Sabırsız Yürek

·
Okunma
·
Beğeni
·
17680
Gösterim
Adı:
Sabırsız Yürek
Sayfa sayısı:
437
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752474994
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dorlion Yayınları
460 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Stefan Zweig'in okuduğum ilk uzun romanı.Bu uzunlukta başka kitabı varmı bilmiyorum.Bu kitabı okuduktan sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim şu ana kadar okuduklarımın hepsi mükemmeldi ama ' Acımak' için mükemmel kelimesi bile biraz hafif kalır.Bir defa elinizdeki olağünüstü güzellikte bir kitap.Yazılım tarzı hiç değişmemiş aynı diğer kısa kitapları gibi sakin sakin anlatıyor Zweig.Kesinlikle sıkılma diye bir şey yok.Elimdeki kitap 360 sayfa olmasına rağmen sayfa sayısı bir veya iki kat daha fazla da olsa,inanın bana memnunniyetle okurdum.Zweig bu defa bize merhamet duygusu üzerinden dersler veriyor.Ama bunu anlatırken müthiş bir duygusallık yaratıyor.Diğer kitaplarından farklı olarak bizzat olayı yaşayan kişinin direk anlatımıyla bize yaşatıyor her şeyi.Oysa diğer kitaplarında genelde esas olayı ikinci kişi anlatırdı(satranç,amok koşucusu,bir kadının 24 saati...vs.).Evet konu merhamet veya acımak duygusu.O kadar güzel işlenmiş ki, bu duyguyu yaşayanların tüm içsel çatışmalarını,kararsızlıklarını,huzur ve huzursuzluklarını,mutlu ve mutsuz oldukları anları bütün ayrıntılarıyla önümüze seriyor.Bu duyguyu yaşarken başarılı olan ve olamayan örneklerle zorluklarını ve kolaylıklarını,güzel taraflarını ve yıkıcı taraflarını kısaca her yönünü bize gösteriyor.Ve bütün bunları da esas itibariyle genç bir teğmen,iki genç kız,bir yaşlı baba ve bir doktor üzerinden bize aktarıyor.Tekrar tekrar söylüyorum ben bu kitabı mutlaka okunması gereken ve insanın çok fazla dersler çıkaracağı bir kitap olarak değerlendiriyorum.
464 syf.
Bilinmeyen bir kadının mektubu..
kitabını her halde okumayan yoktur. Orada işlenen konunun daha ayrıntılı vede daha uzun soluklu türü " Acımak " kitabına işlenmiş okudukça insanı içine çeken stefan zweig kalemine hayran olan herkesin mutlaka bu eserinide okumasını tavsiye ederim.
460 syf.
·Beğendi·10/10
Zweig ile tanışmam nasıl oldu diye başlarsak , hani her kötü olayda bir iyi vardır derler. Benimki de tam böyle oldu. Üniversite 1.sınıfta Tüyap kitap fuarında Can yayınlarında çalışmak istedim. İlk kez bir işim olacaktı hem kısa sürelik hem en sevdiklerimle -kitaplarla- ve çok sevdiğim yayınevi ile çalışacaktım.
Son günlere geldikçe bazı gerçekleri anladım sadece çalışmak yetmiyormuş. Son gün patronumuz dedi ki : “Size çalışma karşılığı kitap hediye edeceğim, istediğinizi alabilirsiniz. Sen 3 kitap sen 2 kitap sizler 1 er kitap alın. “ Bana da bir kitap layık görüldü. “Neye göre bu dağılımı yaptınız, biz çalışmadık mı demek istiyorsunuz, biz ne yaptık ?”dedim. “Kimseye hesap vermek zorunda değilim,istersem hiç hediye etmem , mesela sana vermekten vazgeçtim, sen alamazsın.”dedi. konuşamadım hıçkırırarak ağladım. Bundan nefret ediyordum ağlamak istemiyordum ama boğazım düğümlendi yine. Ağlayarak isyan ettiğimi görünce “Git ! işin bitti çalışma”dedi.
Son iki saat kala ilk işimden kovulmuştum anlayacağınız:) Ama gitmedim çalıştım, başladığım işi bitirmeliydim.
Arkadaşım Hatice’ye 1 kitap , Barış’a 2 kitap dedi. Onlar öyle güzel yürekli insanlardı ki, “Esra üzülme bizim kitap hakkımızı sen alacaksın toplam üç kitabın olacak .” Burada kimin ne olduğunu biliyoruz boşver .”dediler. “Benim meselem bu değil. Haksızlık neye göre? Kim az çalıştı ki burda “ diye dil döksem de “Hayır, bizim hakkımızı sen alacaksın “dediler. Hemen üç kitap seçtiler. Bu şirkete en zarar veren kitaplar olacak, en pahalılarından alalım dediler:). İki tane Umberto Eco seçtiler ,en kalın en pahalıları onlardı. Bir de Barış , Zweig oku dedi. Ve bu Sabırsız Yürek kitabını okumamı önerdi.

