arkadaşım tavsiye etmişti ama okumak yıllar sonrasına nasip oldu. Ama olsun okumaya başlamanın yaşı ve zamanı yok...

Biraz da kitaptan bahsedeyim. Konusu Hayri İrdal gibi pasif ve yılgın birisinin Halit Ayarcı gibi aktif ve özgüveni yüksek biriyle tanışıp hayatının nasıl değiştiğini ve Saatleri Ayarlama Enstitüsünü nasıl kurduklarını, başarıyı nasıl yakaladıklarını, o zamanın insanlarını ve toplumunu ince espirilerle hicv ederek anlatıyor.

Böyle bir enstitü gerçekten olmayabilir ama bence gerçekten olsa güzel olur. Geçenlerde bir camiiye girdim, camiinin duvarlarında altı tane saat var fakat her biri farklı bir zamanı gösteriyor. Bir müsliman için zaman çok önemlidir. Dakikası hatta saniyesine göre sahuru keser, iftar yaparız. Toplantılara, iş yerlerimize, randevularımıza zamanında gelememe alışkanlığımızdan bahsetmiyorum bile... Zaman tanzimi ve öncekilerin belirlenmesi toplum hayatının düzeni için çok önemlidir. Bu ve benzeri konuları hem deneme hem roman tadında, yer yer tebessümlerle ve yer yer düşüncelerle okuyacağınız güzel bir eser. Mutlaka okumalısınız.

Anıl Saçan 
 06 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aslında kitap konusunda daha olgunluğa erişmeden bir yorum yapmak istemezdim ama konu "en sevdiğim" olunca heyecanla bir şeyler yazmak istiyorum. Şunu biliyorum ki Türk halkı olarak Ahmet Hamdi Tanpınar gibi bir yazara sahip olduğumuz için çok ama çok şanslıyız. O öyle biri ki Salvador Dali tablolarında, Luis Bunuel filmlerinde gördüğümüzü onun kitaplarında daha yakından ve daha bizden bir şekilde görebiliyoruz. Gerçekten dünya çapında bir yazar olması gerekirken değeri bir türlü Türkiye'de bile anlaşılamadı.

Kitaba gelecek olursak her zaman güçlü bir ana karakter ve onun çevresinde gelişen olaylara ana karakterin gözüyle baktığımız romanları çok sevmişimdir. Burada ise Hayri İrdal'ın gözünden olayları izliyoruz. Herkesin aklına Doğu-Batı çatışmasını getirmiş ancak böylece kestirip atılmasını doğru bulmam. Hatta bana göre Doğu-Batı çatışması en görünür gibi olan aslında en silik konudur kitabın içinde. Gerçi sembolik bir eser olması herkesin görüşünü farklı kılıyor. Benimki de bu yüzden biraz farklı. Bana göre bu roman hayatın kısa bir özetidir. Hatta şaşıracaksınız ama uzayda zamanın, zaman bükülmesine yer bile verilmiştir. Çoğunuza gülünç gelmiş olabilir ama ben bazı kısımlarından bunu bile çıkardım. Aslında Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabı denilince aklıma "geçmişe özlem" geliyor. Bu kitap kötü maziye sahip bile olsak geçmişe özlemin, küçük şeylerden mutlu olabilmenin, pişmanlığın serenadı. Belki yenilik, medeniyet çok güzel bir şey ama saatlerce mahallemizde oynadığımız maçların zevkini hatırlayıp kim geçmişe özlem duymuyor ki ? Şimdilerde gökdelenlerin arasında futbol oynayan çocukları kim hayal edebiliyor ? Belki de yeni nesil de yıllar sonra ellerindeki tabletlerle oynadıkları oyunların özlemini duyacak kim bilir. Aslında en başta dediğim gibi Doğu-Batı karşılaşmasından çok Moderniteye bağlı aşırı ilerleme mi yoksa fazla değişim yaşamaksızın hayatı idame ettirecek kadarı mı sorularını sorduruyor. Bu sorularda bizleri çok ikilemde bırakıyor. Hangisi doğru acaba derken kitabın sonunu boyluyoruz. Bunun akabinde bi kaç tavsiye vermek istiyorum. Geçmişe özlem konusunda yapılmış en iyi film hatta alanında tek filmde Citizen Kane'dir. Onu da çıkarımlarım doğrultusunda tavsiye etmek isterim. Ayrıca konu açılmışken bir tavsiyede kitap olarak vermek istiyorum. Yine çoğu kişiye alakasız gelebilir ama Eric Hobsbawm'ın Aşırılıklar Çağı kitabı Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün yanına anlam katacaktır şüphesiz.

