Sahih'i Buhari Muhtasarıİmam Buhari

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.075
Gösterim
Adı:
Sahih'i Buhari Muhtasarı
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
1901
ISBN:
7576400028
Kitabın türü:
Yayınevi:
Saadet Yayınevi
"Sözün en hayırlısı, Allahın kitabıdır.Yolların en doğrusu da, Muhammediin yoludur.İşlerin en kötüsü, sonradan çıkarılanlarıdır" (Müslim Cuma 43 (867); Nesai, İydeyn 22; İbn Mace, Mukadd,me 7(45); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/319, 338, 371)rnrnFesahat ve belagat yönünden tüm incelikleri en üst seviyede ihtiva ettiği, ya pek açık şekilde veya işaret yoluyla her şeyi açıkladığı için sözlerin en güzeli, en hayırlısı ve en doğrusu Allahın kelamı, Kurân-ı Kerimdir.rnrnVerdiği haberler ve işaret ettiği gerçeklerin doğruluğu açısından en doğru (=asdak) (Nahl: 16/87); koyduğu kaidelerle inananların dünya ve ahiret hayatları ve iki cihan mutluluklarını temin bakımından en hayırlı(hayr) olan Allah kelamı, söyleyiş olarak edebi açıdan da en güzeldir.Öylesine güzel ve farklıdır ki, bu konu da bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:"Allah kelamının öteki sözlere üstünlüğü gibidir" (Tirmizi, Sevabul Kuran 25; Darimi, fezallul Kuran 6)rn(Arka Kapak)
Bu kitabı 3-4 sene önce 19 yaşlarımdayken okumuştum.
Korku kitapları, Buhari'nin hadisleri yanında halt etmiş. Okurken 4-5 sayfada bir garip bir rivayete denk gelir "nasıl ya benim peygamberim bu mu, bir peygamber nasıl başka insanları öldürebilir" diye sorardım. Büyüklerime hadislerin manasını sorduğumda, bu hadislerin doğru olamayacağını söylediğimde aldığım cevap:" sen koskoca Buhari'den daha mı iyi bilceksin, ordaki bütün hadisler doğru biz gerçek manalarını bilemeyiz" olurdu.
Üstüne çok düşünmeyip konuyu kapattım.
Şimdi anlıyorum ki düşünen bir beyinden daha üstün hiç bir beyin yoktur. Ne bir alim, ne bir öğretmen, ne de 1400 yıl önce yaşamış cahil peygamber ve sahabileri...
Aklımı kimseye emanet etmemem gerektiğini geç de olsa öğretti bu kitap bana.
......Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Medîne'de bir câri­ye kadın üzerinde gümüş zînet eşyaları olduğu hâlde dışarı çıkmıştı.
Enes dedi ki: Bir Yahûdî o kadına bir taş atmış.
Enes dedi ki: Yaralı kadın ölmek üzere iken Peygamber'in yanı­na getirildi. Peygamber (S) ona:


"Seni fulân kimse mi öldürdü?" diye sordu.
Kadın ("Hayır" ma'nâsına) başını yukarı kaldırdı. Peygamber soruyu tekrar etti ve:


"Seni fulân kimse mi öldürdü?" buyurdu.
Kadın yine ("Hayır" yerine) başını kaldırdı. Peygamber üçün­cü defasında:


"Seni fulân kimse mi öldürdü?" diye sordu.
Bu sefer kadın "Evet" ma'nâsına başını aşağıya indirdi. Bunun üzerine Rasûlullah o Yahudi'yi çağırttı (da soruşturma yapıp suçunu i'tirâf edince) onu da iki taş arasında öldürdü
Ukeyle veya Ureyne kabîlelerinden bir takım insanlar (Medine'ye) geldiler. Mîde hastalığından dolayı Medine'de ikaamet etmek istemediler. Peygamber (S) onlara sütlü develerin bulunduğu yere gitmelerini, develerin sidiklerinden ve sütlerinden içmelerini emretti. Onlar gittiler. Sağlamlaştıkları zaman Peygamber'in çobanını öldürdüler ve develeri sürüp götürdüler. Bu haber gündüzün evvelinde geldi. Peygamber arkalarından bir müfreze gönderdi. Gündüz yükselince adamlar getirildiler. Rasûlullah (kısas olarak) ellerinin, ayaklarının kesilmesini emretti. Bu canilerin gözleri de oyulup Harre'ye atıldılar. Onlar su istiyorlardı, (ölünceye kadar) kendilerine su verilmedi.
İmam Buhari
Sayfa 329 - Ötüken Yayınları - PDF
Namaz kılan bir adamın önünden eşek, kara köpek ve kadın geçerse namazı bozulur.
(Buhari 8/102; Hanbel 4/86).
İbn Abbâs’ın naklettiğine göre, Resûlullah (sav): “Kim (işlediği hayrı şöhret için) insanlara duyurursa, Allah onun (gizli işlerini) duyurur. Kim de (herhangi bir hayrı) gösterişçe yaparsa, Allah da onun gösterişçiliğini meydana çıkarır.” buyurdu.

(6499 Buhârî, Rikâk, 36)
-.......İbn Abbâs (R) şöyle demiştir: Mâiz ibnu Mâlik, Peygamber(S)'e gelip zina suçunu i'tirâf ettiği zaman Peygamber (on­dan birkaç defalar yüz çevirdikten, deli ve sarhoş olup olmadığım araştırdıktan sonra) ona:


"Belki sen o kadını öptün yâhud elinle elleyip çimdikledin yâhud da sâdece baktın?" buyurdu.
Mâiz:
— Hayır yâ Rasûlallah! diye zina ettiğini ısrarla belirtince, Ra­sûlullah hiçbir kinayeli lafız kullanmayarak açıkça:


"Sen erkeklik organını o kadının ferci içine koydun mu?" diye sordu.
İbn Abbâs: Mâiz'in açıkça zina ettiğini ikrar etmesi sırasında artık Rasûlullah onun recm edilmesini emretti, dedi
Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmesini emreden ayet, Ayşe`nin döşeğinin altındaki sahifede yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Ayşe onun defin işlemleriyle meşgul iken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sahifeyi yedi ve böylece taşlama cezası Kuran`dan çıktı; ama hükmü devam ediyor” (İbni Mace 36/1944; Hanbel 3/61; 5/131, 132, 183; 6/269).
......Bize el-Evzâî tahdîs etti. Bana Yahya ibn Ebî Kesîr tahdîs edip şöyle dedi: Bana Ebû Kılâbe el-Cermî tahdîs etti ki, Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Ukl kabilesinden bir topluluk Peygam-ber(S)'in huzuruna geldiler, İslâm Dîni'ne girdiler. Fakat hastalan­dıklarından dolayı Medîne'de ikaamet etmek istemediler. Peygamber de onlara Beytu'1-mâle âid sadaka develerinin bulunduğu yere gitme­lerini, develerin sidiklerinden ve sütlerinden içmelerini emretti. Onlar Peygamberin dediğini yaptılar ve sağlıklarını kazandılar. Sonra dînden geri döndüler, develerin çobanlarını öldürdüler ve develeri sürüp gö­türdüler. Onların bu işleri Peygambere ulaşınca arkalarına bir süvâ-rî birliği gönderdi. Yakalanıp getirildiler. Peygamber onların ellerini ve ayaklarını kestirdi, gözlerini oydurdu. Peygamber onların kesilen yerlerine kanın dinmesi için dağlama ameliyyesi yapmayıp öylece terketti. Nihayet öldüler

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sahih'i Buhari Muhtasarı
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
1901
ISBN:
7576400028
Kitabın türü:
Yayınevi:
Saadet Yayınevi
"Sözün en hayırlısı, Allahın kitabıdır.Yolların en doğrusu da, Muhammediin yoludur.İşlerin en kötüsü, sonradan çıkarılanlarıdır" (Müslim Cuma 43 (867); Nesai, İydeyn 22; İbn Mace, Mukadd,me 7(45); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/319, 338, 371)rnrnFesahat ve belagat yönünden tüm incelikleri en üst seviyede ihtiva ettiği, ya pek açık şekilde veya işaret yoluyla her şeyi açıkladığı için sözlerin en güzeli, en hayırlısı ve en doğrusu Allahın kelamı, Kurân-ı Kerimdir.rnrnVerdiği haberler ve işaret ettiği gerçeklerin doğruluğu açısından en doğru (=asdak) (Nahl: 16/87); koyduğu kaidelerle inananların dünya ve ahiret hayatları ve iki cihan mutluluklarını temin bakımından en hayırlı(hayr) olan Allah kelamı, söyleyiş olarak edebi açıdan da en güzeldir.Öylesine güzel ve farklıdır ki, bu konu da bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:"Allah kelamının öteki sözlere üstünlüğü gibidir" (Tirmizi, Sevabul Kuran 25; Darimi, fezallul Kuran 6)rn(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Cihangir G.
  • Ali ulusoy
  • Ftm calıskan
  • Mustafa
  • orhan can
  • Osman ÇetinSoy
  • Ahenkli Armoni
  • Abdullah Lillah
  • Muhammet Ali Tütüncü
  • Sevda k.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%37.5 (3)
8
%0
7
%0
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%12.5 (1)