Sakın Aldanma, İnanma, Kanma

·
Okunma
·
Beğeni
·
682
Gösterim
Adı:
Sakın Aldanma, İnanma, Kanma
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751030900
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
"Sakın aldanma, inanma, kanma... Yalan dolan makaraları yine sağılmaya başlanacak, yine elimizdekiler kapılıp deve yapılacak; toklar çekilip biraz da açlar yalanacak... Bu işin künhü budur! Polis zannedeceksin, harami çıkacak; nimet diye gideceksin, tuzak çıkacak; melek görünecek, şeytan çıkacak... Gözünü açmazsan yine yumurtalar cılk çıkacak!
Hülasa artık her sakallıyı baban sanma, her lafa kulak asma, kabadayılığa yekûn tut, efeliğe kapılma... Bu benim sana baş nasihatim: Gözünü aç, ayağını tetik at, yine aldanma, inanma, kanma!"

Refik Halid Karay, Sakın Aldanma, İnanma, Kanma'da, savaş yıllarında yaşanan, parasızlığı, yiyecek, içecek, yakacak kıtlığını, halkın düştüğü sefaleti, söylenen yalanları, aldatmaları alaylı ve hicivli bir üslupla dile getirirken, mütareke yıllarında Hatay - Antakya üzerine kaleme aldığı öyküler ile de okuyucusuna belgesel niteliğinde bir eser sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap, Refik Halit Karay'ın okuduğum ilk kitabı. Kitabın daha ilk sayfalarından itibaren kitaba hayran kaldım desem yeridir. Yazarın daha önceden Türkçeyi en iyi kullanan yazarların başında geldiğini duymuştum. Fakat kitabin ilk sayfalarından itibaren bunu duymakla kalmayıp buna şahit oldum.

Kitap kesinlikle çok yönlü bir kitap. Kitabın bazı bölümleri deneme tarzında, bazi bölümleri gezi yazısı tarzında, bazı bölümler bilgilendirici ve mizahi tarzda yazılmış.

Dünya harbinin son senelerinde yazılmış olduğu icin o dönemin açlık ve sefaletini iliklerinize kadar hissettiren, Nasrettin Hoca fikralariyla düşündüren ve aynı zamanda da güldüren bir kitap.

Keyifli okumalar.
Aslında, kitabın tüm sayfalarını okudum, fakat ben bu kitabı bitirdim demeye utanırım. Refik Halid, "Türkçeyi en iyi kullanan yazardır" dedikleri kadar varmış. Kendi dilime, bu kadar sığ, bilgisiz ve cahil kaldığım için utandım. Kitabı okudum diyemem. O kadar çok sözlük karıştırmam gerekti ki okumaktan çok bu kitapla dilimi araştırdım diyebilirim ancak. "Bu iş burda bitmez Refik Abi" deyip daha sonra tekrardan "OKUMAK" için erteliyorum.
Evet, sakın aldanma, inanma, kanma; bu dünya hile, hud'a dünyası. .. Evvela çoban görünüp başa geçiyorlar, sonra kurt olup sürüyü yutuyorlar
Sakın aldanma, inanma, kanma! Ne aşıkın sazına, ne meb'usun sözüne, ne hacının lafına, ne papazın putuna ... Benim hepsinden ağzım yandı, hepsinden sıtkım sıyrıldı. Yine biri çıkacak: «Müsavat!» diye haykıracak, beş sene sonra Çamlıcadan Kanlıcaya kadar arazi alıp Elmalı bendini kendine havuz yapacak, halkı susuz bırakacak ... Yine biri türeyecek: «Adalet» diye inliyecek, ertesi günü harmanlar yakacak, çiftlikler basacak, adamlar asacak!.. Yine biri gelecek: «Hürriyet!» diye bağıracak; sonra ağzımı dikecek, elimi bağlıyacak, sırtıma binip keyfini getirecek! Yine ne «fazılı muhterem» ler gelecek, ne «kahramanı hürriyet» ler türeyecek, ne «ebbi meşrutiyet» ler doğacak ... Sakın aldanma, inanma, kanma; on senedir aldığın derslerden hala uslanmadınsa adam olacağın yoktur, yazıktır sana ... Ne yeni fırkalara inan, ne tatlı ümitlere kapıl, ne Aliden fayda bekle, ne Veliden iyilik um ... Eski hamam, eski tas, eski nalın, eski tarz ... Zannetme ki katır doğurur, kısır emzirir, kırk yıllık Yani, Kani olur ... Millet aşkına yaya gezeriz diye gelirler, sonra Babıaliden Nafıaya kadar otomobile binerler; su içeriz derler, şampanyaya kanmak bilmezler; kulübeyi kendilerine çok görürler, biraz. geçince saraylara sığmazlaı·, bugün şehre eşek sırtında girerler, yarın tahtırevanla çıkarlar... Bakalım yine ne tüysüzler çullanacak, ne sünepeler sivrilecek, ne solucanlar yılanlaşacak !..
Vücudumuzun elbiseye olan ihtiyacından fazla hissiyatımızın örtüye ihtiyacı vardır. Aksi gibi ben bu cihette de, hissiyat örtüsüzlüğünde de elbiseden daha züğürdüm; göğsümü kapayım derken sırtım açılıyor.
Sanki gök de muhtekir bir tüccar kesilmişti, güneşi saklayıp lisan-ı haliyle ve öfkeli çehresiyle bize: "Tükendi, nafile beklemeyiniz, yenisini sulhten sonraya, Afrika yolu açılınca getirteceğiz!" diyor, fakat gizliden gizliye bulutların arasından ucunu gösteriyor, "Var ama pahalıya..." diye kulağımıza fısıldıyordu.
Refik Halid Karay
Sayfa 15 - İnkılap yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sakın Aldanma, İnanma, Kanma
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751030900
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
"Sakın aldanma, inanma, kanma... Yalan dolan makaraları yine sağılmaya başlanacak, yine elimizdekiler kapılıp deve yapılacak; toklar çekilip biraz da açlar yalanacak... Bu işin künhü budur! Polis zannedeceksin, harami çıkacak; nimet diye gideceksin, tuzak çıkacak; melek görünecek, şeytan çıkacak... Gözünü açmazsan yine yumurtalar cılk çıkacak!
Hülasa artık her sakallıyı baban sanma, her lafa kulak asma, kabadayılığa yekûn tut, efeliğe kapılma... Bu benim sana baş nasihatim: Gözünü aç, ayağını tetik at, yine aldanma, inanma, kanma!"

Refik Halid Karay, Sakın Aldanma, İnanma, Kanma'da, savaş yıllarında yaşanan, parasızlığı, yiyecek, içecek, yakacak kıtlığını, halkın düştüğü sefaleti, söylenen yalanları, aldatmaları alaylı ve hicivli bir üslupla dile getirirken, mütareke yıllarında Hatay - Antakya üzerine kaleme aldığı öyküler ile de okuyucusuna belgesel niteliğinde bir eser sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Noir
  • Nur
  • Maziden Mektup Var
  • Adem Kangül
  • t s u k i n o •r
  • Bora Harut
  • AsLıhAn
  • kankura

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0