Aslında çok uzatmak istemezdim ama kitabın verdiği karışık duyguları anlatmak kolay değil. Geçmişe özlem ilk aklıma gelen konu olsa da pişmanlık, küçük şeylerden mutlu olabilme, dünyada ve dünya dışı yaşamda zaman kavramı, Modernite-Yalınlık karşılaşması göze batan ince ayrıntılardı. Tabiki bunlara teker teker deyinmeyeceğim ama şunu biliyorum ki bir çok kişi benim düşündüklerimi kitap hakkında düşünmedi. İşte kitabın gizemi de burada saklı. Herkese farklı duyguları yaşatabilmek aslında gerçek sanattır. Bu tarz kitaplar artık yok. Hatta geçmişte bile bulmak zordu. Bu nadide eserlerin kıymetini bilelim. Çünkü bu kitaptan sadece 1 tane var. Toparlamak gerekirse kitapta denmek istendiği gibi ; ----- Zaman çok çabuk geçiyor. O kadar çabuk ki saatlere ve takvimlere bakacak vaktimiz yok. Bu yüzden planlı yaşayamıyoruz. Öyleyse en basitini yapalım anı yaşayalım. Anı öyle bir yaşayalım ki gelecekte derin düşüncelere dalarken keşke değilde NE GÜZELDİ diyebilelim. -----

Delfin Ö. 
 19 Nis 10:55 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Merhaba,
| Yazım spoiler içerebilir içermeye de bilir.
|| Okuduğum ilk kitabıyla kendisine hayran olduğum Ahmet Hamdi’nin bu kitabı hakkında bir şeyler karalamak istedim. Saatleri Ayarlama Enstitütüsü,günümüzde bile derin bir incelemeyi hak eden bir roman.
Tanpınar’ın kendi sözleriyle giriş yapmak gerekirse bu roman: “İki âlem arasında salınıp duran bir halkın boşluğu.”
||| Hayri İrdal, dini hurafelerle ve batıl inançlarla büyüyen, bu dönemde saat tamirine merak salan ve bu yüzden yanında bulunduğu -kanımca- Doğuyu temsil eden geleneksel,çalışkan Nuri efendi ile vakit geçirmektedir. İrdal bey,eşinin tabiriyle içine sinik ve sünepe bir adam olduğundan dokunduğu her şey elinde kalmaktadır. Bu ruh buhranı içinde sürüklenirken çetrefilli yollarla tanıştığı Halit Ayarcı, emek vermeyi önemsemeyen tek ilkesi yenilik yapmak olan bir “Batı” adamıdır. İrdal bey, toplumsal baskının getirdiği sonuçlara göre Nuri efendinin yolundan gidip yoksullukla mı yaşayacak ya da Halit Ayarcının yolundan gidip zenginliğe ve refaha mı erişecektir? İrdal bey, büyük bir ikilem içinde boğulmaktadır.
|||| İşte buradan sonra Tanpınar’ın Doğu-Batı ikilemi arasında bocalayan karakterleri irdelemesini,yeri geldiği zaman ağır – sık sık sözlüğe bakma ihtiyacı hissedebilirsiniz- ama akıcı bir dille okuyorsunuz. Tanpınar’ın yaptığı psikolojik “vurgunlar” karakterlerin içinde kaldığı sıkışmışlığın tam bir göstergesi. Yine, çetrefilli yollarla tanıştığı Dr. Ramiz, nerede duracağını bilmeyen kafası karışmış Türk Aydınını temsil ediyor.
Roman iki âlem arasında salınıp duran halkın boşluğunu temsil ettiği kadar, bence ironinin ve mizahın romanı da kabul edilebilir. Zira, bir başka karakter; Hayri İrdal’ın musikiden anlamayan berbat bir sese sahip assolist olmak isteyen bir baldızı vardır. İrdal bey, böylesi yeteneksizliğin gülünç olduğunu savunsa bile Halit Ayarcı bir şekilde baldızı assolist yapar hem de tüm ülkenin alkışlarla dinlediği bir assolist. İşte burada günümüz devreye gidiyor, bazılarını şarkıcı, bazılarını yazar ve televizyondaki anlamsız dizi ve programlara raiting kazandırarak kimilerini de kanal sahibi yapan kitle. Başarı gibi görünen kavram; aslında çalışmanın, bilginin, emeğin ürünü değil, Tanpınar’ın da belirttiği gibi beyinsiz bir güruhun ürünü.
Kanımca, Tanpınar’a göre modernleşme ve ilerleme Batı sevdasından mütevellit gördüklerimizi ve öğrendiklerimizi kopyalamaktansa kendi uygarlığımızı,kendi hayat şeklimize uygulamak için âhlaklı bir şekilde çalışmak.
|||Tanpınar’ın bu eseri, döneminin ikilemlerine şahit olurken yer yer güldüğünüz,ağlama hissinin içinizi kavurduğu ve yapılan mizahı anlamak için durup düşündüğünüz,psikolojik tahlillerine hayran olduğunuz oldukça başarılı Türk edebiyatına kazandırılmış yegâne bir roman.

1 Çay 1 Kitap™ 
 27 Nis 12:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zaman mefhumu deyince akla gelen ilk isimlerdendir Ahmet Hamdi ve Ahmet Hamdi deyince de ‘saatleri ayarlama enstitüsü’… Zira “ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında” dizeleri aklımıza gelir hemen. Yahut kitaptan örnekle: “saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”

Kitap üzerine ' Mütenahi Bey ' yazdı. Okumak için : http://1cay1kitap.com/...-ayarlama-enstitusu/

Ferah 
29 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Geç okuyup da neden bu kadar geç okuduğunuz için hayıflanacağınız ve kendinize kızacağınız kitaplardandır. Okuduktan sonra sizi bilmem ama ben romana hayran kaldım.20 yaşında Oğuz Atay'ı tanırken biz böyle güzel bir eserden uzak kalmışız eminim. Oğuz Atay Tutunamayanları yazarken Ahmet Hamdi'yi okumuştu zaten.Yusuf Atılgan Zebercet'i yazarken okumuştu.Onlar bu kadar ehil bir kalemi unutmamışlardır diye düşünüyorum. Henüz okumayanlar varsa tavsiyemdir...

Deniz Köse 
09 Tem 20:04 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

Kitabı 2 yıl önce elime alıp zar zor 150 sayfa okuduktan sonra bırakmıştım. Sanırım hayatım boyunca okudugum okuması en zor olan kitap buydu. 2 yıl sonra kitabı yeniden elime aldığımda 7 gün gibi bir sürede birirebildigim için kendimle gurur duyuyorum. Kitabın okunması bu kadar zor kılan şey her karakterin kendine ait derin bir hikayesinin oluşuydu. Ve yan karakterlerin hepsinin ana karakterimiz Hayri İrdal’ı nasıl etkilediğini yazarın bize yavaş yavaş hissettirmek istemesiydi. Türk edebiyatının en iyi eserlerinden biridir bu kitap. Okuyanlara önerim: biraz sabır...
İki uygarlık arasında bocalayan,toplumumuzun yanlış tutumlarını,davranışlarını alaya alan eleştirel bir romandır. Osmanlı Devleti’nin yıkılıp yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu bir dönemde toplumun içinde bulunduğu kimlik problemi romanın başkarakteri olan Hayri İrdal’in yaşantısında ironik biçimde dile getirilmektedir. Batıda zaman hapsedilmeye çalışılmaktadır. Zamana sahip olanlar diğerlerinin zamanını sömürme eğilimindedir. Zaman başta olmak üzere her şeyden kazanç sağlayan  bir sistem bu. İşte Saatleri Ayarlama Enstitüsü böyle bir gerekliliğin ürünü. Türk toplumunun doğu ile batı arasında bocalamasını irdeleyen romanda kahramanın ustası Muvakkit Nuri Efendi’yi doğu, kahramanın arkadaşı Halit Ayarcı’yı batı, başkarakter Hayri İrdal’ı ise eşikte kalmış olan ve toplumsal karmaşıklığın küçük çaplı bir örneğini sunan bir karakter olarak yorumlamak mümkün. Romandaki onlarca
karakter içinde namuslu ve dürüst yalnızca üç karakter vardır: Nuri Efendi, İrdal’ın ilk eşi Emine ve Emine’den olan oğlu Ahmet.

Mithril / Luthien / Bernard 
20 Ara 2015 · Kitabı okudu · 17 günde · 8/10 puan

Keşke okumak için bu kadar geç kalmasaydım dediğim bir kitap oldu.
İtiraf etmek gerekirse kitabın ilk bölümlerinde tam bir kültür şoku yaşadım. Hayatımda hiç kullanmadığım anlamını hiç bilmediğim kelimelerle doluydu sayfalar. Dolayısıyla kitabın içine girmekte zorlandım. Ancak kelimelere alıştıktan sonra dilin akıcılığında kaybolduğumu farkettim.
Kitap Hayri İrdal'in, Saatleri Ayarlama Enstitusunu (SAE) kurduktan sonraki bir zamanda yazmis oldugu anilar seklinde kurgulanmis. Hayri Irdal'in cocuklugundan SAE'yi kurdugu zamana kadar kadar gecen sure, hayatina giren ve cikan sayisiz enteresan kisilikle oldukca eglenceli ve dusundurucu bir sekilde anlatilmis.
Ancak benim icin Dr. Ramiz ve hemen akabinde halit Ayarci'nin hayatina dahil olmasi ile hikaye cok farkli bir boyuta gecti ve hem burokrasi hem insanin degisime verdigi tepkiler, ac gozluluk, hirs ve daha bir suru sey oldukca guzel elestirildi.
Iyi ki okumusum...

Muharrem Armağan 
11 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitapta Hayri İrdal karakterinin ustası Nuri Efendi sayesinde saatlerden çok iyi anlaması ve bu sayede Halit Ayarcı ile tanışmasından sonra hayatının evre evre nasıl değiştiğini anlatıyor. Kitabın en sevdiğim yanı her karakterin kendine özgü bi hikayesi var mesela ecinnilerle birlikte Seyit Lütfullah karakteri zengin denecek kadar parası olduğu halde ne kendine ne başkasına para harcamayan varyemez Zarife Hala, Psikanalist Doktoru Ramiz, Eczacı ve Simyacı Aristidi Efendi Saat Ustası Nuri Efendi, İspritizma Cemiyetindeki insanlar ve her türlü soruna bi çözümü olan Halit Ayarcı ve hepsinin ortak noktası Hayri İrdal. Kitap bir romandan çok daha fazlasını hissettirdi konu olarak belkide hiç değinilmemiş farklı bi konu seçmesi ayrıca güzel çünkü romanlar genelde aynı konunun süslenmiş hali gibidir ama Saatleri Ayarlama Enstitüsü çok farklı bi konuya ve çok çeşitli karakterlere sahip.Kitabın en sevdiğim yanıysa Halit Ayarcı'nın her soruna bir çözümünün olması. Farklı ve öğretici bir kitap okumanızı tavsiye ederim.

