Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu

·
Okunma
·
Beğeni
·
16,3bin
Gösterim
Adı:
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756580585
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sadako and the Thousand Paper Cranes
Çeviri:
Zuhal Yeke
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyaz Balina Yayınları
Sadako Sasaki... Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biri. 1945'te iki yaşındaymış. Yaralanmamış, hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel. Yıllar geçmiş. Sadako, kentinin her gün biraz daha düzeldiğini, yeni yapılar yapıldığını görmüş. On iki yaşındayken birden hastalanmış. Radyasyonun vücutta yarattığı onulmaz bir hastalıkmış bu. Doktorlar, uzmanlar incelemişler, kurtuluş olmadığını anlamışlar. On ikisindeki Sadako ölecek!.. Kendi de biliyor bunu! Ama Japon geleneğine göre kağıttan bir turna kuşu yapan kişinin dileği muhakkak gerçekleşir. Sadako'ya oyalanması için bu inancı veriyor çevresi. Mektuplar alıyor bu konuda. Sadako, hasta yatağında başlıyor kağıttan turnalar yapmaya. Çok uğraştım ben, yapamadım o kuşları. Bir, iki, üç kez katlıyorsun, kıvırıyorsun, derken bir turna çıkıyor ortaya. Sadako günlerce uğraşmış, yüz, iki yüz, beş yüz, altı yüz, tam altı yüz kırk dört ağıt turna yapmış. Onlar birbirine bağlanıyor ince ipliklerle, metrelerce uzayan bir kuş dizisi çıkıyor ortaya. Sadako Sasaki bin turnayı tamamlarsa ölümden kurtulacağını umut ederek, gece gündüz kağıttan kuşlar yapması geliyor gözümün önüne, 644'üncünün bitişi 645'inciye başlayamamak ve çekip gitmek şu hem güzel, hem çirkin, hem yüce, hem aşağılık dünyadan... (OKTAY AKBAL)
96 syf.
·10/10
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu her ne kadar çocuk kitabı gibi gözükse de 7 den 70 e herkesin okuması gereken GERÇEK BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ.
1943-1955 arasında yaşamış olan Sadako okul yaşamında, sosyal ilişkilerinde başarılı herkesin sevdiği hayat dolu bir kızdır. Okulun atletizm takımında da başarılar kazanmıştır. Bu güzel hayatı bir gün yarışta başı dönmeye başlayıp bayılmasıyla sonra erer. Sadako 10 yıl önceki atom bombası yüzünden lösemiye yakalanır.
Bir gün arkadaşı ona kağıttan turna kuşu yapmasını öğretir. Bin tane turna kuşu yaparsan tanrılar seni görür der. 'Kâğıttan Bin Turna Kuşu' efsanesi der ki: Bir insan kağıttan 1000 turna kuşu yaparsa dileği kabul olurmuş. Bunun üzüne Sadako iyileşmesi umuduyla kağıttan 1000 tane turna kuşu yapmaya başlar. Ama günler geçtikte Sadako zayıflar ve 25 Ekim 1955 günü 644.turnayı katlarken hayata gözlerini yumar. Arkadaşları tamamlayamadığı turna kuşlarını tamamlayıp Sadako’nun mezarına koyarlar.
Cenazeden sonra Sadako'nun okul arkadaşları mektuplarını ve günlüğünü derleyip "Kokeşi" adını verdikleri bir kitap olarak yayımlarlar. Kokeşi aslında okul arkadaşlarının Sadako hastanede yatarken ona hediye olarak getirdikleri bebeğin adıdır. Sadako'nun arkadaşları bir de atom bombası yüzünden hayatını kaybedenler için bir anır dikilmesini sağlarlar. Heykel 1958 yılında Hiroşima Barış Parkı'nda açılır. Bu heykelde Sadako bir dağın tepesinde durmaktadır ve ileri doğru uzattığı avucunda altın bir turna kuşu vardır.
100 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Yarım saatte bitirdiğim ve bittiğinde beni de bitirdiğini fark ettiğim çok güzel bir kitap. Kim bilir Sadako gibi kaç milyon insanın hikayesi yarım kaldı bazı insanların adi ve alçakça hırsları yüzünden. Bunları düşündükçe insanlardan, dünyadan tiksinir hale geliyorum. Böyle olmamalı, böyle olmamalıydı. Barış kelimesiyle neden bu kadar yabancılaşıyor insanlar anlamıyorum. İnsanların şu gelip geçici fani dünyada birbirlerine niçin zarar verdiklerini anlayamıyorum anlamak istemiyorum. Kardeşçe yaşamak bu kadar zor olmamalıydı. Ve çocuklar ölmemeli, şeker de yiyebilmeliydi.
96 syf.
·1 günde·10/10
Sadako, sadece bir örneği.
Japonya'ya atılan atom bombası nedeniyle o kadar can gitti ki.
Japonya'ya atılan, atom bombası nedeniyle lösemiye yakalanan bir kız çocuğunun hayatla mücadelesini anlatan, yaşanmış gerçek olaydan yazılmış bir kitaptır.
Ağlamamak için kendimi zor tuttum.
Bu dünyada ölümlere neden olan, tüm zalimler için yaşasın cehennem!
Anlatacak çok şey var aslında, en iyisi kitabı okumak..
İyi okumalar, güzel insanlar...
96 syf.
·Puan vermedi
Bence bir kitap okurken kapağındaki renklere değil içindeki o amansız hikeyeye bakın ve sonra beğenip beğenmediği izi düşünün SADAKO VE KAĞITTAN BİN TURNA KUŞU
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Katlanmış turnalar her yerdedir; Sadako'nun Hiroşima Barış Parkı'ndaki heykelinin dibinden ise hiç eksik olmazlar.

Küçük bir kızın umudunun öyküsü.

Altı yüz kırk dört...
Bu, katladığı son turna kuşu olacaktı.
100 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ah Sadako, kaç milyon can yitip gitti aşağılık hırslar yüzünden?

Bilmem ne kadar insan hikayesi yarıda kaldı...

Her ölümün sebebi vardır derler ama ölüm; hastalıktan, kazadan, savaştan, afetlerden gelince daha bir acı duyarız değil mi? Peki o ölüm daha hayatının başında -atom bombası şehrine atıldığında henüz bir bebek- tek derdi bir gün olimpiyatlara katılıp, rüzgar gibi hızlı koşmak isteyen bir çocuğun başına geldiyse? Acımızı ne ile ölçmeliyiz, ne kadar hayıflanmalıyız, hayata nasıl devam etmeliyiz? Ey yetişkin insanlar bunu bana açıklayabilir misiniz?

Atom bombasının yarattığı tahribatı, korkunç gücünü anlatmama gerek yok. Sizin, en yakınlarınızın, komşularınızın, doğanın, hayvanların, bitkilerin gözlerinizin önünde tel tel -kelimenin tam manasıyla- döküldüğünü tahayyül edin...

Kitabın herhangi bir edebi yönü yok, derin felsefi cümlelerde barındırmıyor, bilinen edebiyat teknikleri ile de yazılmamış.

Kitabı özel kılan, alçak insanlığın yıkımını olduğu gibi -acı bir haykırışla- yazılmasıdır.


Mitlere inanmam ama artık origami sanatıyla yapılan turna kuşu bana çok farklı imgeleri çağrıştıracak.

Çiçek, böcek bir kenara... sıklıkla ne kadar uslanmaz, alçak, hırs küpü, yıkıcı, ölümcül, savaş yanlısı olduğumuzu hatırlamak ve mümkünse asla melekeden yitirmemek adına bu tür 'sarsıcı' kitapları okuyun, okutturun...
96 syf.
·Beğendi·10/10
sadako sasaki'nin anısına

göremedim göreceklerimi ben
yaşamadım
haksa ölüm yaşayanlara
kuşları dinleyemedim
koklayamadım çiçekleri
uyanamadım bayram sabahlarına
ne babamın elini öpebildim
ne de öpüldü elim

söylenmemiş bir şarkıyım ben
yazılmamış bir şiir
çizilmemiş bir tablo
dalına bülbül konmamış bir gülüm
beni elimden çekerek
nereye sürüklüyorsun ölüm

yalnızca bir anım olsun istiyorum
içilmiş bir yudum berrak su
doyamasam da tadacağım bir sevgi
bir mutluluk uykusu
gözlerimi yaşartacak bir acı
yürekten çekebileceğim bir ah
tanrıya hesabını vereceğim
insansı bir günah olsun
bırak yakamı ölüm
bırak n'olursun
Erdoğan Sarıgül

Bir Küçük prens kadar bilinmemiş ve okunmamış olabilir. Ama en az onun kadar okunması gereken bir kitap. Bir hayat...
96 syf.
·Beğendi·10/10
•Hepinize merhaba. Ben buna sadece kitap diyemem kapağında da yazdığı gibi bu gerçek bir yaşam öyküsü.

•İkinci Dünya Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri’nin, Hiroşima’ya atom bombası atması ile birçok insan hayatını kaybetmiştir. Üstünden on yıl geçse bile etkisini sürdüren ve hâlâ hastalığa yakalan insanlar vardır. Sadako da o insanlardan biridir.
Sadako, çok enerjik bir kızdır. Koşmaya bayılan Sadako okulun atletizm takımında yer alıyordur ama bir gün ağrılar çekmesi ile hastaneye giderler ve lösemiye yakalandığı öğrenilir.
Sadako, hastalığı boyunca umudunu hiç yitirmez. Arkadaşı, Sadako’ya bin turna kuşu efsanesini anlatır. Eğer kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa iyileşeceğini söyler.
Böylelikle sadako turna kuşlarını yapmaya başlar. 644 turna kuşu yaptıktan sonra Sadako hayata gözlerini yumar. Sınıf arkadaşları kalan 356 turna kuşunu yaparak Sadako ile birlikte 1000 tane turna kuşu gömerler.

•Kitabın boyu normal kitaplara göre biraz daha küçük ve içinde resimler olması nedeniyle en fazla yarım saat içinde bitirebilirsiniz ama etkisinden çıkabilir misiniz bilemem :) Sadako’nun hayata tutunma çabasını okurken çok duygulandım. Daha 11-12 yaşlarında olan Sadako’nun hastalıkla savaştığını görüyoruz gerçekten üzücü. Savaşı çıkaran insanlar sayesinde masum insanların zarar gördüğüne bir kez daha şahit oluyoruz. Sadako Sasaki anısına Hiroşima ve ABD’de Seattle Barış Parkı’nda, Sadako’nun boyunda olup elinde turna kuşu olan heykeli bulunur. Heykelin altına turna kuşu yapıp bırakanlar da vardır.
Çocuk ya da yetişkin her insanın okumasını öneririm. Sağlıklı bir hayat yaşamanız dileğiyle...

Alıntı:
“O güne kadar ne iğnelerden ne de neredeyse hiç kesilmeyen acıdan yakınmıştı. Yüreğini kaplamaya başlayan acı, daha büyüktü: Ölüm korkusu. Hastalıkla olduğu kadar, bu korkuyla da savaşmak zorundaydı.”

Alıntı:
“Keşke ölüm düşüncesini tamamen kafamdan atabilsem, diye düşündü. Ancak bunun, yağmurun yağmasını engellemeye çalışmaktan farkı yoktu.”

Alıntı:
“Yarın... Yarınlar, öylesine uzak geliyordu ki...”

—Kitapla kalın ❦
Mehmet Y.
Mehmet Y. Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu'yu inceledi.
96 syf.
Bu kitabı 5. sınıfa giden kızıma Türkçe öğretmeni okutmuştu. Evde kağıttan turna kuşları yapan kızıma ben de okuyacağım dedim. Ama nereden bilebilirdim ki, bu kadar üzüleceğimi, bu kadar içimin kanayacağını?

Halbuki bugün metroda okudum kitabı. Gidişte yarısını, dönüşte kalanını. Kısacık bir eser zaten. Ancak tıpkı o lanet olası atom bombası gibi, kendi küçük lakin etkisi büyük.

Çok üzüldüm, canım yandı. Kırk yaşında adam ağlayacaktım.

Ah be Sadako, ah be küçük kız.
Allah sana rahmet eylesin, cennet bahçelerinde koşarsın inşallah.

