1000Kitap Logosu
Sabah Uykum
Sabah Uykum
Sabah Uykum

Sabah Uykum

OKUYACAKLARIMA EKLE
6.3
1.692 Kişi
8,6bin
Okunma
1.513
Beğeni
36,2bin
Gösterim
224 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 21 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Destek Yayınları · Ekim 2013 · Karton kapak · 9786054771769
Diğer baskılar
Sabah Uykum
Səhər Yuxum
Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir.  Ben anlam veremiyorum yani neden bittiğine değil madem bitecekti neden bu kadar hevesli başladık? Ben ikimizdeki bu hevese anlam veremiyorum. Ne oldu bize bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığını çok iyi biliyorum. Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil, aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öte gidemedik. (Tanıtım Bülteninden)
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺15,56
6.3
10 üzerinden
1.692 Puan · 202 İnceleme
Oğuz Aktürk
Sabah Uykum'u inceledi.
224 syf.
·
1/10 puan
Sınavda kağıdımı dolu göstermeye çalışıyorumdur: Sabah Uykum
YouTube kitap kanalımda Sabah Uykum kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: youtu.be/cZco9tl4rBs "Sabah uykusu kadar sevebileceği biri lazım insana." (s. 3) Binlerce kişi tarafından okunmuş ve 303 kişi tarafından 10 puan verilmiş bu kitabın içinde neler yazıyor hadi hep beraber bakalım... İncelemeyi okurken yanınızdan sabah uykularınızı, semaverleri ve Higgs Bozonu'nu eksik etmezseniz sizin için daha verimli bir süreç olacağını düşünüyorum. İnsanların sabah uykularından kalktıklarında etraflarında kapanmış alarm ve gözlerinde çapak, ağızlarında salya olmadığı bir paralel evrende dünyaya gelen Ahmet Batman'ın nasıl biri olduğunu merak edip internete baktığımızda sadece şu görselin karşımıza çıktığını görüyoruz: cdn.kidega.com/author/large/ahmet-... Evet, Joshua Jackson’ın kahveli fotoğrafının Photoshop’ta üzerinde oynanmış hali. Fotoğrafın üzerinde yazan "Bi' Kahve içer miyiz?" teklifiyle, Ahmet Batman'ın (Joshua Jackson’ın) Show Tv haberlerinde her gün gördüğümüz İstanbul Emniyet Müdürlüğü merdivenlerinden inen adamlardan bir tanesinin robot resminin çizilmiş gibi olması arasında kaldığımı önceden belirtmem gerek. Öncelikle bu kişinin, Gotham City'de Batmobile'iyle gezen bir kahraman olan Batman ya da Batman şehir sınırlarının Batman logosu şeklinde değişmesi gerektiğini söyleyen adam ile bir ilgisinin olmadığını düşünüyorum. Zaten öyle bir şey olsaydı Superman'i çağırıp ultraviyole ışınlarıyla Ahmet Batman'ın saklandığı yeri göstermesini isterdik, o yüzden kitaptaki alıntılara geçelim en iyisi. "Her sabah attığım "Günaydın sabah uykum bugün nasılsın?" mesajlarının bir yeri yok artık. Son attığım mesajda iletilmedi zaten." (s. 7) Kitaplarını bastırabilmek için yayınevlerine ve dış görünüşünü gizleyebilmek için de uluslararası ajanlara binlerce lira harcayan ve bu yüzden de SMS paketine parası yetmeyen Ahmet Batman'ın bu paragrafta sevgilisine sabah uykum şeklinde seslendiğini görüyoruz. Muhtemelen T9 sözlük düzeltmesi açık kalmış olduğu için bağlaç olan "da"nın ayrılmadığını gören telefon, muhtemelen Ahmet Batman ile sevgilisinin artık ayrılması gerektiğini düşünmüş. Kitabın çoğu şu şekilde cümlelerle dolu: "Hayat belli bir düzen üzerine kurulu, sırası gelen gider, sırası gelen sarılır ve bütün vedalar soğuk olur. Üşümen gerektiğinde üşürsün." (s. 12) Bu alıntı Şeyma Subaşı'nın kitabındaki "Karanlık çökmeden yıldızları göremezsin." alıntısıyla çok paralel ilerliyor. Bu yüzden bu tür alıntıları gördüğümde aklıma şu fotoğraf ve okul günlerimde sınava zerre kadar çalışmayıp sınav kağıdını doldurmam geliyor: i.ibb.co/JtW2MBq/B2b-J3t2-II... "İyi hissediyorsan bırak kendini gökyüzünden aşağı, bırak kimse tutmasın." (s. 13) Önceden herhangi bir kitapta böyle bir cümle gören oldu mu bilmiyorum fakat Türk Edebiyatı'nda Skydiving Edebiyatı'na geçildiğinden