Şamanın Doğuşu Ruh Bükücü Serisi 1

8,0/10  (9 Oy) · 
10 okunma  · 
6 beğeni  · 
940 gösterim
Emekliliğinin ardından tüm birikimiyle asırlık bir köşk satın alan Komiser Sadun, bodrum katta tadilat esnasında yıkılan bir duvarın ardında yıllardır gizli kalmış günlükleri bulunca hayatı yeni bir hareketlilik kazanıverir!

Günlükleri 1930'lu yıllarda yazmaya başlamış olan Halit Bey, Londra da psikoloji eğitimi görürken Osmanlı'ya ait gizemli bir sırrın, Türkiye Cumhuriyetini yıkmak isteyen düşmanın eline geçmiş olduğunu öğrenmiştir. Devlet yetkililerinden umduğu desteği göremeyen Halit Bey, bu sırrın peşinden giderek mistik güçlere sahip insanlar yetiştirmek üzere yıllar sürecek ve sonucunu görmeye belki de ömrünün yetmeyeceği bir projeyi hayata geçirmiştir.

Her safhasını günü gününe kaleme almış olduğu günlüklerde, pek çok gizemli sırrı da açıklamış olan Halit Bey'in gizli projesinin peşine düşen komiser Sadun, ipuçlarını peşinde aylarca süren takip sonunda nihayet o projenin ürünü olarak doğmuş ve hayatta kalmış olan tek kişi olan Mehmet'e ulaşmayı başarır! Ancak yedi yaşında hafızasını kaybetmiş ve tamamen yoldan çıkmış olan Mehmet, sahip olduğu doğaüstü yetenekleri mafyanın çıkarları için kullanan biri haline dönüşmüştür!

Sadun komiseri bu yolculukta yalnız bırakmamış olan komiser Meltem'e aşık olması ve kaybettiği hafızasının tekrar yerine gelmesi Mehmet'in hayatını geriye dönüşü olmayacak şekilde değiştirir. O artık mafya için değil, terörle mücadele birimi için çalışacaktır!

Ancak, hiç hesapta olmayan ve çok büyük bir sorun onların hayatını alt üst etmek için pusuda beklemektedir!

Üç ciltten oluşan 'Ruh Bükücü' serisi Mehmet ve Meltem'in sıradışı aşklarına gölge düşürecek ve büyük acılar yaşatacak olan gizemli güçler arasındaki savaşı anlatırken, bir yandan da Tanrı suretinde yaratılan insanın bu yeteneğine nasıl kavuşacağını ve nasıl kullanacağını tüm detaylarıyla vermektedir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2010
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9786056180309
  • Yayınevi:
    Lina Basın Yayın Dağıtım
  • Kitabın Türü:

Bir roman dışında bir ütopyaydı Şamanın Doğuşu. Çok hoşuma gitti, hatta ahlak ve bilgi felsefesi dersinde kitaptan örnekler göstermiştim.Kitap olması muhtemel bir bilimsellikle ilerliyor ve gerçek anlamda soru işaretleri bırakıyor bize. Diğer yandan beni en çok sevindiren Türk yazarların artık eski geleneklerimize daha çok önem vermesi. Fantastik roman sevenler için de farklı bir deneyim olacaktır.

Ahsen Berra Çelik 
06 Eyl 11:36 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Annemin zoruyla okuduğum ama daha sonra devamını okumak istediğim bir kitap.
şu anda Şamanın Yükselişi adlı devam kitabını okumak istiyor ve devamını da sabırsızlıkla bekliyorum

Nihat Baş 
25 Ağu 10:15 · Kitabı yarım bıraktı · 6/10 puan

Fantastik bir hikaye bu anlamda sürükleyici başladı fakat şamanizm den kopuk olduğu için ve kurguda tutarsızlıklar olduğu için okumak istemedim belki ileriki zamanlarda tekrar denerim.

Tulpar 
 14 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Şu an 102. sayfasındayım bu kitabın. İlk sayfalardan itibaren kitap beni hemen içerisine aldı, kafa karışıklığı veya olaylar arası kopukluk yaşatmadı.Ayrıca genellikle okuduğum kitaplarda karakterlerin konuşmaları genelde bir miktar yapmacık gelirdi ancak bu durum bu kitapta yoktu. Konuşmalar oldukça samimi ve doğal geldi bana. Eğer unutmazsam incelememi kitap bitirdikten sonra tekrar güncelleyeceğim.
--------------------------------------
Kitap bitti. Taze taze incelememi göncellemek istiyorum. Kurguyu çok beğendim,sadece final kısmını beğenmedim. Tam emin olamasam da galiba daha kitap daha öncesinde wattpad üzerinde yayınlanmış ki bu da finaldeki havada kalmışlığı açıklıyor. Kitapta tasvir oldukça az ancak aksiyon dozu oldukça güzel. Kafanızda karakterleri çabucak canlandırabiliyorsunuz, bu da saylafar ilerlerken film izliyor gibi hissetmenizde yardımcı oluyor. Serinin devamını bekliyor olacağım. Son olarak eklemek istediğim şudur, bu kitap olmazsa olmaz ya da bir klasik adayı değil ancak hoş vakit geçirmek için oldukça güzel bir alternatif.

F 
07 Eyl 08:49 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bu kitap bana hediye olarak geldi ve kitabı ilk gördüğümde Şamanizm'in ilk doğuşuyla alakalı sıkıcı bir kitap olduğunu düşündüm. Zira ne yazarını duymuştum ne de yayınevini!

Ve kitabı bana hediye eden sevgili Nil'in ve Semih Abi'nin kitabı çok beğendiklerini söylemesi üzerine akşamına okumaya başladım. Kitabın konusu son derece ilginç idi. Zira Osmanlı Devleti'nin yıllarca bir çok etnik köken ile bir arada huzur içinde nasıl yaşadığının sırrından bahsediyordu. Okuyunca gözlerime inanamadım. Bu sır gerçek mi yoksa sadece bir kurgu muydu? Böylesi bir güç mümkün müydü? Ve kitabın ilerleyen kısımlarında ki bilgilerin doğruluk payı var mıydı?

Velhasılıkelam kurgu harikaydı, kendisini bir solukta okuttu! Bir kaç yerde mantıksal hatalar olsa da bu hatalar kitabı beğenmeme engel olmadı.

Keşke diyorum bu kitap daha çok rağbet gören bir yayınevinde tekrar gözden geçirilerek tekrar basılsa hakettiği ilgiyi daha fazla görse...

Temin edebiliyorsanız muhakkak okuyun!

Kadir Durukan 
21 May 13:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Adnan Kurt'un VK Yayınlarından çıkan bu kitabı abartmadan söylemek gerekirse şahaneydi. Kitaba başladığımda binbir heyecan ve beğeniyle okudum. Hatta kitap bittiğinde üzüldüm denebilir. İçerik olarak sıkmadan ve abartıya, kurgu çerçevesinde, kaçmadan okuyucuya keyif veriyor.

Kitaptan 4 Alıntı

’’Hatırlayın: Peygamberlere vahiyler hep dağlarda geldi. Musa On Emri Dağda aldı. İbrahim Peygamber de Hz.Muhammed de Tanrı ile ilk görüşmesini dağda yaptı. Neden? Doğunun mistik kişilikleri hep dağlarda yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar.Neden?
Gençler cevap bekler ifadeyle baktılar hocalarına.
‘’Deniz seviyesinden yükseldikçe havadaki oksijen miktarı azalır. Bu da kandaki karbondioksit seviyesini arttırır. Bunun doğal sonucu olarak damarlar, özellikle beyni besleyen damarlar genişler ve beyin daha fazla oksijen alır. Böyle bir yükseklikte uzun süre kalmak beynin sezgisel gücünü arttırdığı gibi algılama kapasitesini de arttırır. İşte bu yüzden dostlarım, bize yüksek bir yerde büyük bir arazi lazım, iklimin de ılıman olması gerek. Toros Dağları bunun için uygun olur.’’

Şamanın Doğuşu, Adnan KurtŞamanın Doğuşu, Adnan Kurt

’’Kutsal kitaplarda yüce konsey oldukları yazan bir takım insanlar varmış. Ama bunlar insandan ziyade Tanrı’nın bizzat kendisinin insan suretine bürünüp görünmesinden ibaretmiş baba. Sen de gayet iyi bilirsin ki, bir ortama aydınlık geldiğinde, karanlık hemen kaybolur. Bu yüce konseyin hayal edilemez, akıl almaz bir gücü varmış ve belli aralıklarla dünyaya, özellikle de karanlık tarafa müdahale edip dengeyi sağlarlarmış. Hatta Enver’e göre en son böyle bir müdahale bizim Kurtuluş Savaşımızda yaşanmış.’’

Şamanın Doğuşu, Adnan KurtŞamanın Doğuşu, Adnan Kurt

’’Parşömenlerde Tanrı’nın sonsuz sayıda evren yarattığını ve her evrende bizden bir tane olduğunu ve hayatımız boyunca yaşayabileceğimiz tüm ihtimalleri bu evrenlerde yaşadığımız anlatılıyordu. Bu bana yanlış gelmişti çünkü çok iyi biliyorum ki Tanrı bir yarattığını bir daha asla yaratmaz. Aksi halde kendini tekrara düşmüş ve sınırlandırmış olur ki bu imkansız. Çin’den gelen bir bilgiye göre de sonsuz sayıda evren var. Ancak bu evrenler birbirinden ayrı değil, aksine iç içe girmiş durumda ve hepsi bizim şu an içinde yaşadığımız dünyada. Bizler her birimiz farkında bile olmadan belki de her gün onlarca kez bir evrenden diğerine geçiyoruz. Yaptığımız her seçimin, verdiğimiz her kararın sonunda aslında biz algılamasak bile içinde yaşamakta olduğumuz evrenden,yeni seçimimize göre yeniden şekillenen başka bir evrenin kapısından içeri giriyoruz. Ancak işin bu kısmı biraz karmaşık geldi bana. El yazmasında denildiğine göre insan örneğin gözlerini kapatıp-gözlerimi açtığımda avucumun içine bir elmas parçasının belireceğini biliyorum derse ve bunu yaparken içinde zerre kadar şüphe barındırmadan, düşündüğüne kesin olarak inanırsa o anda kendini yine bu dünyada yaratılmış olan farklı bir evrende buluverir. Ve gözlerini açtığında ona göre hiçbir şey değişmemiştir avucunda beliren elmas dışında. Ancak içinde bulunduğu mekanın kapısından çıktığı anda onu farklı bir evren karşılar. Ama Tanrı o kişinin bilincini o anda değiştirir ve yeni hayatı zaten yaşamakta olduğu bilgisini onun zihnine aktarır. O kişi bu evrende artık elmas tüccarıdır ve hep öyleymiş hissi ile yaşadığı için kapıdan geçmeden önceki hayatını asla hatırlamaz. Böylece o kişi, şüphesiz inançla tüm hayatını bir anda değiştirebilir.’’

Şamanın Doğuşu, Adnan KurtŞamanın Doğuşu, Adnan Kurt