Sakindi Oranın Şafakları

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.500
Gösterim
Adı:
Sakindi Oranın Şafakları
Baskı tarihi:
3 Mart 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757530633
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yar Yayınları
Baskılar:
Sakindi Oranın Şafakları
Sakindi Oranın Şafakları
Bu göğüs göğüse savaşta tek şeyi biliyordu başçavuş: Gerilemek olmazdı. Bu kıyıda, Almanlara bir karış toprağı kaptırmamak gerekiyordu. Ama zor, ama umutsuz, olsun tutunmak vardı, tutunmak. Bu konumda tutunmak, yoksa çiğnerlerdi adamı ve o zaman herşey mahvolurdu. Öyle bir duyguya kapılmıştı ki, Vaskov o an, sanki sırtıyla koca Rusya'yı örtmüş, kanadını ona germişti. Sanki o, Fedot Yevgrafiç, yurdunun en son oğlu, savuncusuydu... Ve o anda dünyada başka kimseler yoktu. Yalnız o, düşman ve Rusya vardı... Yalnız kimbilir nasıl üçüncü bir kulağıyla da kızları dinliyordu: Ateşleniyor muydu silahları, yoksa susmuş muydu? Ateşleniyorsa, sağ salimdirler demek. Demek kendi cephelerini, kendi Rusya'larını tutuyorlar henüz, savunuyorlar!
170 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Okudum , hazmettim , inceledim ..
Günaydın dünyam :)

"Boris Lvoviç Vasilyev 1924 dogumlu ..
8 Temmuz 1941 komsolom hücum taburu kadrolusu. .Omsk ucak savar okulundan ..
Savaş sonrası Zırhlı ordular savaş akademisi 1948 mezunu ..ve içinde bir yazarın yaratıcı gücüne sahip " tüm bu hayat ve ruh zaten benim için yeterli bir referans
..buyrun "sakindi oranın şafakları"ndan güne bir merhaba incelemesi ..

A ZORİ ZDES TİKHİE ..

#Spoiler

Voskov ve askerlerine saygı duruşu !
İÇKİ İÇMEYEN 20 RUS :)
Bir kahramanlık hikayesidir ki kitap..bir an elinizden bırakacak olsanınız "kime ne oldu acaba ?" diye aklınız onda kalır ..
Hem eģlenceli hem ürkütücü derecede canlı bir hikayedir ki ..içine girmek ister "bende orada olmalıyım " dersiniz ..
Anlatım müthiş sıcak bir yazar ..
Öyle şiirsel uçuşan kelimeler değildir yazdıkları hani benim tabirimle"bodozlama" bir neşe ve SAVAŞ yumağı. .

Vaskov ve emrindeki bu kadınların tek tek kelime kelime tanımlanması, aklınızda ete kemiğe bürünmesi aşamasından sonra kalbinizde de yer edinmesi kaçınılmazdır.

SAVAŞ gerçeğini hicvederek ..ki belki gerçekten o yanı da vardı savaşın. .
Kahkaha attığım kelimeler olmuştur okurken :)

__ Yoldaş Başçavuş ,botum çıktı ayağımdan!!! .. :)
(ilk bu kelimede dahil olmuştum kitaba )

II . Dünya savaşı..

Savaş insan doğasına bile aykırı iken (tartışılır )
Kadın doğasında ne yapar ?

Bir demiryolu hattı ..
Bir istasyon ...
16 Nazi ..
Ve kadınlar ..
5 Uçak savar kahramanı
Bir bataklık ölüsü. .
Bir "direniş " destanı. .okuyun efendim benden 'tam " tavsiyedir .

DİP NOT..

Filmi de en az kitap kadar ün yapmış en kısa zamanda izlemek üzere şuraya bıraktım :)
https://youtu.be/-cJ5LSdPY3Q

1972 yapımı Stanislev Rostotski tarafından "küçücük bir kitaptan " çıkarılmış dev bir film diye bahsediliyor ..
Voskov rolünde Andrey Martinov yeteneğinin zirvesinde deniyor ..klasik sinemanın bu çok yıldızlı ama her zamanki gibi "iyi olan halı altında kalır " filmi izlemek boynuma borç :)

Ayrıca bonus olarak 2015 yapımı da muhteşem :)
https://youtu.be/N6Rdn5wJbCY
Keyifle okuyun ,keyifle izleyin :)


Imza : Davariş Ince .. :)

.
152 syf.
Kitap, ikinci dünya savaşı sırasında bir başçavuş ve daha önce hiçbir savaş tecrübesi olmayan beş kadından oluşan Rus askerlerinin bir demir yoluna sabotaj yapmak isteyen Almanlara karşı verdiği müthiş mücadeleyi anlatıyor. Kitap bitiğinde çok üstün bir savaş teknolojisine sahip olmalarına rağmen Almanların neden Rusya'yı ele geçiremedikleri daha iyi anlaşılıyor.

Kitabın ana karakteri olan başçavuş bir yandan emrindeki kadınları hayatta tutabilmek adına sürekli planlar yapmakta, bir yandan da savaş tecrübeleri olmadığından rahat hareket ettikleri için onlarla didişmektedir. Aynı zamanda zihninde emrindeki kadınlarla ilgili değerlendirmeler yapmakta bu değerlendirmeler sonucunda düşmanla baş etmelerinin imkânsız olduğu kanaatine varmaktadır. Ancak askerlerini zamanla daha yakından tanıdıkça değerlendirmeleri değişecektir. Başçavuş Almanlardan nefret etmesine rağmen savaşın anlamsızlığı üzerine kafa yormaktadır. Bütün bu zihin karmaşıklığı içinde bulunurken, emrindeki kadınların hepsinin büyük ihtimalle öleceğini ve gelecekte anne olamayacaklarını düşünerek üzülmektedir.

Ana hikâye anlatılırken karakterlerin geçmiş yaşantılarına dönüşler yapılarak, onların savaş öncesi yaşantıları, savaştan nasıl etkilendikleri, psikolojik ve duygusal durumları verilmekte böylece karakterlere derinlik kazandırılmaktadır.

İkinci dünya savaşında yaşanan acıları daha iyi anlamak adına okunması gereken değerli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabın aynı zamanda 1972 yılında filmi de yapılmış ve kitabı kadar beğenilmiş.
152 syf.
·3 günde·8/10 puan
Sakindi oranın şafakları, savaş başlayana dek.
Sakindi oranın şafakları, kuş seslerinin yerini mermi vızıltıları alana dek.
Sakindi oranın şafakları.. Artık havada barut, ter ve yanık kokusu hakimdi, bir sonraki zaman diliminde. İkinci dünya savaşı yılları. Bir tarafta Alman Nazi kuvvetleri bir tarafta Ruslar...
Erkekler orduya yazılırlar. Ya kadınlar? Ne yapmaları gerekir? Savaş içindeki yıllarda tutunacak tek dal ordu evidir bu kadınlar için. Resmi kayıtlarda ikinci Dünya savaşında üç yüz bin kadının Rus ordusunda savaştığı biliniyor. Savaş kadının doğasına aykırı mı? Öldürme yönünden evet. Can veren bir varlığın yok etmesi düşünülebilir mi? Kaldı ki böyle bir yapı içerisinde savaşı protesto etmek gerekir, doğurduğum evlatlarımın namluları üzerimde iken..
"Ama savaş vardı; insanların yaşamlarıyla dilediğince oynayan in­sanların yazgılarını en inanılmaz ve anlaşılmaz bir biçimde birbirine bağlayan savaş..." syf 25
Savaş vardı. Yok etmeyi meşru kılan, hayatta kalma dürtüsü ile oradan oraya koşturan apansız bir şekilde sonu hazırlayan...
"İnsanı yakıp kül eden zamanlar! Büyük umutlar, büyük çılgınlıkar." syf.57
Büyük bir çılgınlık şu savaş olgusu tıpkı Amok Koşucusu'nun yakalandığı, onu yiyip bitiren, gözünü kör eden bir karanlığa, saplanmışlığa sokan hâl gibi. Devletlerin varlığını güçlü kılmak adına oynanan acımasız bir oyun. Toplu bir cinnet hali. Sakindi bir zamanlar, oralar. Her şey olağandı.
"Savaştan sağ çıkanların anneleri olacak." diyor komutan, savaşçı kadınlarına. Ne yapıp edin bu savaştan sağ çıkın. Yok olursanız yok oluruz diyor. Evet tam da bu, böyle bir şey. "İnsan ırkının yarısıyız" diyen 'Diren' filmindeki kadın gibi. Yok olursak yok olursunuz. Bir kadın, elinde dipçiği ile canlı bir insanın kafasına vurduğunda, bir insanı öldürdüğünde doğa yasasında bir gedik açılır. Doğurduğu evladını yok eden bir ana kalır geriye. Artık ona, 'ana' denir mi?
Birilerinin ölmesi gerektiği, kahramanlık destanında yer bulması gerektiği söylenir ve öyle de olur. Peki savaş bitince hesap soranlar olursa onlara ne cevap verilir? 'Türlü yönetmelikler, türlü kanunlar gereği yok olan binlerce insan için öyle gerekti' denilir. Kadınları da kendi savaşlarında kullanmaktan çekinmeyecek hiçbir zaman, bu eril tahakküm.
Eril tahakkümün dolaysız bir sonucu olan savaşta cephelerde çarpışan kuvvetler hepinize selam olsun. Vesselam.
https://youtu.be/EvTLqXY92vc
https://youtu.be/zOvsyamoEDg
152 syf.
Ikinci dünya savaşı yılları,
Başçavuş Vaskov'un komutasında bir grup kadın...Bir grup Almana karşı.
Faşizme karşı kadının doğası.
Can veren bir kadının can alması ne kadar ironik bir durum."Anlaşılmayacak bir yanı yok işin; savaş bu."savaş vardı; insanların yaşamlarıyla dilediğince oynayan in­sanların yazgılarını en inanılmaz ve anlaşılmaz bir biçimde birbirine bağlayan savaş ..."
Savaşacaktı kadınlar ana olma hayalleri gerçekleşmeyecekti.Mücadele edeceklerdi,amansız.Çiğneyeceklerdi öldürmemek yasasını.Yasa dışı duruma düşeceklerdi tüfek tutarak,savaşarak,Zira ölüm onların nefretiydi. Can vermekti onlara bahşedilen...




Nasıl okuyacağına sen karar ver.!
190 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir çavuş ve beş kadından oluşan bir Rus müfrezesinin eğitimli 16 Alman askerine karşı verdiği mücadelenin kısa ama destansı öyküsü.
Gözü kapalı tavsiye edilebilir, heyecan katsayısı yüksek ve her sayfası merak uyandırıp bir solukta okunanlardan.
Bu kısacık romana sayfalar dolusu inceleme yazası geliyor insanın. Edebi anlamda çok üst düzey bir roman değil. Çeviri ile ilgili sorunlardan mı yoksa yazarın ana fikri çok derinleştirmeden bazı yerleri özet geçmek istemesinden mi, tam olarak bir sonuca varamadım ama edebi olarak mükemmeliyetçi olanlara mesajım; konu olarak kesinlikle sığ bir roman değil.
Bu küçük ama vatan sevgileri dev gibi olan insanların savundukları ufak cephenin gerisinde bütün Rusya var düşüncesiyle verdikleri savaş filmlere konu olabilecek nefis bir romanın konusu olmuş.
İyi ki de olmuş.
192 syf.
·1 günde·10/10 puan
Kitabı bu uygulamayi kesfetmeden bı saat önce bitirdim .
Kitap efsane hala etkisindeyim baya beğendim okuduğum Rus yazarların devrimci kitaplarından biriydi olay akışı ,kahramanları ,örgü örgü efsane bı bütünlük çıkıyor .
Tavsiye edeceğim efsane kitapların arasında..
152 syf.
·2 günde·Puan vermedi
“Ama, savaş insanların hayatını dilediği gibi kullanarak sürüp gidiyordu ve insanların kaderleri rastgele,garip, akıl almaz bir biçimde birbirine karışıyordu.”
152 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Yüzü gülmez istasyon komutanı Vaskov, emrindeki içki düşkünü askerlerini üstlerine raporlamaktan bıkmadı ancak üstleri usandılar bu durumdan ve bu kez ona öyle askerler gönderdiler ki şikayet sebeplerini kökünden kazımış oldular.)) 2 manga asker karşısındaydı, şaşkınlıkla hayranlık karışık seyrederken başçavuş yaşayacağı maceradan da habersizdi tabii ki.
İşte hikayesi böyle başladı. Başlangıcı neşeli, meraklı, her birinin farklı hayat hikayeleriyle sarılı anlatım harika bir yolculukla devam etti. Soluksuz, şahane ve hüzünlü...
Sayısız hayat dersi vardı. Savaşa lanetler savurarak nefesinizi tutup okutan bir kalemdi üstelik. Bir süre kendime gelemedim. Tek kelimeyle muhteşemdi. İz bırakanlarda yerini aldı. Yazarı Boris Vasilyev 2. Dünya Savaşında aktif olarak Nazilere karşı savaştığından olsa gerek tüm duyguları eksiksiz aktarmış ve hikayenin içine çekmeyi başarmıştı. Etkileyici bir kitap daha çok okunmalı...
152 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Gerçek bir direniş hikayesine dayanıyor bu kitap. SSCB'de 5 kadın askerin Nazilere (Alman Faşistlerine) karşı sabotaj eylemi ve bu eylemde şehit düşmelerini anlatmaktadır, bir çavuş ordudan asker ister asker olarak kendisine bir grup kadın gönderilir, ilkin şaşıran çavuş daha sonra bu kadın savaşçılarla bir şekilde Almanlara karşı başarılı olmanın gerekliliğini düşünüp harekete geçecektir fakat bu kolay olmayacaktır... filmi de çekilmişti bu kitabın. Mutlaka Okuyun!
192 syf.
·62 günde·Beğendi·7/10 puan
2.dünya savaşında rusyanın Almanlara karşı verdiği mücadeleyi 5 kadın direnişçi şahsında gerçekleşen olayları çerçevesinde anlatılmaktadır kitap hacmi küçük olmasına rağmen olağan üstü etkileciliği ön plana çıkıyor!!!
152 syf.
·Puan vermedi
Başçavuş Vaskov'un aklına asla gelmezdi kadınlardan oluşan askerlerin başında olmak. Vaskov'a göre, Onların doğasına aykırıydı savaş. Düzene gelmiyorlar, emirleri dinlemiyorlardı. Ama faşizme karşı savaş söz konusu olunca kadın erkek ayırt edilmediğini gördü başçavuş.

Kendilerinden üç kat fazla Nazi askerlerine karşı demiryolu hattını savunmaya çalışan Vaskov ve bir avuç kadın askeri ile savunma, saldırı, tuzaklarla geçen birkaç günde, Vaskov'un tek sorunu askerlerinin kadın olması değildi. Onlar henüz ilk çarpışmalarını yaşıyor ve doğal bir yasa olan öldürmemeyi çiğnemek zorunda kalıyorlardı.

Savaşta bile olsa ilk kez insan öldüren birinin yaşadığı dehşet duygusunun geçmesi için bu yaranın kabuk bağlaması gerekirdi. Tabii bu da beklemekle olacak bir şeydi.

Vaskov; faşist almanlara karşı hattı savunmak, askerlerini korumak ve onlara askeri anlamda deneyim kazandırarak yaşamalarını sağlamak için tüm gücünü ortaya dökse de kendisinin ve askerlerinin kaderini değişteremez. Yine de son anına kadar vatansever duygularıyla hareket etmeyi de elden bırakmaz.
Korkuyordu. Çok kötü korkuyordu, için için, korkusunu gizleyerek. Böylesine bir korku ömür boyunca kalsa, vay başına gelenler!
İlk defa göğüs göğüse savaş daima insanı sakatlar, yaşam kadar doğal bir yasayı çiğnemiş olur o anda her insan: “Öldürme” der yasa.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sakindi Oranın Şafakları
Baskı tarihi:
3 Mart 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757530633
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yar Yayınları
Baskılar:
Sakindi Oranın Şafakları
Sakindi Oranın Şafakları
Bu göğüs göğüse savaşta tek şeyi biliyordu başçavuş: Gerilemek olmazdı. Bu kıyıda, Almanlara bir karış toprağı kaptırmamak gerekiyordu. Ama zor, ama umutsuz, olsun tutunmak vardı, tutunmak. Bu konumda tutunmak, yoksa çiğnerlerdi adamı ve o zaman herşey mahvolurdu. Öyle bir duyguya kapılmıştı ki, Vaskov o an, sanki sırtıyla koca Rusya'yı örtmüş, kanadını ona germişti. Sanki o, Fedot Yevgrafiç, yurdunun en son oğlu, savuncusuydu... Ve o anda dünyada başka kimseler yoktu. Yalnız o, düşman ve Rusya vardı... Yalnız kimbilir nasıl üçüncü bir kulağıyla da kızları dinliyordu: Ateşleniyor muydu silahları, yoksa susmuş muydu? Ateşleniyorsa, sağ salimdirler demek. Demek kendi cephelerini, kendi Rusya'larını tutuyorlar henüz, savunuyorlar!

Kitabı okuyanlar 86 okur

  • Baba
  • Eylül
  • Öylesine bir okur
  • KuBra
  • Gülten koloğlu
  • Rukiye Çalışır
  • Gökhan Kahya
  • Sefa alkan
  • Feyzullah ekinci
  • Mhsn Bytk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.1 (3)
9
%2.7 (1)
8
%2.7 (1)
7
%8.1 (3)
6
%2.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0