Sahibini Arayan Mektuplar

·
Okunma
·
Beğeni
·
97
Gösterim
Adı:
Sahibini Arayan Mektuplar
Baskı tarihi:
22 Ağustos 1926
Sayfa sayısı:
58
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kültür Kitabevi
Doğumunun 91. yılında Herkesin şairi Ümit Yaşar Oğuzcan unutulmaz şiirleriyle; saygıyla.
Orhan Veli'nin Ardından
...Yıl bindokuzyüzkırkaltı
Ankara'da şükran lokantası
köşede bir masa
masanın üstünde bir tabak
tabakta marul salatası.
Bir sandalyede sen vardın
Orhan Veli
bir sandalyede ben.
Kadehlerimizde kulüp rakısı
ve dudaklarımızda yarım kalmış mısralar
hala gözlerimin önündedir
O sarhoş gecenin hatırası...
''Sensiz bir dünya yaratacağım senden.
Dünya duracak ama sen durmayacaksın.''


Öyle bir yerdeyim ki...
Birini sevememek, sevdiğine ait olamamak ve hiçbir şey hissetmemek çok tuhaf bir duygu. Hani kimseyi sevemezsin ya ama sürekli bunun acısını çekersin ya aynı onun gibi işte, sürekli bir yalnızlık hissi… Neden korkuyorum ki birisiyle aşk yaşamaktan? Neden bir adım atamıyor ve neden korkularımı yenemiyorum? Cevap bulamadığım en zor sorulardan biri her halde. Bu soruları sürekli kendi kendime sorarak da yaşanılmaz ki . Hayat aslında önüme bir sürü kişi çıkarıyor, seçimlerimi bana bırakıyor ben ise seçim yapmaktan korkuyorum. Sanki böyle sürekli mutsuz olacakmışım gibi, sanki yolda yürürken aniden arkamdan biri gelip beni bıçaklayacakmış gibi. Hani mutlu olmayı istemiyor da değilim aslında. Kim istemez ki; her sabah güne gülerek başlamayı, yarınlara umutla bakmayı ama sürekli bir üzüntü, mutsuzluk içindeyim gerçek aşkı bulamamanın korkusundan dolayı. Hissettiğim acıyı kimseye söyleyemiyor ve sessizce ağlayıp atlatmaya çalışarak, her şey yolundaymış gibi yapmaya devam ediyorum ama bir yere kadar. ..
Acılarla kendimi sürekli dibe vurup, vurdukça en dibe batıyorum. İçim kor gibi yanarken susmak acıların en beteri oluyor benim için. Her şeyi bırakıp gitmek istiyorum hiçbir şey olmayacağını bile bile. Sonra hayat beni amaçsız bir hortuma sürüklüyor. Günler geçtikçe her şeyim darmadağın olup, kayboluyor. Kimseye karşı bir şey hissedemez hale geldim. Bunların hepsi bilmediğim amaçsız bir korku, sebepsiz bir korku. Belki de tam aşkı buldum derken kaybetmiş olmanın hezimeti? Her sorumun cevabı çıkmaz sokak işte. Ne duygularıma tercüman olabiliyorum ne de bitmek bilmeyen gereksiz beni üzen sorulara. Hayatın onca güzel şeylerini yaşamak varken saçma bir konuda takılıp kalıyorum. Sanki her şey sona ermiş, umutlarım yıkılmış, sevdiğim kişi yıllar önce ölmüş de hayata küsmüş, hayat bağlarım kopmuş gibi tıpkı bu yazıyı yazarken konudan kopmam gibi. Her şey zor geliyor artık kaderime razı olur hale geldim. Mutsuzluk ise artık yaşam biçimim oldu. Her sabaha hayal kırıklığı ile uyanmak. Günlerimin boş ve sıkıntılı geçmesi de cabası. Kimsesizliğin, hissizliğin verdiği zehri gün geçtikçe içime çekiyorum. Bir ilaç lazım bana zehri atmam için. O ilaç ise ne bilmiyorum. Belki de eczanelerde bulunmayan bir şey. Bir yere kadar toparlar belki ama ben hep aynı yerde hissedecek gibiyim kendimi. Artık beni kurtaracak hiçbir şeyim kalmadı. Mahkumum yalnızlığa, kimsesizliğe, hissizliğe, mutsuzluğa ve sensizliğe.. Bazı sokaklardan hızlı bazılarından salınarak geçilir, bir de hiç geçmek istemediğimiz sokaklar vardır ya hani ben ise çıkmaz sokakta kurtulmayı bekliyorum, umutsuz bir şekilde..
''Unutma, seni sevdiğim için ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım.''
https://www.youtube.com/watch?v=dPCzZuMR8eY
Keyifli okumalar.
“Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni.. Ayaklarını Afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım.. Saçların Sibirya'da olmalı dudakların Çin'de.. Gözlerin Hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı.. Ellerin İtalya'da bir heykelin elleri.. Bulursam seni parça parça bulmalıyım.. Yine de bir yerin eksik olmalı.. yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım..

Ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim..”

Artık ancak sahaflarda bulabileceğiniz, üzerindeki sarı etiketinde 1000 lira fiyat yazan, çocukluğumda babamın kütüphanesinde bulup okuduğum bu kitap; bana daha o yaşta ne kadar çok aşık olunabileceğini ve aşkın nasıl bir delilik olduğunu göstermişti..

Bir aşkı başından sonuna kadar en poetik şekilde anlatan 25 mektubun mutlaka bir kaçında kendinizi bulacak, Ümit Yaşar ustayı şiirlerinden sonra düz yazısı ile de bir kez daha tebrik edeceksiniz..
"Renklerin, kokuların, seslerin ve ışığın bile seni hatırlattığı bir dünyada yaşamak, harikulade bir şey olurdu belki..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sahibini Arayan Mektuplar
Baskı tarihi:
22 Ağustos 1926
Sayfa sayısı:
58
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kültür Kitabevi
Doğumunun 91. yılında Herkesin şairi Ümit Yaşar Oğuzcan unutulmaz şiirleriyle; saygıyla.
Orhan Veli'nin Ardından
...Yıl bindokuzyüzkırkaltı
Ankara'da şükran lokantası
köşede bir masa
masanın üstünde bir tabak
tabakta marul salatası.
Bir sandalyede sen vardın
Orhan Veli
bir sandalyede ben.
Kadehlerimizde kulüp rakısı
ve dudaklarımızda yarım kalmış mısralar
hala gözlerimin önündedir
O sarhoş gecenin hatırası...

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Elif özdemir
  • Ferah
  • Fehime ERGÜN
  • Çöl Erguvanı
  • Asya Hazar
  • Oğuz KIRCI
  • Can Aydoğan Sendan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0