Sabah Uykum

·
Okunma
·
Beğeni
·
25334
Gösterim
Adı:
Sabah Uykum
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054771769
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir. 

Ben anlam veremiyorum yani neden bittiğine değil madem bitecekti neden bu kadar hevesli başladık? Ben ikimizdeki bu hevese anlam veremiyorum. Ne oldu bize bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığını çok iyi biliyorum. Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil, aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öte gidemedik.
(Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
·1/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Sabah Uykum kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: https://youtu.be/cZco9tl4rBs

"Sabah uykusu kadar sevebileceği biri lazım insana." (s. 3)

Binlerce kişi tarafından okunmuş ve 303 kişi tarafından 10 puan verilmiş bu kitabın içinde neler yazıyor hadi hep beraber bakalım... İncelemeyi okurken yanınızdan sabah uykularınızı, semaverleri ve Higgs Bozonu'nu eksik etmezseniz sizin için daha verimli bir süreç olacağını düşünüyorum.

İnsanların sabah uykularından kalktıklarında etraflarında kapanmış alarm ve gözlerinde çapak, ağızlarında salya olmadığı bir paralel evrende dünyaya gelen Ahmet Batman'ın nasıl biri olduğunu merak edip internete baktığımızda sadece şu görselin karşımıza çıktığını görüyoruz:
https://cdn.kidega.com/...batman-profil-Lo.jpg
Evet, Joshua Jackson’ın kahveli fotoğrafının Photoshop’ta üzerinde oynanmış hali.

Fotoğrafın üzerinde yazan "Bi' Kahve içer miyiz?" teklifiyle, Ahmet Batman'ın (Joshua Jackson’ın) Show Tv haberlerinde her gün gördüğümüz İstanbul Emniyet Müdürlüğü merdivenlerinden inen adamlardan bir tanesinin robot resminin çizilmiş gibi olması arasında kaldığımı önceden belirtmem gerek.

Öncelikle bu kişinin, Gotham City'de Batmobile'iyle gezen bir kahraman olan Batman ya da Batman şehir sınırlarının Batman logosu şeklinde değişmesi gerektiğini söyleyen adam ile bir ilgisinin olmadığını düşünüyorum. Zaten öyle bir şey olsaydı Superman'i çağırıp ultraviyole ışınlarıyla Ahmet Batman'ın saklandığı yeri göstermesini isterdik, o yüzden kitaptaki alıntılara geçelim en iyisi.

"Her sabah attığım "Günaydın sabah uykum bugün nasılsın?" mesajlarının bir yeri yok artık. Son attığım mesajda iletilmedi zaten." (s. 7)

Kitaplarını bastırabilmek için yayınevlerine ve dış görünüşünü gizleyebilmek için de uluslararası ajanlara binlerce lira harcayan ve bu yüzden de SMS paketine parası yetmeyen Ahmet Batman'ın bu paragrafta sevgilisine sabah uykum şeklinde seslendiğini görüyoruz. Muhtemelen T9 sözlük düzeltmesi açık kalmış olduğu için bağlaç olan "da"nın ayrılmadığını gören telefon, muhtemelen Ahmet Batman ile sevgilisinin artık ayrılması gerektiğini düşünmüş.

Kitabın çoğu şu şekilde cümlelerle dolu:
"Hayat belli bir düzen üzerine kurulu, sırası gelen gider, sırası gelen sarılır ve bütün vedalar soğuk olur. Üşümen gerektiğinde üşürsün." (s. 12)

Bu alıntı Şeyma Subaşı'nın kitabındaki "Karanlık çökmeden yıldızları göremezsin." alıntısıyla çok paralel ilerliyor. Bu yüzden bu tür alıntıları gördüğümde aklıma şu fotoğraf ve okul günlerimde sınava zerre kadar çalışmayıp sınav kağıdını doldurmam geliyor:
https://i.ibb.co/...b-J3t2-IIAAj-Rv2.jpg

"İyi hissediyorsan bırak kendini gökyüzünden aşağı, bırak kimse tutmasın." (s. 13)

Önceden herhangi bir kitapta böyle bir cümle gören oldu mu bilmiyorum fakat Türk Edebiyatı'nda Skydiving Edebiyatı'na geçildiğinden haberim yoktu. Muhtemelen Newton'un aklına gelmişti fakat uygulaması gördüğünüz gibi Ahmet Batman'a kalmış.

*Hayatındakileri sev, sonra çok özlüyorsun ve öyle dolmayan boşluklar oluyor ki içinde... Klavyedeki boşluk tuşunu görsen ağlıyorsun. (s. 24)

Şimdi, bu efsane alıntı kitabın ana temasını, karakterin beynindeki dehlizleri, dönem siyasetini ve psikolojik buhranları anlayabilmemiz için çok önemli bir nokta. Çünkü Ahmet Batman'ın burada bahsettiği boşluk, klavyedeki SPACE tuşu ve SPACE de uzay demek. O zaman bu uzay boşluğu olmuş oluyor. Evrende de her şeyin bir kütlesi olduğuna göre ve kütlesi olmayan atomlara kütle kazandıran şey de Higgs Bozonu olduğuna göre Ahmet Batman'ın Higgs Bozonu olma ihtimali bugüne kadar hiç düşünmediğiniz kadar fazla olabilir.

"Kalmadığın yerdeyim, gittiğin yerdeyim, hiçbir yerdeyim. Ve ben bugün neyin içindeyim bilmiyorum." (s. 116)

Gördüğünüz gibi Ahmet Batman kuantum fiziği edebiyatının dibine vurmuş ve bu yaptığıyla bir saniyede birden çok yerde olabilen şeyhsi bir mertebeye ulaşmış. Hatta nerede olduğunu asla anlayamayacağımız bu alıntıyı okuduğumda aklıma "kafamız güzel ama nası güzel" abisi geldiğini söylemeliyim:
https://youtu.be/-dIvdJX8O8o
Belki de bu abi Ahmet Batman'ın ta kendisidir...

"Olmadı demleriz çayımızı yalnız içeriz ama olmasın öyle."
(s. 163)

Kitabın ileriki kısımlarında pek çok şekilde çay, semaver, kırmızı biber edebiyatı yapıldığı için bu konuda sadece tek bir alıntı yazmak istedim. Dünyada çay ve varoluşçuluk felsefesini birleştirebilen tek ülke olduğumuzdan ötürü esas Nobel Ödülü'nün Ahmet Batman'a verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Nobel, "no-bel" demektir. Belki Ahmet Batman da beli olmayan aşırı ince belli bir çay bardağında çayını içme tutkunuydu.

Kitabın kapanış cümlelerinden olan;
"Hiçbir şey hissetmiyorum. Bana bundan daha kötü bir şey söyle." (s. 285) cümlesindeyse Ahmet Batman bize hiçbir şey hissetmemekten daha kötü bir şey söylememizi istemiş. O zaman ben de belaların en kötüsüyle sizleri başbaşa bırakıyorum:
https://karikaturistan.files.wordpress.com/...t_sarikaya.jpg?w=500

Gördüğünüz gibi arkadaşlar, ben sabah uyandığımda çökmüş ve çapaklı gözlerle kalkarken, Ahmet Batman gayet de kahvesiyle ve kahvesine şeker niyetine attığı Higgs Bozonu'yla kalkıyor. Okunmadan önce ölünmesi gereken bu kitabı okumazsanız, eminim ki REM ve NREM uykusu arasındaki farkların kuantum fiziği edebiyatıyla birleştiği o ince belli çaysı noktayı da kaçırırsınız, benden söylemesi...
224 syf.
·2 günde·1/10
Soğuk kahve'yi yorumlarken de bahsetmistim. İkisini ayni anda. Kampanyali ve gözden çıkardığım bir parayla aldım. Soğuk kahvenin ardindan hemen okumasaydım, daha sittin senede okumazdim. Öylece durcaktı. Sonra da babam bu okumadığım kitapları koz olarak kullanıp başıma kakıyo. Dedim ki bir an önce okuyayım bitsin. Sonsuza dek vedalaşalım.
Kitap beklediğim gibiydi. İlk kitabin devamı. Soğuk kahve hakkında ne düşünüyorsam bunun icinde öyle düşünüyorum.

Bazı, bazen, çünkü', sonra, ve gibi kelimeleri. O kadar çok kullanmış ki. Insan boguldugunu hissediyor.
Çünkü aşk .....tır. Kalıpli on yüz milyon cümle var. Ve bu cümlelerin hepsi birer baloncuktan ibaret.
* Dünya ibaret bir handan çocuk
Diye bişey yazmış. Vırgül filan yok. Cümleyi öğelerine ayirip , yeniden dizdim
Çocuk, dünya bir handan ibaret. Şeklinde oluşturdum. Yani bir çocuğa dünyanın handan ibaret olduğunu. Dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu, önemli olanın ahiret hayatı olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Yani sanirim, galiba öyle...
Yazarın çevresindeki kadın profilinin, niteliği hakkında ciddi kaygılarım var.
Çünkü;
*Kadına yükleyebileceğin kadar sorumluluk yükle, gerçek bir kadın hiçbir sorumluluktan kaçmaz.
Gibi saçma sapan bir cümle kurmuş. Böyle düşünen varsa, az yesin de kendisine hizmetçi tutsun. Yazıyor ama yazdığının nereye varacağını tahmin edemiyor, ya da kötü niyetli.
Siz siz olun kadınlara zırt pırt ekranda beliren telefon güncellemeri gibi gereksiz gereksiz sorumluluklar yüklemeyin!

