Sahilde Kafka

8,2/10  (188 Oy) · 
397 okunma  · 
160 beğeni  · 
3.544 gösterim
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir "düzenek" gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir... Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.

Sahilde Kafka, 21. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakami'den, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

2005; Yılın En İyi 10 Romanı, New York Times
2006; World Fantasy Ödülü
2006; Franz Kafka Ödülü'
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    651
  • ISBN:
    9786051113869
  • Orijinal Adı:
    Umibe No Kafuka
  • Çeviri:
    Hüseyin Can Erkin
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Librarian 
09 Şub 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Kitabı bitirdiğim tarihten bu yana yazacağım yorumu düşünüyorum.Diyeceksiniz ki nasıl yani?En iyisi tahlilini kesinleştirmiş olduğum noktalardan başlayayım anlatmaya.Öncelikle Haruki Murakami'nin yazı tarzına bayıldığımı belirtmek isterim.Alışık olduğumuz Amerikan ya da Avrupa ülkelerinden bambaşka bir yerde geçen hikayede Japonya'nın kentlerine bir çırpıda sizi alıp götürmeyi başardığı gibi, kültürüne de hiç yabancılık çektirmemişti. Başta birbirinden bağımsız gibi görünen hikayelerin kesişme anına kadar hiçbir şekilde bunalmadığınız gibi o anı iple de çektirmeyi başarmıştı.Karakterlerin hepsi kendi içinde ilginç simalardı. Olay ise... İşte sanırım mevzu da olay da... İlgisini çeken herkesin okuduğu gibi 15 yaşındaki oğlumuz Kafka Tamura, planlı programlı bir şekilde yıllar boyunca kendisini bu yaş döneminde evden kaçmaya ayarlamış ve o gün gelince de saniye kaybetmeden aklındaki kaçışı hayata geçirmiş, yaşına göre bilgi ve bedensel olarak gelişmiş bir genç. Yollara düşer ve Kafka'nın macerası başlar.Diğer yandan ise savaş döneminde bir dağ köyündeki okul gezisi sırasında tüm öğrencilerin bir anda bayılmasıyla başlayan olayların araştırma süreci işlenir. Kitabı sınıflamam gerekse hangi kategoriye koyacağım konusunda kesinlikle bir fikre sahip değilim. Macera mı, fantastik mi, bilim kurgu mu, romantik mi, drama mı?? Sanki hepsinden azar azar vardı gibi. Yazarın kahramanları kanalı ile dillendirdiği entellektüellik düzeyi beni romanda en çok etkileyen yandı. Ama onun dışında birbirine geçen olaylar ve geri planında işlenen doğa üstü kurgu (en doğru tabir bu gibi geldi) bende yarım kalmışlık tadı bıraktı. Sanki okuyucunun anlaması beklenerek ucu açık bırakılmış noktalar eksiklik hissi yaratmıştı. Ve üzerinde kaç gündür düşünmeme rağmen aklımda hala soru işaretli bölümler (spoiler vermemek adına şimdi açıklayamayacağım) var. Geriye dönüp baktığım zaman bu romanla ilgili içimde sadece hüzün hissediyorum. Bir de yazarın kaleminin, tüm olumsuz eleştirilerime rağmen, çok kuvvetli olduğu ve ne yazarsa yazsın akıcı üslubunu koruyabileceği düşüncesi.

Uğur D. 
 18 Nis 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · 9/10 puan

- Hafiften Bir Spoiler -

Kitabı okurken ilk başladığım anda içimde oluşan duygular ile bittiği anda oluşan duygular maalesef çok farklı, maalesef okumam zevk olarak içimde biraz azaldı. Yazarın gelişme bölümünde çok çok fazla oluşturduğu soru işareti ile finalde aldığımız hatta alamadığımız cevaplar sayesinde sanki "Lost" dizisini tekrardan izledim ve o finali hatta son 1-2 sezonunu izledikten sonra içimde oluşan hoşnutsuzluğu tekrardan yaşadım diyebilirim. Kitabı çok beğendim ama beğendiğim kadar da hiç beğenmedim.

Murakami, romanında birçok konu dalı ve göndermeler ile tempoyu hep yüksek tutuyor ama final bölümünde artık bana göre özellikle de son 100 - 150 sayfada tempo bariz bir şekilde irtifa kaybediyor ve bu durumu hissederek okuyoruz. Yazarın romanın sonunu okuyucuya bırakma fikri bir yana atılan düğümlerin, oluşan şoru işaretlerinin ve kullanılan metaforların tam olarak netleştiğini ben dahil bana göre kimse söyleyemez; hatta Murakami de kitabın tam olarak anlaşılması için birkaç kere okunması gerektiğini söylemiş; okuyacak mıyım tabii ki de hayır; ama diğer Murakami kitaplarını kesinlikle okuyacağım.

Roman içindeki kedi bölümleri bir kedi manyağı olarak çok hoşuma gitti ve içimdeki kedi sevgisi daha da bir pekiştirildi diyebilirim özellikle de sokak kedileri hakkında Murakami'nin verdiği birkaç mesaj da çok iyi idi ve keşke herkes sokaktaki canların farkında olabilse diye düşünüyorum. #7274601 />

Karakterlerin hepsinin tamamen orijinal olduğu ve çok kuvvetli kişiliklerinin olduğu bariz bir şekilde belli oluyor özellikle de Nakata, hakkında oturulup uzun uzadıya konuşulacak bir karakter, bir kitap karakteri ancak bu kadar sevimli, içten ve sempatik olabilirdi; aynı şekilde de Hoşino karakteri ayrı bir güzel ve her insana bu şekilde bir arkadaş lazım dedirtecek cinsten. Roman içinde tek beğenmediğim karakter baş karakterimiz Kafka Tamura oldu; tamam 15 yaşında bir ergen ama bir insan bu kadar cinselliğe yatkın bir şekilde sürekli bilmem neresini defalarca okuduğumuz kişi olmamalı diye düşünüyorum. Biraz havada kalan sonu ve bu durum ile beraber romanın beğenmediğim tek tarafı ve beğendiğim kitaplara eklemememin tek sebebi.

Roman boyunca içinde geçen tüm yer isimleri ve kişi isimlerini Google'a sorma gereği duydum ve okurken de içindeki müzikleri dinleyerek okudum, Youtube üzerinde kitap içindeki şarkılar için güzel bir playlist de mevcut.

Son olarak çevirmen Hüseyin Can Erkin'i buradan kendimce tebrik etmek istiyorum. Çeviri o kadar başarılı o kadar iyi ki ilk kez bir çeviriyi bayıldığımı belirterek yorumluyorum özellikle de Nakata çevirisi çok çok başarılı.

Haruki Murakamı, Japonya tarihinin efsunlu ikliminden de yararlanarak masalsı bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Kitap içerisinde sıklıkla felsefi kavram ve kişilerden bahsediliyor oluşu ve romanı oedipus karmaşası üzerinde bir kehanetten yola çıkarak yazmış olması romanı daha bir ilginç hale getiriyor. Özellikle kehanet huzursuz edebilir sizi.

Kafka Tamura on beş yaşında liseli ve yalnız bir genç arada ona eşlik eden Karga adlı delikanlı var ki bu kendi bilişsel dünyasının yansıması.( Bu arada Kafka isminin Çek dilinde karga anlamına geldiğini kitap sayesinde öğrenmiş oluyoruz)
Nakata Amca bildiğimiz Anadolu evliyalarından. Bir denizde yürümediği kaldı. Saf ve dünyadan arınmış haliyle Nakata Amca’yı okumak gerçekten eğlenceliydi ve tabi ki onun yol arkadaşı Hoşino’yu tanımak da öyle.

Kafka ve Nakata Amca’nın Tokyo’nun Nakano semtinde başlayan ve Şikoku şehrinde birleşen yolculuklarını ayrı öyküler olarak okuyorsunuz. Akla hayale gelmez olaylar örgüsü içinde ortaya çıkan karakterler de cabası. bilincini yitiren on altı çocuk, gökten yağan balıklar ve sülükler, ölü kedilerin ruhundan kaval yapmaya çalışan bir heykeltıraş, Kentucky Fried Chicken’ın ambleminde yer alan beyaz sakallı Albay Sanders ve ormanların derinliğinde kaybolan iki asker.
Kitabı tıpkı Kafka Tamura gibi zihin bulanıklığı içinde okudum, olaylar, rüyalar, zihni kopuşlar kahramanların gel gitleri arasında farklı dünyalara açılan resimler zihnimi bir haylı zorladı.

Kitabın özünde şekillenen ana konulardan biri de roman içinde bahsedilen Limbo kavramının anlatılışı yani canlılar ve ölüler dünyası arasında kalan ara mekan. Silik ve yalnızlığın hakim olduğu bir yer. Kafka Tamura ve Saeki Hanım kitap boyunca bu hissi uyandırıyor zaten. Özellikle Kafka Tamura, Saeki Hanım ve Oşima arasında geçen diyaloglar varoluşu sorgulayıcı nitelikte.

Murakami’nin roman içinde sıklıkla modern dünyanın gözde markalarına yer veriyor oluşu ( son model arabalar, giyim ve gıda sektöründe öne çıkan marka ve firma adları gibi) çağımız insanın yalnızlığını makyajla güzelleştirmeye çalıştığı izlenimi uyandırdı bende. Doyum had safhada fakat karakterler son derece bezgin ve ölüme yakın haldeler. Nakata Amca’yı hariç tutuyorum bu tesbitten ki zaten o da bir bakıma geleneği yani geçmişi ifade ediyor doğayla uyum içinde ve sade yaşantısıyla.

Ve son olarak Murat Menteş severler bu romanı okuduklarında şunu söyleyebilirler Murat Menteş kitaplarını yazmadan önce Murakami’yi bolca okumuş olmalı. Özellikle kedilerin konuşması ve kitaba ismini veren Sahilde Kafka’’nın bir şarkı adı oluşu ve Murakami’nin sıklıkla film adları ve şarkılardan bahsediyor oluşu bu hissi uyandırdı bende.

Güzel izlenimler edinerek heyecanla elime aldığım roman, beni az biraz hayal kırıklığına uğratmış olsa bile köklü Japon kültürüne dair yeni bilgiler edindirmesi, yazarın hayal dünyasının zenginliği ile okumaya değer bir roman. İyi okumalar.

Kıvılcım Y. 
25 Ağu 19:45 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzakdoğu edebiyatıyla ilk kez tanışan biri olarak Murakami'nin çok doğru bir tercih olduğunu söylemeliyim en başta. Kitabı bitirir bitirmez diğer kitaplarına karşı bir merak duygusu uyandı içimde ister istemez.
Gerçeklerle hayallerin, rüyalarla yaşanmışlıkların harmanlandığı hem rahatsız edici bir hem de merak uyandıran bir kehanet. O kehanet labirentine farklı başlangıçlarından yola çıkarak ulaşmaya çalışan kişilerin ortak bir noktada kesişmeleri. Zaman algısını unutturan, metaforları kurgusunun merkezine alıp her biriyle dans eden Murakami'nin söylemiyle "Zaman, demirini kaybetmiş bir kayık gibi engin denizde dolaşıp duruyordu" bu romanda.
Geniş bir zaman dilimine yayarak okumuş olsam da heyecanını hiç kaybettirmeyen fantastik bir bilim kurgu filmi izlemiş gibiyim. İlginç karakterlerin her birini sevmiş olmakla birlikte romanın müzikten, resimden, şiirden, klasiklerden beslenmesi ve bunların da kişisel beğenilerimle paralel olması beni kitaba bağlayan doyurucu unsurlardan en önemlileri.
Hayalgücünü zorlamayı sevenler için gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir kitaplar arasında yerini aldı Sahilde Kafka.
Keyifli okumalar.

Wise_Owl 
04 Ağu 07:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kafka Tamura 15. Yaş gününde evden kaçarak yeni bir hayatı yaşamaya karar verir. Zaten onu evine bağlayan hiçbir şey yoktur. Annesi ve ablası 4 yaşındayken onu terk etmiş, babası ise Tamura’yı görmezden gelmektedir ki 15 yaşında dünyanın en sert delikanlısı olmaya karar vermiştir. Bu kararında Karga adlı delikanlının da etkisi vardır tabi. Evi terk ederken babasının kehanetinden de kurtulmak ister ama kehanet ya kaderiyse ?
Diğer taraftan akıllı olmayan ve kedilerle konuşan Nakata gölgesinin diğer yarısını aramaya karar verir. Çıktığı yolculuk öncesinde ve sonrasında hiç yüzyüze karşılaşmasalar bile Kafka Tamura ile hep birlikte olacaktır.
Mecaz anlatımların çok güçlü kullanıldığı simgelere aşırı anlamların yüklendiği Sahilde Kafka’yı çok sevdim. Haruki Murakami ile tanışmak isteyenlere müthiş bir tanışma şöleni sağlayacak bir kitap.
En sevdiğim yerler;
“Bay Nakata, zorbalığın hâkim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu zorbalıktan kimse kaçamaz. Bunu lütfen unutmayınız. Ne kadar dikkatli olursanız olun yeterli olmayabilir. Bu insanlar için de kediler için de geçerli."
"Evet. Bunu aklımdan çıkarmayacağım," dedi Nakata. Fakat Nakata bu dünyanın hangi taraflarında zorbalığın hâkim olduğunu anlayamamıştı. Bu dünyada, Nakata'nın anlayamadığı birçok şey vardı ve zorbalıkla ilgili şeyler de anlayamadıklarının başında geliyordu...
“Şu dünyada insanlar can sıkıcı olmayan şeylerden hemen bıkarlar. Bıkmadıkları şeyler ise çoğunlukla can sıkıcı şeylerdir. Bu her şeyde böyle olur. Benim sıkılmaya harcayacak zamanım var, ama bir şeylerden bıkmaya harcayacak zamanım yok. Çoğu insan bu ikisi arasındaki ayrımı yapamaz.”...
"Gözlerini kapama!" dedi Johnnie Walker emredercesine "Önceden kesinleşmiş şeyler arasında bu da var. Gözler kapanmayacak. Gözlerini kapatman, hiçbir şeyi değiştirmez. Gözlerin kapandı diye, hiçbir şey silinip gitmez. Bu bir yana, gözlerini bir sonraki açışında her şey daha da kötüleşir. Biz işte öyle bir dünyada yaşıyoruz, Nakata. Adam gibi gözlerini aç! Göz kapamak, korkakların işidir. Gerçeklere göz yummak çok alçakçadır. Sen gözlerini kapatıp kulaklarını tıkasan bile zaman akmaya devam eder. Emin adımlarla."

Esin Erol 
29 Tem 20:43 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ah Haruki Murakami. İyi ki kaleminden çıkan o muhteşem eserleri okuyabilme şansına erişebiliyoruz. Öncelikle yazara olan hayranlığımi dile getirmek istedim gelelim bu muhteşem esere... İçinde fantastik öğeler bulunan bir kitaptan kolay kolay hazetmeyen ben bu kitaptaki ayarlanan mükemmel dozu ile hiç sıkmadı beni. Özellikle oudipus'a sürekli sürekli dokundurması beni ara ara yordu yani dozu aslında orda biraz kaçırmış ama sadece biraz. Olay örgüsü hep merak uyandıracak şekilde ilerliyor ama sonunda okuyucuya da biraz hayal gücünü katma rolünü vermiş Haruki. Bu benim çok hoşuma gitti. Kitabı kapadigimda üzerinde düşünecek çok fazla konu vardı cebimde. Bu kitabı bütün Haruki hayranları okusun! Hatta herkes okusun net.

cansu tekcan 
20 Haz 04:59 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

Uzun süre sonra okuyamadığım zamanlarda bile elimin altında bulunduracak kadar beni heyecanlandıran bir kitapla karşılaşmış olmak beni mutlu etti.Sürükleyici olmasına rağmen geç bitirdim, talihsizlik yaşadım yaklaşık 30 sayfa eksik vardı kitapta ama PDF'ini bulup o 30 sayfayı oradan okuyarak çıldırmanın eşiğinden döndüm neyse ki. Japon işi her şey bana itici geliyordu, Haruki Murakami de ilk duyduğum andan itibaren adını asla tam olarak söyleyemediğim, yazamadığım neyin nesi acaba dediğim bir yazar oldu. Sahilde Kafka elbette Kafka'sından ötürü merak uyandırmıştı, zevkine güvendiğim birinin de çok güzel vs. demesi üzerine kafaya koydum okumayı. İyi ki okumuşum ! Artık adını bilerek doğru söylemiyorum çünkü benim için HARİKA Murakami oldu. İçeriğine gelince, bir şekilde kesişen iki farklı karakterin hikayesi. Çok farklı bir tadı var ama yani nasıl anlatılır bilmiyorum gerçek ve gerçeküstü şeyler bir arada. Rüya - gerçek geçişleri bile ayrı güzel. Cinsellik de rahatsız edici değil aksine gerçekçi olmuş içerisinde. Sıradan olmayan karakterler, absürd olaylar. 650 sayfanın hiçbir sayfasında sıkıldım ya da burası gereksiz olmuş demedim. Murakami zaten şöyle bir yazardır diyebilitem de yok çünkü bu okuduğum ilk kitabı ama sanırım son kitabı olmayacak. Eğer diğer kitapları da bu kadar başarılıysa bir an önce onları da okumak istiyorum. Ön yargım vardı ama tanıştığıma çok memnun oldum. Hayal gücü öven herkes beni memnun eder zaten.
"..Fakat hayal gücünden yoksun, sığ ve hoşgörüsüz bir yaşam, parazitlerinkinden farksızdır."

Halil Güzel 
07 Haz 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yorum yaparken okumamış kişileri de düşünerek, olaylar üzerinden konuşmak istemiyorum. kurgu kısmında eksiklik var , daha iyi olabilirdi. Okuduğum için pişman mıyım? hayır.. Dili,işlediği konu ve betimlemelerini sevdim.. Kitapta ismini yazdığı şarkıları (okurken) açıp dinledim. Bu bende güzel bir etki oluşturdu. Baştaki olumsuz eleştirimin nedeni kitap bittikten sonra bazı şeylerin kafamda oturmamasından kaynaklanıyor.. Kitabı okuyanların beni anlayabileceğini düşünüyorum.

ESRA ÖZGÜL 
04 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Başka bir dünya arayanlar için ; 651 sayfalık bir olanak var ortada...

Ayşegül Güray 
 06 Tem 18:50 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabı okuyup bitireli bir ay oldu hala kendime sorular soruyorum. Cevabını bulamadığım sorular mevcut. Farklı olaylar farklı bir bağlantı ama nasıl bir bağlantı? Kafamda deli sorular

Kitaptan 186 Alıntı

"İnsan kendisinin eksik bir parçasını bulmak umuduyla aşık olur. O yüzden de, aşık olduğu insanı düşünürken, az ya da çok hüzünlenir."

Sahilde Kafka, Haruki MurakamiSahilde Kafka, Haruki Murakami

“İnsan bir şeyleri ne kadar isterse istesin, o şeyler asla kendiliğinden çıkıp gelmez. İnsan bir şeylerden özel olarak uzak durmaya çalıştığında ise, o şeyler kendiliğinden insanın üzerine üzerine gelir.”

Sahilde Kafka, Haruki MurakamiSahilde Kafka, Haruki Murakami
Selin Ceylan 
01 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Dün akşam çok iyi anladım, anlamı olmayan şeylerde anlam aramaya kalkmanın zamanımı boşa harcamak olacağını..

Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 471)Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 471)
damla sarıhan 
 24 May 21:58 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Ben de on beş yaşımdayken özel bir dünyam olsun istemiştim, hiç kimsenin uzanamayacağı, zaman akışının durduğu bir yer."
"Fakat bu dünyada öyle bir yer yok."
"Haklısın. O yüzden ben de böyle yaşıyorum işte. Yaralar almaya devam ettiğim, yüreğimin her gün biraz daha değiştiği, zamanın durup dinlenmeden akıp gittiği bir dünyada. "

Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 349 - DK)Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 349 - DK)
KARTAL 
31 Mar 16:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kütüphane ikinci evim gibiydi.
Hatta kütüphane benim gerçek evim gibiydi belki de.

Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 49 - DK)Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 49 - DK)
kübra aslan 
30 Tem 15:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İster gay olsun ister lezbiyen, ister heteroseksüel ister feminist, isterse faşist bir domuz ya da komünist olsun. Ne olduğunun hiç önemi yok. Benim tahammül edemediğim içi boş tipler.

Sahilde Kafka, Haruki MurakamiSahilde Kafka, Haruki Murakami
Seda 
16 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Mutluluğun tek bir türü vardır, ama mutsuzluk bin bir şekilde ve büyüklükte gelebilir. Tolstoy’un dediği gibi: Mutluluk masal, mutsuzluk ise öyküdür."

Sahilde Kafka, Haruki MurakamiSahilde Kafka, Haruki Murakami
Esin Erol 
29 Tem 01:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hiçlik çoğalır mı? Hiçlik demek yani sıfırlamak demek. Sıfıra sıfır eklenirse sonuç yine sıfır olur.

Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 566 - Doğan kitap)Sahilde Kafka, Haruki Murakami (Sayfa 566 - Doğan kitap)

Kitapla ilgili 1 Haber

Japonya'dan Bir Yunan Adasına Yolculuk: Sputnik Sevgilim
Japonya'dan Bir Yunan Adasına Yolculuk: Sputnik Sevgilim Yaban Koyununun İzinde, Sahilde Kafka, 1Q84, Koşmasaydım Yazamazdım, Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları, Uyku ve Kadınsız Erkekler gibi unutulmaz eserler kaleme alan Haruki Murakami’nin Sputnik Sevgilim isimli kitabı Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı.