Adı:
Şair Evlenmesi
Baskı tarihi:
23 Ekim 2014
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944425810
Orijinal adı:
Şair Evlenmesi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Bir töre komedisi özelliği taşıyan "Şair Evlenmesi", görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Müştak Bey, şairliğe özenmiş romantik bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük olan Kumru Hanım'ı sevmektedir. Kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmeye çalışır. Bu kadınlar mahallenin imamı Ebüllâklaka ile iş birliği yaparak Müştak Bey’i Kumru Hanım’ın ablası Sakine Hanım’la evlendirmeye kalkışırlar. Müştak Bey, nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey'in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir.

Şinasi Batılı bir eseri tercüme etme veya uyarlama yoluna giderek daha geniş kadrolu bir tiyatro eseri meydana getirme yoluna gitmemiş, halk tiyatrosu motiflerini kullanarak tiyatro yazarlarına adeta mesaj vermek istemiştir.
37 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Şair Evlenmesi, Şair Evlenmesi bir türlü okuyamadığım ama hep aklımda olan merak ettiğim kitap.

Neden merak ettim? Yeni edebiyatın ilk tiyatro eseri olduğu için ve ne ilkleri ile karşılaştım.

İbrahim Şinasi' nin kitapta yazan hayatından:

Batı, özellikle Fransız kültürü etkisinde eserler vermiş, ülkenin, Batı örnek alınarak eğitim alanında uygulanacak radikal yöntemlerle gelişebileceğini savunmuş, Batı hatta Fransızca'dan aktarma eserleri tek çözüm olarak görüp, bu amaçla yazarlığında çok yönlü bir çaba içine girmiştir. Gazete çıkarıp makale, şiir ve oyun yazmış, sözlük çalışmaları yapmış. Tanzimat' la başlayan Batılılaşma hareketinin öncülerinden biri olarak dil, edebiyat ve düşünce hayatının değişmesinde etkili olmuş.
Fransız şairlerinden manzum olarak yaptığı ilk ve basit tercümeleri 1858' de Tercüme-i Manzume adıyla yayınlamış. Bunlar, Batı şiiri hakkında Türk okuyucusuna ilk bilgiyi veren çok küçük denemeler. Divan şiirinden tamamı ile farklı denemeler yapmış sanatçı Daha sonra birçok türde eser vererek kendisinden sonra gelecek olan genç sanatçılara da örnek olmayı amaçlamış.

"Her şeyden önce ilklerin sanatçısıdır. İlk tiyatro, ilk çeviri, ilk özel gazete onun esiridir. Edebiyatımızda ilk defa noktalama işaretini kullanan da odur."

Ve bu eserini 1860 yılında Tercüman-ı Ahval da yayınlamış.

Hayatı boyunca en büyük isteği hazırladığı sözlüğü bitirmekmiş ve bitiremeden beyin tümörü yüzünden 13 Eylül 1871 de vefat etmiş. Ayaspaşa mezarlığına defnedilmiş mezarının yeri kaybolmuş!!!

Ve ilk sahnemiz; Müştak Bey' in sevdiği kadın Kumru Hanım ile evlenecek olmasından kaynaklanan telaşıyla, mahrem dostu Hikmet Efendi arasında geçen hem Kumru Hanım'a olan aşkı hem de adını bile duymaya tahammül edemediği Kumru Hanım' ın ablası Sakine Hanım ile ilgili konuşmalarla başlıyor.

Müştak Bey aşktan, sevdiği insana kavuşacağından mutlu ama gelin hanımı görünce bir baygınlık geçiriyor.

Kılavuz kadınların yaptığı hileyle kendisiyle evlendirilen kişinin, sevdiği kadın olan Kumru Hanım değil de Sakine Hanım olduğunu gören Müştak Bey, (yaşanan ve söylenen bir kaç olaydan sonra) edepsizlik ettiği gerekçesiyle kılavuz kadınların nikahı kıyan imamı çağırtmasıyla kendini çıkarcı imamın, cahil mahallelinin karşısında buluyor. Olay Hikmet Bey'in imama verdiği rüşvetle çözülüyor ve sonunda sevdiği kadın ile evleniyor.

Müştak Bey sevincinden havalara uçarken Hikmet Bey' i bir an önce göndermeye çalışırken söylediği sözler "Sen ve hanımın birbirinize her yönden tanıdığınız halde evlenirken ne belalara uğradınız.
...
Ya birbirinin ahvalini asla bilmeyerek ev bark olanların hali nasıl olur bundan kıyas eyle!.."

Eyleyin...

Batıl inançların, bazı geleneklerin boşluğunun, sırf çıkarı uğruna görevini kötüye kullanan din adamlarının ve kılavuzların hilekarlığının görücü usulü ile evlenmenin sakıncalarının, cahilliğin kısa ama dolu bir şekilde anlatımı.

Son olarak şu alıntıyı paylaşmak istiyorum ki gerçekten paylaşılmaya değer:
Şinasi, sevdiği genç kızla bir an evvel evlenmek sevdasıyla yanıp tutuşan beyzadeyi çok isteyen, arzu eden anlamına gelen Müştak;
sevgilisine, karşılıklı  aşkın en üst seviyelerde anlatımı demek olan ve arzulanan bir güzelliği ifade eden Kumru;
problemli durumları ince zekâsıyla çözen kahramana, çoğu kez insanın anlamadığı sır ve derin bilgelikle dolu neden ve sonuç anlamına gelen Hikmet; 
Kumru’nun evde kalmış ablasına, yaşlı ve uyuşuk, bir iş ve uğraşı olmayan, miskin, tembel anlamına gelen Sâkine;
Mahalle bekçiliği yapan, gece karanlığında uya, çamura çıka bata dolaşan anlamındaki Batak Ese;
üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokan anlamına gelen Atak Köse;
susmak bilmeyen lafebesi  İmama “lakırdı babası” anlamına gelen Ebul-Lâklâka demesi rastgele verilen adlar değildir.


Tavsiye etmeye gerek var mı ki?
80 syf.
·Beğendi·9/10
Şair Evlenmesi ;Edebiyatımızda batı tarzında yazılan, yazarın o dönemde tiyatro türünün gerekliliğini anlaması bakımından önem teşkil eden, edebiyatımızın tek perdelik tiyatro eseridir...Bir töre komedisi özelliği taşıyan şair evlenmesi, görücü usulü ile evliliğin sakıncalarını anlatır...Eser bir tiyatro ürünüdür.Komedi türü işlenmiş olup amacı; insanları güldürmek, düşündürmek eğitmek, bilgilendirmek ve görücü usülünün görünen yanlışlığını ve olumsuz sonuçlarını tiyatro yoluyla göstermektedir...Yazarın dili
sade ve anlaşılır,anlatımı oldukça akıcıdır. Herkesin okuması gereken önemli bir eser.

Özeti:

Müştak Bey, isimli bir genç şair, mahallesinde oturan Kumru isimli bir kızı sever ve bu kız ile evlenmek ister. Habbe Kadın ve Ziba Dudu, bu evlilik için aracı olurlar.
Nikahtan sonra genç şair Müştak Bey'e Kumru'nun çirkin ve yaşlı ablasını gelin olarak getirirler. Bu bayanın adı Sakine Hanım'dır. Bu oyunda din adamlığı görevini kötüye kullanan Ebüllâklâka da yerini alır. Hikmet Bey, genç şair Müştak Bey'in arkadaşıdır. İşte bu Hikmet Bey, Ebüllâklâka'ya rüşvet vererek arkadaşı Müştak Bey'i bu zor durumdan kurtarır.


Bu tür bizim edebiyatımıza Tanzimatla girmiştir.

YAZAR HAKKINDA

ŞİNASİ(1826 – 1871)

İbrahim Şinasi (1826-1871) İstanbul’da doğmuştur. Türk-Rus savaşında (1827) Şumnu’da ölen bir topçu subayının oğludur; Küçük yaşta yetim kalan Şinasi, annesi tarafından yetiştirilmiştir. İlk öğrenimini Tophane semtindeki mahalle mekteplerinden birinde yapmış, sonra Tophane idaresi kalemlerinden birine çirağ edilmiştir. Orada kendinden yaşlı bir memurdan Doğu bilimlerini, sonradan Müslüman olan yabancı bir uzman memurdan da Fransızca’yı öğrenmeğe başlamıştır. Tophane müşirliğine verdiği bir dilekçe üzerine, okuma için Paris’e gönderilmiş (1849), orada maliye öğrenimi görmüş, bu arada edebiyatla da uğraşmıştır. İstanbul’a dönünce (1853) bir süre yine Tophane’de çalışmış, Reşit Paşa’nın sadrazamlığı sırasında Meclis-i Marif’e üye seçilmiş (1855), Âli Paşa’nın sadrazamlığı zamanında, Reşit Paşa’nın yetiştirmesi olduğu için azledilmiş, fakat Reşit Paşa’nın altıncı ve son defa sadrazam olması üzerine tekrar eski görevine tâyin olunmuş (1857), onun ölümünden sonra (1858) Yusuf Kâmil Paşa’nın koruyuculuğunu kazanmış ise de, az sonra memurluktan kendi isteği ile çekilerek gazeteciliğe başlamıştır (1860). İlkin Agâh Efendi ile birlikte Tercümân-ı Ahvâl adlı bir gazete çıkarmış (21 ekim 1860), altı ay sonra buradan ayrılarak Tasvir-i Efkâr gazetesini çıkarmağa koyulmuştur (27 haziran 1862). Bunu üç yıl kadar tek başına yönetmiş, gazetesini Namık Kemal’e bırakarak tekrar Paris’e gitmiş (1865), orada beş yıl kaldıktan sonra İstanbul’a dönerek (1869) basımevinin ıslahı ile uğraşmış çok çalışma yüzünden beyin yorgunluğundan ölmüştür. 

Tanıtım Bülteninden

Bir töre komedisi özelliği taşıyan "Şair Evlenmesi", görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Müştak Bey, şairliğe özenmiş romantik bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük olan Kumru Hanım'ı sevmektedir. Kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmeye çalışır. Bu kadınlar mahallenin imamı Ebüllâklaka ile iş birliği yaparak Müştak Bey'i Kumru Hanım'ın ablası Sakine Hanım'la evlendirmeye kalkışırlar. Müştak Bey, nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey'in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Şinasi Batılı bir eseri tercüme etme veya uyarlama yoluna giderek daha geniş kadrolu bir tiyatro eseri meydana getirme yoluna gitmemiş, halk tiyatrosu motiflerini kullanarak tiyatro yazarlarına adeta mesaj vermek istemiştir
64 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Tanzimat edebiyatı dönemine dahil olan bu metin, Türk Edebiyatı'nın Batılı anlamdaki ilk tiyatro metni olması özelliği ile bilinir. Türk tiyatrosunun doğaçlama niteliğindeki oyunlardan yazılı metne geçmesi, Şair Evlenmesi ile gerçekleşmiştir.
Tek perdelik bu tiyatro metninde, Damat Müştak Bey'in görücü usulü ile evlendirilmesi macerası işlenir. Müştak Bey aslında Kumru Hanım'la evlenmek istemekdir. Ancak görücü usulü evliliklerden kaynaklı aksaklıklar sebebiyle, bir takım aksilikler yaşanır.
Günlük ağızla yazılmış, nüktedan ve akıcı bir dil kullanılmıştır. Buna rağmen sahnelendiğinde dönemin halkı tarafından çok sevilmemiş ve tepkiler almıştır.
Çok kısa olan bu metinde (yaklaşık 25 sayfa) döneme ve mekana ilişkin detaylı bilginin verilmemiş olması beni birazcık üzdü. Keşke daha fazla detaylandırılsaydı dediğim yerler oldu.
Yine de, günümüz Türk Tiyatrosu'na öncülük eden bu eserin mutlaka okunması gerektiği kanaatindeyim. Zaten çok kısa olan metin, yarım saatte bile okunabileceğinden, size hiçbir şey kaybettirmecektir.
Sevgiyle. :)
64 syf.
·1 günde·8/10
Şinasi , çağdaş bir edebiyatta tiyatro türünün gerekliliğini anlamış , Şair evlenmesi ' ni yazarak Türk tiyatrosunun da ilk yapıtını ortaya koymuştur .
Konusuna değinecek olursak eğer ;
Şair evlenmesi oyunu , alafranga davranışları ve kıyafetiyle mahallelinin pek de hoşuna gitmeyen Müştak Bey adında yoksul fakat ileri görüşlü bir şairin sevip istediği genç ve güzel Kumru Hanım yerine onun huysuz ve yaşlı ablası Sakine Hanım 'la evlenmeye mecbur edilmesini konu edinir .
Bir perdelik bir oyundur .
Okumanızı tavsiye ederim .
İyi Okumalar .
80 syf.
Herkese Merhaba,
İbrahim Şinasi’nin bu eseri Türk tiyatro tarihinde özgün ilk Türk oyunu olması açısından önemli bir eser. Eserin dili son derece sade ve anlaşılır. Eserde tiyatronun komedi dili işlenmekle birlikte eserin dili son derece sade ve anlaşılır. Görücü usulü ile evlenmenin sakıncalarını anlatan bu kitaptaki karakterler de o dönemin atmosferini ve yaşam tarzını son derece güzel yansıtmış. Herkese keyifli okumalar.
64 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hepimizin lise edebiyat derslerinden aşina olduğumuz bir eserdir Şair Evlenmesi. Edebiyatımızda ilklerin adamı İbrahim Şinasi tarafından yazılmış bir töre komedisi. Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz... Tiyatro izleme imkanı çok fazla olmayan biri olarak tiyatro metinleri okumayı çok severim ben. Moliere, Shakespeare, Çehov... Ama şimdiye kadar tiyatromuzun atasını okuma imkanı bulamamıştım. Tek perde olan ve okuru hemencecik içine alan bu güzel kitabı benim gibi tiyatrosever herkese tavsiye ederim. İçinde halk edebiyatının saf dili ve sokaktan insanların sahici ağızları sizi büyük bir içtenlikle karşılayacak emin olun.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Gerçekten iyi bir eser, içinde o dönemden kalma şiveleride barındırıyor olması, ayrı bir güzellik katıyor. Çok kısa olmasına rağmen okudukça insanın yüzünden tebessümü eksik etmiyor.
64 syf.
·1 günde·8/10
Okuduğum üçüncü tiyatro oyunu, aralarında en çok Şair Evlenmesi'ni sevdim. Diğerleri Shakespeare'e aitlerdi ve bir türlü okurken anlayamıyordum, bu hoşuma gitti.

Kısacık zaten, edebiyatımızda bu tarz önemli olan eserler herkesin kütüphanesinde bulunmalı bence :)
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Şair evlenmesi bir töre ve karekter komedyasıdır. Dönemin toplumsal yapısını ele alan bu eser bir tenkit niteliğindedir. Adam kayırma, rüşvet ve görmeden evliliği anlatan ve hicveden şairin bu eseri toplumdaki bireyleri birebir eserlerine uyarlandığı için kendisini de ortaya koyduğu eserini de başarılı kılmıştır. Alafranga tiplemelere de yer veren şair dönemin zihniyetini doğrudan yansıtmıştır.
İşte kendi menfaati için aşk ve muhabbet tellalığına kalkışan kılavuz kısmının sözüne itimat edenin bedeli budur.
Bir kumrusun sen tab'a muvafık
Yapsam yuvamı sinemde layık
Canü gönülden ben oldum aşık
Yapsam yuvanı sinemde layık

Benim gibi fakir bir şairin vereceği yüz görümlüğü bu kadar olur.
Sen ve hanımın birbirinize her yönden tanıdığınız halde evlenirken ne belalara uğradınız.
...
Ya birbirinin ahvalini asla bilmeyerek ev bark olanların hali nasıl olur bundan kıyas eyle!..
Alınız efendim artık yüzünü güldürmenin çaresine bakarız. Hemen iyi geçirmeniz için can u gönülden dua ederim.
Bir kumrusun sen tabl-a muvafık
Yapsam yuvanı sinemde layık
Can u gönülden ben oldum aşık
Yapsam yuvanı sinemde layık
Adam evlenirken utanmalı mıdır benim bildiğim bunun aksinedir her neyse sen haydi var hanımın dışarıda bekleyedur ben de biraz kendi kendime nasıl utanılır egzersiz yapayım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şair Evlenmesi
Baskı tarihi:
23 Ekim 2014
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944425810
Orijinal adı:
Şair Evlenmesi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Bir töre komedisi özelliği taşıyan "Şair Evlenmesi", görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Müştak Bey, şairliğe özenmiş romantik bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük olan Kumru Hanım'ı sevmektedir. Kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmeye çalışır. Bu kadınlar mahallenin imamı Ebüllâklaka ile iş birliği yaparak Müştak Bey’i Kumru Hanım’ın ablası Sakine Hanım’la evlendirmeye kalkışırlar. Müştak Bey, nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım'ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey'in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir.

Şinasi Batılı bir eseri tercüme etme veya uyarlama yoluna giderek daha geniş kadrolu bir tiyatro eseri meydana getirme yoluna gitmemiş, halk tiyatrosu motiflerini kullanarak tiyatro yazarlarına adeta mesaj vermek istemiştir.

Kitabı okuyanlar 2.001 okur

  • Ayşe Altay
  • Vesile Kavici
  • Berivan Bayar
  • Helin Bayar
  • Hukukçubirkız
  • Yüsra Şağban
  • Shams
  • Abdullah Kaya
  • Sadık Boztepe
  • Sinem terzi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.6 (3)
9
%0.6 (3)
8
%0.6 (3)
7
%1.3 (6)
6
%0.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları