Sabırsız Yürek

8,1/10  (56 Oy) · 
208 okunma  · 
45 beğeni  · 
2.067 gösterim
Başka Yayınevlerinden;

SABIRSIZ YÜREK (Sayfa6 Yayınları, Can Yayınları)

ACIMAK (Kutup Yıldızı Yayınları, Akvaryum Yayınları)

TEHLİKELİ MERHAMET (Babil Yayıncılık)

MERHAMET (Yordam Kitap)

şeklinde yayınlanmıştır.


Teğmen Hofmiller, süvari birliğiyle birlikte görev yapmak üzere Macar sınırı yakınlarında bulunan küçük bir köye tayin edilmiştir. Bir gün arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirirken zengin Kekesfalva’nın yeğenini görür. Bir arkadaşının aracılığıyla Kekesfalvaların evine yemeğe davet edilir. Yemekte Kekesfalva’nın kızı Edith ve yeğeni Ilona ile tanışır. Orada Ilona ile dans eder. Ardından Edith’i de dansa davet eder. Ama o anda Edith birdenbire hıçkırıklara boğulunca büyük bir gaf yaptığını anlar, çünkü felçlidir ve tekerlikli sandalyeye mahkûmdur. Kekesfalva ve Ilona, Edith’in hastalığından kaynaklanan tüm kaprislerine katlanmakta ve onun durumuna çok üzülmektedir. Yaptığı gafın üzüntüsüyle Hofmiller ertesi gün özür dilemek için Edith’e çiçek gönderir. Zamanla her gün Edith ile Ilona’yı ziyaret etmeye başlar ve her geçen gün Edith’e duyduğu acıma hissi daha da artar. Edith de her gün özlemle Hofmiller’i beklemektedir. Bu arada Kekesfalva, Hofmiller’den Edith’in doktoru Condor’a, Edith’in iyileşme umudunun olup olmadığını gizlice sormasını ister, çünkü Condor bu konuda hiçbir zaman kesin bir şey söylememektedir. Hofmiller, Condor’dan Edith’in iyileşemeyeceğini öğrenir. Ama içindeki acıma duygusunun etkisiyle, Kekesfalva ailesini üzmemek için zararsız görünen yalanlar söylemeye ve onları bu konuda umutlandırmaya başlar. Hatta bu duygular Hofmiller’in aslında Edith’i iyileştirmeyeceğini bildiği halde onlara yeni bir tedavi yöntemini müjdelemesine, sonra da artık kendisine âşık olan Edith’e onun da ilanı aşk etmesine kadar sürükler onu. Duyduğu acıma duygusu giderek Hofmiller’i ele geçirmekte ve tüm hayatını geri döndürülemez bir biçimde şekillendirmektedir. Hofmiller’in tüm bunlarla hesaplaşması ve aslında iyi niyetten besleniyormuş gibi görünen acıma duygusunun Kekesfalva ve ailesinin, ayrıca Hofmiller’in karşısına neler çıkaracağını Avusturyalı ünlü yazar Stefan Zweig mükemmel bir biçimde anlatmış, öte yandan kişiye dünyanın en büyük meseleleri gibi görünen bu türden insanca sorunların savaşın dehşeti karşısında nasıl küçücük kalabileceğini ustalıkla işlemiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2016
  • Sayfa Sayısı:
    460
  • ISBN:
    9789750732072
  • Orijinal Adı:
    Ungeduld des Herzens
  • Çeviri:
    Çiğdem Öztekin
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Fırat Çağlar MANTAŞ 
15 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Stefan Zweig’ın tek romanının bu olduğunu öğrenince merak edip okumak istedim. Oldukça akıcı bir dile sahip olduğu için kitaba kapılıp gitmek mümkün. Yazarın, Sigmund Freud hayranı olmasının etkilerini de görebiliyorsunuz. Çünkü, merhamet ve acımanın sınırını bir türlü belirleyemeyen, çevresindeki insanların ve toplumun etkisinde kalabilen, düşüncelerini bu insanlara göre kolaylıkla değiştirebilen, hayır demekte zorlanan bir insanın psikolojisini kusursuz bir şekilde aktarabilmiş yazar. Okurken sinirlendiğim, üzüldüğüm, “acaba ben olsam bu durumda ne yapardım?” diye düşündüğüm çok zaman oldu. Karakter üzerine epeyce kafa yorduğumu kitabı bitirince daha iyi anladım. Psikolojiye de meraklıysanız, severek okuyacağınızı düşünüyorum. Keyifli okumalar.

Ülkü Uçgun 
24 Eki 2012 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Acıma duygusunun kişiye istemese de neler yaptırabileceğini sade bir dille anlatan psikolojik bir roman.Beğenerek okudum tavsiye ederim...

Uğur Erdoğan 
29 Kas 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir insanın karşısındakine acıma duygusunun sınırı nedir ya da var mıdır ? Eğer kahramanımız gibi kararsız ve dışarıdan yönlendirilmeye müsait biriyseniz o kişiye karşı olan duygunuz sürekli değişir. Bir insan hayatı sadece bir kişi için yaşayabilir mi ve insan yaptıklarını sürekli sorgulamalı mı gibi soruların cevabını da bulabilirsiniz . Kısacası insan psikolojisi ile ilgili bir eser

Hüsamettin Çalışkan 
17 Şub 14:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Stefan zweig 'ın uzun soluklu tek romanı. Tabi ki novellaları saymıyorum. Zweig klasiği olmuş; akıcı, sürükleyici bir roman. Tavsiye ederim..

