Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah

·
Okunma
·
Beğeni
·
820
Gösterim
Adı:
Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506406
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Samsunspor, “herhangi” bir Anadolu takımı değil. Birinci Lig’e tırmanan ilk Karadenizli oluşuyla… Yetiştirdiği yıldızlarla… Zirveye oynadığı sezonların hatırasıyla… Defalarca düşüp defalarca çıkmayı başarmasıyla, direngenliğiyle, dokuz canlılığıyla… Ve tabii bir deplasman yolculuğunda uğradığı o korkunç trafik kazasında kaybettiği canlarıyla ve o acı hatıranın renklerine kattığı Siyah’la… Kendi hikâyesi olan bir takım.
Elinizdeki kitap, ta şehrin yüzyıl başındaki spor ortamından başlayarak anlatıyor Samsunspor’un hikâyesini, hikâyelerini. “Arkayı Fenerleme” deyiminin çıktığı günler, Hasbi Menteşoğlu dönemi, kaçan şampiyonluk… Unutulmayan oyuncular, unutulmayan maçlar, sahneler… Taraftar âlemi… Samsunspor’un gurbetteki ve medyadaki görünümleri… Tanju Çolak’la, Serkan Aykut’la, Ertuğrul Sağlam’la, Celil Sağır’la ve İsmail Uyanık’la yapılan etraflı söyleşiler, hikâyeyi zenginleştiriyor.

Mehmet Yılmaz’ın hazırladığı derlemeye Alpaslan Akkuş, Tanıl Bora, İbrahim Canbulat, Salih Çakır, Cem Dizdar, Ahmet Gürdağ, Behram Kılıç, Necati Kola, Tamer Korkmaz, Baki Sarısakal, M. Teoman Taş, Cevdet Yılmaz, Fatih Uraz, Fatih Vural, Hakkı Yeşilyurt katkıda bulundular.
Samsunspor’u Hatırlamak

Şaşırtmaca için sormuyorum, en yalın biçimiyle düşünebilirsiniz bu sorunun yanıtını: Bir kitap ne işe yarar? Hemen her kitap mutlaka insana bilmediği bir şeyleri öğretir.

Bunun dışında da kitabın niteliğine göre bir yığın yararı olabilir. Bunların toplamını da "İnsanı daha iyi biri yapar" diye ifade edebilmek mümkün. Spor yazarı Mehmet Yılmaz'ın büyük bölümünü yazdığı, kalanını da derlediği Samsunspor, Kırmızı Beyaz Siyah adlı kitabın bu işlevi yerine getirdiğine tanık oldum.

19 Ocak Pazartesi akşamı Samsunlu işadamı kimliğinden çok duygusal bir futbol adamı olarak tanınan Ayhan Bermek ağabeyimizin işyerinin toplantı salonunda Samsunspor'un yakın tarihi toplanmış gibiydi. Emin'den Tanju'ya, Ercan'dan Ertuğrul'a, Serkan'dan Celil'e futbolcular başta olmak üzere eski teknik adamlardan Multescu'ya kadar uzanan bir topluluğu kolay kolay bir araya getiremezdiniz. Fakat orada asıl ilgi çekici olan kitabın tanıtımına destek olmak üzere gelmiş Samsunspor taraftarlarının şaşırtıcı dönüşümüydü. Onların tribünlerde kolaylıkla hırçınlaşabildiğini, hiç olmayacak şeyler için ölümcül kavgalara girişebildiklerini bu işle ilgilenenler biliyor. Son yıllarda tribün ve terör kavramlarının çok sık yan yana geldiğini gördük. Oysa Samsunspor kitabının tanıtım toplantısına katılan taraftarlar, bu güzel ortamda bambaşka insanlar olmuş gibiydiler. Sporun sadece insan bedenini değil aynı zamanda ruhunu da terbiye edici özelliğinin capcanlı bir örneği karşımızdaydı. Kulüpleri ve takımları için bir şeyler yapmak istiyorlardı ama bunu yaparken taşkınlığa gerek yoktu. Tezahürat yaparken bile kimseyi tedirgin etmemeye çalışır gibiydiler.

Bir kitap tanıtımı için yukarıdaki giriş biraz yadırgatıcı olabilir ama az rastlanır bu durumu görmezden de gelemezdim. Mehmet Yılmaz kardeşimin bu işe başlamasında minik bir katkım olmuştu. Samsun gibi Cumhuriyet öncesi dönemde bile futbol oynanan ve sporun öteki dallarının da bilinip yapıldığı yörenin bu yönüyle ilgili olarak elbette ki bir yığın kitap yazılmış olmalıydı. Ne yazık ki bu açıdan ülkemizin büyük bir kültür çölü olma durumu sürüyor. O nedenle böylesi çalışmaları ayrı bir heyecanla karşılıyoruz.

Trabzonspor, Eskişehirspor, Göztepe, Ankaragücü, Gençlerbirliği gibi elbette ki mutlaka yazılması gereken kitaplardan sonra Samsunspor da bu kervana katılmış oldu. Mehmet Yılmaz arkadaşımızın yanı sıra kitapta başka yazarların da yazıları var. Bunlar arasında, Baki Sarısakal'dan yapılan bir derlemede 1909-1965 yılları arasındaki Samsun futbolu anlatılıyor. Mehmet Yılmaz doğal olarak Samsunlu futbolcu, teknik adam, gazeteci gibi ünlülerden çeşitli konuları yazmalarını istemiş. Tamer Korkmaz "Dalgaları Aşmak, Samsunspor'u Hatırlamak" diye yazmış, Fatih Uraz "Benim Samsunspor'um" demiş. Behram Kılıç kardeşimiz Tanju Çolak'la, Fatih Vural ise Ertuğrul Sağlam'la röportaj yapmış. Mehmet Yılmaz sadece yazılarıyla değil, İsmail Uyanık, Celil Sağır, Serkan Aykut röportajlarıyla da kitabını zenginleştirmiş.

M. Teoman Taş, Hakkı Yeşilyurt, Ahmet Gürdağ, Cevdet Yılmaz, Alpaslan Akkuş, Cem Dizdar ve Necati Kola da kitaba yazılarıyla katkıda bulunmuş. Türk sporunda Samsunspor olgusu, elbette ki futbol ağırlıklı olarak derli toplu biçimde ortaya konulmuş. Fenerbahçe karşısında üst üste gelen 4 gollü galibiyetlerin ardından minibüs muavinlerinin "Arkayı Fenerleyelim" geyiklerinden tutun da Hasbi Menteşoğlu ile yaşanan görkemli dönemin tüm ayrıntıları kitapta yer almış.

İki kısa değini ile noktalamak istiyorum: İlki, Mehmet Yılmaz kardeşimizin son derece içten bir coşkuyla kitabın yazılış serüvenini anlatırken Samsunspor'un sık sık düşüp çıkmasıyla ilgili "asansör takım" nitelemesine, "Hayır, bu bir isyan ve direniş kültürüdür" diye karşı çıkışı etkileyiciydi. İkincisi de Fatih Uraz kardeşimizin Samsun'a, Samsunspor'a ve efsane isimlerden Nuri Asan'a duyduğu sevgiyle saygının sonsuzluğuydu. Bu yüzden çoğu insanın kendisini Samsunlu sandığını belirten Uraz, aynı nedenlerle biraz da buruktu: Nuri Asan'la ilgili duygularını o yaşarken gösterememiş olduğu için.

Üzülme kardeşim, hangimiz gösterebildik ki...

Ahmet Çakır
Şubat 2009
Takvimler 20 Ocak 1989’u gösteriyordu ve o kapkara günde ben, on yaşımdaydım. Kapkara yazmamın sebebi yalnızca mecazi manada değil.

Çünkü, o kış günü hava gerçekten de kapkara idi. Şehir, siyah bulutların ablukası altındaydı adeta... Biz, Samsunlular gündelik işlerimizle uğraşıyorduk. Ve belki de çoğumuz, şehrimizin takımı Samsunspor’un Malatyaspor deplasmanı için o sabah yola çıktığından bihaberdik. Okuldan yeni dönmüştüm. Halen dün gibi hatırlarım. Eve geldiğimde, annem, “Samsunspor otobüsünün Havza yakınlarında trafik kazası geçirdiğini” söylemişti; ölenler varmış... Çocuk yüreğim tarifsiz bir kedere bulanmıştı. Televizyonumuz vardı; ama neden olduğunu hatırlayamadığım bir sebepten dolayı radyonun haberlerini dinliyorduk. Bayan sunucunun sözlerini büyük bir sükut içinde dinledik: “Malatya deplasmanı için yola çıkan Samsunspor kafilesi Havza ilçesi yakınlarında trafik kazası geçirdi. Kazada, otobüs şoförü Asım Özkan, teknik direktör Nuri Asan, futbolculardan Muzaffer Badalıoğlu ve Mete Adanır hayatlarını kaybetti. Yaralı futbolcular Samsun Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındılar. Sonrasında Zoran Tomiç de vefat edecekti.
Samsunspor'un resmi kuruluşu 1965 ise de, esas kuruluşu 1927 yılına dayanmaktadır. İlk renkleri siyah-beyaz olan kulüp dönemin özelliklerine uygun olarak faaliyet sürdürmüş, bir süre Halk Spor adıyla devam ettikten sonra yeniden Samsunspor ( Gençlik ) Kulübü ismini almış ve Demirspor ile birleşerek Samsunspor-Demirspor Birliği adını aldıktan sonra yine bir dönem faaliyetlerine ara vermiştir. Ardından 1950’li yıllarda Samsun amatör liginde boy gösteren takım, şehirdeki diğer takımların gölgesinde kalmış ve vasatın altında bir performans sergilemiştir. 1960’larda Türkiye’de Orhan Şeref Apak başkanlığındaki Futbol Federasyonu 1959’da başlayan Milli Lig’i ülke sathına yaymak için çaba gösterirken, pek çok vilayette o şehrin adını taşıyan profesyonel kulüpler kurulmaya başlanmıştır. 30 Haziran 1965’te aralarında amatör Samsunspor’un da bulunduğu 5 kulüp birleşmiş ve bugünkü Samsunspor’u oluşturmuşlardır.
Velhasıl, Türkiye'deki futbol sistemini bilen biliyor, hatta bu Üç İstanbul takımının taraftarı da biliyor. Çoğunluk düzenin parçası olma kolaycılığına kaçıyor, sonra da bunun adına renk aşkı diyorlar. Lakin bence bunun adı güce tapıcılıktan başka bir şey değil. Anadolu’da yaşadığı halde İstanbul takımı tutanlar; o yaldızlı camialara özenen, milyonlarca dolarlık transferlere, şatafata ortak olmaya çalışan zavallılardır. Sanki bizler “malum üç takımdan birini tutuyorum” dediğimiz anda bunu yapamaz mıyız? Yapmıyoruz, bu iğrençlikleri görüyoruz çünkü ve yüreğimiz elvermiyor. Şehrimizin takımı var, mazisi var, gelecekten umudumuz var. Şu çok açıktır ki, Türkiye’de bugünün ortamında şehrinin takımını destekleme erdemini gösterebilenler idealist insanlardır. Zordur çünkü Samsunsporlu olmak, bir Anadolu takımına gönül vermek.

Samsunsporlu bir taraftarın ekşisözlükte yazdıklarıyla bitirmek istiyorum yazıyı;
“Her ne olursa olsun Samsunspor çekirdek taraftar grubunun asla vazgeçemeyeceği bir sevdadır. Samsunsporlu olmak acıklı bir aşk hikâyesine benzer; kaybetmeye mahkûmsunuzdur ancak arada sırada tadılan küçük mutluluklar sizi ayakta tutar ve ileriye hep umutla bakarsınız; daha iyi olmayacağını bilerek ama artık vazgeçemeyecek kadar bağlanmış olarak...”

Başka diye soranlara inat; sadece Samsunspor…
Mehmet Yılmaz
Samsunspor'u Tutmak - M. Teoman Taş

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506406
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Samsunspor, “herhangi” bir Anadolu takımı değil. Birinci Lig’e tırmanan ilk Karadenizli oluşuyla… Yetiştirdiği yıldızlarla… Zirveye oynadığı sezonların hatırasıyla… Defalarca düşüp defalarca çıkmayı başarmasıyla, direngenliğiyle, dokuz canlılığıyla… Ve tabii bir deplasman yolculuğunda uğradığı o korkunç trafik kazasında kaybettiği canlarıyla ve o acı hatıranın renklerine kattığı Siyah’la… Kendi hikâyesi olan bir takım.
Elinizdeki kitap, ta şehrin yüzyıl başındaki spor ortamından başlayarak anlatıyor Samsunspor’un hikâyesini, hikâyelerini. “Arkayı Fenerleme” deyiminin çıktığı günler, Hasbi Menteşoğlu dönemi, kaçan şampiyonluk… Unutulmayan oyuncular, unutulmayan maçlar, sahneler… Taraftar âlemi… Samsunspor’un gurbetteki ve medyadaki görünümleri… Tanju Çolak’la, Serkan Aykut’la, Ertuğrul Sağlam’la, Celil Sağır’la ve İsmail Uyanık’la yapılan etraflı söyleşiler, hikâyeyi zenginleştiriyor.

Mehmet Yılmaz’ın hazırladığı derlemeye Alpaslan Akkuş, Tanıl Bora, İbrahim Canbulat, Salih Çakır, Cem Dizdar, Ahmet Gürdağ, Behram Kılıç, Necati Kola, Tamer Korkmaz, Baki Sarısakal, M. Teoman Taş, Cevdet Yılmaz, Fatih Uraz, Fatih Vural, Hakkı Yeşilyurt katkıda bulundular.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • yelda sever
  • Lütfü Bilgin
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (3)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0