Saf ve Düşünceli Romancı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.436
Gösterim
Adı:
Saf ve Düşünceli Romancı
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
153
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509407
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Saf ve Düşünceli Romancı
Saf ve Düşünceli Romancı
Pamuk, yazı yazmanın ve romancılığın otuz beş yıllık meslek sırlarını, Harvard Üniversitesi’nde verdiği Norton derslerinde açıklıyor. Daha önce T. S. Eliot, Borges, Calvino ve Umberto Eco gibi yazarların da verdiği bu derslerde, Pamuk edebiyat ve sanat anlayışını bir bütün olarak sunuyor.

Bir romanı okurken kafamızda ne gibi işlemler yaparız? Roman kahramanlarıyla gerçek insanlar arasındaki ilişki nedir? Roman sanatı ile şiirin, resmin ve siyasetin ilişkisi nedir? Yazarın kendi sesi, imzası, özel dünyası nasıl oluşur? Romancı nerede kendisini, nerede başkalarını anlatır? Romanı gerçek yapan “gizli merkez” nedir ve nasıl kurulur? Pamuk bütün hayatı boyunca meşgul olduğu bu soruları Türk ve dünya edebiyatından örneklerle cevaplıyor.
Pamuk, bu kitapta roman okurken ve yazarken karşılaştığı harikaları, kendi kişisel deneyimleri ve hatıralarından aldığı güçle, herkesin anlayacağı bir konuşma dili ve rahatlığıyla hikâye ediyor.
“Roman yazmak kelimelerle resim yapmak, roman okumak da başkalarının kelimeleriyle kafamızda resimler canlandırmaktır.”

Böyle söylüyor Orhan Pamuk, roman yazmayı tarif ederken. Bir portreyi tarif etmek gibi olduğunu söylüyor, ve iyi bir yazar olmanın yolunun iyi bir okur olmaktan geçtiğinden bahsediyor.

Bu kitap bir nevi otobiyografi tadında, Orhan Pamuk'un yazar olma yoluna nasıl girdiği, roman yazarken neler hissettiği, yazarlara hangi pencereden baktığı, nelerden etkilendiği, roman sanatının incelikleri, doyumu, kırılgan kısımlarının gizini açığa çıkardığı bir eser.

Okurları iki kategoriye ayırıyor Orhan Pamuk, Saf ve Düşünceli okur olarak. Saf okur, bir kitabı okurken kitabın derinliğine kendini kaptırıp, olayların gerçek olduğu algısına kapılıp metnin yapaylığını görmeden sanki metinde geçen bütün her şey yaşanmış gibi bir duyguyla kitabı okur. Düşünceli okur ise daha çok, kitaba bir kuşkuyla başlayıp, metin yazılırken kullanılan yöntemlere, yazarın bu kurguyu hazırlarken hangi yazarlardan, hangi tekniklerden faydalandığına odaklanır, kurgunun içinde yer alan duyguyla ilgilenmez, daha otonom bir okuma gerçekleştirir. Bu bağlamda hikayenin kendinde uyandırdığı hislerden çok, kitabın tekniğiyle ilgilenir. Bütün okuma süresi, hesap kitap yaparak geçer. Orhan Pamuk iyi bir okur yada yazar olmanın yolunun ne tam manasıyla ''saf'' ne de ''düşünceli'' olmaktan geçtiğini yazıyor kitabında.

Ben genelde kendimi ''saf okur'' kategorisinde görmüşümdür, okuduğum dünyanın gerçek olduğuna inanmak isterim, kitabın tekniğiyle ilgilenmem. Yazar burda bu kurguyu yazarken neler hissetti diye aklıma bile gelmez. Yıllarca Masumiyet Müzesi 'nin hikayesinin gerçek olduğuna inancımda burdan kaynaklanıyor :) Orhan Pamuk kendisi de dahil çoğu yazarın okuru çelişkide bıraktığından bahsediyor, yazar hem hikayesinin gerçek olduğunu düşünmemizi, hem de bu olayların yaşanmamış olduğu gerçeğini aklımızdan geçirmemizi ister diyor. Bunun da roman sanatının bir gizi olduğunu söylüyor.

Pamuk çocukluk ve gençlik yıllarında yani yaklaşık 23 yıllık süreçte ressam olmayı düşündüğü için, bütün gördüğü, yaşadığı, yazdığı şeyleri manzara diye adlandırıyor. Orhan Pamuk okurları bilir -manzara- -iyimserlik- -giz- -tasvir-
-ayna- -kar- sözcükleri Pamuk romanlarında çok fazla geçer. Kendisi yaptığı resmin temasını genelde bu sözcüklerle oluşturur. Gizem konusunda kitapta şöyle bir alıntı geçiyor;

''Sohbetlerinden birinde, Tolstoy’un, çok basit bir mesleki formül dile getirdiğini okumuştum. “Eğer bir romanda bir kahraman çok kötüyse ona biraz iyilik eklemeli,” diyordu Tolstoy, “eğer fazla iyiyse biraz kötülük eklemeli.” Ben de aynı saf eda ile benzer bir şey söylemek isterim: Yazdığım bir romanda merkezin çok aşikâr olduğunu görürsem onu biraz gizlerim, merkez çok gizliyse onu biraz ortaya çıkarmam gerekir, diye düşünürüm. ''

Orhan Pamuk romanlarını farklı farklı dönemlerde okuyup, yeni yeni şeyler farketmemiz, tek bir okumada kitabın tamamını anlayamayıp karmaşık bulmamızı işte böyle açıklıyor sevgili Pamuk. Kendisini en çok etkileyen yazarların da, Dostoyevski, Tolstoy, Thomas Mann, Calvino, Borges,Virginia Woolf, Nabokov ve Marcel Proust olduğunu yazmış.

Hepimizin farklı çerçeveleri, farklı manzaraları var, her birimiz okuduğumuz romanlarda bambaşka şeyler buluyor, bambaşka hayatlara şahitlik ediyoruz. Roman okurken yaşadığımız hayatların dışında başka başka yazarların kafalarının içlerindeki manzaralara eşlik ediyoruz. Bir okur olarak, kendisi de bir okur olan bir yazarın ağzından bir şeyler duymak isterseniz bu kitap tam size göre. Orhan Pamuk'un kaleminin naifliği bu kitapta da kendini gösteriyor. Kitabı çok beğendim, ilerde bir roman yazmak isteyen arkadaşlarıma faydası olabileceğini düşünüp, hiç düşünmeden öneririm.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yazmak isteyenler için bir başucu kitabı. Verdiği derslerden derleyip sunduğu düşünceli ve ilham verici bir kitap. En kısa kitaplarından da biri.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.320 Oy)19.079 beğeni43.434 okunma3.018 alıntı183.181 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.563 Oy)8.841 beğeni28.746 okunma843 alıntı139.840 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.730 Oy)13.433 beğeni34.578 okunma3.417 alıntı146.275 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.424 Oy)3.924 beğeni12.989 okunma1.228 alıntı53.064 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.483 Oy)7.883 beğeni21.403 okunma4.014 alıntı129.583 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.028 Oy)6.375 beğeni16.842 okunma2.923 alıntı86.194 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.297 Oy)9.261 beğeni25.667 okunma1.834 alıntı118.925 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.467 Oy)8.046 beğeni22.813 okunma829 alıntı89.934 gösterim
  • Aylak Adam
    8.3/10 (2.266 Oy)2.063 beğeni6.962 okunma1.643 alıntı32.192 gösterim
  • Tutunamayanlar
    9.0/10 (3.238 Oy)5.116 beğeni8.170 okunma5.369 alıntı132.138 gösterim
Orhan Pamuk benim ne yazsa okurum dediğim yazar. Kalemine o kadar hayranım ki bunu kelimelere dökemem. Yazar bu eserinde kendi tecrübelerini kitap okuma deneyimlerini okurken neler yaptığı gibi şeyleri anlatmış. Masumiyet müzesi ile ilgili kısımları tabiri caiz ise ağzımın suyu akarak okudum. Çünkü benim yazara hayranlığım o eserle ve müzeye gitmemle başladı. Kitap deneme anı inceleme gibi yazılmış. Yazarın yaptığı konuşmalarda kitapta mevcut. İlk başta okurken bir zorlansam da kitabın havasına girdikten sonra kitap aktı gitti. Bu eseri okumak İçin illa ki yazarın bütün kitaplarını okumanız gerekmiyor. Ama yazarın kitaplarını nasıl yazdığını yazarken hangi hal ve psikolojiye girdiğini okumak beni yazara daha çok yaklaştırdı. Ona olan hayranlığım her kitabında daha da artıyor. Bence önyargılı olmadan yazar hakkında söylenenlere eleştirilere aldırmada sırf yazar olduğu İçin hatta sırf Nobel alan bir Türk olduğu İçin herkes Orhan Pamuk okumalı.
Deneme türünde bir eserdir. 6 bölümden oluşur. Kısaca, romancıları ikiye ayırır. Düşünen romancı, gördüklerini sınırlandırır. Saf romancı ise gördüklerini sınırlandırmaz. İyi bir romancı ise her ikisini bünyesinde barındıran romancıdır. Ve akabinde kendisini de Saf ve Düşünceli bir romancı olarak görür. Okumaya değer. ️️
Yazarlık ve yazma sanatına ilginiz varsa, postmodern yazma hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz başvurmanız gereken bir eser.
Yazarın üniversite konuşmalarından derlenmiş ve başlıklar halinde düzenlenmiş.
Olay örgüsü, zaman , mekan , kahraman kavramları hakkında bilgi dolu ve sohbet havasında yapılan konuşmalar.
Okurken yanınıza bilgi notları için kalem kağıt almayı unutmayın.
Zira altı cizilecek ve çıkarım yapılacak bolca satır var.
Bence yaşayan en iyi üç beş yazardan biri olan Orhan Pamuk, iyi bir yazar olduğu kadar iyi de bir roman eleştirmeni olduğunu gösteriyor. Daha önce Orhan Pamuk'un okuduğum romanlarında derin bir hava (onun kendi deyimi ile romanın merkezini) hissetmiştim. Beni onun romanlarına bağlayan şey onun zengin anlatımından ve güzel dilinden ziyade bu hissettiğim "hava" idi.
Orhan Pamuk bu kitabında bir çok konuyu işliyor. Dili oldukça basit olan kitabın muhtevası ise hiç basit değil.
Nabokov'un edebiyat derslerinden alamadığım zevki bu kitaptan aldım desem abartı olmaz sanırım.
Kitabın başlığının bambaşka bir yere açıldığını ancak okuyunca görebilirsiniz. Pamuk'a göre okur ve yazar, okuyup yazarken iki düşünüş halinde olurlar: Okuma ve yazma süreci üzerine düşünmeden bunun doğallığını yaşarlar, yahut bu eylemler üzerine düşünerek bunların bilincinde olarak yaparlar.

Temel izlek bu olsa da Orhan Pamuk başlangıç noktasını kişisel okurluk ve yazarlık deneyiminden alıp evrensel sonuçlara varıyor.

Okurken ve yazarken olanlara farklı bir açıyla bakmak isterseniz mutlaka okuyun.

Bir bakıma Orhan Pamuk edebiyatına giriş niyetine de okunabilir.
Roman okumanın asıl zevki, dünyayı dışarıdan değil; içeriden, o dünyada yaşayan kahramanların gözünden görebilmekle başlar.
Orhan Pamuk
Sayfa 13 - Yapıkredi Yayınları
Rüyaları gerçek sanarak görürüz, çünkü rüyanın tarifinde vardır bu. Romanları da gerçek sanarak okuruz, ama aklımızın bir başka yanıyla böyle olmadığını da çok iyi biliriz. Bu çelişkili durum, romanların doğasından gelir. Başlangıç olarak, roman sanatının birbiriyle çelişen şeylere aynı anda içtenlikle inanabilme yeteneğimize dayandığını altını çizerek söyleyelim.
Orhan Pamuk
Sayfa 9 - Yapı Kredi Yayınları
Roman okumak, tıpkı roman yazmak gibi bu ruh hallerinin birinden diğerine sürekli gidip gelmektir.
“Bir romanın içine girdikçe, romanın ormanı içerisinde mutluluk ve merakla kayboldukça, romanın dünyası bize yaşadığımız hayattan çok daha gerçek gelir. “
Orhan Pamuk
Sayfa 68 - Yapıkredi Yayınları
“Roman sanatı kendimizden bir başkası gibi ve başkalarından kendimiz gibi söz açabilme hüneridir. Ve tıpkı kendimizden başkası gibi bahsedebilmemizin bir sınırı olduğu gibi, kendimizi başkalarının yerine koyabilmenin de bir sınırı vardır.”
Gençliğimde roman okurken bazan geniş, derin, huzurlu bir manzara belirirdi içimde.
Orhan Pamuk
Sayfa 10 - Yapıkredi Yayınları
“Olaylar ister birinci tekil şahısla, ister üçüncü tekil şahısla anlatılsın, roman yazarı ya da anlatıcı ses, bu ilişkinin farkında ister olsun ister olmasın, okur genel manzaradaki her ayrıntıyı olup bitenlere yakın bir kahramanın duygularıyla, ruh haliyle ilişkilendirerek okur.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saf ve Düşünceli Romancı
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
153
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509407
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Saf ve Düşünceli Romancı
Saf ve Düşünceli Romancı
Pamuk, yazı yazmanın ve romancılığın otuz beş yıllık meslek sırlarını, Harvard Üniversitesi’nde verdiği Norton derslerinde açıklıyor. Daha önce T. S. Eliot, Borges, Calvino ve Umberto Eco gibi yazarların da verdiği bu derslerde, Pamuk edebiyat ve sanat anlayışını bir bütün olarak sunuyor.

Bir romanı okurken kafamızda ne gibi işlemler yaparız? Roman kahramanlarıyla gerçek insanlar arasındaki ilişki nedir? Roman sanatı ile şiirin, resmin ve siyasetin ilişkisi nedir? Yazarın kendi sesi, imzası, özel dünyası nasıl oluşur? Romancı nerede kendisini, nerede başkalarını anlatır? Romanı gerçek yapan “gizli merkez” nedir ve nasıl kurulur? Pamuk bütün hayatı boyunca meşgul olduğu bu soruları Türk ve dünya edebiyatından örneklerle cevaplıyor.
Pamuk, bu kitapta roman okurken ve yazarken karşılaştığı harikaları, kendi kişisel deneyimleri ve hatıralarından aldığı güçle, herkesin anlayacağı bir konuşma dili ve rahatlığıyla hikâye ediyor.

Kitabı okuyanlar 143 okur

  • atacan kural avgören
  • Hasan Günaydın
  • Zeynep Yavuz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.2 (2)
9
%0
8
%4.2 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0