Lanet olsun bombalara...
Lanet olsun savaşlara...
Savaştan sonra bile çocukları öldürenlere lanet olsun...
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Küçük büyük her yaşta insanın okuyabileceği güzel bir gerçek yasam öyküsü.
Amerika Birleşik Devletleri nin ikinci dünya savaşını bitirmek için Hiroşima ya attığı atom bombasının sonucu radyasyondan etkilenip lösemi olan bir kız çocuğu Sadako
Pek çok dile çevrilen bu kitap şiddetten arındırılmış , savaşların olmadığı bir dünyaya ne kadar ihtiyacımız olduğunun öyküsü aslında.
Hasta olmasına rağmen umudunu yitirmeyen , kendini bırakmayan bu cesur çocukdan alacağımız güzel bir ders gibi yazılanlar.
Umudunu kaybeden , çocukluğu ölmüş herkesin okuması dileğiyle....
Keşke ölüm düşüncesini tamamen kafamdan atabilsem, diye düşündü. Ancak bunun, yağmurun yağmasını engellemeye çalışmaktan farkı yoktu.
Eleanor Coerr
Sayfa 73 - Beyaz Balina Yayınları
ABD'nin 2. Dünya Savaşında attığı atom bombasının yaydığı radyasyon sonucu lösemiye yakalanan Sadako, bombanın atıldığı tarihten 10 yıl sonra öldü.
.
ABD'deki Seatle Barış Parkı'nda bir heykeli bulunmaktadır.
Eleanor Coerr
Sayfa 4 - Beyaz Balina Yayınları
Ölüm korkusunu kafamdan bir atabilsem, diye düşündü. Fakat bu, yağan yağmura engel olmak gibi bir şeydi. Başka şeyler düşünmeye çalışırken, hep ölüm geliyordu aklına.
Tekrar uyandığında, ailesi odadaydı. Her zaman bir parçası olacağı o şefkat ve sevgi dolu çemberin içindeydi. Ölüm bile bunu değiştiremeyecekti...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756580585
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sadako and the Thousand Paper Cranes
Çeviri:
Zuhal Yeke
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyaz Balina Yayınları
Sadako Sasaki... Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biri. 1945'te iki yaşındaymış. Yaralanmamış, hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel. Yıllar geçmiş. Sadako, kentinin her gün biraz daha düzeldiğini, yeni yapılar yapıldığını görmüş. On iki yaşındayken birden hastalanmış. Radyasyonun vücutta yarattığı onulmaz bir hastalıkmış bu. Doktorlar, uzmanlar incelemişler, kurtuluş olmadığını anlamışlar. On ikisindeki Sadako ölecek!.. Kendi de biliyor bunu! Ama Japon geleneğine göre kağıttan bir turna kuşu yapan kişinin dileği muhakkak gerçekleşir. Sadako'ya oyalanması için bu inancı veriyor çevresi. Mektuplar alıyor bu konuda. Sadako, hasta yatağında başlıyor kağıttan turnalar yapmaya. Çok uğraştım ben, yapamadım o kuşları. Bir, iki, üç kez katlıyorsun, kıvırıyorsun, derken bir turna çıkıyor ortaya. Sadako günlerce uğraşmış, yüz, iki yüz, beş yüz, altı yüz, tam altı yüz kırk dört ağıt turna yapmış. Onlar birbirine bağlanıyor ince ipliklerle, metrelerce uzayan bir kuş dizisi çıkıyor ortaya. Sadako Sasaki bin turnayı tamamlarsa ölümden kurtulacağını umut ederek, gece gündüz kağıttan kuşlar yapması geliyor gözümün önüne, 644'üncünün bitişi 645'inciye başlayamamak ve çekip gitmek şu hem güzel, hem çirkin, hem yüce, hem aşağılık dünyadan... (OKTAY AKBAL)

Kitabı okuyanlar 2.844 okur

  • Kitap.blog.1
  • İlknur dağlıoğlu
  • Melisa Yamak
  • zeliş
  • Gizem
  • İmren Berfin
  • Sermin ünlü
  • Sultan Coşkun
  • Tuba
  • Berkay Turan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7
14-17 Yaş
%26
18-24 Yaş
%17
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.9
Erkek
%19.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%51.8 (500)
9
%20.7 (200)
8
%14.5 (140)
7
%7.6 (73)
6
%2.7 (26)
5
%1.5 (14)
4
%0.6 (6)
3
%0.3 (3)
2
%0.1 (1)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları