Giriş Yap

Safahat

Orijinali ve Günümüz Türkçesi

9.110 üzerinden
1.124 Puan · 140 İnceleme
544 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kitap Adı :
Safahat
Yazar:
Mehmet Akif Ersoy
Tür : Şiir Sayfa Sayısı : 544 Yayınevi: Akçağ SAFAHAT, 7 ayrı kitaptan oluşmaktadır. 1911-1933 yılları arasında yayımladığı yedi şiir kitabındaki şiirleri bir araya getiren eserdir. Safahat Ama o bir bütündür SAFAHAT'a bütünlük kazandıran ise, bizi biz kılan ciddi anlamda imandan beslenen idealizmin terbiyesinde oluşmuş değerler ile çözülüşün girdabında yaşanan hayat karmaşasının karşı karşıya gelmesi daha yerinde ifade ile çatışmasıdır. Safahat, yazarın kendi kültürüne ve iklimine bağlı, dürüst, mes'uliyet duygusu yüklü ve son derece duyarlı ve samimi bir insanın arzu, istek, şikayet, haykırış, keder, sevinç, ideal gibi zihnî ve kalbî hallerinin ifadesi edebi bir kitaptır.
Reklam
1088 syf.
·
22 günde
·
Puan vermedi
Âkif' e Dair
Yaklaşık kırk beş gündür Akif' i okuma gayreti içerisindeyiz. Hakkında yazılan kitapların birinden diğerine seyahat ediyor ve tabi ki bu seyahati Safahat kaptanlığında yapmaya gayret ediyoruz. Bu gayreti açıklayacak pek çok cümle içerisinden; Sezai Karakoç' un Mehmed Akif kitabındaki, "Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin." cümlelerine sığınıyor akabinde "rahmetle anılmak ebediyet budur amma, sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir" mısrasının sessiz çığlığına ve Akif' in yaşayışına şahitlik ediyoruz. Ve biliyoruz ki : "Mehmed Akif' in hayatı eserlerinden de büyük bir şiirdir." Akif iyi biliriz. İstiklal Marşı her Türk evladının aklında, yüreğinde ve dilindedir. Çanakkale Şehitlerine şiirininin ilk dizelerinden itibaren savaş gözlerimizin önüne gelir. Görmeden, onun cümleleriyle hissederiz. Bursa' nın işgalini Bülbül' ün feryadında işitiriz: "Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?" Sonra Akif' in ölen arkadaşının çocuklarına baktığını biliriz mesela, İstiklal Marşı yarışmasından kazandığı beş yüz liralık ödülü - o kış sırtında ceketi yokken- darülmesaiye verdiğini biliriz. İyi güreştiğini, yürümeyi çok sevdiğini, bir de Baytar olduğunu. Ama bütün bu bildiklerimizin ardında asıl bilmemiz gerekenler durmaktadır. İşte bu okuma buna vesile oldu ve biz görünenin ardındaki asıl gerçeğin peşine düştük. "Sarıgüzel' deki Sarı Nasuh Mahallesi... 12 numaralı ev" de başlar Akif' in şiirlerinden büyük hayatı. Ragif' tir önceleri mesela. Annesi sevmemiştir bu ismi ve Akif diye seslenir ona. Ragif, Akif olur böylece: sebat eden, direnen, ibadet eden. Akif tüm bu anlamları taşır sinesinde. Babasının vefatından sonra zaruri gittiği okul: Baytar Mektebi. Hasta şiiri filizlenir tam da burda: "Hasta" Halkalı Ziraat Mektebi' nde dedi; "cenup vilayetlerden gelmiş bir çocuk vardı. Ahmet... ' Hasta' bu Ahmet' ti" Akif'in fikir kaynağı bizzat toplum ve toplumda yaşayan düşüncedir." diyor Karakoç kitabında. Verem Hasta' da olduğu gibi yoklukla, sefaletle girer Akif' in şiirine.Toplumdur Ahmet, toplumun tam içidir. Aşkından verem olup yataklara düşenler değildir onun şiirinin ilham kaynağı. Cihan Harbi' nde ülkeden ülkeye, cepheden cepheye , kürsülerden kürsüye koşarken görürüz onu. "Vatan için" denildiği vakit onu tutmak ne mümkün. Berlin' de o... Necid Çölleri' nde o... Süleymaniye Kürsüsünde yine o... Necid Çöllerin' nde aynı zamanda Çanakkale' de ve zaferi bekliyor. Gelen zafer haberinin ardından: "Asım' ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek..." Ve İstiklal Harbi... Ankara' dan Anadolu' ya yayılan bir inanç: "Ya muzaffer olacağız ya hep beraber öleceğiz." "Vatan için!" denilmiştir ya. Ankara' nın kalbine uzanan ateşli bir yola ram olur şimdi de. Ankara' ya gitmek için evden ayrılmadan önceki gece... Damadı Ömer Rıza Doğrul' un kulağına fısıldıyor sessizce: "Ben gidiyorum." Yol