Samsatlı Lukianos Tanrıların Konuşmaları (Seçme Yazılar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
293
Gösterim
Adı:
Samsatlı Lukianos Tanrıların Konuşmaları
Alt başlık:
Seçme Yazılar
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051419831
Kitabın türü:
Çeviri:
Nurullah Ataç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Anadolu eski çağlarının yetiştirdiği en gerçekçi, en kuşkucu, en sivri dilli yazar olan Samsatlı Lukianos, edebiyat tarihindeki ilk bilimkurgu eserin de yaratıcısıdır.
İ.S. II. yüzyılın ortalarında yaşamış olan Lukianos, Suriye’nin Kommagene ilinin başkenti Samosata’da doğmuştur. Samosata’ya biz bugün Samsat diyoruz, Malatya ilinin küçük bir kasabasıdır. (...) Lukianos’un başlıca yapıtları, insan ruhunun kötü yanlarını eleştirmek, ilkçağın birçok tanrılar kabul eden dininin çürüklüğünü, anlamsızlığını göstermek için yazılmıştır. Anadili olmadığı halde Yunancayı çok temiz yazarmış. (...) Lukianos’tan bize seksen üç yapıt kalmıştır; kimi küçücük, kimi büyükçe olan bu yazıların içine kendisinin olmayanlar da karışmıştır. Belki bir gün bütün yapıtları Türkçeye çevrilir; ben şimdilik bazılarını almayı yeter buldum.
NURULLAH ATAÇ

Samsatlı Lukianos karşımıza benzersiz bir kaynak olarak çıkar: hem bize eskil Yunan evreni konusunda olguları özünden kavratıcı bilgiler verir, hem bu ekinin içinden olan, ama ona dışarıdan bakmasını da bilen bir yazar olarak, onun temel değerlerini tartışma konusu eder, boşluklarını, aksaklıklarını gözler önüne serer. En büyük tanrı Zeus’tan en büyük ozan Homeros’a kadar tüm üstün varlıkların özellikle zayıf yanlarını ve tutarsızlıklarını sergileyip alaya alır.
Lukianos çevirisinden yedi sekiz sayfa okuduktan sonra, onda hem kanlı canlı bir konuşma dilinin akıcılığını, hem özenli bir yazı dilinin açıklığını buluyor, “Bir yazar ancak bu kadar kendine yakın bir çevirmen bulabilir,” diye düşünüyoruz. Neden? Malatya kökenli Lukianos’la Adana ve Maraş kökenli Ataç arasında yüzyıllar ve diller üzerinden bir hemşerilik mi söz konusu? Yoksa, gene diller ve yüzyıllar üzerinden, iki kardeş düşüncenin ve iki kardeş biçemin birbirini bulması mı? Sanırım, her ikisi de.
TAHSİN YÜCEL
co_ba_in
co_ba_in Samsatlı Lukianos Tanrıların Konuşmaları'ı inceledi.
600 syf.
Hayatım boyunca keyifle okuduğum çok nadir kitaplardan birisi. Yazarın kalemi çok sağlammış.
Nurullah Atac in eşsiz cevirisi de eklenince .Okurken çok güldüm. Çok eğlendim. On bin sayfa da olsa okunurdu.
Kitabın bir bölumünde tarih yazicısi nasıl olmali bölümünü okuyunca İlber Ortaylı hocamiz aklıma geldi.Biraz felsefe ve biraz da mitoloji bilginiz varsa mutlaka okumalısınız.
600 syf.
Samsatlı Lukianos Tanrıların Konuşmaları
Yazar: Kolektif
Çeviri: Nurullah ATAÇ
Everest Yayınları

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir, çünkü bilgi sınırlıyken hayal gücü tüm dünyayı sarmalar.
ALBERT EINSTEIN

Lukianos, hayalgücü ile sarmaladığı kitabının her sayfasında ince ince dokunuşlarla Olympos dağının tepesindeki tanrılardan, felsefecilere, büyük komutanlardan, savaşlara, ozanlardan, matematikçilere, inanç dünyasından, utopik görüşlere, kadar hepsiyle en zayıf yanlarını örnek göstererek alay eder. Hayal gücü ile oluşturduğu öykülerini okurken o kadar büyük bir eğlence duydum ki şaşkınlığımı sanıyorum ki yalın anlatımla örtbas etmesini bildi Lukianos. (Nurullah Ataç’ın bunda çok büyük etkisi var müthiş bir çeviri yapmış.)
Üstün varlıkların zayıf yanlarını ve tutarsızlıklarını alaya alması; Tanrı Zeus’un çapkınlıkları ve Eros’dan medet umması için onu esir etmesi, Hera’nın Zeus’a olan kıskançlıkları ve dönüşümler ile ilgili ince alayları, Adonis’in dönüşümleri, ve Afrodit’in kıskançlıkları, Hipppothous, Niobe, Pheathon dönüşümlerine Marsyas’ın tanrılarına yenmesinden icarus’a kadar Tanrılarla alay eder Luianos. Troia Kralının oğlu Paris’e 3 güzel tanrıçayı göndermesi ve en güzelini seçmesini istemesi Helene ve Truva Savaşına olan alaycılığı, Menippos’un ölüme olan yolculuğu ve orada gördüğü filozoflar, ozanlar, komutanlar, tanrılar ve onlarla olan eğlencesine ve zayıf yanlarına kadar nükteli dokunuşları ve benim en çok okumaktan zevk aldığım eğlendiğim ve beni düşündüren Lukianos’un öyküleri var ki bunlar hayal gücünün zirvesindeki bilimsel bilgeliğin müthiş ifadeler idi bana göre. Abderelalıra dokunuşları ve Demokrates'e övgüsünü ise yazmadan geçmemek istedim. Lukianos M.S. II Y.Y. YAŞAMIŞ… KİTABINI OKURKEN BU KONUYU DA İYİ DÜŞÜNMEK GEREKİR…

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Samsatlı Lukianos Tanrıların Konuşmaları
Alt başlık:
Seçme Yazılar
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051419831
Kitabın türü:
Çeviri:
Nurullah Ataç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Anadolu eski çağlarının yetiştirdiği en gerçekçi, en kuşkucu, en sivri dilli yazar olan Samsatlı Lukianos, edebiyat tarihindeki ilk bilimkurgu eserin de yaratıcısıdır.
İ.S. II. yüzyılın ortalarında yaşamış olan Lukianos, Suriye’nin Kommagene ilinin başkenti Samosata’da doğmuştur. Samosata’ya biz bugün Samsat diyoruz, Malatya ilinin küçük bir kasabasıdır. (...) Lukianos’un başlıca yapıtları, insan ruhunun kötü yanlarını eleştirmek, ilkçağın birçok tanrılar kabul eden dininin çürüklüğünü, anlamsızlığını göstermek için yazılmıştır. Anadili olmadığı halde Yunancayı çok temiz yazarmış. (...) Lukianos’tan bize seksen üç yapıt kalmıştır; kimi küçücük, kimi büyükçe olan bu yazıların içine kendisinin olmayanlar da karışmıştır. Belki bir gün bütün yapıtları Türkçeye çevrilir; ben şimdilik bazılarını almayı yeter buldum.
NURULLAH ATAÇ

Samsatlı Lukianos karşımıza benzersiz bir kaynak olarak çıkar: hem bize eskil Yunan evreni konusunda olguları özünden kavratıcı bilgiler verir, hem bu ekinin içinden olan, ama ona dışarıdan bakmasını da bilen bir yazar olarak, onun temel değerlerini tartışma konusu eder, boşluklarını, aksaklıklarını gözler önüne serer. En büyük tanrı Zeus’tan en büyük ozan Homeros’a kadar tüm üstün varlıkların özellikle zayıf yanlarını ve tutarsızlıklarını sergileyip alaya alır.
Lukianos çevirisinden yedi sekiz sayfa okuduktan sonra, onda hem kanlı canlı bir konuşma dilinin akıcılığını, hem özenli bir yazı dilinin açıklığını buluyor, “Bir yazar ancak bu kadar kendine yakın bir çevirmen bulabilir,” diye düşünüyoruz. Neden? Malatya kökenli Lukianos’la Adana ve Maraş kökenli Ataç arasında yüzyıllar ve diller üzerinden bir hemşerilik mi söz konusu? Yoksa, gene diller ve yüzyıllar üzerinden, iki kardeş düşüncenin ve iki kardeş biçemin birbirini bulması mı? Sanırım, her ikisi de.
TAHSİN YÜCEL

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Richard Wagner
  • co_ba_in
  • Leandre

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0