Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü

·
Okunma
·
Beğeni
·
87
Gösterim
Adı:
Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü
Baskı tarihi:
Ocak 1999
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799751604469
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Baskılar:
Safevi Devleti
Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü
Safevi Devletinin Kurulmasında ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü

Eserde, giriş mahiyetinde olmak üzere, Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar'ın faaliyetlerinden bahsedildikten sonra, İsmail'in, baba ve dedesinin mürîdlerini başına toplayıp Safevi devletini kurması anlatılmıştır. Bunu takiben de Şah Tahmasb ve ilk üç halefi (II. Şah İsmail, Sultan Muhammed ve Şah Abbas) devrindeki Türk oymaklarının durumu geniş bir şekilde incelenmiş ve onlara mensub beyler de gösterilmiştir.
Mustafa BAKIRHAN
Mustafa BAKIRHAN Safevi Devleti'nin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü'ü inceledi.
265 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Safevi Devleti, İran'da kurulan Türk asıllı bir devlettir. Safevi Devletinin kuruluşu Şah İsmail ile olsa da, kuruluş hikayesi daha eskiye gitmektedir.


Azerbaycan'ın Erdebil şehrinde sünni bir tarikat olarak kurulan Safevi Tarikatında Şeyh Cüneyd amcası ile giriştiği şeyhlik mücadelesini kaybedince bölgede barınamaz ve Anadolu'ya gelir. Onun Anadolu'ya gelişi bugünün İran'ının Şii yapısının oluşmasında bir dönüm noktası olur.


Anadolu'da göçebe halde bulunan Türkmen gruplar, merkezi devlet idaresinden rahatsızdır. Gerek Osmanlılar gerekse diğer merkezi idarelerin egemenliği altında rahat hareket edememekten ve adaletsiz uygulamalardan yakınan Türkmen gruplar aynı zamanda Şamani-İslami karışımı bir dini hayat yaşamaktadır.


Anadolu'ya gelen Sünni Şeyh Cüneyd, bu ortamda güçlü bir taraftar kitlesi oluşturur. Bu kitle ile Erdebil'e döndüğünde burada giriştiği bir mücadelede ölür. Yerine ise sağlığında Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ın kardeşiyle olan evliliğinden doğan Haydar'ı bırakmıştır.


Haydar küçük yaşına rağmen dayısı olan Uzun Hasan'dan aldığı destek ve babasının oluşturduğu taraftar kitlesinin ona da aynı şekilde bağlı kalmasıyla etkinliğini daha da artırır.


Şeyh Haydar'ın da bir mücadelede ölmesi ve yaşanan kısa bir mücadeleden sonra İsmail'in şeyh olması Sünni İran'ın kaderini değiştirir. Şeyh İsmail henüz erken yaşlarda bir yandan Erdebil'de şeyhlik için mücadele ederken bir yanda ise Anadolu'yu karış karış gezerek Anadolu'nun içinde bulunduğu ortamdan faydalanarak kendisine taraftar toplamaktadır.


Şayet Yavuz Sultân Selim'in Trabzon Valiliği sırasında Şah İsmail ile satranç oynadığı hikaye gerçekse bu Yavuz'un İran'a gitmesiyle değil muhtemelen Şah İsmail'in şeyhlik evresinde Anadolu'da gezerken vuku bulmuş olabilir.


Anadoludan bulduğu güçlü taraftar kitlesiyle Erdebil'e dönen Şeyh İsmail, burada yaptığı savaşla 1501 yılında Safevi Devletini kurarak kendisini şeyhlikten şahlığa terfi ettirir. 12 İmam Şiiliğini kendisine resmi mezhep olarak benimser ve Sünni İran coğrafyasında Anadolu'dan aldığı Şamani-İslami karışımı mürit desteğiyle Şiiliği yayar. Kimine gönüllü kimine zorla bu mezhebi benimsetir.



Bununla da kalmaz Anadolu'dan İran'a getirdiği insanları kendine halife yaparak tekrar Anadolu'ya gönderir amacı hem Anadolu'dan aldığı taraftar desteğinin sürekliliğini sağlamak hem de Osmanlı'yà karşı büyük bir isyan başlatmaktır. Bugün Şahkulu İsyanı başta olmak üzere Anadolu'da çıkan bir çok Türkmen isyanı bu mihval üzere Anadolu'daki adaletsizlik ve karmaşanın da etkisiyle çıkmıştır . Türkmenlerin bağlı oldukları Osmanlı'dan hoşnut olmamaları bu isyanları kolaylaştırmıştır.



Anadolu'da istediği devinimi sağlayamasa da Şah İsmail İran'da güçlü bir Şiilik kurmuştur. İran'da kurulan ve etkisi günümüze kadar gelen Şiilik bugün dünyanın en güçlü Şii devleti konumundadır.
Halifeler, Türkiye'de muhtelif yerlerde yaşayan Kızılbaş zümrelerinin başında bulunan temsilcilerdir. Bunlar menşe bakımından yine o zümrelere mensup yani Anadolulu kimselerdir. Halifeler bir müddet Erdebilde bulunup tarikatın usul ve erkanını öğrenirler ve aldıkları talimatla memleketlerine dönerlerdi.
Kuvvetle tahmin etmek mümkün olabilir ki Şah Kulu'nun asıl gayesi Şah İsmail adına sadece bir isyan çıkarmak veya İran'a gitmek değil idi. Onun maksadının çok büyük olup Osmanlı hakimiyetine Son vermek olduğu görülüyor.
1512 yılında Osmanlı tahtına Selim'in geçtiğini haber alan Şah İsmail, Rumlu Nur Ali Halifeyi Anadolu'ya göndererek ona bu ülkedeki Sofular toplamasını emretti. Safevi Hükümdarı,Selim'in her halde onlara bir şey yapacağından kaygılanmıştı ki şüphesiz haklı idi. Nur Ali Halife, Kara Hisar'da iken Sivas, Amasya, Tokat bölgesi Türklerinden 3-4 bin evlik bir topluluk kendisine katıldı. Bu sırada Konya'da bulunan Sultân Ahmet, kardeşi Selim'in hükümdarlığını kabul etmeyerek onunla mücadeleye hazırlanıyordu. Bu durum Rumlu Nur Ali Halifenin işini kolaylaştırdı. Sivas, Tokat, Amasya ve Çorum Kızılbaşlarını ayaklandırdı.
Anadolu Türklerinden mühim bir kısmını Safevi Tarikatına bağlayan Cüneyd olmuştur. Cüneyd, amcası Şeyh Cafer ile Safevi Tarikatı şeyhliği mücadelesine girişmiş ise de bu mücadelede mucaffak olamayarak Erdebil' terk etmek zorunda kalmış ve bir çok İranlının yaptığı gibi Anadolu'ya gitmişti.
Şurur Savaşı Azerbaycan'ı İsmail'e kazandırdı. Safevi Şeyhi Tebriz'de kolayca şahlık tahtına oturdu. 12 İmam adına hutbe okutup para kestirildi. Tayinler yapıldı. Safevi Devleti resmen kuruldu. 1501. Şeyh Cüneyd'den beri gösterilen gayretler ve yapılan fedakarlıklar semeresini vermiş tahakkuku imkansız bir hayal gibi görünen gayeye ulaşılmıştı. Anadolulu Kızılbaş Türkler olmasa değil Safevi Devletinin kuruluşu Erdebil şeyhlerinin siyasi gayeler taşıması bile düşünülemezdi.
1524 yılında Safevi Devletinin kurucusu vefat etti. Ölümünde 38 yaşında idi. İçkiye karşı aşırı düşkünlüğü onun genç yaşında hayata veda etmesinde her halde pek mühim bir amil olmuştur. Yerine en büyük oğlu Tahmasb geçirildi ki o tarihte On yaşında bulunuyordu. Yeni hükümdarın çocuk yaşta olması Oymak beğleri arasında mevki mücadelesine yol açtı.
Safevi Şeyhi uzun yıllar kaldığı Anadolu'dan bir kısım müridleri ile birlikte Erdebil'e döndü. Şeyh Cüneyd çok geçmeden Çerkesler ülkesine gaza yapmak için harekete geçti. Çünkü müridlerini geçindirmesi icap ediyordu. Şirvan Hükümdarı Halilullah, ülkesinden geçmesine rıza göstermeyeceğine ehemmiyet vermedi. Onunla vuruşmayı göze aldı. Cüneyd, Şirvan Şah'a yenildi ve muharebe meydanında kaldı (öldü). Bu mağlubiyet Safevi Tarikatı müridlerinin dağılmasına sebep olmadı. Çünkü şeyhlerinin oğulları vardı. Onlar, Cüneyd'in vasiyetine uyarak çocuk yaşta olmasına rağmen Akkoyunlu Uzun Hasan Beğ'in kız kardeşinden doğan oğlu Haydar etrafında toplandılar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü
Baskı tarihi:
Ocak 1999
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799751604469
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Baskılar:
Safevi Devleti
Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü
Safevi Devletinin Kurulmasında ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü

Eserde, giriş mahiyetinde olmak üzere, Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar'ın faaliyetlerinden bahsedildikten sonra, İsmail'in, baba ve dedesinin mürîdlerini başına toplayıp Safevi devletini kurması anlatılmıştır. Bunu takiben de Şah Tahmasb ve ilk üç halefi (II. Şah İsmail, Sultan Muhammed ve Şah Abbas) devrindeki Türk oymaklarının durumu geniş bir şekilde incelenmiş ve onlara mensub beyler de gösterilmiştir.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Turgay Baytekin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0