Sanat Objesi Olarak Sanatçı

·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Sanat Objesi Olarak Sanatçı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredı Yayınları
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kara bir büyü gibi sardı tüm bedenimi
Yüzyıl oldu sanki arayıp duruyorum
İçinden çıkmaya çalıştığım örümcek ağları
Arzuladığı nedir
Arzuladığım neydi
Adadığım o boş ıssızlıkta
Ay büyürken içimde bir kez daha baktım aynaya

Tekrar tekrar bakmak
Kendime
Benliğimin derinliklerinden sızan o cılız ışığa
Ey şiirin ressamı, resmin şairi,
Bütün yaşamını oymacılık ve şairlikten kazanmaya çalışarak zor koşullarda hayatını sürdürdü. Resimlerinde toplumsal adalet ve insani konuları işledin. Evrendeki karşıtlıklar dengesini keşfettiğin zaman 'karşıtlıklar olmaksızın ilerleme olmaz' dedin, tüm tabulara rağmen..
Bir elinde fırça, diğerinde palet. Önünde, görünmeyen, devasa, bakire bir tuval hayal ediyorum. Ölüm kadar beyaz, bir fırça darbesiyle yaşama dönmeye hazır kadar beyaz. İki evren arasında seni bekleyen bu beyazlıktan korkuyorsun doğal olarak. 'Ya dokununca beyazı yaşama aktaramazsam' korkusu. Elindeki fırçayı öyle gergin tutuyorsun ki, bir bıçak gibi tuvale saplamayı düşünüyorsun. Yüz hatların, boyun damarların gerilmiş, gözlerin hafif aralanmış, ahşap bir kapıdan bakıyorlar sanki. Bir ısırışta dudaklarının arasındaki piponun sapını kurabilirsin. Öylesine öfkeli ve sinirli bir halin var. Eee dostum, kolay mı usta olmak? Bunu sen çok iyi bilirsin. Beyaz bir tuvalin karşısında kırmızı alevlerde yanmayı da. Alevler her yerini yakmasın diye kırmızının içinde mavi sudan çekilmiş şeritler kullanmışsın. Bütün bedenin kavrulmasın diye. Sırtını döndüğün model boşluk içinde. Latince olduğunu düşündüğüm sözcükler mırıldanıyır : Non omnis Morari (her yerim ölmeyecek). Beyazın da sanatçıyı yaktığını biliyorsun. Her yerim yanmayacak diye mırıldanıyorsun.
Yüzden yüze iletişim frekansları fırçayı tutan elini tir tir titretiyor, fırça güçsüzleşiyor, bir kaç gölge oluşturduktan sonra bir an ressamın başı yere doğru eğiliyor. Başını kaldırdığında karşısında artık başka bir yüz var. Gelecekten gelen bir yüz : Yasemin Mori'nin yüzü. Hollandalı genç kıza benzemiyor. Daha ihtiraslı, daha atak, daha kararlı. 21. yüzyılın tüm özelliklerini donanmış bir yüz. Ressam hafif bir şaşkınlık yaşıyor ve duraksıyor. Yerdeki mavi boya lekesi gittikçe büyüyor, yayılıyor. Yasemin Mori'nin bakışları davetkar, ressamı çileden çıkaracak denli cüretkar. Bakışlarındaki küstah ifade erotik çağrışımla birleşmiş. Hem Hollandalı kız hem de gelecekten gelen bu dişi, Eros'un Azad ettiği yüzler olmasın.
Bir görenin bir daha unutamayacağı bu resimdeki en çarpıcı unsur ise Saturn'ün yüzündeki dehşet ve korku dolu bakışı. Üzerinden kanın süzldüğü parçalanmış bedenden bile ürkütücü duruyor. Belki de bu bakışlar, aslında izlenmesi için yapılmamış olan bu resme daha da yaklaştırıyor bakan kişiyi. Çünkü resimde herkes için tanıdık bir şey gizli: Her ne kadar egemen güç olsa da yaptığı eylemin dehşet vericiliğinin farkında olan Saturn'ün çıkmazını ve ikilemini yansıtıyor. İzleyene, Saturn'ün bile insani yanının olduğunu hatırlatıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanat Objesi Olarak Sanatçı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredı Yayınları

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • arden

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0