Adı:
Sana Vuruldum
Alt başlık:
Crash #1
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055175726
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Crash
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aspendos Yayıncılık
New York Times çok satanlarındaki "Sana Vuruldum" üçlemesinin bu ilk kitabında, dünya bu neslin Romeo ve Julietiyle tanışıyor: Jude Ryder ve Lucy Larson.
Southpointe Lisesi Lucynin son yılında olmak istediği son yerdi. Ta ki adı, baş belasıyla eşanlamlı hâle gelmiş olan Jude Ryderla tanışana kadar. Sabıka kaydı bir tezden uzun olan Jude, sakinlerinin dengesiz olduğunun bilindiği yerel yetimhanede kalıyordu ve Lucynin sormaya çekinmesine yetecek kadar fazla kadın onun adıyla inlemiş, adını bağırmış ya da lanetlemişti. Lucy ara sıra tuhaf olsa da genelde normal bir şekilde yetiştirilmişti. Gözünü Julliarda dikmiş bir şekilde bale ayakkabıları ve elbisesini giymek için yaşıyor ve beladan uzak durmak için elinden geleni yapıyordu. Bugüne dek.
Geçmişini geleceğinden ayrı tutmak istiyorsa Jude, Lucynin uzak durması gereken her şeydi. Ama uzak durmak yapamadığı tek şeydi.
Lucy Larson ve Jude Ryder için, aşk, onları parça parça edecek şey olmak üzereydi.
336 syf.
·Beğendi·10/10
Kötü değil güzel bir anlatım söz konusu, sizi 18’li yaşlara lise çağlarına götüren bir kitap.
Beni etkileyen en güzel yanı ise bir çok suç işlemiş, içerde yatmış bir insana güvenmesi, ona her seferinde bir şans verilmesi ve tutkulu bir aşkın başlangıcı.

Düşünün bir mesela sevdiğiniz adamın babası abinizin katili ..

sevdiği kadının abisini öldürmüş bir baba....

Zorlu bir hayat, kimsesiz yurtta dayaklar ile büyümüş bir genç.
Okunması gereken bir aşk hikayesi ..
336 syf.
·1/10
18 yaşında olabilirim ama neyi sevdiğimi, nasıl ilişkilerden hoşlandığımı bildiğim için mutluyum. Bu kitap, düşüncelerimin netleşmesine yardımcı oldu. Sağolsun saatlerimi yedi ama bir daha ergen lise aşığı kitaplarının yanına yaklaşmayacağımı garantiledi.
Daha en başından bırakmalıydım kitabı ama vicdanım 'dur' dedi, belki güzeldir...
Sözün kısası, benim için gündüz kuşağı dizilerinden bir farkı yoktu. Okumanın da bir anlamı yoktu. Bu kitabı okumamı sağlayan bütün duyu organlarımdan özür diliyorum. Bir daha böyle bir klişeliğe katlanmayacağım.
336 syf.
·4/10
Kapağıyla tamamen alakasız , son derce sıradan bir kitap.Tabi ki emeğe saygı.Kitabın güzel yerleri yok muydu , vardı.Lakin kapağına aldanıp yetişkinler için olduğunu sanmayın , karakterler daha lise son sınıf.Ayrıca "kötü çocuk" klişesi üzerinden gidilmiş.
336 syf.
·2 günde·6/10
Bir adet genç yetişkin romanı.
Ana karakterlerimiz lise öğrencisi. İyi kız / kötü çocuk konseptinde akıcı bir kitaptı.

Bildiğim kadarıyla bu kitabın da serisi var. 3 kitaplık olması lazım. Ama diğer kitapların ne anlattığını araştırmadım. Karakterler bu kitapta finallerini yapmış durumdaydı. O yüzden devamını getirme niyetim yok şu an.

