Adı:
Sahilde Kafka
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
651
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051113869
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Umibe No Kafuka
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir "düzenek" gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir... Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.

Sahilde Kafka, 21. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakami'den, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

2005; Yılın En İyi 10 Romanı, New York Times
2006; World Fantasy Ödülü
2006; Franz Kafka Ödülü'
(Tanıtım Bülteninden)
- Hafiften Bir Spoiler -

Kitabı okurken ilk başladığım anda içimde oluşan duygular ile bittiği anda oluşan duygular maalesef çok farklı, maalesef okumam zevk olarak içimde biraz azaldı. Yazarın gelişme bölümünde çok çok fazla oluşturduğu soru işareti ile finalde aldığımız hatta alamadığımız cevaplar sayesinde sanki "Lost" dizisini tekrardan izledim ve o finali hatta son 1-2 sezonunu izledikten sonra içimde oluşan hoşnutsuzluğu tekrardan yaşadım diyebilirim. Kitabı çok beğendim ama beğendiğim kadar da hiç beğenmedim.

Murakami, romanında birçok konu dalı ve göndermeler ile tempoyu hep yüksek tutuyor ama final bölümünde artık bana göre özellikle de son 100 - 150 sayfada tempo bariz bir şekilde irtifa kaybediyor ve bu durumu hissederek okuyoruz. Yazarın romanın sonunu okuyucuya bırakma fikri bir yana atılan düğümlerin, oluşan şoru işaretlerinin ve kullanılan metaforların tam olarak netleştiğini ben dahil bana göre kimse söyleyemez; hatta Murakami de kitabın tam olarak anlaşılması için birkaç kere okunması gerektiğini söylemiş; okuyacak mıyım tabii ki de hayır; ama diğer Murakami kitaplarını kesinlikle okuyacağım.

Roman içindeki kedi bölümleri bir kedi manyağı olarak çok hoşuma gitti ve içimdeki kedi sevgisi daha da bir pekiştirildi diyebilirim özellikle de sokak kedileri hakkında Murakami'nin verdiği birkaç mesaj da çok iyi idi ve keşke herkes sokaktaki canların farkında olabilse diye düşünüyorum. #7274601


Karakterlerin hepsinin tamamen orijinal olduğu ve çok kuvvetli kişiliklerinin olduğu bariz bir şekilde belli oluyor özellikle de Nakata, hakkında oturulup uzun uzadıya konuşulacak bir karakter, bir kitap karakteri ancak bu kadar sevimli, içten ve sempatik olabilirdi; aynı şekilde de Hoşino karakteri ayrı bir güzel ve her insana bu şekilde bir arkadaş lazım dedirtecek cinsten. Roman içinde tek beğenmediğim karakter baş karakterimiz Kafka Tamura oldu; tamam 15 yaşında bir ergen ama bir insan bu kadar cinselliğe yatkın bir şekilde sürekli bilmem neresini defalarca okuduğumuz kişi olmamalı diye düşünüyorum. Biraz havada kalan sonu ve bu durum ile beraber romanın beğenmediğim tek tarafı ve beğendiğim kitaplara eklemememin tek sebebi.

Roman boyunca içinde geçen tüm yer isimleri ve kişi isimlerini Google'a sorma gereği duydum ve okurken de içindeki müzikleri dinleyerek okudum, Youtube üzerinde kitap içindeki şarkılar için güzel bir playlist de mevcut.

Son olarak çevirmen Hüseyin Can Erkin'i buradan kendimce tebrik etmek istiyorum. Çeviri o kadar başarılı o kadar iyi ki ilk kez bir çeviriyi bayıldığımı belirterek yorumluyorum özellikle de Nakata çevirisi çok çok başarılı.
Evet karşınızda tarihin en overrated yazarlarından biri olan Haruki Murakami'nin yine en overrated kitabı olan Sahilde Kafka var.Japon kültürünü seviyorum,zaten bu kitabı almamdaki en büyük hata çekik gözlülerin hayal güçlerine hayran olmamdı.30liramı(evet yanlış duymadınız bir öğrenciye göre çok yüksek bir fiyat bu) hikayesi gram ilerlemeyen karmakarışık iğrenç fantezileri konu alan bir kitaba verdim.İnanın kalbimde bir yerlerde hala kapanmak için direnen bir yara var.O kadar üzüldüm ki bu durum için,letgo indirip yaşlı bir amcaya 10liradan sattım.Haruki Murakami'ye beni japon yazarlardan ve japon fantazilerinden ürküttüğü için selam çakıyorum.Artık dünya benim için daha güvenilir bir yer.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.042 Oy)17.417 beğeni39.337 okunma2.090 alıntı164.623 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.813 Oy)8.105 beğeni25.903 okunma618 alıntı126.123 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.430 Oy)8.380 beğeni22.736 okunma1.432 alıntı105.030 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.974 Oy)12.423 beğeni31.624 okunma2.732 alıntı132.001 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.500 Oy)5.775 beğeni15.168 okunma2.194 alıntı78.186 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.195 Oy)8.106 beğeni23.882 okunma1.867 alıntı101.902 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.793 Oy)7.328 beğeni20.500 okunma678 alıntı79.106 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.943 Oy)8.332 beğeni23.141 okunma1.124 alıntı112.317 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.949 Oy)3.474 beğeni11.653 okunma1.034 alıntı47.454 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.033 Oy)7.298 beğeni19.754 okunma3.147 alıntı115.999 gösterim
Kitabin size neler sunacağı hakkında yada sonu hakkinda bir fikir yurutemeden sizi sonuca kadar sıkmadan ilerleten enfes bir kitap hersey tum detalari ile enfes bir sekilde anlatilmis mutlaka okunmasi gerekenler arasinda yer alıyor
Haruki Murakami nin okuduğum ilk kitabı,hayatımda okuduğum en samimi en orijinal kitaptı gerçekten,çok değişikti gerçekten hep merak unsuru vardı,mistik unsurlar vardı gerçeklikte hadsafhadaydı.Kalın bir kitap ama kesinlikle çok kolay rahat okunan ve iz bırakan bir kitap
Fena bir kitap değildi. Okuduğum ilk Murakami kitabıydı. Başlarda merakımı uyandırdı ama sonlara doğru ilgimi kaybettim. Açıklanmayan, havada kalan çok şey vardı. Okumamış olsam da bir şey kaybetmeyeceğimi düşünüyorum. Yine de başka bir Murakami kitabı daha okumak isterim. Bir şekilde kendini okutuyor.
Bendeniz Nakata, pek akıllı değilimdir... Tamura, Saeki, Oşima.. inanılmaz bir roman. Heyecanla okunan, sürprizlerle dolu. Psikolojik bir derinlikle, müthiş bir yolculuk. Şahane tasvirler, betimlemeler..
Neyden kaçamaz insan diye sorar dururdum sürekli kendime. Biri; insan vicdanından kaçamaz derdi. Herşeyi unuttuktan sonra vicdanından da kaçarsın. Peki öyleyse neydi bu? Kafka Tamura'nın başına gelen olayda buydu. 15 yaşındaki dünyanın en çevik delikanlısı henüz küçükken babasından yadigar kalan bir kehanetten kaçarak kendini başka bir şehirde bulur. Babasını öldürecek, annesi ve ablasıyla ilişki yaşayacaktır kehanete göre. Bunu bilir bundan kaçar Kafka. Olaylar zincirinde annesi olduğunu bildiği bir kadına aşık olur ve ilişki yaşar, ablasıyla da öyle. İnsan kaderinden kaçamazmış. Kendisinden kaçamazmış. Kafka gibi Kedilerle konuşan Nakata da kaderin onu sürüklediği yere gider hemde nereye olduğunu bilmeden. Onu oraya sürükleyen birşey vardır. Kafka Tamura'nın hikayesi bütün kehanetler bittiğinde yeniden başladığı yere dönerek yeniden başlar.
okuyun derim
Çok sevdiğim bir sanatçının tavsiye ettiği bir kitaptı Sahilde Kafka. Hatta yazdığı bir şarkıda ''Sen benim Sahilde Kafka'm, Benden uzaklara kaçma'' diyordu. Bu merakla alıp okudum kitabı.
Yazarın dili, olayları anlatış biçimi o kadar akıcı ki... Kesinlikle sıkılmıyorsunuz. Ancak olay örgüsü... Kitabı bitirince aynen şöyle söyledim. Neden be amca? Neden olayları bir sonuca bağlamadın? Niye bu kadar soru işareti bıraktın? 651 sayfayı bunun için mi okudum?
Anlatılan hiçbir olay sonuca bağlanmadı. Çocuklar neden birden topluca uykuya daldılar? Neden sadece Nakata bundan etkilendi? Kafka'nın babasını neden öldürdü? Babası aslında neydi? Neden Kafka bayıldığında üstü başı kana bulanmış halde uyandı? Annesi aslında kimdi? Onu niye terk etti? Ablası kimdi? Babası o kehaneti neye dayanarak söyledi? Saeki Hanım'ın genç versiyonu neden Kafka'ya göründü? Nakata'nın içinden çıkan beyaz varlık neydi?
Kafamda deli sorular. Ancak cevap yok!
Acaba tüm kitapları bu şekilde mi diye düşünmeden edemiyorum!!
Haruki Murakamı, Japonya tarihinin efsunlu ikliminden de yararlanarak masalsı bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Kitap içerisinde sıklıkla felsefi kavram ve kişilerden bahsediliyor oluşu ve romanı oedipus karmaşası üzerinde bir kehanetten yola çıkarak yazmış olması romanı daha bir ilginç hale getiriyor. Özellikle kehanet huzursuz edebilir sizi.

Kafka Tamura on beş yaşında liseli ve yalnız bir genç arada ona eşlik eden Karga adlı delikanlı var ki bu kendi bilişsel dünyasının yansıması.( Bu arada Kafka isminin Çek dilinde karga anlamına geldiğini kitap sayesinde öğrenmiş oluyoruz)
Nakata Amca bildiğimiz Anadolu evliyalarından. Bir denizde yürümediği kaldı. Saf ve dünyadan arınmış haliyle Nakata Amca’yı okumak gerçekten eğlenceliydi ve tabi ki onun yol arkadaşı Hoşino’yu tanımak da öyle.

Kafka ve Nakata Amca’nın Tokyo’nun Nakano semtinde başlayan ve Şikoku şehrinde birleşen yolculuklarını ayrı öyküler olarak okuyorsunuz. Akla hayale gelmez olaylar örgüsü içinde ortaya çıkan karakterler de cabası. bilincini yitiren on altı çocuk, gökten yağan balıklar ve sülükler, ölü kedilerin ruhundan kaval yapmaya çalışan bir heykeltıraş, Kentucky Fried Chicken’ın ambleminde yer alan beyaz sakallı Albay Sanders ve ormanların derinliğinde kaybolan iki asker.
Kitabı tıpkı Kafka Tamura gibi zihin bulanıklığı içinde okudum, olaylar, rüyalar, zihni kopuşlar kahramanların gel gitleri arasında farklı dünyalara açılan resimler zihnimi bir haylı zorladı.

Kitabın özünde şekillenen ana konulardan biri de roman içinde bahsedilen Limbo kavramının anlatılışı yani canlılar ve ölüler dünyası arasında kalan ara mekan. Silik ve yalnızlığın hakim olduğu bir yer. Kafka Tamura ve Saeki Hanım kitap boyunca bu hissi uyandırıyor zaten. Özellikle Kafka Tamura, Saeki Hanım ve Oşima arasında geçen diyaloglar varoluşu sorgulayıcı nitelikte.

Murakami’nin roman içinde sıklıkla modern dünyanın gözde markalarına yer veriyor oluşu ( son model arabalar, giyim ve gıda sektöründe öne çıkan marka ve firma adları gibi) çağımız insanın yalnızlığını makyajla güzelleştirmeye çalıştığı izlenimi uyandırdı bende. Doyum had safhada fakat karakterler son derece bezgin ve ölüme yakın haldeler. Nakata Amca’yı hariç tutuyorum bu tesbitten ki zaten o da bir bakıma geleneği yani geçmişi ifade ediyor doğayla uyum içinde ve sade yaşantısıyla.

Ve son olarak Murat Menteş severler bu romanı okuduklarında şunu söyleyebilirler Murat Menteş kitaplarını yazmadan önce Murakami’yi bolca okumuş olmalı. Özellikle kedilerin konuşması ve kitaba ismini veren Sahilde Kafka’’nın bir şarkı adı oluşu ve Murakami’nin sıklıkla film adları ve şarkılardan bahsediyor oluşu bu hissi uyandırdı bende.

Güzel izlenimler edinerek heyecanla elime aldığım roman, beni az biraz hayal kırıklığına uğratmış olsa bile köklü Japon kültürüne dair yeni bilgiler edindirmesi, yazarın hayal dünyasının zenginliği ile okumaya değer bir roman. İyi okumalar.
haruki murakami'nin okuduğum ilk kitabı oldu, sahilde kafka.
haruki murakami dili gayet iyi kullanan, entelektüel bilgisi üst düzeyde bir yazar. bunu kitaptaki metaforlardan anlayabiliyoruz.
japon bir yazar olan haruki murakami kitabına bulunduğu coğrafyanın kültürünü başarılı bir şekilde aktarmış.
yazarın eser verdiği türe baktığımızda sürrealist kurguyu görüyoruz. zaten sahilde kafka da bu türün temsilcisi.
kitap dil olarak sade bir üsluba sahip yalnız sıkça ve bol miktarda yapılan betimlemeler akıcılığı biraz baltalamakta.
kitap 49 bölümden oluşmakta, bu bölümlerde kitabın iki ana kahramanı kafka ve nakata'nın eş zamanlı olarak başından geçenler anlatılmakta. kitapta bölümler arasında anlatım bakış açıları farklılık gösteriyor. bu anlatım tekniği kitapta bazı bağlantıları kavramakta zorluklar çıkarmış.
kitabın kahramanlarını ele alacak olursam; kafka on beş yaşında evden kaçan bir ergen. geçmişte yaşadığı travmalar, annesi tarafından terkedilmesi ve babası tarafından lanetlenmesi nedeniyle evden kaçıyor.
kafka'nın amacı babasının lanetinden kaçmak ve en sert on beşlik delikanlısı olmak.
yazarın kafka'nın hayatını oedipus kompleksi üzerine kurduğu izlenimi var, çünkü babasından nefret etmesi ve annesine aşık olması bu varsayımı desteklemekte.
nakata ise 1944 yılında gerçekleşen tastepe olayından sonra hafızasını kaybetmiş, kendi tabiriyle boş bir adam.
nakata okuma yazma bilmeyen, karmaşık cümle ve kavramları anlamakta güçlük çeken bir ihtiyar ama hayata bakış açısıyla ilham verici bir karakter. ayrıca bu ihtiyar, üstünde bin türlü gariplik barındırmakta.
nakata'nın amacı boş nakata'yı tekrardan doldurmak, silik gölgesini yeniden belirgin hale getirmek.
ilginç karakterlere sahip kahramanlarımız haliyle kitaptaki merak çıtasını yukarı çekmiş. bir de buna sağlam yardımcı karakterler eklenince ortaya başarılı bir roman çıkmış.
işin ilginç yanı ise kitabın kaderini kahramanlarımız değil soyut kahramanlar belirliyor. kahramanlarımız kendi tercihlerini değil, mecburiyetlerini yaşıyor.
kafka ile nakata'nın kesiştiği nokta saeki hanım oluyor. saeki hanım'ı anlamak bir nevi kitabı anlamak olmuş.
kitapta oşima ile hoşino, ana kahramanlarımızın amaçlarına ulaşmaları yolunda gözü kara arkadaş kontenjanını oluşturmuş.
sahilde kafka kesinlikle okumaya değer bir kitap. kitabı okuduğumda dünyanın metafizikten çok, algılarla alakalı olduğunu anladım.
hayata karşı kafka kadar kararlı, nakata gibi farklı açılardan yaklaşmak gerekiyor. saeki hanım ise ruh bedenden ayrıldığı zaman bir eşyadan farkımız olmadığını hatırlatıyor.
kafka'nın lanetten kaçtığı gibi, kötülükten kaçmanın çözüm olmadığını, kötülükle yüzleşmenin bizi çözüme götüreceğini anlatıyor.
benim için kitabın özeti '' insanlar güven, sevgi ve dostluk gibi şeyler için yaşayan hayalet haline pek gelemiyorlar herhalde. o durumlarda ölmek gerekiyor. güven sevgi ve dostluk için canını verip ruh haline geliyorlar. yaşar haldeyken ruh haline gelebilmek için benim bildiğim kadarıyla, kötülük gerekiyor. negatif duygular yani ''
İşlerim olduğu için kitabı ne yazık ki geç bitirdim ama kitabın son sayfasını okuyup kapattığımda sadece vay be diyebildim . Kitabın başlarında 3 farklı roman okuyor gibi oldum kitap çeşitli bölümlerden oluşuyor noluyor dedim kendi kendime ben kaç kitap okuyorum bi arada ama sonra birbirlerine dehşet bi şekilde bağlandılar Haruki Murakami’nin okuduğum ilk kitabıydı çok olumlu düşüncelerim oldu ve kesinlikle son olmayacak Diğer kitaplarını almaya yarından başlayacam Okuyun-okutun..
Haruki Murakami ile tanışmak için doğru bir kitap mıydı bilemiyorum. Büyük beklentilerle başladığım ancak beklentilerimi karşılamayan bir kitap oldu. 15 yaşında bir çocuğun (ailevi ilişkiler içinde) yaşadığı cinsellik sahneleri 'metafor' gözüyle bakmaya çalışsam dahi beni oldukça rahatsız etti. Değer yargılarının göreceli olabileceğini ve sorgulanması gerektiğini savunsam da rahatsızlık hissi beni kitabı bir an önce bitirmeye itti. Olay örgüsünün aktarılış şeklini beğendim. Belki de bu kitap konu itibariyle bana hitap etmedi diyerek yazarın diğer eserlerine de şans vermeyi düşünüyorum.
İster gay olsun ister lezbiyen, ister heteroseksüel ister feminist, isterse faşist bir domuz ya da komünist olsun. Ne olduğunun hiç önemi yok. Benim tahammül edemediğim içi boş tipler.
"Şiir ve sembolleştirme, eski çağlardan beri ayrılmaz bir bütündür. Korsanlar ve rom gibi."
Haruki Murakami
Sayfa 341 - Doğan Kitap, 26. Baskı. Çeviren: Hüseyin Can Erkin
"Çok sinirlendiğimde, sanki sigortalarım atmış gibi oluyorum. Birileri gelip kafamın içindeki düğmeye basmış gibi, düşünmeden hareket ediyorum. Evet, hareket eden benim, ama aslında ben değilim."
Haruki Murakami
Sayfa 123 - Doğan Kitap, 26. Baskı. Çeviren: Hüseyin Can Erkin
Japonya'nın tanrısı ile yabancı ülkelerin tanrısı akraba mı yoksa düşman mı?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sahilde Kafka
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
651
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051113869
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Umibe No Kafuka
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir "düzenek" gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir... Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.

Sahilde Kafka, 21. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakami'den, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

2005; Yılın En İyi 10 Romanı, New York Times
2006; World Fantasy Ödülü
2006; Franz Kafka Ödülü'
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 929 okur

  • Duygu Altıntaş
  • Serenay Tunç
  • H
  • Furkan N
  • zişan uğuz
  • Deniz
  • suzan suzi
  • bookworm
  • Duygu Erkoç
  • Nadide ŞAHÎN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.3
14-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%20.6
25-34 Yaş
%34.6
35-44 Yaş
%26
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%0.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.3
Erkek
%32.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.8 (107)
9
%22.2 (92)
8
%28.7 (119)
7
%13 (54)
6
%3.9 (16)
5
%3.6 (15)
4
%0.7 (3)
3
%1 (4)
2
%0.2 (1)
1
%0.7 (3)

Kitabın sıralamaları