Uğur Ukut 
26 Oca 21:29 · Kitabı okudu · 37 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitap bir çok kişinin hayatını değiştirmiş. Şimdilik bende bir değişiklik yok, ama derin izler bıraktığına emin olun. Okumak isteyenler yanlarında mutlaka sözlük bulundursun. Kitabin konusuna girmeyecegim. Cunku ifade etmem zor. Inanilmis bir boslukta israf edilen paraile zamanın ve tüm dünyada peşinden sürüklediği milyonların aktüel modası deyip kapatalım ki spoiler olmasın. Hayatınızdaki gereksizlikleri gormek istiyorsaniz en iyi firsat. En ufak gurultuden bile konsantrasyonunuzun alt ust olabilecegi derin bir anlatim. Okuyun, kazançlı çıkarsınız.

kenan karlı 
03 Nis 09:40 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ağırlık olarak gözleme dayalı bir eser. Karakterler çok iyi betimlenmiş. Yazar bir kişiyi öyle betimler ki hayalinizde o kişiyi çok rahat tasavvur edebilirsiniz.Osmanlı Türkçe'sini tamamen yitirmemiş orijinal bir üslup kullanmış. Kitabın kahramanı Hayri İrdal her ne kadar Selma'ya aşık olsa da kitapta aşka dair bir şey bulamazsınız. Zaten kitabın bir yerinde yazar ''Ben aşktan hep kaçtım. hiç sevmedim. Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir'' ifadeleri ile aşktan uzak durma nedenini anlatmıştır. Yazar daha çok Halit Ayarcı ve muvakkit Nuri Efendi karakterleri üzerinde durmuş, Nuri Efendi'nin Özlü sözleri kitaba damga vurmuş ve kitabın ana konusu olmuştur. Halit Ayarcı'da ise bir azim bir gayret görürsünüz. Fakat bu azim ve gayret yeni olan ve eskiyi benimsemeyen bir nesil tarafından mağlup edilir. o da bu mağlubiyeti şöyle özetler: ''Ben, aldandığımı çok geç anladım'' Bu aldanma ile kitap biter ama garip bir hüzün kaplar insanın benliğini. İçinizden ''böyle bitmemeliydi'' dersiniz.
Son olarak bir ''keşke'' ile bitirmek istiyorum. Keşke yazar betimleme yerine kendi duygu ve düşüncelerini biraz daha fazla söyleseydi de biz de o özlü cümlelere kavuşsaydık. Çünkü kitabı okuduğunuzda yazarın çok dolu bir yazar olduğunu anlıyorsunuz. Arada bir meseleler üzerine birkaç cümle sarf etse de genel manada betimleme yoluna gidilmiş. Yazarın emeklerine eline yüreğine sağlık..

Kitaptan 741 Alıntı

Sadettin TANIK 
31 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu daima böyledir. Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima öbür hadiselerdir.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
Sadettin TANIK 
31 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
Sadettin TANIK 
31 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok dikkat ettim, masallar adla başlar. Ceketinize veya boyun bağınıza eskiliği veya güzelliği yüzünden bir ad verin, derhal hüviyeti değişir, bir çeşit şahsiyet olur.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
Ceren 
01 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Masal
Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 112 - Dergah Yayınları)Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 112 - Dergah Yayınları)
BİROL COŞKUN 
28 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Dinlemesini biliyorsun, ki bu mühim bir meziyettir. Hiçbir işe yaramasa bile insanın boşluğunu örter, karşısındakiyle aynı seviyeye çıkarır!

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
Aysel 
22 May 21:11 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Laf!... dedim, hepsi laf! Her şey bitti. Sizi benimle vurdular. Hiç bir çaremiz yok! Tası tarağı toplayıp gitmekten başka hiçbir şey yapamayız.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
Delfin Ö. 
 23 Nis 12:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Hayatım kelime öğrenmekle geçti. Hemen her safhasında sözlüğümü yeniden yapmıştım, hem de kendi hayatımda, etimle, kemiğimle yaşayarak."

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 174 - Dergâh Yayınları)Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 174 - Dergâh Yayınları)
75 /

Kitapla ilgili 4 Haber

“Saatler” gece yarısında okunacak
“Saatler” gece yarısında okunacak İTEF, edebiyatseverlerin kalbini kazanacak bir etkinliğe imza atmaya hazırlanıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ölümsüz eseri Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 2 Mayıs 23.30-00.00 arası İBB Atatürk Kitaplığı’nda okunacak.