Barış’ın kitaba -bana bıraktığı notu :
“Sabır bir erdemdir; fakat sabırsızlığını yerinde kullanabilmek daha önemlidir. Acısız elde edilen deneyim ve bilginin değeri yoktur.” 27.04.2014

Zweig okumaya ilk Amok Koşucusu kitabı ile başladım, öykülerine ısınmak için. Ardından Sabırsız Yürek’i okumaya koyuldum. Kitap diğer Zweig kitaplarına göre kalın, ama içerik olay örgüsü öyle derinden etkiliyor ki, hızla çeviriyorsunuz sayfaları kitabın bitmesinden korkuyorsunuz. Abartmıyorum yemeğimi yerken bile elimden bırakmadım. O acıma duygusunu nasıl yaşattığını tarif edemem. Kitabın eski ismi ‘Acımak’olduğunu öğrendiğimde bu ismin daha anlamlı olduğunu düşündüm.
Bu kitaptan sonra birçok Zweig eseri okudum, hatta Satranç kitabına öyle çok övgü geliyor ki bana kalırsa bu eserin yanında kıyaslanamaz bile. Satranç’ı bundan sonra okudum ve o hazzı alamadım.
Bu kitabın yeri bende bambaşka oldu , yaşadıklarım bir ayrı hava kattı ama objektif düşünürsem yine en sevdiğim, en etkileyici Zweig romanı Sabırsız Yürek derim.
460 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Stefan Zweig’in en bilinmeyen eserlerinden olan Acımak kitabında Geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle yürüme yetisini kaybeden Edith'in Hoffmiller olan tutkulu aşkını, Hoffmiller'ın sırf ona acımasından ileri gelen masum sevgisini Edith'in doktoru Kondor'un acıması sebebiyle görme engelli bir kadınla evlendiğinden, hayatını karısına ve hastalarına adamıştır.Kitabı okurken okumuyor da olayları yaşıyormuş gibi oluyorsunuz merhametin insanın başına neler açtığını gözler önüne seriyor keyifli okumalar dilerim
460 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap yıllardır kitaplığımda bana bakardı,. Neden bilmem elime alıp okuyasım geldi ve çok kızdım kendime bu harika kitabı bunca zamandır beklettiğim için.
Kitabımızla ilgili çok kısa bilgi vereyim; genç bir teğmen ile sakat bir kızın arasında 'merhamet' duygusunun yol açtığı çıkmazları anlatıyor. kitabı okurken açıkçası sonunu tahmin etmekte zorlandım ve hiç beklemediğim şekilde bitti.
çevirinin çok iyi olmamasına rağmen cümleler çok vurucu ve tek kelimeyle harika bir kitaptı.

Stefan zweig ikinci dünya savaşının ağır psikolojisine dayanamayıp karısıyla intihar etmiştir, son bir kaç sayfa satırlarında rastlayacaksınız bu psikolojinin izlerine...

kitabın son cümlesiyle bitireyim o halde:
İnsanın vicdanı hatırladığı müddetçe, hiç bir hata unutulmuş değildir.
460 syf.
·Puan vermedi
Acımak... Bazı insanlar için saniyelik bir duygu olmasına rağmen bazılarının ise hayatının dönüm noktası haline gelebiliyor. Bazen de sınırları aşınca istenmeyen olaylara sonuç doğuruyor. Satranç kitabının yazarından Stefan Zweig'in eseri olan bu yapıt, fiziksel engelleri olan varlıklı bir aile kızının teğmenle tanışıp hayatını ne derecede etkilediğini anlatıyor. Her şeyin bir sınırı belli bir çizgisi olduğu gibi acımanın da belirli bir dozu vardır. Bu doz fazla kaçınca isteğimiz dışı davranışları gözümüzün önündeki acıma perdesiyle gerçekleştirebiliriz. Dengeyi korumak lazım.
460 syf.
·3 günde·8/10
Stefan Zweig’ın tek romanının bu olduğunu öğrenince merak edip okumak istedim. Oldukça akıcı bir dile sahip olduğu için kitaba kapılıp gitmek mümkün. Yazarın, Sigmund Freud hayranı olmasının etkilerini de görebiliyorsunuz. Çünkü, merhamet ve acımanın sınırını bir türlü belirleyemeyen, çevresindeki insanların ve toplumun etkisinde kalabilen, düşüncelerini bu insanlara göre kolaylıkla değiştirebilen, hayır demekte zorlanan bir insanın psikolojisini kusursuz bir şekilde aktarabilmiş yazar. Okurken sinirlendiğim, üzüldüğüm, “acaba ben olsam bu durumda ne yapardım?” diye düşündüğüm çok zaman oldu. Karakter üzerine epeyce kafa yorduğumu kitabı bitirince daha iyi anladım. Psikolojiye de meraklıysanız, severek okuyacağınızı düşünüyorum. Keyifli okumalar.
460 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Okuyanlar bilir, Zweig'ın birçok kitabı intihar metaforuyla doludur. Zaten Zweig 1942 yılında intihar ederek hayatına son vermiştir. Bu kitapta da Edith karakter üzerinden intihar metaforu bulunmaktadır. Zweig'ın en uzun kitabı olan Sabırsız Yürek / Acımak romanı, onun aslında neden intihar ettiğinin bir kaynakçası niteliğinde. Zweig'ın intiharının arkasında yatan nedenin Hitler faşizminin tüm Avrupa'yı ele geçirmesi olarak bilinir ama bu kitap bize açıkça gösteriyor ki Zweig'ın içinde öyle bir acıma duygusu var ki o tarihte yaşananlara dayanacak ne kalbi ne de sabrı var.

Kitaba gelince, 400 sayfa boyunca insanın içindeki acıma dürtüsünün ne kadar güçlü olduğu ve yufka yürekli bir insanı ne kadar hatalı işlere sürükleyebileceği işleniyor. Kitabın ana karakteri ve yufka yürekli teğmenimiz Hofmiller. (Bu karakter belki de Zweig'ın ta kendisiydi bilinmez.) Hofmiller roman boyunca, felç geçirdiği için ömür boyu yürüme engeli olan Edith'e karşı son derece yoğun bir acıma hissi duyar. Bu his bir süre sonra onu ele geçirmeye başlar ve dönüşü olmayan bir dizi hata yapmasına vesile olur. Hofmiller'ın sürekli yaşadığı duygu değişimleri, çok yoğun acıma duygusu ve hiç düşmeyen gerilim temposu kitabı, zaman zaman okuması zor bir roman haline dönüştürüyor. Fakat, kitabın sürükleyici anlatımı, karakterlerin çok iyi işlenmiş olması, acıma duygusuyla ilgili son derece derin tahlillerde bulunması bu romanı Zweig'ın en başarılı birkaç kitabından biri haline getiriyor.

Kitabın işlenişinden çıkıp en baştaki düşünceme gelirsek, romanda Zweig, kendi deyimiyle "hayatın sillesini yemişleri, toplumun bir şekilde dışına itilmişleri" -kendisinin de bir Yahudi olmasının da etkisiyle- öyle başarılı bir şekilde anlatmış ki Hitler'le başlayan Avrupa'daki faşist furyanın güçsüz gördüklerine karşı işleyeceği vahşete dayanamayacağını rahatlıkla anlıyorsunuz. Böyle bir yazarın yaşadığı topraklardan çok uzaklarda -bir anlamda tehlikeden uzaktayken- neden intihar ettiğinin cevabı teğmen Hofmiller'ın Edith karakteri üzerinden güçsüzlere acımasında gizli.

Kitabın adı, bir sabırsız yürek olan Edith nedeniyle belki "Sabırsız Yürek" ama bence "Acımak" kitaba en yaraşır isim diye düşünüyorum.
460 syf.
·10/10
Yazar daha ilk sayfalardan itibaren yüreğimize dokunan,duygusal anlamda bizi içine çeken öyle cümleler kullanmış ki;okurken o tadı alamamak mümkün değil .Aslında kitabın baş karakteri yakışıklı subayımız engelli kızımıza acıyor elinden geldikçe bu yönde yardımlarda bulunuyor ama karşı taraf yanlış anlıyor ona ilgi gösterdikçe aralarında bir aşk doğduğu hissine kapılıyor ,sonrası herkes herşeyi eline yüzüne batırıyor...Stefan zweig in diğer bilindik ince kitaplarını okuyup beğendiyseniz bu kitabı çook daha fazla beğenirsiniz,tavsiye ediyorum,kesinlikle okuyun,hiiç pişman olmazsınız..Ayrıca kitap ismi sizi şaşırtmasın.Sabırsız Yürek ismi yerine “Acımak” olmalıymış ki zaten eski baskılarında bu isimle satışa sunulmuş.
460 syf.
Kitabın başlarında "Benim olacak fıstık, bineceğim üstüne, vuracağım kırbacı vuracağım kırbacı" diye ünlü bir repliği olan Türk filminin konusunu okuyorum sandım. Biraz canım sıkıldı. Ama keşke öyle olsaydı. Felçli bir kızla sözde ona merhamet gösteren bir subayın (bence bencilliği her zaman ağır basıp bir türlü akıllanmayan bir adam) arkadaşlığı anlatılıyor. Bu arada kitap biterken bile hala kendini düşünüyor. Birde çok rahatsız olduğum bir konu olan, felçli kız için hiç durmadan "ucube", " yaratık" gibi kelimeler kullanılması var. Belki ben hassas düşünüyorum fakat bu kitabı hasta veya hasta yakınlarının okumasını istemem.
460 syf.
·2 günde·8/10
Anlatılmakla değil okumakla anlaşılacak bir kitap ve bu yüzden fazla uzun yazmak istemiyorum. Merhamet, acıma, sevgi gibi duyguların yeniden ele alındığı, vicdanın sorgulandığı bu muhteşem eseri okuyun derim ben. Herkese bir şeyler katacak, içinizde bir şeyleri kıpırdatacak hatta değiştirebilecek bir kitap. Umarım okursunuz ve sizde de bir şeylerin değişmesini sağlar.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/2016/07/acimak.html
460 syf.
Stefan Zweig'in tek romanıymış. Nasıl tek olur? Neden tek diye saatlerce üzüldüm.
Oldukça akıcı , insanı sıkmayan özellikle psikolojiyle ilgilenen herkesin seveceği bir roman.
Kitabı okurken defalarca kez "ben olsam ne yapardım acaba" diye sordum kendime . Acaba insanlar ne der diye düşünmek o kadar güzel işlenmiş ki hepimizin kendine sorduğu , herhangi bir olayda karar verirken mutlaka bunu da göz önüne aldığımızı bize tekrar tekrar hatırlatmış . Ayrıca anlık merhamet duygusuyla gelgitler yaşamamızın sonuçlarını gayet çarpıcı bir şekilde anlatmış . Zamanına göre müthiş psikolojik analizler var . Mutlaka okunmalı . Kendinize farklı bakış açıları katmanıza yardımcı olur
Uzun süren bir hastalık yalnız hastayı değil, onun çevresinde bulunanların acıma duygusunu da yorar.
Stefan Zweig
Sayfa 72 - Rönesans Yayınları
Bir şeyi yarım yapmak yada yarım söylemek, hiç bir zaman iyi değildir. Zaten yeryüzündeki bütün kötülükler bundan doğar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sabırsız Yürek
Sayfa sayısı:
437
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752474994
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dorlion Yayınları

Kitabı okuyanlar 1.642 okur

  • Merve nur öztürkci
  • Barış Açıkel
  • Fatma Çiçek
  • Ayşe ÇİÇEK
  • Duygu
  • Fatma YILDIZ
  • Bibliyomani
  • Nazan aycan
  • Nrslcn
  • Selda

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0
8
%0.4 (2)
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları