Şâir ve Patron (Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Sosyolojik Bir İnceleme)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.601
Gösterim
Adı:
Şâir ve Patron
Alt başlık:
Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Sosyolojik Bir İnceleme
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
978975871704-9
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Şâir ve Patron, Türkiye'nin tarih alanındaki saygıdeğer temsilcisi Halil İnalcık tarafından kaleme alınmıştır. Bu küçük ama edebiyat için çığır açıcı risâlede İnalcık, Osmanlı divan şâirlerini ve şiirlerini, sanat ve iktidar ilişkisini sosyolojik bir yaklaşımla ele almakta, ana kaynakları kullanarak patronajın bu sanat tarzı üzerindeki belirleyici etkisini analiz etmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu'ndaki sanat ve iktidar ilişkisini Max Weber'in ''patrimonyal devlet yapısı'' tanımlamasından yola çıkarak inceleyen İnalcık, patrimonyal bir yapıya sahip toplumlarda bilim adamı ve sanatçının üretimini ''mutlak egemen bir hükümdar''ın belirlediğini şu sözlerle vurguluyor: ''Genelde, bilim adamı ve sanatçı, belli bir toplumda egemen sosyal ilişkiler ve belli bir kültür çerçevesinde sanatını ifade eder. Osmanlı toplumu gibi patrimonyal türde bir toplumda, başka deyimle, sosyal onur, statü ve mertebelerin mutlak egemen bir hükümdar tarafından belirlendiği bir toplumda bu gerçek daha da belirgindir.''
88 syf.
·2 günde·7/10
Patrimonyal Devlet ve Sanat üzerinde sosyolojik bir inceleme olarak başlatılan bu kısa kitapta; 15 ve 16. Yüzyıl dönemine ait ünlü şairlerin geçimlerini ve mevkilerini kazanmak için Patrona (Padişah) yakınlık ve en üst şekilde övgülere yer vererek istediklerini kazandıklarını resmi evraklarla aldıkları paraları da göstermektedir.

Aradan yaklaşık 500-600 yıl geçmesine rağmen her ne kadar kişiler ve işleyiş metodları değişsede ana düşünce fikri hep aynı kalmış malesef. En küçük devlet kurumundan, en büyük kurumlara kadar adam kayırma var gibi durmakta. Patronaj düşünce halen çalışmakta.

Dikkatimi çeken ünlü şair Fuzuli'nin günlük 9 akça para alması, zamanında çok para götüren meslektaşlarına karşın birşey kazanamamış olması beni şaşırttı. Herkese iyi okumalar
88 syf.
·2 günde
Ortaçağ’da Doğu’da ve Batı’da devletler patrimonyal bir yapıya sahipti. Patronaj ilşkisi bulunmaktaydı. Sen ne kadar itaat edersen o kadar korunurdun yahut ne kadar korunursan o kadar itaat ederdin. Bu karşılıklı bir ilişkidir. Belki kula kulluk(patron-kul) ya da usta çırak ilişkisi gibi bir şeydir. Patronaj sadece sanat alanında değil askeriyede bürokraside hatta ilmiyye sınıfında dahi sosyal ilişkilerin temelidir.
Patronaj hasede, rekabete, entrikayai iltimasa neden olmuştur(kaside sunmak) yazarın deyimi ile toplumun ahlakını yahut ahlaksızlıını oluştururdu.Mesela Fuzuli büyüklere yaklaşmaz bunun tesellisini hased ehlinden uzak kalmakta bulurdu.
Divan şiiri İran kaynaklı bir edebiyattır. Osmanlı Padişahları İran’dan sanatkarlar getirtmek için fazlaca uğraşmışlar Fatihle başlayan bir rönesans var kültür oluşturulmaya çalışılmıştır. Sanatkarlara çokça ödüller verilmiştir. (İran edebiyatının son büyük şairi Molla Cami’ye 1000 altın verilmiştir.) Bunu dışında hem Osmanlı’da hem de Timurilerde zorla sürgünlerle devlet merkezlerine sanatkarlar çekilmiştir.
Zamanla bu Fars örnekleri rekabetlere yol açmış Türk şairler onlarla yarışmaya başlamıştır. Türk şairler Farslar tarafından alaya alınmıştır.Fakat ileriki zamanda Farsları gölgede bırakacak Farsça eserler verilmiştir. 15.yy’da Şeyhi Fars edebiyatındaki mesnevilerden çok daha güzellerini yazmıştır ve kabul görmüştür.
Fars örneği tüm toplumda değil fakat yüksek mertebede gittikçe yaygınlaşmış, yine yazarın dediği gibi, ‘’Türki ta’birat’’ köylü ve dağ kabilelerine özgü sayılmıştır.
Osmanlı’da şairler zevk ve sefa ile karşılandığı gibi çeşitli durumlar sonucunda eza ve cefaya da düşmülerdir. Patronun itibarını düşürmeleri sonucunda sürgüne ya da katline karar kılınanlar vardır. Fatih’in intisabında olan Ahmet Paşa eşcinsel olması, mahbublara göz dikmesi sonucu katline karra kılınmış daha sonra padişaha yazdığı Kerem Kasidesi ile sürgüne gönderilmiştir. Fuzuli, Şia- İmamiyye mezhebine bağlı olduğundan Osmanlıda bir patron bulması zordu. Bu şekilde feleğe, padişahlara isyan ve lanet ederek sefil bir şekilde hastalıkla ölmüştür. Aynı şekilde İran şairlerinin üstünlüğünü kabul eden Mesihi Osmanlı ülkesinde Acem’den gelenlere verilen fazla itibarı gereksiz bulanlardandır.
Mesihi gökten insen sana yok yer
Yürü var gel Arab’dan ya Acem’den (Halil İnalcık, Şair ve Patron)
Osmanlı kaynakları şairlerin çoğu kez bu işret meclislerinde hükümdarın takdir ve lütüflarına eriştiklerini belirtir. (Şair ve Patron) İşret meclisleri içki meclisleride şairler devlet adamları bu meclislerde bir araya gelir, padişaha kasideler sunulur niamlar alınırdı.
Eser çok kısa fakar Şair ve Patronaj üzerinde oldukça yetkili bir eser. Fuzuliyle ilgili kısımda çok fazla Farsça beyit var bunları anlamak zor hatta bilmeyene imkansız. Ama ilgisi olan okumalı bence akıcı ve güzel bir dili vardı. İyi okumalar :)
88 syf.
·8/10
Divan Edebiyatının en parlak dönemi olan 15. ve 16. Yüzyıllarda ki Şair_Patron (Patron denilirken Padişah veya mühim devlet adamı kastedilmekte) ilişkileri mükemmel bir şekilde anlatılmış.

Benim açımdan kitaptaki en kıymetli yer 34. sayfada Karacaoğlan'ın

"Yeşil baş ördek olsam"
"Su içmem gölünüzden"

mısraları üzerine, yazarın dipnot olarak

"Hangi divan şairinin sanatlı beyiti, sevgilisine gücenen Karacaoğlan'ın bu ince doğal yakınışı kadar şiirdir"

şeklinde ifade ettiği bir cümlelik yorumdur. Sen ne güzel insansın Halil İnalcık !
Allah Rahmet eylesin.
88 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Büyük hoca Halil İnalcık, Osmanlı şairleri ve Divan Edebiyatını tarihi bilgi ve belgeler ile ele alıyor. Klasik İran edebiyatının Divan Edebiyatına etkisi, şair ve patron ilişkileri, Divan Edebiyatının saray ve Osmanlı hanedanındaki yansımasını inceliyor.
Baki, Firdevsi, Sehi, Latifi, Aşık Çelebi, Kinalızade Hasan Çelebi ve en çok da Fuzuli hakkında ayrıntılı bölümler var.
Hanedanın, Divan Edebiyatı şairleri ve Sanatçılar üzerindeki iktidarına ve hakimiyetine geniş kapsamlı değiniyor.
Tarih ve Edebiyatla ilgililere uygun bir kitap.
88 syf.
·Puan vermedi
Bu kitapta Halil Hoca şairlerin kendilerine sahip çıkacak bir patron(hükümdar, şehzade, paşa..) arayışlarını ve divan şiirinin inceliklerini konu edinmiştir. Şâirliğin öneminden bahsetmiş ve
Genelde, bilim adamı ve sanatçı, belli bir toplumda egemen sosyal ilişkiler ve belli bir kültür çerçevesinde sanatını ifade eder. Osmanlı toplumu gibi patrimonyal türde bir toplumda, başka deyimle, sosyal onur, statü ve mertebelerin mutlak egemen bir hükümdar tarafından belirlendiği bir toplumda bu gerçek daha da belirgindir.
Bahsedilmiştir okuna bilir.
88 syf.
·Puan vermedi
Dîvan Edebiyatı'nın en büyük şairi Fuzulî kabul edilir. Bu kitabı okuduğumda Koca Fuzulî'nin aylık kazancının inşaat ustasının kazancıyla aynı olduğunu gördüm ve şok oldum. Hele bir de o kazancını vaktinde alabilse gariban Fuzulî. Şikayetname'yi Fuzulî yazmasın da kim yazsın! Gerçekten "yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr u kıymetten"
Fuzulî gibi birçok şair ve şairi kollayan bey,paşa,padişah ilişkisini anlatan bir kitap. Edebiyat meraklılarına, özellikle Dîvan Edebiyatı meraklılarına tavsiye ederim.
88 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı edebiyata gönül veren kim varsa iyi okusun derkenar tutsun yada not alsın altını çizsin ben defalarca okudum ve bu küçük ama büyük kitapdan patronaj meselesini öğrenin
88 syf.
Sanatın paraya tedvir edilmediği dönemlerde sanatçıların kendilerin himaye edecek varlıklı-nüfuzlu kişiler bulmaları mecburi idi; menfaat çatışmaları olduğu doğruysa da bu durum kaçınılmazdı. Hatta günümüzdeki sanatçı-şarkıcı cemaati ile mukayese edildiğinde şuaranın çok masum kaldığını da söyleyebiliriz ve genel hatlarıyla Osmanlı padişahlarının şiirden ve sanattan anlayacak bir donanıma sahip oldukları da bilinen bir gerçektir.Bu eserde Halil İnalcık hoca edebiyat tarihimizin önemli devirlerinden birine temas etmiş.
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Şayet divan edebiyatına dair fikre sahipseniz ve şiirlerin çoğu eski dilde yazıldığı için eski dile hakimseniz çok hoş bulacaksınız. Ama benim gibi kültür seviyeniz yetmiyorsa okumayın sadece kim kime yaranmaya çalışmış bunu göreceksiniz. Sıradan düz bir kitap değil bilin istedim
88 syf.
·1 günde
Osmanlı Teşkilat Tarihi dersinde sorumlu tutulduğumuz bir kitap idi.Bir gün içerisinde okudum.Kısa olmasına rağmen kesin ve net bilgiler içeriyor.Osmanlı divan şairlerini ve şirilerini sanat ve iktidar ilişkilerini sosyolojik bir yaklaşımda ele alıyor.
Herkes dünya hırsına ve gösterişine kapılmış, sanat ve ilim gibi değerlere sırtını çevirmiş.
Halil İnalcık
Sayfa 44 - DoğuBatı
Kendi halinde, sanatlı şiirler yazmakla zamanını geçirir. Nazmı sağlam, gazelleri âşıkâne, kasîdeleri hayal ve edebî sanatlar bakımından güçlü olup daha ziyade kendi dertlerini anlatır.
Mesnevî dalında eserleri, özellikle Leylâ ve Mecnûn’u anılmaya değer; her sözü yanan parlak bir kandil, her noktası kıvılcım saçan bir ateş parçasıdır.
Halil İnalcık
Doğu Batı Yayınları
... Buna karşılık halka yönelen, meselâ Karacaoğlan'ın şiiri gibi, realist-naturalist nitelik gösteren şiir, sanat sayılmaz.*

*Yine de, hangi divan şairinin sanatlı beyti, sevgilisine gücenen Karacaoğlan'ın şu ince doğal yakınışı kadar şiirdir:
Yeşil-başlı ördek olsam
Sular içmem gölünüzden
Halil İnalcık
Sayfa 34 - Doğu Batı Yayınları
Priştinalı Mesîhî, İranlı şairleri üstad saymakla beraber, Osmanlı ülkesinde Acem'den (Çoğu Azerbaycan'dan) gelenlere verilen fazla itibarı gereksiz bulanlardandır.

Mesîhî gökten insen sana yok yer
Yürü var gel Arab'dan ya Acem'den
Halil İnalcık
Sayfa 34 - Doğu Batı Yayınları 1.Baskı 2013
Sık sık güzel Türkçe deyim ve atasözleri kullanarak renkli, orjinal bir üslûp yarattığı kabul edilen "muhteri" (yaratıcı) Priştinalı şâir Mesîhîn İranlı şâirleri üstad saymakla beraber, Osmanlı ülkesinde Acem'den (çoğu Azerbaycan'dan) gelenlere verilen itibarı gereksiz bulanlardandır.
Kanunî’nin Osmanlı tahtına hukuken vâris olan şehzâdelerinden Bayezid, çağdaşları tarafından “fâzıl, şâir, iyi ahlâklı, alçakgönüllü ve iyilik-sever” bir şehzâde olarak tanınıyordu. Kendisi Şâhî mahlasıyla şiir yazardı. Maiyetinde bulunanlara karşı çok cömert olduğu biliniyordu. Sancak beyliğine gönderilen Bayezid’e Fuzûlî’nin yazdığı mektup, onun bir patron arayışında olduğunu açık biçimde kanıtlayan bir belgedir.
Halil İnalcık
Doğu Batı Yayınları
Osmanlı'nın Fâtih Sultan Mehmed ile başlayan en ileri bir İslâm imparatorluğu olma iddiası sonucu olarak, bu bölgelerden âlim, sanatçı, münşî ve şâirler davet ediliyor ve el üstünde tutuluyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şâir ve Patron
Alt başlık:
Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Sosyolojik Bir İnceleme
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
978975871704-9
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Şâir ve Patron, Türkiye'nin tarih alanındaki saygıdeğer temsilcisi Halil İnalcık tarafından kaleme alınmıştır. Bu küçük ama edebiyat için çığır açıcı risâlede İnalcık, Osmanlı divan şâirlerini ve şiirlerini, sanat ve iktidar ilişkisini sosyolojik bir yaklaşımla ele almakta, ana kaynakları kullanarak patronajın bu sanat tarzı üzerindeki belirleyici etkisini analiz etmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu'ndaki sanat ve iktidar ilişkisini Max Weber'in ''patrimonyal devlet yapısı'' tanımlamasından yola çıkarak inceleyen İnalcık, patrimonyal bir yapıya sahip toplumlarda bilim adamı ve sanatçının üretimini ''mutlak egemen bir hükümdar''ın belirlediğini şu sözlerle vurguluyor: ''Genelde, bilim adamı ve sanatçı, belli bir toplumda egemen sosyal ilişkiler ve belli bir kültür çerçevesinde sanatını ifade eder. Osmanlı toplumu gibi patrimonyal türde bir toplumda, başka deyimle, sosyal onur, statü ve mertebelerin mutlak egemen bir hükümdar tarafından belirlendiği bir toplumda bu gerçek daha da belirgindir.''

Kitabı okuyanlar 96 okur

  • Büşra
  • Simişarki
  • Ezgi Göktürk
  • Beyza Kayar
  • Şenay Suluk
  • Esi
  • Kürşat
  • Gül Ulucan
  • Esra Semiz
  • Damla Özdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%30.6
25-34 Yaş
%38.9
35-44 Yaş
%19.4
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.2
Erkek
%57.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28 (7)
9
%20 (5)
8
%20 (5)
7
%16 (4)
6
%8 (2)
5
%4 (1)
4
%0
3
%4 (1)
2
%0
1
%0