Sana Anne Diyebilir Miyim?

·
Okunma
·
Beğeni
·
417
Gösterim
Adı:
Sana Anne Diyebilir Miyim?
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059288125
Orijinal adı:
Sana Anne Diyebilir Miyim?
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eftalya Yayınları
Deneyimli / Deneyimsiz Anne Aranıyor
*25-30 yaşları arasında bayan
*Babamızın karısı olacak
*Çok çocuk seven
*Masal bilen
*İletişim becerisi yüksek
*Ev ekonomisi konusunda bilgili
*Düzenli, hızlı, enerjik
*Organizasyon yeteneğine sahip
*Diksiyonu düzgün
*Prezantabl
*Tercihen güzel yemek yapan ve sesi güzel olan anne aranmaktadır.

İlgilenenlerin resimli özgeçmişlerini aşağıdaki mail adresine göndermeleri rica olunur.
Tüm sosyal haklar mevcuttur.
(SGK+Yol+Yemek+İkramiye).
Not: Resimsiz özgeçmişler dikkate alınmayacaktır.

Toprak Ailesi
Ayrıntılı bilgi için:
05001000001 – Mert TOPRAK
E-mail: anneariyoruz@gmailcom
648 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
SANA ANNE DİYEBİLİR MİYİM? tam bir sitcom tadında okurken bazen duygusallaşıp bazende kahkaha atacağınız bir hikayeydi. Muhteşemdi arkadaşlar. bazen böyle aile , böyle çocuklar olur mu? diyorsunuz ama oluyormuş işte...
Çoğunlukla gülmekten kırıldığım yerlerle doluydu kitap...
İyi okumalar....
648 syf.
·6 günde·7/10
Kafanızı dağıtmak, biraz hüzünlenmek, çokça eğlenmek için okuyabileceğiniz sıcacık bir kitap. Kitaba özellikle anneler gününde başlamam çok manidar oldu bu arada :) Ben Toprak ailesini çok sevdim, okumak isteyenlere bu aileyle vakit geçirmelerini tavsiye ederim...
648 syf.
·4/10
Sana Anne Diyebilir Miyim? kitabı Mert Toprak ve beş çocuğunun hikayesini anlatıyor.

Mert Toprak askerden döndüğünde karısı tarafından boşanma celbi eline tutuşturulur ve ikiz kızları Gülce ve Gurur'un kendisiyle kalması şartı ile karısından boşanır. Kızlarının çok hastalandığı bir gün hastanede hayatının aşkı Müjde ile tanışır ve evlenip üç çocuk sahibi daha olur ama Müjde anevrizma sonucu hayata veda eder. Kitap bu olayların yaklaşık dört yıl sonrasında geçiyor.

Üç kafadar Mehmet, Can ve Çiçek anne istediklerine karar veriyorlar ve ablalarının desteği ile gazeteye "anne aranıyor" ilanı veriyorlar. Bu sayede hikayeye Rapunzel dahil oluyor.

Kitabı beğenip beğenmediğim hakkında hiçbir fikrim yok. Tamamıyla muallaktayım. Ama nefret ettiğim pek çok yeri de var.

Açıkcası olayların çok bölük pörçük anlatılmasından hiç hoşlanmadım. Çiçek ve Can'ın her gördükleri dişiye "anne kılıklı abla" sıfatını yapıştırmalarından da. Bu bir süre sonra hüzün veren bir durumdan çok itici bir duruma geldi. Genel olarak 0-12 yaş grubunu sevmem ama bu karakterler biraz fazla iticileştirilmişti. Hele Tan karakteri! Hayatımda daha itici bir 10 yaşında karakter okumamıştım, gerçek hayatta da böyle bir çocuğun var olabileceğinden emin değilim, olmasın da zaten.

Tabii her kitap gibi bu kitapta da nefret edilesi detaylar bolca vardı. Ali'nin dahil olduğu bölümde gözlerimi devirmekten gözlerim ağrıdı resmen. "Normalde gündüz vakti çatışmaya girmezdi ama girmek zorunda kalmıştı." Kitapta direkt bu cümle geçiyordu ya! Allah aşkına bir polis böyle bir cümleyi nasıl kurabilir!? Suçlular "Abi şu an gündüz, karşı ateş açmıyoruz biz, hava kararınca şarjörünü doldur da gel." mi diyecek, neyin kafası bu? Bu olaydan sonra omzundan vurulmuş bir şekilde Nilüfer'e pansuman yaptırması var birde. Ya dudağı patlamış sanki, evdeki ilk yardım çantasıyla pansuman yaptırıyor hastaneye gitmek yerine! Yazdıkça daha da sinirleniyorum.

Sevda'nın zil zurna sarhoş olup agora fobisine rağmen evden çıkıp, ayıldığında hiç panik yapmadan o halde Mert'i bulması da ayrı bir konu zaten. İstanbul'da tek başına o halde sokağa çıkmak ne kadar güvenli, bir de yazar "Ev almayın komşu alın." yazmış Sevda'yı sarhoş eden komşusu için. Tek parça halinde Mert'i bulmasının tek nedeni bunun bir kitap olması ve yazarın fazla iyi düşünerek yazması.

Sırf yanında Mert var diye agora fobisini tamamıyla göz ardı edip her yerde rahat rahat dolaşması ise ayrı bir durum zaten. Yıllarca ilaç tedavisi, şok tedavisi, psikoterapi gören insanlar fobilerinden kurtulamazken Sevda sırf tam anlamıyla dün tanıştığı biri yanında ve ona karşı arzu hissediyor diye agora fobisi bir anda iyileşiyor. Bu sadece saygısızlık fobik bozuklukları olan kişiler için.

Zaten kitabı okumaya devam etme nedenim bu saçmalıklar ya da Rapunzel-Mert ilişkisi değil Nilüfer-Ali ve Erdem-Gülce ilişkisiydi. İkinci kitabı da onlar için okuyacağım. Umarım beni tatmin edecek bir sonu vardır ve de böyle saçmalıklar devam etmiyordur ikinci kitapta.
*25-30 yaşları arasında bayan

*Babamızın karısı olacak

*Çok çocuk seven

*Masal bilen

*İletişim becerisi yüksek

*Ev ekonomisi konusunda bilgili

*Düzenli, hızlı, enerjik

*Organizasyon yeteneğine sahip

*Diksiyonu düzgün

*Prezantabl

*Tercihen güzel yemek yapan ve sesi güzel olan anne aranmaktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sana Anne Diyebilir Miyim?
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059288125
Orijinal adı:
Sana Anne Diyebilir Miyim?
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eftalya Yayınları
Deneyimli / Deneyimsiz Anne Aranıyor
*25-30 yaşları arasında bayan
*Babamızın karısı olacak
*Çok çocuk seven
*Masal bilen
*İletişim becerisi yüksek
*Ev ekonomisi konusunda bilgili
*Düzenli, hızlı, enerjik
*Organizasyon yeteneğine sahip
*Diksiyonu düzgün
*Prezantabl
*Tercihen güzel yemek yapan ve sesi güzel olan anne aranmaktadır.

İlgilenenlerin resimli özgeçmişlerini aşağıdaki mail adresine göndermeleri rica olunur.
Tüm sosyal haklar mevcuttur.
(SGK+Yol+Yemek+İkramiye).
Not: Resimsiz özgeçmişler dikkate alınmayacaktır.

Toprak Ailesi
Ayrıntılı bilgi için:
05001000001 – Mert TOPRAK
E-mail: anneariyoruz@gmailcom

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Elif Helin Şenbayram
  • Ruta S.
  • Nagihan Arslan
  • lemon
  • Rümeysa Köse
  • Always alone
  • Clair de Lune
  • Anka
  • Cennet !!!
  • Hlm

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.7 (7)
9
%6.7 (1)
8
%6.7 (1)
7
%20 (3)
6
%6.7 (1)
5
%6.7 (1)
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0