*İntikam basit insanların işi, umursamazlık güçlülerin gülüşüdur. Diye bisey yazmiş. Basit bir insan olduğumdan, değerlendirmemin etik olmayacağını düşünüyorum.
*Hayat evcil bir hayvanla geçirebileceğimiz bir yer değil. Diye bişey demiş bu yazdigini destekliyorum. Her eve en az üç kedi....
Sonlara dogru. Fazla ayakabı almayalim, fakir cocuklar var onlara çikolata verelim gibi sosyal duyarlilik kasip, kamu spotu girmiş. Ben denilene kadar yapilmasi taraftariyim, bu kadar çok kitabi satan bir sanatci gereğini yapmıştır diye düşünüyorum.
En son sayfalarda tutunamayanlardan arak ve kapanış....
  • Soğuk Kahve
    5.8/10 (1.866 Oy)1.430 beğeni8.494 okunma1.650 alıntı42.331 gösterim
  • Bukre
    6.4/10 (2.594 Oy)2.293 beğeni11.565 okunma1.993 alıntı69.804 gösterim
  • Bana İkimizi Anlat
    7.6/10 (1.207 Oy)1.322 beğeni5.002 okunma1.033 alıntı22.407 gösterim
  • Elif Gibi Sevmek 1
    7.1/10 (1.370 Oy)1.465 beğeni6.340 okunma1.709 alıntı47.990 gösterim
  • En Son Yürekler Ölür
    7.6/10 (1.788 Oy)1.736 beğeni12.024 okunma904 alıntı26.917 gösterim
  • Yaralı
    7.7/10 (906 Oy)1.047 beğeni4.246 okunma1.095 alıntı26.366 gösterim
  • Grinin Elli Tonu
    7.0/10 (1.371 Oy)1.063 beğeni6.456 okunma629 alıntı38.648 gösterim
  • Eroinle Dans
    7.7/10 (1.757 Oy)1.653 beğeni10.914 okunma493 alıntı26.481 gösterim
  • Mart Menekşeleri
    8.3/10 (2.466 Oy)2.578 beğeni11.174 okunma559 alıntı39.335 gösterim
  • Yağmur Sonrası
    8.6/10 (2.163 Oy)2.307 beğeni9.043 okunma555 alıntı44.305 gösterim
224 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarımızın da dediği gibi " Hayat vedalardan ibaret. Başladığımız her şeyin bir sonu var. Fakat biz elimizdekiler ne olursa olsun değerini bilelim, sevelim , sahiplenelim. Çünkü bu dünyadaki en mutsuz insanlar elindekinin değerini bilmeyendir ". Kitap da kısaca bu gibi konulardan bahsedilmektedir .
Yazılan her şey emektir. Her okuyana farklı şeyler tattırır. 3 sene evvel büyük bir hevesle almıştım ve hemen okumaya başlamıştım.Kitap hakkında olumsuz yorum yapıp saygısızlık etmek istemiyorum asla. Sadece okuduğum tarzlar dışında bir kitap olduğu için beğenmedim .. Okumaya başlanılan bir kitap bana göre bitirilmeli ama ben bu kitabı yarım bırakmak zorunda kaldım maalesef .. Bana hitap etmedi ama size iyi gelir umarım
224 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Hoşlandığın kadına papatyalar vermelisin hatta vermesen de olur ''şu topraklarda bir yerlerde senin için yaşayan papatyalar var '' desen yeter. İşte o papatyalar nasıl yerinde güzelse sende benim yanımda öyle güzelsin.
Bizi koparmasınlar..
Sabah Uykum Ahmet Batman
Kitap popüler olduğu için bir göz atayım dedim fakat pek dayandığımı söyleyemem. Daha tam bir kitap bile olmayı becerememiş bir yazı zincirinden oluşan bu kitap nasıl olmuş da basılmış diye düşünmeye pek gerek yok. Ülkemiz kadınları romantizme aç olduğundan, içinde bir kaç tane anlamlı söz geçtiğinde hemen almayı düşünürler. Kitaba bakıp kıskanmayı belki de hayıflanmayı hatta kendi durumuna bakıp üzülmeyi ya da sevinmeyi aklından geçirmiş olabilirler. Fakat bu konuda kadınlarımızı suçlayamayız. Ülke olarak genelde erkeklerimiz daha çok baskıcı ve mantıklı düşünemeyen bireyler olduğu için bunu eşlerine yansıtabiliyorlar. Eşler de bu tür açlıklarını bu tip kitaplarda gidermeye çalışıyor. Çünkü kadının doğası gereği sevmeye, sevilmeye ihtiyacı var. Kendisi sevilmiyorsa bile bir başkasının sevilmesi bile onu mutlu edebilecek bir yapı bu.