uzun, yol çetin, yol ateşlerle dolu. Ama inanıyor. Mithat Cemal' in dediği gibi: "Bir tek defa saadete vukuundan evvel inandı: İstiklal Harbi' ne." Aynı inançla yazıldı İstiklal Marşı: "Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak" İnandığı saadetin gelişinden sonra vatandan cüda kalacaktır yıllar yılı. Mısır' da sinesinde büyütür vatan hasretini. Yeni bir görev verilir sonra, kabul etmek istemez, "Vatan için! " derler. Boyun büker. Önceleri "Kur' an hafızı" şimdi bir de "muhafızı" olmuştur. Bir değil birkaç defa meali yapar. Yankısı Mısır' da duyulan bazı olayların ardından "Allah' ın huzuruna hangi yüzle çıkacağı endişesiyle" görevden çekilir. Hastalığı nükseder sonra. Yaşı peygember yaşına yaklaşırken yurda döner. Meal geriden kalmış, "demir kadar sağlam bir dosta" emanet edilmiştir. Bir tek emanet daha kalmıştır elinde: Allah' olan can borcu. 27 Aralık 1936 yılında akşam 19.45' te Beyoğlu' nda Mısır Apartmanı' nda emaneti sahibine teslim eder. Vefatından önceki son konuşmaları yine vatan üzerinedir: "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" der. "Kimse yazamaz. Ben de yazamam..." "Akif sağlığında nasıl milletse, ölünce de vatan oldu. Fakat ölen Akif toprağa düşen bir tohum gibiydi. Toprağa bir kar düştü. Sonra mevsim geçti, hava ısındı. Akif topraktan binlerce Akif olarak fışkırdı. Akif bugün ölmedi, bugün doğdu. Akif bugün diriliyor." (Mehmed Akif/ Sezai Karakoç) Akif' im hayatına dair okumalar yaparken kitapların hayatının hangi noktasına değindiği önemli olabilir. *Akif kimdir, kimlerle arkadaşlık eder?
Mehmed Akif
*İş hayatındaki Akif?
İslamcı Bir Şairin Romanı - Mehmet Akif
*Akif' in Mısır hayatı, Kur' an Meali?
Mehmed Akif : Mısır Hayatı ve Kur'an Meali
Bir Kur'an Şairi
*Akif' in fikri hayatı?
Mehmed Akif
*Mealin bekçisi "demir kadar sağlam dost/ Yozgatlı İhsan Efendi?
Yozgatlı İhsan Efendi
·
1088 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
okumam 1 haftamı almadı içine çekerse sizii hemen bitire bilirsiniz
Tavsiyeyle kalmaz okumasını bizzat isterim . On yargılı olmayın evet çok fazla sayfa var ama Mehmet Akif Ersoy bu kitabında dine olan aşkını, eski hayatını , sanki gerçekten ordaymışız gibi vb. anlatması beni içine çekti. OKUYUNUZ...
Mehmet Akif Ersoy sadece İstiklal Marşı'nın yazarı mıdır? O sade milliyetçi duygularla hareket ederek mi bu marşı yazdı? Elbetteki hayır. Mehmet Akif Osmanlı'nın son dönemlerinde ortaya çıkmış İslamcılık/Ümmetçilik akımının en önemli temsilcilerindendir. Arkadaşı Eşref Edip'le Volkan ve Sebillürreşad gibi dergi ve gazeteleri çıkarmış ve "İstibdat Rejimi" olarak gördükleri İkinci Abdülhamid yönetimini eleştirmişlerdir. Mehmet Akif zamanla Osmanlı'da önemli bir isim olmuş ve çeşitli vazifeler üstlenmiştir. Kurtuluş savaşında vatan, din ve hilafetin kafirlere karşı savunulmasına destek vermiş ve İstiklal Marşı'nı bu değerler üzerine yazmıştır. Marşı Safahat adlı şiir kitabına almamış ve sadece orduya ithaf etmiştir. Ne var ki Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye yönetiminin git gide İslami değerlerden uzaklaştığını görmüş ve Mısır'a yerleşmiştir. Bir ömür omuz verdiği davanın Müslümanlar arasında yasaklı bir ideoloji haline gelmesini görmüş ve bu ruh hali içinde vefat etmiştir. İşte bu şiir kitabı, Safahat, Akif'in bir ömür omuz verdiği davayı kendi dilince anlattığı değerli bir eserdir. Kitaptaki şiirler manzum hikayeler şeklindedir. Kitapta İslami değerler ve Akif'in onları algılayış biçimi hikaye edilerek aktarılmıştır. Vatan aşkı, ahlak, yeni nesil, istibdat, Kur'an, Hz. Muhammed (sav) ve Peygamberliği, Sahabe-i Kiram, Osmanlı ve Hilafet, Ümmet bilinci gibi önemli konular hakkında oldukça derin fikirleri içeren bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
Reklam
2
15
147 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42