Şah ve Sultan (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
40440
Gösterim
Adı:
Şah ve Sultan
Alt başlık:
Cep Boy
Sayfa sayısı:
445
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Şah ve Sultan
Şah ve Sultan
390 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Yavuz Sultan Selim Han; sadece padişah değil, sanatkâr, şair aynı zamanda asker. Birçok yerde okuduğumuz gibi 8 yıllık hükümdarlık hayatına 80 yılı sığdırmış olan Yavuz... Kısa iktidarını zaferler, fetihler, şiirlerle dolduran bir padişah. 8 yılda Osmanlı topraklarını yaklaşık 3 kat genişletmiş, II. Bayezid ve Gülbahar Hatun'un oğlu Yavuz... Memleketim Amasya'da doğan, Trabzon'da valilik yapan ardından iradesi Osmanlı topraklarından taşan Yavuz...

İncelememe başlarken öncelikle şu konu üzerinde durmak istiyorum. İskender Pala'nın bu eseri için objektif değil, fazla taraflı gibi yorumlar okudum ve şunu belirtmek isterim ki, bu okullarda öğrenimini gördüğümüz bir tarih kitabı değil, tarihi bir roman. Dolayısıyla tarihi olaylar ve şahıslar aktarılırken yazarın dünya görüşünü yansıtmasını ya da dini veya milli çeşitli değerleri doğrultusunda olaylara yaklaşımını abes bulmuyorum. Zaten bana göre romanda aşırı bir taraflılık yok var olanı da yazarın değerlerine bağlıyorum. İskender Pala kimi yerde Yavuz'u kimi yerde Şah İsmail'i belirli derecelerde eleştiriyor.

Şah ve Sultan tarihi olayların edebi bir dille anlatıldığı, kimi zaman gururlandıran, kimi zaman öfkelendiren, kimi zaman hüzünlendiren bir kitap. Edebi söz sanatlarına bolca yer verilen eserde sevgi, aşk, çekişmeler, pişmanlıklar hepsi mevcut. İskender Pala doktorasını Divan Edebiyatı alanında yaptığı için bazı kitaplarında kullanılan dilin zor anlaşılabildiği ile ilgili cümleler okumuştum. Bu kitap özelinde (içinde geçen beyitler haricinde) böyle bir durumun söz konusu olmadığını, dilin anlaşılabilir olduğunu söyleyebilirim. Şah ve Sultan okuru alıp Çaldıran Ovası'nın orta yerine bırakan, tarihi olayları romantizmle bir araya getiren, okunan her sayfasıyla tarihin içine biraz daha girmenizi sağlayan bir eser.

Gelelim Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail'e. Tarihi olayları içinde bulunulan döneme ve o dönemin koşullarına göre değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla 1500'lü yılların henüz başında yaşanan bazı olayları günümüzün demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramlarıyla açıklamaya çalışmak son derece mantıksız. Yavuz Sultan Selim'i de isyanları bastırma ya da girilecek bir savaş öncesi çeşitli önlemler alması konularında ezbere eleştirmek yerine yapılacak çok daha yararlı işler var. Yavuz ve Şah İsmail'in artıları, eksileri tabii ki olmuştur ancak bu bana göre birini yerin dibine geçirmek için bize fırsat vermemeli. Tarihçiler bile bu olaylarla ilgili fikir birliğine varamamışken 5 asır sonra bile isyan bastırılmış mı, nasıl bastırılmış tarzındaki soruların bilinçsizce tartışılması yanlış diye düşünüyorum.

Yavuz Sultan Selim başarılı bir devlet adamı, İslam Halifesi, iyi bir askerdir. Özellikle bu kitabın yayınlanmasının ardından başlatılan karalama kampanyasına kesinlikle katılmıyorum. Ve son olarak, der ki Arif Nihat Asya:

"Ağlasın taşlara kapanıp tarih,
Selimler gelir de Yavuzlar gelmez."
390 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10·
Son sayfayı da okudum ve hemen yazmam gerektiğini hissettim bu satırları. Kitabı okumayı düşünenler acele etsinler. Çünkü okuduğum hiçbir an bulunduğum zaman ve bulunduğum mekanda değildim sanki. Karakterler üzerinden bölümlerden oluşan kitapta, 16. yüzyıla damgasını vurmuş Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasında geçenler hikayenin ana çerçevesini oluşturuyor. Birinci tekil şahıslarla anlatım gerçekleştiği ve muhteşem bir duygu paylaşımı ile yapıldığı için, bazen savaş meydanında kılıç sallayan bir cengaver, bazen sevgilisine kavuşamayan bir şair, bazen hayal kırıklığının en derinini yaşayan bir yaralıya dönüştürüyor insanı. Hikayelerde kaybolmayı sevenler için yazılmış, ya da yazıldıktan sonra insanı içine hapseden bir hikaye. Keyifli okumalar.
390 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Tarih kitaplarını seviyorum, Yavuz Sultan Selim' i de ayrıca severdim Sultanlar içinde. Ama bu kitapta aşık oldum Sultan Selim' e! Asaletine, adaletine, bilgisine, görgüsüne, hatipliğine, şairliğine, zekâsına, en çok da cesur duruşuna, dirayetine! ...Şah'la Sultan arasındaki hicivli mektuplaşmalarsa ayrıca hoşuma gidenlerden. Mesela: Şah, mektubun yanında at pisligi gönderir birinde Yavuz'a . Sultan Selim, cevaben : " bana at pisligi göndermişsin, ben sana bal gönderiyorum. Ne de olsa insan yediğini ikram eder karşısındakine! " der. :)
445 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Ay ay ay! Uzun ve yorucu birkaç gün oldu :(
Kitabı gece yarısı bitirdim ama incelemesini yeni yapabiliyorum. böyle güzel bir kitaba da inceleme yapmazsak ayıp olurdu :D

Öncelikle benim bu güzel kitapla tanışmama vesile olan ve bana bu güzel kitabı hediye eden Uğur Beye (Uğur Ukut) içtenlikle teşekkür ederim. Kitabını ölene dek kitaplığımda saklayacağım :)

Eveeet gelelim kitabın konusuna; Her zamanki gibi İskender Pala ikili anlatımıyla karşımıza çıkıyor. Bu seferki de Şah ve Sultan...
Bir tarafta bir Şah var. Henüz genç ya da çocuk denilebilecek yaşta. Karşıda ise Sultan.
Tabi burada birisi Şah İsmail diğeri de Yavuz Sultan Selim...

Peki bu ikilinin arasında geçenler neden bu kadar güzel ve mükemmel anlatılmış.
İki karşı insan gibi gözükseler de aslında aynılar. İşte kitap burada mükemmel oluyor. Bir yanda kendinizi Şahın yerinde buluyorsunuz onunla yaşıyorsunuz. Evet diyorsunuz Şah haklı.
Sonra da Sultanla yaşamaya başlıyorsunuz ve bu seferde Sultana gönül veriyorsunuz.
Ve tabiki de bu ikilemlerin arasında AŞK...

Kitap gerçekten çok güzeldi hele son 100 sayfa mükemmeeeeeldi!
Ama neden 9 puan verdin derseniz, 10 puan verdiğim kitaplarda bu mükemmellik tüm sayfalarda sürer. Şah ve Sultanda ise son 100 sayfada sürdü :)
9 bence iyi bir puan :D

Neyse beni bilen bilir fazla anlatmam kitapta olanları, kendi duygularımı anlatırım :D Burada da öyle yaptım ama artık aldığım bi' kararı da sizinle paylaşmak istiyorum.
Yıllarca farklı kitaplar,filmler, diziler ve düşünceler eşliğinde geliştirmeye devam ettiğim bir fikir olarak ki burada Stefan Zweig'ın katkısı çok fazladır. Kendimi artık milliyetçi birisi olarak görmüyorum.
Ben bir ülkeye ait değilim ya da bir yere. TÜM DÜNYA BENİM !

Bu düşünceye de tam anlamda karar vermeme neden olan şey de bu kitap oldu :D Şah ve Sultan birbirleriyle savaşırken bana o kadar anlamsız geldi ki yaptıkları. Hani neden savaşmayı seçer insanlar ya da neden bir insan bir diğerini öldürür. Soruyorum Şah nerede şimdi Sultan nerede?

Bu yüzden artık savaş karşıtı ve dünya vatandaşı bir insanım :)

Neyse diyeceklerim bu kadardı ama son bir şey daha söylemek istiyorum. İskender Pala son sayfalarda nasıl hava atmış öyle ya. Bir sürü kitap ismi yazmış bunları kullandım kaynak olarak diye :D

Yani diyorki yüzlerce kitabı bir kitaba sığdırdım( Hayran olma emojisi)
Bu kadar da havalı olma bence( Kıskandı...)

Neyse :D
Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
390 syf.
·Beğendi·8/10
Yavuz ve Şah İsmail hakkında birçok kitap okudum fakat bitirmek istemediğim tek kitap buydu. Tek kelime ile harikaydı. Şiddetle tavsiye ederim.
390 syf.
·17 günde·Beğendi·6/10
Yazarın, çok kıymetli bir araştırma sonunda ortaya çıkardığı mutlaka okunması gereken bir eser. Ben bu tür yapıtların özü bozulmadan senaryoya uyarlanmasından yanayım. Zira sanat içeren filimler izlemek istiyoruz artık.
390 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
1000kitap Serüvenime başlamamın simgesidir bu kitap. ilk 25 temmuz 2016'da katılmıştım aranıza. İyi ki iyikilerimdesiniz.
Nasıl bir kitaptı nasıl bir serüvendi, ben neredeydim, şuanda neredeyim hala aklım allak bullak.
Sultan ah'dan öldü Şah kara sevdadan. Hangisi daha çok sevmişti ?
Kamber Can sevginin ne demek olduğunu bulmuş muydu ? Peki amcasının ona yaptığı kötülük sevgiye sığar mıydı ? Bu sorular içinde az önce kapattım kitabın kapağını.

Etkisinden uzun süre kurtulamayacağım bu doğru, bir serüvenin bir zamanlar içinde yolculuğun daha sonuna geldiğim için üzgünüm elbette. Kitap gerçekten çok uzundu, içerisinde çok fazla karakter vardı. Orada burada, evde işte, dağda bayırda okuyup bitirdiğim bu kitap, onu okumak için girdiğim bütün zahmetlere değerdi şüphesiz.

Peki tüm bunlar gerçek miydi ? Büyük Sultan, Yavuz Sultan, Selim.. Şah Sultan, Kıble-i Alem Şah Efendi, Şah İsmail, Hatai..
Allah teala günahlarınızı bağışlasın.. Dünya sizler gibisini görmez bir daha.
Tavsiye ediyor muyum ?
Hala yerinizde durmanız hata, hemen bir kitapçıya koşun.
Okuduğum ilk İskender Pala kitabıydı. Doğrusu büyük emek, büyük cesaret..
Teşekkürler İskender Pala, Allah ömrüne bereket versin..
390 syf.
·Beğendi·9/10·
Yavuz sultan selim ile sah ismail arasındaki tarihi sureci anlatirken tarafsizligini korumaya çalışan yazarimiz yine ask ve tarihi edebiyatla harmanlamis.

Giriş seviyesi okuyacular icin okundugunda keyif alinilabilecek harika bir kitap.
390 syf.
·8/10
İskender Pala'nın adını çokça duymuş olsam da ne tür kitaplar yazdığı hakkında hiç merak hissetmemiştim. Okuduğumuz kitapların yorumlarını, alıntılarını paylaştığımız güzel sitemizde yer alan kütüphanecilerden EndoplazmikGaripbirKulum ; beni hiç İskender Pala okumadığım için ötekileştirmeye başlamışken öner bakayım o zaman dedim :) okuyalım ki varsa bir pişmanlık yaşansın ve bitsin.
Tesadüftür ki işverenime İskender Pala kitapları hakkında soru sorduğumda elinde bir kaç kitap olduğunu ve okumam için bana vereceğini söyledi. Kitapları teslim almam ile İskender Pala'nın yazmış olduğu Şah ve Sultan kitabi ile tanışma hikayem burada başlamış oldu. :))

Ben tarih kitapları okumayı, Türk yazarların yazdığı kitapları okumayı, kurgu dışında kitap okumayı pek başaramıyordum. Hâlâ da başarabildiğimi düşünmüyorum ama ufak adımlar atıyorum en azından. Biraz bilgi eksikliğinden, biraz süregelen tekrar konulardan biraz da gerçek dışı şeylere daha bir heyecanla yaklaşmaktan sebep gerçekliği , yaşanmış bitmiş şeyleri pek kaldıramıyorum ve gerçekten anlamlandıramıyorum aklımda ...