Yalnız gözüme çok fazla yazım hatası çarptı. Bu da rahatsız ediyor doğal olarak. Epey zamandır bu yazım yanlışlığı bolluğu nedeniyle Aspendos kitaplarından uzak duruyordum. Yayınevinden ricam, bu konuda daha titiz davranmaları. Yani çoğu kitapta böyle şeylerle karşılaşıyoruz ama dile getirmek zorunda hissettim kendimi artık.
336 syf.
·Puan vermedi
Southpointe Lisesi Lucy’nin son yılında olmak istediği son yerdi. Ta ki adı, baş belasıyla eşanlamlı hâle gelmiş olan Jude Ryder’la tanışana kadar. Sabıka kaydı bir tezden uzun olan Jude, sakinlerinin dengesiz olduğunun bilindiği yerel yetimhanede kalıyordu ve Lucy’nin sormaya çekinmesine yetecek kadar fazla kadın onun adıyla inlemiş, adını bağırmış ya da lanetlemişti. Lucy ara sıra tuhaf olsa da genelde normal bir şekilde yetiştirilmişti. Gözünü Julliard’a dikmiş bir şekilde bale ayakkabıları ve elbisesini giymek için yaşıyor ve beladan uzak durmak için elinden geleni yapıyordu. Bugüne dek.
Geçmişini geleceğinden ayrı tutmak istiyorsa Jude, Lucy’nin uzak durması gereken her şeydi. Ama uzak durmak yapamadığı tek şeydi.
336 syf.
·2/10
Genelde bu tarz iyi kız kötü oğlan, ilelebet mutlu oldular, gökten 3 elma düştü kitaplarını çok severim. Tek günde keyif için okurum ama bir kitap bu kadar mı sıkıcı olur. Bu kadar mı kopuk olur. Sırf elime geçti diye okumadan kaldırmayayım kenara diye okudum. Tamam kadın karakteri duygusal, saf yapmak istiyorsunuz anladım ama salaklıkla saflığı neden karıştırıyorsunuz?
336 syf.
·Puan vermedi
Gayet güzel bir seriydi. Üç kitap boyunca karakterlerin değişimini, geçmişin geleceği etkilememesi için yapılan fedakarlıkları okudum. Ve gerçekten hayranlık duydum. Ben o karakterlerin yerimde olsan bu kadar affedici olabilir miydim bilmiyorum.

Okumayı düşünüyorsanız bence okumalısınız. Pişman olacağınızı düşünmüyorum.
"Hayat gittikçe darmaduman bir hale geliyordu ve bu ben lanetlendiğim için mi böyleydi yoksa hayat doğası gereği böyle bir şey miydi emin değildim. Bunca zamandır bir kişinin bile bir şeyleri değiştirebileceği inancıyla yaşıyordum ama keşfetmiştim ki dünya berbat bir yerdi."
Siyah bütün renkleri soğuruyor, hepsini kabul edip içine alıyor ve diğerlerinin kendisini tanımlamasına izin veriyor. Gri ise kendisinden başka bir şey değil. Kendinden başka hiçbir şeyi kabul etmiyor.
Nicole Williams
Sayfa 105 - Aspendos Yayınları
"Sahip olduğumuz itibarlar gerçekte iz değiliz, onlar sadece insanların olduğumuzu sandığı kişiler. Diğerleri hayatları boyunca özgürlükleri için savaşırken bazılarımız bu tuzağa düşer. Herkesin beni tanımladığı şekilde iğrenç bir sürtük değildim, Jude da geleceği olmayan kötü çocuk değildi. Bize biçilen roller arasındaki fark Jude'un bunu bir hatasına kefaretmiş gibi kabullenmesiydi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sana Vuruldum
Alt başlık:
Crash #1
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055175726
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Crash
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aspendos Yayıncılık
New York Times çok satanlarındaki "Sana Vuruldum" üçlemesinin bu ilk kitabında, dünya bu neslin Romeo ve Julietiyle tanışıyor: Jude Ryder ve Lucy Larson.
Southpointe Lisesi Lucynin son yılında olmak istediği son yerdi. Ta ki adı, baş belasıyla eşanlamlı hâle gelmiş olan Jude Ryderla tanışana kadar. Sabıka kaydı bir tezden uzun olan Jude, sakinlerinin dengesiz olduğunun bilindiği yerel yetimhanede kalıyordu ve Lucynin sormaya çekinmesine yetecek kadar fazla kadın onun adıyla inlemiş, adını bağırmış ya da lanetlemişti. Lucy ara sıra tuhaf olsa da genelde normal bir şekilde yetiştirilmişti. Gözünü Julliarda dikmiş bir şekilde bale ayakkabıları ve elbisesini giymek için yaşıyor ve beladan uzak durmak için elinden geleni yapıyordu. Bugüne dek.
Geçmişini geleceğinden ayrı tutmak istiyorsa Jude, Lucynin uzak durması gereken her şeydi. Ama uzak durmak yapamadığı tek şeydi.
Lucy Larson ve Jude Ryder için, aşk, onları parça parça edecek şey olmak üzereydi.

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • Ece G
  • Miss South
  • Ahmeedii
  • Sondan Üçüncü Jedi
  • Güzeller Şehri
  • Gizem
  • Elif Fidanlı
  • GökyüzüneAşık
  • Maral kızılkaya
  • Κοκκινοσκουφίτσα

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%40.7
25-34 Yaş
%25.9
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%97.2
Erkek
%2.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.7 (2)
9
%4.3 (1)
8
%26.1 (6)
7
%4.3 (1)
6
%13 (3)
5
%8.7 (2)
4
%17.4 (4)
3
%4.3 (1)
2
%4.3 (1)
1
%8.7 (2)