Sana Söyleyemediğim Her Şey

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,5bin
Gösterim
Adı:
Sana Söyleyemediğim Her Şey
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053487807
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Everything I Never Told You
Çeviri:
Zeynep Yeşiltuna
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Sana Söyleyemediğim Her Şey
Everything I Never Told You
Lydia öldü. Ama henüz kimse bilmiyor... Böyle başlıyor bu hikâye. Lydia'nın kahvaltıya inmediği o mayıs sabahında. Lee ailesi; pişmanlıkları ve kırgınlıkları, ihanetleri ve güvensizlikleri, söyledikleri ve söylemedikleriyle mutfak masasında beklerken. Sonrası, adına mutluluk dediğimiz denge oyunu ve bizi bir arada tutan sırlar üzerine başka bir hikâye...

Yayınlandığı günden bu yana, okurların ve eleştirmenlerin övgüyle karşıladığı Sana Söyleyemediğim Her Şey, her sayfası küçük sürprizlerle dolu, etkileyici, özel bir roman.

Hayranlık uyandıran bu kitapla ilgili tek endişem, bundan sonra okurun beklentisinin çok daha fazla yükselmesi. Derin, dokunaklı ve hassas bir metin.
-Chris Schluep-

Başarılı bir ilk roman, aynı zamanda yürek burkan bir hikâye... Celeste Ng, hünerli bir şekilde ipleri elinde tutmayı başarıyor. Çokkuşaklı bu roman, bir ailenin bütün sırlarına ışık tutan son derece ilgi çekici ve ustaca bir eser.
-Los Angeles Times-

Sürükleyici bir gizem ve farklı ırklardan gelen bir aile üzerine etkileyici bir inceleme. Tartışma yaratacak bir ilk roman. -Entertainment Weekly-

Zekice yazılmış, duygusal bir ilk roman. Ng, asimilasyon temasını duygusallıkla ve gitgide artan bir gerilimle, birbirinin içine geçmiş bir masal gibi işlemeyi başarmış.
-O Magazine

Eğer bu romanı okumadıysanız, şimdiye dek iyi bir Amerikan kurgusuyla karşılaşmadınız demektir.
-The New York Times Book Review-
(Tanıtım Bülteninden)
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
En değerli varlığımız çocuklarımız ...peki ya onları kendi hatalarımızdan korumaya çalışırken onlara daha çok zarar veriyorsak ? Tüm 20.yy anne babalarının okuması gereken bir kitaptır; aldığı ödülleri hak eder ki anlatım , akış, kurgu gerçekten bir çırpıda okunacak bir aileyi sunar size tüm hayalleri, hayal kırıklıkları , acıları umutları ve tüm yenilgileriyle...
336 syf.
·4 günde·Puan vermedi
"Keşke"lerin ve insan hayatını zehirleyen ufak detayların romanı. Olabilecekken olamadığınız her şeye dair yüreğinizi sızlatan sessiz bir hüznün romanı. Ummadığım kadar hüzünlü ve beklemediğim kadar etkileyici.
336 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Ebeveynlerin kesinlikle okuması gereken kitaplardan biri. Tabiki her anne baba çocuğunun iyiliğini ister fakat bu iyiliğin kendi düşüncelerinde olduğunu düşünürler. Ona göre de evlatlarını yönlendirmeye çalışırlar. Çocuklarının neler hissettiklerini hayata dair planlarının ne olduğuna dair bir fikirleri yoktur. Çocuklar ise sırf anne babasını mutlu etme adına kendi hayatlarından vazgeçer. Bu roman bunun çok güzel bir örneği..
336 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Sana söyleyemediğim herşey.. Kitap da öyle güzel karakter analizleri vardı ki, bayıldım..
Farklılıklarıyla barışık olmayan, bu konu da kendini sürekli dışlanmış hisseden bi baba.. Çocukları kendisi gibi zayıf olsun istemiyor. Anlık Bi Kararla Hayallerinden vazgeçip evlenmenin pişmanlığını yaşayan bi anne.. Kızı da yanlış karar verip, geleceklerini riske atmasın istiyor.. Sadece başarıya, güce odaklı ebeynlerinden ilgi alaka bekleyen çocuklar..
Ve çocuklardan birinin kaybolduktan sonra ölü bulunması...
336 syf.
Anne ya da baba, olan her ebeveyn gençlik gençlik yıllarındaki pişmanlıklarını, hatalarını bir gün kendi çocuğunun da yaşamasından korkar. Bu korku telaşına yenilen aileler çoğunlukla sorgulamadan düşünmeden dinlemeden anlamadan yetiştirip büyütür evladını. Ama benim annem ve babam Balkanlar da doğup yaşadıktan sonra Türkiye'ye yerleşen, ilk geldikleri yıllarda kendilerine halk deyimi ile gavur gözüyle bakılmış olmalarına, tüm yaşadıkları farklı etnik kökene dahil olmanın zorluklarına rağmen yaşımın hiç bir döneminde bu tür kaygılar yaşayarak yaşatarak büyütmedi beni ve kardeşlerimi. Benim de çocuklarımı büyüttüğüm rahatlık ve güven içerisinde büyüdüm.
Bu kitapta ebeveyn ve çocuklarının ilişkileri arasında öyle ince bir sızı var ki, kanayan, acıtan kabuk bağlatan.. Okurken kendinizi annenizi, babanızı, kardeşlerinizi sorgulayacak , hem sonunu merak edecek hem de biraz daha anlatılsın bu ilişki diye umut edeceksiniz.
Çinli göçmen olarak Amerika'ya yerleşen ve burada eğitimi tamamlayıp, eğitim hayatında dahi kendisinin hor görülmesine tahammül edemediği için ailesinin yaşadığı gerçeğini bile gizleyen ve profesörlüğe kadar yükselen baba (James)
Tek amacı tıp doktoru olmak isterken, Çinli profesör ile tanışınca tüm hayallerinden vazgeçmek zorunda kalarak birden bire üç çocuk annesi bir ev hanımı figürüne bürünen, tüm hayallerini kızının gerçekleştirmesini için çabalayan Amerikalı anne (Marilyn)
Sürekli ikinci planda kalan, başarılarının sevincini yaşayamayan ilgi odağı olamayan evin büyük oğlu Nathan,
Annesinin mavi gözlerinin kendisine genetik olarak geçmesinin ayrılacağını ailesi içerisinde yaşayan, annesinin gerçekleştiremediği gençlik hayallerinin kobayı, tercih şansı bırakılmadan kendi hayalini yaşayamayan, her denilene evet dediği zaman annesinin evi terk etmeyeceğine inanan ve bir sabah evde olmadığı fark edildiğinin ardından ölümü ile gelişen olayların kahramanı zavallı Lydia.
En az evin abisi Nathan kadar ihmal edilen ailenin minik üyesi Hannah.
Sıradan bir aile gibi gözüken Lee ailesinin sırlarla ve hatalarla dolu yaşamını okurken duygulanıp etkilenmemek mümkün değil. Yazarın etnik kimlik zorluklarını nasıl bu kadar hüzünlü anlatabildiğine ise Çinli olmasından dolayı şaşırmadan okuyabileceğiniz düşündürücü bir kitap.
Keyifli okumalar...
336 syf.
·Puan vermedi
Bugüne kadar yüzlerce kitap okudum ama yüreğimin üstüne böylesine bir yük koyanı, dünyaları omzuma böylesine yükleyeni ilk defa okudum. Hani derler ya " Bir kitap okudum ve hayatım değişti" diye, işte benim için bu kitap tam da o. Hayatım değişti mi bilmiyorum ama ben değiştim onu biliyorum.
Sık sık " Şimdi ölsem geride kalanlar bana dair ne görürdü diye ? " düşündüm. Not : Bir gün öyle bir şey olursa kitaplarımı okumaları yeterli. Her şey onların içinde.
Kitap boyunca öyle kedere boğuldum ki kendi sancılı aile ilişkilerimi gördüm. Reddettiklerimiz, görmezden geldiklerimiz, pes ettiklerimiz, söyleyemediklerimiz, ilgilenmediklerimiz, sevgimizi gizlediklerimiz, yanlış anladıklarımız ve daha bir sürü şey. Kitabın yarısında zaten ağlamaya başlamıştım bile. Mevcut ailemde hiç bir şeyi değiştiremeyeceğimi bile bile belki bir gün sahip olacağım ailede her şey daha başka olur diye düşündüm. Geçmişe ve geleceğe ağladım. Şimdiye ve gelmeyeceğe ağladım.
Kitapta 5 kişilik bir ailenin tüm bireylerinin geçmişi de göz önünde bulundurularak hayatları daha doğrusu hayata bakış açıları anlatılıyor. Bir olaya herkesin nasıl baktığı, kimin neye sebep olduğu işleri karmaşıklaştırmadan öylesine tertemiz veriliyor ki ; hem farklı olduğu için tüm ömrünü herkes gibi olmaya adamış bir baba oldum ( sırf bu yüzden kızını herkes gibi olmaya zorlayan) , hem kendi hayallerine kavuşamadığı için onları kızının sırtına bindirmiş ve diğer çocuklarına kör ve sağır olan bir anne oldum ( tüm ömrünü diğerlerinden farklı olmaya adamış ama sonunda yine onlar gibi olmuş, sırf bu yüzden kızını farklı olmaya zorlayan), hem tek erkek olduğu halde hep gözden silinen umursanmayan ve tek derdi gitmek kaçmak kurtulmak olan erkek çocuk oldum, hem gösterilen her ilginin tonlarca beklenti doğurduğunu bilen ve kendisinden isteneni yapan sırf bunun için yaşayan kız çocuk oldum ( ve onunla birlikte öldüm ), hem de tamamen gözden çıkarılmış, ilgisiz, sevgisiz, gölge gibi yaşayan ve bu sebepten aslında herkesin içini bilen, gözleyen, izleyen onlarla birlikte hisseden küçücük bir kız çocuğu oldum. Hepsinin gözünden gördüm. Yeri geldi kolundan tutup sarsmak istedim, yeri geldi şefkatle sarılmak, yaşananlar düğüm oldu boğazıma oturdu. Aile ; kanayan yaramdır, en büyük zayıflığımdır , beklentimi kesemediğimdir, hayalkırıklığımdır, kırıldığım ama kıramadığımdır, kesip atmak istediğim ama kopamadığımdır bu yüzden bu kitap bana çok ama çok ağır geldi. 300 küsur sayfa ama binlerce ton ağırlıkta. Yıkıcı bir derinliği var.
Herkese ama herkese öneriyorum. Neticede hepimiz bir ebeveyn, bir evlat, bir kardeşiz ve her şeye rağmen öğrenecek çok şeyimiz var...
336 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı Carrefoursa'dan 7 liraya aldım carrefour kartı sayesinde bxbxbdbdb.
Şimdi kitabı daha önce çok gördüm.Kapağına bakarak da
,"bu kesin vıcık vıcık bir aşk romanı"diye düşündüm .Kitabı aldıktan kısa bir süre sonra okumaya başladım ama ne biçim kitap o biçim bir kitap .Kitap beni çok çok çok ama çok etkiledi .Çünkü bence hepimiz İSTEMEDİĞİMİZ ŞEYLERİ YAPMAYA ZORLANIYORUZ ve bazen çıt çıkaramıyoruz .Hepimiz bu yollardan geçtik, şahsım adına hep "HAYIR"diyebildiğim için çok mutluyum .Kitap bittiğinde,açıkçası ,"keşke biraz daha uzun olsaydı "dedim.Ki bunu nadiren derim. Ya doyamadım bu kitaba lanet olsun .Yine yeni yeniden okuyacağım.Boşun boşuna MARTI YAYINLARI en sevdiğim yayınevi değil :'-)
336 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kıyıda köşede kalmış, her anne babanın okuması gereken harika bir kitap.
Kızlarının kaybolması üzerine ailenin birbirleri ve kendileri hakkında fark ettikleri ya da daha önce görmezden geldikleri duyguları, düşünceleri ve etkileri. Anne babanın çocukların 'iyiliğini' düşünürken aslında geri dönülemez bir biçimde onların hayatlarını nasıl mahvedebileceği çok güzel bir kurguyla anlatılmış.
336 syf.
·4 günde·9/10 puan
Spoiler içerir !
Merhaba 1k ailesi
Bugün inceleyeceğim kitabın adı Sana Söyleyemediğim Her Şey . Bir kitap alışverişimde hediye olarak gelmişti . Kapağına baktığımda böyle aşk meşk içerikli olduğunu düşünmüştüm . Sonra okumaya başlamıştım fakat aşırı karmaşık ve anlamsız geldiği için bırakmıştım . Geçtiğimiz günlerde ne okusam diyerek kitaplığımın yanına gittim ve dikkatimi çekti ve bir şans daha vereyim dedim . İyı ki de demişim .
Kitap 1950ler ile 1970ler arasında geçiyor . Lydia kayboluyor ve onun cesedi bulunuyor . Kitapta da onu ölüme götüren sebepleri , ölümünün nasıl olduğunu okuyoruz . Ama bence kitabın asıl konusu , anlatmak istediği bu değil . Lydia hem annesinin başarı baskısı hem babasının " herkes gibi ol " baskısı ve bu sebeplerden aslında kendinin kim olduğunu çözemediği için ölüme gidiyor . Yani annesi ve babası kendi çocukluklarında eksik olan yönlerinin Lydia'da eksik olmasını istemiyorlar . Kızlarının isteklerini sormadan onu zora itiyorlar .
Bir yandan da Lydia tek çocuk değil . Bir abisi ve kız kardeşi var fakat Lydia'nin gölgesinde kaldıkları için ilgisiz ve kendi başlarına büyüyorlar .
Olay örgüsü , karakterler çok iyi işlenmiş . Her birinin ağzından bir şeyler okuyoruz . Kitabın sonu gayet yerinde , soru işareti bırakmadan bitiyor .
Ben konuyu çok detaylı anlatmadım . Sırf tadı kaçmasın diye ama kesinlikle okumalısınız . Özellikle ebeveynseniz daha da kesinlikle okumalısınız:)
İyi okumalar dilerim ^^
336 syf.
·Puan vermedi
Kapağına bakınca bir aşk romanı sanılması çok muhtemel, ama öyle değil. İçeriği iyi yansıtamadığı için kapağı çok sevmedim. Kurgu ise güzeldi. On birinci bölümü, yani olayın aydınlandığı kısım en sevdiğim bölüm olabilir. Eğer okumayı düşünüyorsanız, okuyun. Ne kaybedersiniz ki?
İçinizden gülümsemek gelmiyor mu? O zaman ne olacak peki? Kendinizi gülümsemeye zorlayın. Mutluymuşsunuz gibi davranın. Bu sizi mutlu olmaya meyilli yapacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sana Söyleyemediğim Her Şey
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053487807
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Everything I Never Told You
Çeviri:
Zeynep Yeşiltuna
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Sana Söyleyemediğim Her Şey
Everything I Never Told You
Lydia öldü. Ama henüz kimse bilmiyor... Böyle başlıyor bu hikâye. Lydia'nın kahvaltıya inmediği o mayıs sabahında. Lee ailesi; pişmanlıkları ve kırgınlıkları, ihanetleri ve güvensizlikleri, söyledikleri ve söylemedikleriyle mutfak masasında beklerken. Sonrası, adına mutluluk dediğimiz denge oyunu ve bizi bir arada tutan sırlar üzerine başka bir hikâye...

Yayınlandığı günden bu yana, okurların ve eleştirmenlerin övgüyle karşıladığı Sana Söyleyemediğim Her Şey, her sayfası küçük sürprizlerle dolu, etkileyici, özel bir roman.

Hayranlık uyandıran bu kitapla ilgili tek endişem, bundan sonra okurun beklentisinin çok daha fazla yükselmesi. Derin, dokunaklı ve hassas bir metin.
-Chris Schluep-

Başarılı bir ilk roman, aynı zamanda yürek burkan bir hikâye... Celeste Ng, hünerli bir şekilde ipleri elinde tutmayı başarıyor. Çokkuşaklı bu roman, bir ailenin bütün sırlarına ışık tutan son derece ilgi çekici ve ustaca bir eser.
-Los Angeles Times-

Sürükleyici bir gizem ve farklı ırklardan gelen bir aile üzerine etkileyici bir inceleme. Tartışma yaratacak bir ilk roman. -Entertainment Weekly-

Zekice yazılmış, duygusal bir ilk roman. Ng, asimilasyon temasını duygusallıkla ve gitgide artan bir gerilimle, birbirinin içine geçmiş bir masal gibi işlemeyi başarmış.
-O Magazine

Eğer bu romanı okumadıysanız, şimdiye dek iyi bir Amerikan kurgusuyla karşılaşmadınız demektir.
-The New York Times Book Review-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 603 okur

  • Şaziye Alkan
  • Hazal Karadağ
  • Özlem Sevgi Şahin
  • Aslı Dereli
  • RoadNotTaken
  • Melis Fidan
  • meriç
  • Mert Eren
  • Una Donna
  • Aren

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.8
13-17 Yaş
%22.5
18-24 Yaş
%16.3
25-34 Yaş
%23.8
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%95.3
Erkek
%4.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.4 (46)
9
%10.2 (23)
8
%23 (52)
7
%23 (52)
6
%8.8 (20)
5
%4 (9)
4
%1.8 (4)
3
%4 (9)
2
%0.4 (1)
1
%1.8 (4)

Kitabın sıralamaları