Ferhat doğan 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

"Vicdan hatırladıkça , hiçbir suç unutulmaz" cümlesiyle biten bu kitap klasik kurgusuyla fakat şaşırtıcı anlatımıyla soluk kesen bir kitap. Merhamet ve acıma kelimeleri üzerinde çokça düşünmüşümdür. En çok bu sebeple okuduğum bu kitap, merhameti iyi açıklamasıyla birlikte yazarın, çeşitli örneklerle merhamet duygusunun neticeleri hakkında kurduğu neden-sonuç bağlamı ve konuyla ilgili olaylar vermesi kitabı heyecanlı kılmış. Okuyucuyu yormayan anlatımı da es geçmek istemiyorum. İyi okumalar.

Usta'nın ustalık eseri, büyük romanı , sürükleyici ve etkileyiciydi... Merhamet ve Sabırsız Yürek isimleri ile basılmış bir roman.
Evet yakışıklı bir asker, davet edildiği bir eğlencede, bir kızı dansa davet eder ve kız büyük bir istekle kalkmak ister, ama o da ne, kız birden yığılıverir yere, masayı da devirircesine...
Kulağa hikaye, ne kadar da sıradan geliyor değil mi? Ama Usta almış bu hikayeyi bir esere dönüştürmüş ve karakterleri aracılığı ile bir sürü ruhsal çözümlemeler yapmış.

Genelde bir hikayeyi okurken, kitapta hep suçlu, kötü adam ararız. Bütün suçu birilerinin üstüne yıkar rahatlarız! Bu kitapta evet bir felaket var, ama parmakla göstereceğiniz bir suçlu yok! Herkes haklı kendince!
Merhamet hisleriyle yola çıkan bir asker ve onun yakasını kurtaramadığı olaylar, sonrasında yaşadığı hesaplaşmalar...
Bu kitabı okuduktan sonra gerçekte, kendi hayatınızdaki kişisel meselelerde , suçlu aramaktan çok , kişilerin davranış sebeplerini anlamak için uğraşacaksınız ki bu hepimizin pratikte zorlandığı , çok da kolay olmayan , çaba gerektiren bir davranış.
Zaten ne diyordu Zweig BirKadınınYirmiDörtSaati isimli eserinde?
"İnsanları yargılamak yerine, onları anlayamaya çalışmaktan zevk alıyorum..."

Can Doğruyol 
12 Tem 2013 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

mukemmel ,acımanın dozunu kacırmamalıyız

Beyza Yılmaz 
30 Oca 22:49 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın arkasında yazan açıklama ve hatta okuduğum incelemelerin bir çoğunda kitabın kontrolsüz acıma duygusunun nelere sebep olabileceğini anlattığı yazsada ben bu görüşe katılmıyorum. Bence kitapta anlatılan temel sorun acıma duygusunun kontrolsüzlüğünden ziyade teğmenin dengesizliği.
Teğmen verdiği kararlardan sürekli olarak caymasaydı biraz olsun verdiği kararların arkasında durabilseydi Edith karakterinin sonu öyle olmazdı bence.. Teğmen bir karar aldıktan hemen sonra cayabilen caydıktan sonrada durmayıp hemen ertesi gün caydığı karardan çok daha ciddi sonuçlar doğurabilecek bir karar alıp akşam olmadan o karardan da cayabilen bir yapıya sahip bence romanda teğmen bu kararlarının ardında durmayı başarabilseydi ya da daha net bir ifade ile tutamayacağı sözler vermeseydi işler bu kadar çıkmaza sürüklenmeyecekti.

Susamber Kara 
04 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hata yapılınca, geri dönülmüyor. O hatasının nerede olduğunu anlamamış ama biz gördük. Yine ders çıkarılacak bir kitap. Çok beğenerek okudum...

Kitaptan 53 Alıntı

Ferah 
25 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''...Beklemek ... Bir saniyede bir insan ölebilir, bir yazgı belli olabilir, bir dünya yıkılabilirdi....Daha ne kadar bekleyecektim...''

Sabırsız Yürek, Stefan ZweigSabırsız Yürek, Stefan Zweig
Fırat Çağlar MANTAŞ 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Dünyevi bir acının tek bir biçimini bile gerçekten içinde duyumsayabilen biri, edindiği bu gizemli bilgi sayesinde, kendisine en yabancı ve görünüşte en anlamsız acıları bile anlamaya başlıyordu. "

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 86 - Can Yayınları)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 86 - Can Yayınları)
Uğur Erdoğan 
29 Kas 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Şanssızlık, insanı alıngan; sürekli acı ise adaletsiz kılar.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 74 - Can Yayınları)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 74 - Can Yayınları)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Yeryüzündeki acı ve felaketleri yalnızca düşünmenin bile, geceleri insanın uykusunun kaçması ve dudaklardaki gülümsemenin kaybolup gitmesi için yeterli olacağının bilincindeydim."

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 73 - Can Yayınları)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 73 - Can Yayınları)

Dünyada bir şeyi yarım söylemek ya da yarım bırakmak kadar kötü bir şey yoktur. Her kötülük bu yarım işlerden çıkar.

Sabırsız Yürek, Stefan ZweigSabırsız Yürek, Stefan Zweig
Dara 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Öfke insanda yalnızca kötümser değil aynı zamanda eleştirici bir kişilik oluşturuyordu.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 112 - Can Yayınları)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 112 - Can Yayınları)

İnanın anlayamıyorum, Tanrı'nın nasıl olup da böylesine bir haksızlık yaptığını, darbesini böylesine masum birine vurabildiğini..

Sabırsız Yürek, Stefan ZweigSabırsız Yürek, Stefan Zweig

Küçük hayvanları, güvercinleri, tavşanları okşamak için belki yeterli ama bir şeyi tutmak, kavramak için bile güçsüz elleri.. Bu ellerle kendini gerçek acılara karşı nasıl savunabilir ki?

Sabırsız Yürek, Stefan ZweigSabırsız Yürek, Stefan Zweig