Bunu çözümleyen bir kaç yazar, ticari amaçlı bu kitapları yazmaktadırlar ve kendileri de farkındadır yazdıkları kitabın gerçek düşüncelerini yansıtmadıklarını. Kitaba verilen puan ve beğenilme sayısı gerçekten haddinden fazla ki bu kadınlarımızdaki romantizm açlığının ne denli fazla olduğunun kanıtı.

Maalesef, bu konuda bir birey olarak yapabileceklerim çok değil.
Bence romantizm özgürlüktür. Siz özgür olur, romantizm kendi ayaklarınıza gelecektir. Böylece romantizm açlığını bastırmak için ticari amaçlı kitaplar okumanıza gerek kalmaz. Onun yerine bir Puslu Kıtalar Atlası okuyabilirsiniz ki şahanedir :)

Özgürlük ise kişiye göre değişir. Bana göre şu yazıyı yazdığım bilgisayar özgürlüğümü kısıtlayan bir etken olabilirken başkasına göre internet ortamı tamamen özgür bir alandır. Ve bana göre sevgili özgürlük kaynağıyken, başkasına göre hapishanedir.

Sağlıcakla kalın.
224 syf.
·2 günde
Okuduğum ilk Ahmet Batman kitabı.. kitabı rafta buldum, en son 7. sınıfta yarısını falan okumuştum, hiç bir şey hatırlamadığım için baştan okuyayım dedim.. iyi ki okumuşum çok güzel bir kitaptı.. sevdim yani..
Kafa dağıtmak için okunabilir diye almıştım ama tam tersi kafam karıştı. Yazar kitabında bana göre karmaşık duygular içinde bir adamın inişli çıkışlı aşkından bahsediyor. Bazen seviyor, bazen sevmiyor, bazen özlüyor bazen bitsin diyor,bazen bütün ömrünü aşkı ile geçirmek isterken birden vazgeçiyor...ayriliklar mutsuzluklar beklentiler vedalar kendi içinde hayalinde yaşattığı farklı bir aşk farklı bir sevda yaşıyor gibi...ben anlayamadım şu anki psikolojim kitabı yarim bırakmama neden..maalesef..
224 syf.
·1 günde·3/10
Uçak yolculuğu sırasında can sıkıntısından okuduğum, edebi yanı olmayan, günümüz duvar yazılarından oluşan ve sadece duygular üzerine oynayan basit sayfalar bütünüdür kendisi. Edebi eserlerin yaptırımları böyle basit olamaz.
224 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ahmet Batman' ın kendi ifadeleriyle içinde binlerce cümle olan sıcak bir sohbet ve muhabbet tarzıyla yazılmış bir kitap...
İnsanın kendinden bir parça bulabileceği, hayatına anlam katan,kelime ve sözler içeriyor...
Oldukça akıcı ifadeler, bizden, bizim hayatımızdan ifadeler...
224 syf.
Gerçekten yazarın emeğine saygılıyım ama bir konu olay yok sadece romantik romantik paragraflardan oluşuyor edebiyatımızda bu kadar nitelikli eserler varken bir daha tercih etmem
.

Ben seni kokunu bilmeden, dokunmadan, hissedemeden sevdim. Bir papatyanın yaşaması gibi... İşte bu tam olarak dünyanın en güzel kokusundan vazgeçmekti.

.
.

Dünyadaki en güzel kokulardan biridir papatya kokusu ancak o kokuyu duyabilmek için papatyanın kökünün topraktan ayrılması şarttır. Buna en güzel ölüm kokusu da denebilir. Hangi ölüm bu denli güzel kokabilir ki? Peki, böyle bir koku için papatyaya kıyılır mı?

.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sabah Uykum
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054771769
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir. 

Ben anlam veremiyorum yani neden bittiğine değil madem bitecekti neden bu kadar hevesli başladık? Ben ikimizdeki bu hevese anlam veremiyorum. Ne oldu bize bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığını çok iyi biliyorum. Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil, aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öte gidemedik.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6.393 okur

  • Hatice Karaşoğlu
  • Rahime Yeğen
  • sedanur kaya
  • Hira sıla
  • Nilüfer karaman
  • Şeyda
  • Zeynep Benli
  • Tuba Bolat
  • Berna Dündar
  • Esma Babayiğit

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%12
18-24 Yaş
%39.9
25-34 Yaş
%25.3
35-44 Yaş
%11.1
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.5
Erkek
%14.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.1 (349)
9
%5.7 (76)
8
%10.5 (140)
7
%10.2 (136)
6
%10.6 (141)
5
%10.2 (136)
4
%5.9 (79)
3
%5.6 (75)
2
%4 (54)
1
%11.2 (150)

Kitabın sıralamaları