haberim yoktu. Muhtemelen Newton'un aklına gelmişti fakat uygulaması gördüğünüz gibi Ahmet Batman'a kalmış. *Hayatındakileri sev, sonra çok özlüyorsun ve öyle dolmayan boşluklar oluyor ki içinde... Klavyedeki boşluk tuşunu görsen ağlıyorsun. (s. 24) Şimdi, bu efsane alıntı kitabın ana temasını, karakterin beynindeki dehlizleri, dönem siyasetini ve psikolojik buhranları anlayabilmemiz için çok önemli bir nokta. Çünkü Ahmet Batman'ın burada bahsettiği boşluk, klavyedeki SPACE tuşu ve SPACE de uzay demek. O zaman bu uzay boşluğu olmuş oluyor. Evrende de her şeyin bir kütlesi olduğuna göre ve kütlesi olmayan atomlara kütle kazandıran şey de Higgs Bozonu olduğuna göre Ahmet Batman'ın Higgs Bozonu olma ihtimali bugüne kadar hiç düşünmediğiniz kadar fazla olabilir. "Kalmadığın yerdeyim, gittiğin yerdeyim, hiçbir yerdeyim. Ve ben bugün neyin içindeyim bilmiyorum." (s. 116) Gördüğünüz gibi Ahmet Batman kuantum fiziği edebiyatının dibine vurmuş ve bu yaptığıyla bir saniyede birden çok yerde olabilen şeyhsi bir mertebeye ulaşmış. Hatta nerede olduğunu asla anlayamayacağımız bu alıntıyı okuduğumda aklıma "kafamız güzel ama nası güzel" abisi geldiğini söylemeliyim: youtu.be/-dIvdJX8O8o Belki de bu abi Ahmet Batman'ın ta kendisidir... "Olmadı demleriz çayımızı yalnız içeriz ama olmasın öyle." (s. 163) Kitabın ileriki kısımlarında pek çok şekilde çay, semaver, kırmızı biber edebiyatı yapıldığı için bu konuda sadece tek bir alıntı yazmak istedim. Dünyada çay ve varoluşçuluk felsefesini birleştirebilen tek ülke olduğumuzdan ötürü esas Nobel Ödülü'nün Ahmet Batman'a verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Nobel, "no-bel" demektir. Belki Ahmet Batman da beli olmayan aşırı ince belli bir çay bardağında çayını içme tutkunuydu. Kitabın kapanış cümlelerinden olan; "Hiçbir şey hissetmiyorum. Bana bundan daha kötü bir şey söyle." (s. 285) cümlesindeyse Ahmet Batman bize hiçbir şey hissetmemekten daha kötü bir şey söylememizi istemiş. O zaman ben de belaların en kötüsüyle sizleri başbaşa bırakıyorum: karikaturistan.files.wordpress.com/2012/02/montla_sic_... Gördüğünüz gibi arkadaşlar, ben sabah uyandığımda çökmüş ve çapaklı gözlerle kalkarken, Ahmet Batman gayet de kahvesiyle ve kahvesine şeker niyetine attığı Higgs Bozonu'yla kalkıyor. Okunmadan önce ölünmesi gereken bu kitabı okumazsanız, eminim ki REM ve NREM uykusu arasındaki farkların kuantum fiziği edebiyatıyla birleştiği o ince belli çaysı noktayı da kaçırırsınız, benden söylemesi...
Sabah Uykum
6.3/10
· 8,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
185
Ömer YILDIRIM
Sabah Uykum'u inceledi.
224 syf.
·
Puan vermedi
Yazıktır...
Elimde bu kitabın "İkinci 100.000" etiketli bir baskısı var. Ve kendimi dağlara taşlara vurmak, yüksek yüksek tepelerden aşağılara salmak, derin denizlerin karanlık sularında boğmak istiyorum. Zira bir kitap bu kadar mı "ortaokul öğrencisinin elinden çıkmış gibi" olur ve aynı zamanda bu kadar satar? Gerçekten de boşuna yaşıyoruz, boşuna yazıyoruz diye düşünüyorum şu niteliksiz, kalitesiz, içeriksiz ve hakikaten sığlıktan boğulan sözde kitapların bu kadar popüler olduğunu gördükçe. İçim içimi kemiriyor, kendimi içimde yaşayan bütün farklı duygularımla linç etmek istiyorum. Şu cümleye bakalım mı mesela: "İyi de benim yaptığımdan bana ne yahu?" bu nedir? Neler okuyor bu insanlar, nasıl okuyor bu insanlar?! Peki ya şu: "Özlemedim, gözüme fotoğrafın kaçtı." aman Tanrı'm! Tam şurada da zirveye çıkıyor: "Şimdi sana çarpan bu kalp, otomatik kapı değil ki ayakta duran yolcuya çarpsın." Bunlar sadece koskoca kitabın (?) içinde yer alan yüzlerce niteliksiz ifadeden sadece birkaçı. Bu kadar niteliksiz ifadenin yanına yazar (?) bir de çalıntı ifadeler eklemiş: "Sen şimdi öldün, topraktasın. yoksa toprak sen öldün diye mi bu kadar güzel kokuyor?" gibi... Bir de özellikle dikkat çeken bir yönü var kitabın ve yazan arkadaşın: Sürekli olarak, mesajlardan bahsetmiş. Mesaj dediğim, kısa mesaj. SMS. misal demiş ki "Bazen ayrılığı bir mesajdan öğrenirsin." sonra başka bir başlık altında "Senden gelen mesajın sesi bile çok mutlu ediyor beni." bir başka yerde "Bir mesaj alırsın, gülümsersin..." gibi bir ifade. Koca kitabın otuz-kırk yerinde bu mesaj konusu var. Ve aynı mesaj konusu gibi suyu çıkarılmış bir de kelimelerin harf sayılarına takıntılı bir tutum mevcut. "On üç harfi seviyorum." demiş mesela. Sözde "seni seviyorum"dan bahsetmiş. "Kalmak da gitmek de altı harfli, neden birisi ötekinden daha önemli?" falan yazmış mesela. Müthiş bir tespit! "O üç harfi kullanmak bazen çok önemli..." demiş ve "kal"dan bahsetmiş yine sözde... Yani bir kitap ancak bu kadar kötü olabilir ve bu kadar kötü bir kitap da ancak Türkiye'de tutulabilir... Kanımca bir toplumun kültürel ve entelektüel anlamda ne kadar gelişmiş olduğunu anlamak için kitapçıların "en çok satanlar" listelerine bakmak gayet önemli bir eylem olabilir. Ve bizim memleketimizin en çok satan kitaplarından birisi de bu niteliksiz ve son derece sığ eser... Yazık...
Sabah Uykum
6.3/10
· 8,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
67
sıla
Sabah Uykum'u inceledi.
224 syf.
·
2 günde
·
1/10 puan
Soğuk kahve'yi yorumlarken de bahsetmistim. İkisini ayni anda. Kampanyali ve gözden çıkardığım bir parayla aldım. Soğuk kahvenin ardindan hemen okumasaydım, daha sittin senede okumazdim. Öylece durcaktı. Sonra da babam bu okumadığım kitapları koz olarak kullanıp başıma kakıyo. Dedim ki bir an önce okuyayım bitsin. Sonsuza dek vedalaşalım. Kitap beklediğim gibiydi. İlk kitabin devamı. Soğuk kahve hakkında ne düşünüyorsam bunun icinde öyle düşünüyorum. Bazı, bazen, çünkü', sonra, ve gibi kelimeleri. O kadar çok kullanmış ki. Insan boguldugunu hissediyor. Çünkü aşk .....tır. Kalıpli on yüz milyon cümle var. Ve bu cümlelerin hepsi birer baloncuktan ibaret. * Dünya ibaret bir handan çocuk Diye bişey yazmış. Vırgül filan yok. Cümleyi öğelerine ayirip , yeniden dizdim Çocuk, dünya bir handan ibaret. Şeklinde oluşturdum. Yani bir çocuğa dünyanın handan ibaret olduğunu. Dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu, önemli olanın ahiret hayatı olduğunu anlatmaya çalışıyor. Yani sanirim, galiba öyle... Yazarın çevresindeki kadın profilinin, niteliği hakkında ciddi kaygılarım var. Çünkü; *Kadına yükleyebileceğin kadar sorumluluk yükle, gerçek bir kadın hiçbir sorumluluktan kaçmaz. Gibi saçma sapan bir cümle kurmuş. Böyle düşünen varsa, az yesin de kendisine hizmetçi tutsun. Yazıyor ama yazdığının nereye varacağını tahmin edemiyor, ya da kötü niyetli. Siz siz olun kadınlara zırt pırt ekranda beliren telefon güncellemeri gibi gereksiz gereksiz sorumluluklar yüklemeyin! *İntikam basit insanların işi, umursamazlık güçlülerin gülüşüdur. Diye bisey yazmiş. Basit bir insan olduğumdan, değerlendirmemin etik olmayacağını düşünüyorum. *Hayat evcil bir hayvanla geçirebileceğimiz bir yer değil. Diye bişey demiş bu yazdigini destekliyorum. Her eve en az üç kedi.... Sonlara dogru. Fazla ayakabı almayalim, fakir cocuklar var onlara çikolata verelim gibi sosyal duyarlilik kasip, kamu spotu girmiş. Ben denilene kadar yapilmasi taraftariyim, bu kadar çok kitabi satan bir sanatci gereğini yapmıştır diye düşünüyorum. En son sayfalarda tutunamayanlardan arak ve kapanış....
Sabah Uykum
6.3/10
· 8,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
66
Ebru zorba
Sabah Uykum'u inceledi.
224 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Bu kitap bana çok şey katı okuduğum dan pişman değilim herkesin okumasını tavsiye ederim çok fazla anlam içeriyor okudukça okuyasım geliyor bu kitabı bana yakın arkadaşım tavsiye etmişti ve gerçekten mükemmel...
Sabah Uykum
6.3/10
· 8,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4