Adı:
Sanat, Kültür ve Mutfak
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
500
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758704347
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap Yayınevi
Bu kitap arkeoloji ve sanat tarihinin merceğinden mutfak kültürüne bakıyor ve bize tarihöncesinde Çatalhöyük'te, Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma uygarlıklarında ve Ortaçağ Avrupa'sında neler yenilip içildiğini, yemeklerin nasıl hazırlanıp sunulduğunu anlatıyor. Şu bizim Çatalhöyük'te MÖ 5850'de taş veya ağaçtan özenle oyulmuş kaplar ya da kille sıvanmış örme sepetler kullanılıyor, ateşte kızdırılmış taşlar bu kaplara daldırılarak yemek pişiriliyormuş. Antik Mısır'da MÖ 3000'de köleler ya da işçilerin arpa ya da gernikten yapılan ekmek, soğan, pırasa, sarımsak ve baklagiller ile biradan oluşan bir beslenme düzenleri varmış. Bir mezardan çıkarılan ölü yemeği ise Mısır soylularının ne yediği hakkında bir fikir veriyor: öğütülmüş arpayla pişirilmiş lapa, ateşte kızarmış bütün bıldırcın, iki pişmiş böbrek, bir pişmiş balık, sığır kaburgası, gernikten yapılmış üçgen biçimli somun ekmek, birkaç pasta, haşlanmış meyve ve büyük olasılıkla incir. Mezopotamya mutfağında ekmek pişirmek için üzerinde hayvanlardan doğurgan çıplaklara kadar her türlü figürün bulunduğu kalıplar kullanılıyormuş. Sözcük dağarcıklarında da 18-20 peynir çeşidine rastlanıyormuş... Sıra Antik Yunan'a geldiyse 4. yüzyıldan bir şiir aktarmakla yetinelim:

Palamut güzün Ülker takımyıldızı inişteyken yakalanır
Nasıl istersen öyle pişir onu. Onu bunu katmaya gerek yok.
Ne kadar çabalasan rezil edemezsin bu balığı.
Ama dostum Moskhus, en iyi pişirme yolunu bilmek istersen,
Derim ki, incir yaprağına sar onu,
bir tutam mercanköşk serptikten sonra
Sakın peynir ya da bir başka saçmalık katayım deme!
Koyuver yaprağın üstüne, sarıp sarmala bir güzelce,
Sonra hepsini kızgın köze göm.
Şimdi doğrusunu istersen, güzelim Byzantion'da (İstanbul) çıkar palamudun en iyisi
Yakınlarında tutulanlar da kötü sayılmaz,
Ama ne denli uzaklaşırsan Hellespont'tan (Çanakkale Boğazı), o denli bozulur balık,
Bir de tuzlu Ege sularında çıkanı vardır ki,
Aynı balık değildir o artık, bütün övgülerimi geri almak zorundayım o zaman.
2002'de kaybettiğimiz Phyllis Pray Bober, Bryn Mawr College'da Beşeri Bilimler profesörüydü.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Günümüzde biyokimya araştırmaları, ne yiyorsak gerçekten olduğumuzu söylüyor, ama bambaşka kavramlardan yola çıkarak... Oysa, Brillat Savarin'in söylediği bağlamda, insanın yemediklerinin de kendisini tanımladığı aynı kertede doğrudur. Yasak yiyecekler ve oruç, perhiz gibi yemekten kaçınma, ister büyük ister küçük olsun, kültürel kümeleşmelerin sınırlarını belirleyen olağanüstü etkili bir duvar görevi yapmıştır.
"Turuncu" havucu günümüz bahçıvanlarının ilk öncüleri yaratmıştır; oysa eskinin kökleri bir yaban havucu kadar renksizdi; ya da kimi zaman mor-kara olurdu.
Phyllis Pray Bober
Sayfa 170 - Kitap yayınları
Oysa kime sorulursa sorulsun, yeme içme sanatında üstünlük Sicilya ve Magna Graecia'dan yetişmiş ünlü aşçıbaşılardaydı.
Phyllis Pray Bober
Sayfa 159 - Kitap yayınları
Batı vahaları yalnız tuz değil, bir başka sodyum bileşiğini, mumyalama sürecinde çok önemli bir yeri olan natron'u sağlıyordu. Natrun Vadisi adını bu sodyum karbonat bileşiğinden alıyor.
Phyllis Pray Bober
Sayfa 79 - Kitap yayınları
ünlü oyuncu Edmund Kean'ın (1787-1833), rollerine uyan yemekler yediği söylenir: Eğer aşık erkeği oynuyorsa koyun eti, katili oynuyorsa sığır eti, zorbayı oynuyorsa
domuz eti yermiş.
Phyllis Pray Bober
Sayfa 13 - Kitap yayınları
Tarihteki uygulamadan çıkardığımız kadarıyla mutfakta kadınlar ya da köleler çalışır, tören yemeklerini ve sıra dışı yemekleri ise erkekler hazırlardı; öyleyse neolitik çağın "ev kadını" bir odadan ötekine iki büklüm olup geçmek zorunda olduğu bu kapısız ya da alçak kapılı konutlarda ne pişirirdi?
Kemik gibi ele gelen artıklar dikkatle
etiketlenip, tanımlanmak üzere bir uzmana götürülmüştü. Günümüzde arkeologların kullandığı kimyasal yüzdürme tekniğiyle en küçük kömür leşmiş madde kalıntısından hem orijinal madde, hem de yaşı belirlenebiliyor. Isılışıldama [termolüminesans], DNA araştırmaları, insan kemiğinde stronsiyum çözümlemesi ve daha başka birçok atom çağına özgü teknik, eski insanların hatta en sıradanlarının eşyaları ve maddesel kültürüne olduğu kadar, gündelik yaşamının ayrıntılarına ilişkin sorulara da yanıt arayan arkeologlara yeni veriler sağlıyor.
Phyllis Pray Bober
Sayfa 30 - Kitap yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanat, Kültür ve Mutfak
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
500
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758704347
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap Yayınevi
Bu kitap arkeoloji ve sanat tarihinin merceğinden mutfak kültürüne bakıyor ve bize tarihöncesinde Çatalhöyük'te, Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma uygarlıklarında ve Ortaçağ Avrupa'sında neler yenilip içildiğini, yemeklerin nasıl hazırlanıp sunulduğunu anlatıyor. Şu bizim Çatalhöyük'te MÖ 5850'de taş veya ağaçtan özenle oyulmuş kaplar ya da kille sıvanmış örme sepetler kullanılıyor, ateşte kızdırılmış taşlar bu kaplara daldırılarak yemek pişiriliyormuş. Antik Mısır'da MÖ 3000'de köleler ya da işçilerin arpa ya da gernikten yapılan ekmek, soğan, pırasa, sarımsak ve baklagiller ile biradan oluşan bir beslenme düzenleri varmış. Bir mezardan çıkarılan ölü yemeği ise Mısır soylularının ne yediği hakkında bir fikir veriyor: öğütülmüş arpayla pişirilmiş lapa, ateşte kızarmış bütün bıldırcın, iki pişmiş böbrek, bir pişmiş balık, sığır kaburgası, gernikten yapılmış üçgen biçimli somun ekmek, birkaç pasta, haşlanmış meyve ve büyük olasılıkla incir. Mezopotamya mutfağında ekmek pişirmek için üzerinde hayvanlardan doğurgan çıplaklara kadar her türlü figürün bulunduğu kalıplar kullanılıyormuş. Sözcük dağarcıklarında da 18-20 peynir çeşidine rastlanıyormuş... Sıra Antik Yunan'a geldiyse 4. yüzyıldan bir şiir aktarmakla yetinelim:

Palamut güzün Ülker takımyıldızı inişteyken yakalanır
Nasıl istersen öyle pişir onu. Onu bunu katmaya gerek yok.
Ne kadar çabalasan rezil edemezsin bu balığı.
Ama dostum Moskhus, en iyi pişirme yolunu bilmek istersen,
Derim ki, incir yaprağına sar onu,
bir tutam mercanköşk serptikten sonra
Sakın peynir ya da bir başka saçmalık katayım deme!
Koyuver yaprağın üstüne, sarıp sarmala bir güzelce,
Sonra hepsini kızgın köze göm.
Şimdi doğrusunu istersen, güzelim Byzantion'da (İstanbul) çıkar palamudun en iyisi
Yakınlarında tutulanlar da kötü sayılmaz,
Ama ne denli uzaklaşırsan Hellespont'tan (Çanakkale Boğazı), o denli bozulur balık,
Bir de tuzlu Ege sularında çıkanı vardır ki,
Aynı balık değildir o artık, bütün övgülerimi geri almak zorundayım o zaman.
2002'de kaybettiğimiz Phyllis Pray Bober, Bryn Mawr College'da Beşeri Bilimler profesörüydü.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • ZümrütGökce
  • MAHMUT AKINCI
  • Ferda Çalışır
  • Tugay parlak
  • İlk İnsan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0