Tarihi roman olarak Fedailerin Kalesi Alamut kitabını okumuş ve gerçekten çok şaşırmıştım. - En azından artik tarihi romanları okuyabildiğimi fark ettim. Bu kitapta olduğu gibi.- Şu zamandan yıllar yıllar öncesi gerçekleşen olayları kişileri öğrenmek okul kitaplarında her daim çok zor gelmiştir bana. Kullanılan cümle kalıpları ya da benim aklımın kabul etmek istemediği konulardı hep. Roman anlatımı ile en azından okuyabildiğimi görmek kendi adıma büyük başarı . :))

Şah ve Sultan kitabına gelecek olur isem; kitabin tek ağızdan ve yaşandı bitti oldu diye anlatılmaması, Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim, Sadık koruyucuları ikizler Hasan ve Hüseyin, Şah İsmail 'in eşi Taçlı Hatun, onun emrinde olan Kamber Can 'ın anlatımı ile okumak kitabi okumayı fazlasıyla kolaylaştırması bir yana bağlıyor da. Şah ve Sultan kitabında sevginin ne olduğunu, neye benzediğini, nasil koktuğunu, sevmenin nasil olduğunu öğrenebilirsiniz. Kamber Can yaşadığı tüm süre boyunca sevginin ne olduğunu,nasil olduğunu o kadar çok sorup türlü türlü tarifler buluyor ki.. ister istemez kendinizi sevgi gerçekten nedir? Sorusunu sorarken buluyorsunuz. Kitapta sevgiye dair en güzel tanım bence şu alıntı ile olur;

"Sevgi şöyledir, böyledir denilemeyen bir şey. İnsan onu ancak hissederse tanır."

İnancın, yarı yolda dünyalığa meyledip öfkenin ve sevginin bir anda yer değiştirip sizi getirdiği uç noktaları ve geri getirilemeyecek durumlara sürüklediğini çok net bir şekilde fark edebilirsiniz. Kitapta tarih, ham bilgiden ziyade tam bir hikaye anlatır gibi kendini gösteriyor. Tam anlamıyla bir tarih kitabi olmasa da roman anlatımı ile unuttuysanız hatırlıyorsunuz, bilmiyorsanız öğreniyorsunuz...

Sadece bu kitap için değil şu söylediklerim,okuduğum her kitap yazarın anlattığı gibi değil ,karşılaştığım her durum göründüğü gibi değil, yaşadığım her an sadece benim anladığım va kafamın içinde anlamlandırdığım ve yorumladığım şekilde işliyor zihnime...

Güzeldi. Sevdim. Diğer kitaplarından da zaman zaman okumayı düşündüğüm bir yazar oldu İskender Pala.. -şimdilik-


Ve EndoplazmikGaripbirKulum seni övüyorum ve öneri için teşekkür ediyorum. :))
390 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bayıldım !! Tarih kitaplarını çok sevmem aslında ama bu kadar sürükleyici bir kitap daha yok desem çok abartmış olmam sanırım. Kızılbaşlık hakkında hiç birşey bilmediğimi öğrendim. Sevgi neydi ? dedim sürekli kendime. İskender Pala kalemine aşık etti beni kesinlikle tavsiye ederim.
Kitabın başında, "Bu kitaptaki kişiler ve olaylar hayal ürünüdür" denseydi tamamını okuyabilirdim. İskender Pala' yı ilk denememdi, ama olmadı :)
390 syf.
Tarihi sevenler için bir çırpıda okunacak bir tarihi roman. Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da başlayan şehzadelik hayatı ile Osmanlı Devleti hükümdarı olmaya getiren süreci ve nedenlerini de öğrenirken Şah İsmail’ i de tanıma fırsatını elde ediyorsunuz.
İnsanlar birbirlerine gülüyorlarsa aralarında nefret, birbirleriyle gülüyorsa aralarında sevgi çoğalıyormuş.
Nerede olursanız olun, ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile.
İskender Pala
Sayfa 257 - Kapı Yayınları(cep boy)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şah ve Sultan
Alt başlık:
Cep Boy
Sayfa sayısı:
445
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Şah ve Sultan
Şah ve Sultan

Kitabı okuyanlar 11.634 okur

  • Serpil kara
  • Bilge Toker
  • Faruk Çuhadar
  • Meliha
  • Davut ŞEBİN
  • Emine Doğan
  • Hakan Karadağ
  • Nisa Türk
  • pollyanna
  • meltem demir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (2)
9
%0
8
%0.1 (2)
7
%0.1 (4)
6
%0
5
%0.1 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları