Adı:
Sana İhtiyacım Var
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944822091
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tender Triumph
Çeviri:
Pelin Demirhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Bir Cuma gecesi, Katie'nin hayatına çok çekici bir yabancı girdi. Pazar günü hayatı tamamen değişmişti.
Çok güzel bir genç kadın olan Katie Connelly acı dolu geçmişini iyi bir kariyerin, güzel bir evin, özgürlüğün ardına gizliyor, erkeklerden olabildiğince uzak durmaya çalışıyordu. Hayatındaki en önemli eksikliğin ise farkında değildi; ta ki gururlu, yakışıklı Ramon Galverra'yla tanışana kadar.
320 syf.
·1 günde·2/10
Sitede Judith McNaught'a ait birkaç kitabın yorumunu önceden paylaşmıştım ve hepsinde de şunu belirtmiştim: Yazarın kurgu bulma konusunda pek harika olduğunu söyleyemem ama kitaplarını çok seviyorum. Bunun nedeni de klişe konuyu gerek yarattığı karakterlerle gerek de üslûbuyla çok güzel bir şekilde işlemesi.

Sana ihtiyacım var'ı da bu beklentiyle okumuştum lakin hiç de sandığım gibi olmadığını öğrendim. Kitap çok kötüydü. O kadar sevmedim ki şunu söylemek istiyorum: kitap, yazarın adını kirletiyor. Çok sevdiğim bir yazara ait olmasına rağmen kitabı bu denli sevmemem biraz tutarsızlık gibi geliyor ama doğrusu bu.
Eğer Judith Mcnaugh'tan bir kitap okumak isterseniz 'Düşler Kralığı'nı sizlere tavsiye ederim. Kendisi benim en sevdiğim tarihi aşk romanımdır. Ama bu kitabı sizlere tavsiye etmem çünkü yazar hakkında basit düşüncelere sahip olmanızı istemiyorum. Şunu da belirteyim: yazarın tarihi aşk romanları, günümüz romanlarından daha güzel ve okumaya değer bence.
Keyifli okumalar:)
320 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Türünde sevdiğim yazarlardan biridir McNaught. Bu kitabı için “en kötü kitabı, imkansızı anlatmış, kurgu bile yok” diyenlerin yorumlarını da okudum. Ancak gerçekçi yorum yapılmadığını düşünüyorum. Günümüzde internetteki iki yazışmayla birbirini hiç tanımadan her anlamda neler neler yaşayan insanlar var. Mesela bana bu kitabı hediye eden dünyalar tatlısı insanla henüz hiç yanyana gelemedik ama en acı zamanımda -ikizlerimden birini doğumdan önce kaybettiğimde- olduğu gibi en tatlı heyecanlı günlerimde -kız kardeşimi evlendirirken ya da en kıymetlime isim seçerken- bedenen olmasa da manen hep yanımdaydı. Hatta oğlumun isim annesi olur kendileri. Haliyle ben böyle bir kurgunun gerçek olabileceğine inanan azınlıktayım. Gerçek gelmeyen tek yanı,günümüzde “aşk” ilişkisi denen ikili ilişkiler bu kadar tene indirgenmişken burdaki erkek kahraman kadar ince fikirli,kontrollü,fedakar,sahiplenici ve korumacı olunamayacağı. Ancak bize satır arasında gerçek sevginin engel tanımadığını,en imkansız olaylarda bile doğru cümleler ile “olur” kapılarının açılabileceğini,gerçek sevginin fedakarlık ve anlayış ile hoşgörü gerektirdiği çok güzel anlatılmış. Kendimi olayların içinde hissederek okudum

Söylemezsem çatlarım;sevgili epsilon hatalı çeviri sana yakıştı mı? Ya yazım ve noktalama yanlışları?

Ben yabancı dil öğretmeni olduğum için işim kelimelerle dans etmek. Haliyle ister istemez imla ve noktalama hataları beni çok rahatsız ediyor. Haricinde severek okudum. Umarım sizler de okur ve en az benim kadar beğenirsiniz. Kitapla kalın.
320 syf.
·8 günde·3/10
Judith Mcnaught'un okuduğum tek kötü kitabı.Karakterler çok yapay ve samimiyetten bir o kadar uzak. Kurgu namına da çok bir şey olduğunu söyleyemem. Yazarın Sonsuza Kadar,Düşler Krallığı,İçinde Aşk Saklı, Kusursuz, Seni Beklerken ve Cennet kitaplarını tavsiye ederim.
320 syf.
·10 günde·5/10
(Spoiler var, sonra ben görmedim bilmiyordum deme.)
“Ara sıra çerezlik niyetine okuduğum aşk kitapları” adlı katogerime soktuğum bir kitabın daha sonuna geldim. Kitaptan eğlendin mi derseniz son yüz sayfasına kadar eğlendiğimi söyleyebilirim ama eğlenmek eşittir beğenmek anlamına gelmez. Bir klavyeyi temizlerken de bir insan eğlenebilir. Klavyeyi ters çevirip içindeki pisliklerin düşüşünü izlerken ya da tuşların arasına kürdan sokarak o pislikleri alırken bir haz duyabilir ama kimse bu işten zevk almasına rağmen bir akşam yatağına yattığında “Yarın da bir klavye temizleyerek eğlenmeliyim” demez. Ya da bu klavye temizliğini yaparken yeni bir şey öğrenmez, hatta eğlenme eylemini ve klavyenin pırıl pırıl olacağını bir kenara koyarsak bu duruma zaman kaybı bile diyebiliriz. İşte bu kitap da benim için bu klavye temizleme örneğiyle paralellik oluşturuyor.
Kitabın içinde bizi ilgilendiren iki karakter var, güzel kızımız Katie ve kaslı çocuğumuz Ramon. Klasik olarak bu abimizle ablamız kitap boyunca bir türlü tam olarak buluşamayacaklar ve kitabın son sayfasında gökten üç elma düşerek evleneceklerdir. Sakın bana şimdi böyle spoiler mı verilir demeyin. Bu kitabı okurken de olay örgüsünü tahmin edemeyecek kişi yoktur. He tabi elinde sümüklü bir peçete hüngür hüngür ağlayarak sadece aşk kitabı okuyan okur arkadaşlarımızdan pek bu tahmin yürütme başarısını beklemediğim için yazımın başına gene de ben spoiler vardır ibaresi koyarken biz biraz Katie’yi sorgulayalım.
Katie ablamız gecenin köründe evine aldığı yabancı biri olan Ramon’a ben senin bildiğin kızlardan değilim derken karşısındaki yabancının kafasındaki kız modelini nasıl düşündü çok merak ediyorum. Yahu gece gece hırlısı var hırsızı var kilitle kapını yat uyu. Yok illa kaslı yakışıklı bir oğlan o gece uğrayacak. Niye kaslı ama çok alındım. Bizim gibi çelimsiz biri girse kürekle ağzımıza ağzımıza indirilip tacizci damgası yiyecekken yakışıklı Ramon girince vuhuuuuu! Buradan Amerikan Başkanı Trump’a sesleniyorum:
-Başkanım gelemedik el öpmeye. Hayırlı olsun başkanlığınız diyelim öncelikle. Şimdi meselemize gelelim. Başkanım, gözlüklü çelimsiz vatandaşlara sahip çıkalım. Onların da hakkı böyle ucuz aşk romanlarında kahraman olmak. Yapıverin bir yasa bununla ilgili. Saygılar efendim.
Trump’a da selam çakıp isteklerimizi belirttiğimize göre kitabımıza dönebiliriz. Çok da dönecek bir durum da göremiyorum aslında en iyisi ben bu kitabı yakayım derdim ama kütüphane malı. Kütüphane malı benim için devlet malı kadar değerli olduğu için en iyisi ben en kısa zamanda kütüphaneye vereyim de kitabı başka okur arkadaşlar da alıp iki sövebilsin kitaba. Önce birkaç soruyla bu kitabı biraz sorgulayayım:

Bu kadar özgür büyütülmüş bir kız görücü usulüyle evlenmeyi duysa“Iyy bağnazlık” diyebilecekken nasıl yeni tanıştığı bir erkekle 2 hafta içerisinde evlenebilir?
Niye bu kız hiç tanımadığı bir erkeğin nasıl biri olduğundan şüphe etmesine rağmen Google amca aracılığıyla bu yabancıyı araştırmıyor?
Neden bir baba oğlunun başarısını kıskanır ki?
Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?

Falan filan. Çok da uzatmayayım yoksa inceleme kitaptan daha güzel bir hal alacak. Son olarak kitaptaki olaylar ne kadar kötü olursa olsun roman şekil olarak o kadar kötü değildi. Yani konuşma geçişleri, mekanların anlatımı öyle sırıtmıyordu. Karakterlerse dediğim gibi baya sığ kalmıştı. Sonuç olarak pek fazla bu kitabı önermem. Hatta aşk kitaplarını aşırı okuyan okurlar bile bu kitaba 10 verip aşırı beğenmez. Ah be Judith teyze daha iyi yazaydın da bu incelemeyi benim ağzıma tıkaydın…
http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...judith-mcnaught.html
320 syf.
·Beğendi·7/10
Deliler gibi aşk romanlarına dönüş yaptığım garip bir ruh hali içindeyim. Galiba gerçek dünyadaki buhranları yenmenin tek yolu bu. Ne yana dönsek acı var, karamsarlık var, korku var, hayal kırıklıkları ve asık suratlar var. Zaten her çok okuyanın derdi bu değil midir? Hayattan kaçmak.
Neyse bu ruh haline en iyi kraliçe J. Mc Naught kitapları gelir deyip; seri bir halde her zaman olduğu gibi günde 1 tane bitirerek açgözlerimi, hatta kapkara ruhumu doyurmak niyetindeyim.
Bu kitaba gelene kadar da iyi gidiyordu da, bi gitmedi bu sefer ya. Gidemedi daha doğrusu. Zannederim ki, bir zaman sonra kraliçe kulvarından sıkılıp tarz değiştirmeye karar verdi ve az da olsa çuvalladı. Zaten son kitaplarını hep bu hisle okumuştum, ki bu da o seriden. Size tavsiyem çok beklenti ile okumayın ama yinede çoğu kitaba göre çok çok iyi olduğu fikrine ben de katılıyorum.
320 syf.
·7/10
Sanırım Judith'in yazdığı en kötü kitap. Bütün kitap boyunca evlenmeleri için uğraştıktan sonra evliliklerinin tek paragrafla anlatılması beni çokça sinir etti.

Judith'den beklemeyeceğim kadar kötü bir kitaptı yüne de bir çok yazarın yazabileceği en iyi kitap olduğu için de puanını çok fazla kıramadım.
320 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Judith McNauugt'un kitaplarını hep beğenmişimdir....Kitabımızın konusu şöyle..
Katie özgürlük düşkünü tek başına yaşayan zengin mutlu Amerikalı bir kız.Ve şirketi başarısızlığa uğradığı için maddi anlamda dar boğaza giren yakışıklı, akıllı Ramon. İkilimiz bir barda tanışıyor. Ardından başı derde giren kıza yardım eden Ramon’un eve kahve içmeye gitmesiyle aşk kıvılcımları kol geziyor. İkilimiz hemen ertesi gün için buluşup hayvanat bahçesine gidiyorlar ve her gün buluşmaya başlıyorlar.İki gün boyunca aralarındaki çekime direnerek takılıyorlar. Katie zengin olduğu için zaman zaman Ramon’un çiftçilikle uğraşmasından rahatsız olsa da bir başkası adamla ilgili kötü yorum yaptığında kızacak kadar önem verir adama. Yine de adamı kendine denk görmediği zamanlar ya da utandığı anlar olmuyor değil. Ramon birazcık gizemli takılır maddi durumundan ötürü ve Katie Ramon’un davranış şeklinden hep şüphelenir.Ve Ramon Katie 2 gün sonra evlenme teklifi yapar .Katie tabi ki en başka karşı çıkar ama aralarındaki çekim Onu şüpheye sokar. Evlenmeyi kabul eder ama içinde acaba ve Ramon'a asla Onu sevdiğini söylememesi ileri karıştırır. Aslında Ramon'u seviyordur ama eski evliliğinde yaşadığı sorunlar yüzünden çok korkmaktadır. İşte hikayemiz böyle devam ediyor. Devamı sizin okumanızı tavsiye ediyorum......
320 syf.
Yazarın en begendıgım ve ilk okuduğum Kitabı ‘düşler krallığı’ idi. Ondan sonra diğer kıtaplarını da okumaya başladım fakat beklentıyı yüksek tuttuğum ıcın yanıldım.. bu kıtapta boll boll ask okucaksınız aşktan zıyade de bol tahrık, zaman kaybı. Hıc bır katkısı olmadı saçma sapan bır kurgu.
Hayat ancak izin verdiğin kadar güzel olabilir. Ama pazarlık etmelisin. Bir şey verir ve alırsın,sonra tekrar kendinden bir şey verirsin ve başka bir şey alırsın. İnsanlar bir şey vermeden almaya çalıştıkları zaman hayat kötü gider. O zaman elleri boş dönerler ve her defasında daha çok hayal kırıklığına uğrarlar ve yüzsüz olurlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sana İhtiyacım Var
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944822091
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tender Triumph
Çeviri:
Pelin Demirhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Bir Cuma gecesi, Katie'nin hayatına çok çekici bir yabancı girdi. Pazar günü hayatı tamamen değişmişti.
Çok güzel bir genç kadın olan Katie Connelly acı dolu geçmişini iyi bir kariyerin, güzel bir evin, özgürlüğün ardına gizliyor, erkeklerden olabildiğince uzak durmaya çalışıyordu. Hayatındaki en önemli eksikliğin ise farkında değildi; ta ki gururlu, yakışıklı Ramon Galverra'yla tanışana kadar.

Kitabı okuyanlar 292 okur

  • Merve Muslu
  • Melis Eyvazova
  • Zerrin canbolat
  • Sibel Kaya
  • ildem altaytaş
  • Abcdefg hijklmn
  • sevgi korkmaz
  • Şelale Buyuközer
  • Nil ÖZGÜR
  • Celil Cavanşir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%25.2
25-34 Yaş
%34.1
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.7
Erkek
%1.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.2 (19)
9
%9.2 (6)
8
%20 (13)
7
%21.5 (14)
6
%6.2 (4)
5
%6.2 (4)
4
%3.1 (2)
3
%1.5 (1)
2
%3.1 (2)
1
%0