·
Okunma
·
Beğeni
·
88
Gösterim
Adı:
Sanat Tarihinin Tarihi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059389631
Çeviri:
Cem Soydemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Sade ve özlü bir dille yazılmış olan bu kitapta yazar, sanat eleştirisi ve teorisinin antikiteden günümüze tarihinin izini sürüyor. Minor'ın amacı "sanat tarihinin ne olduğunu, nereden doğduğunu, temelini oluşturan fikirlerin, kurumların ve pratiklerin neler olduğunu, bugünkü şekline nasıl büründüğünü ve kullandığı eleştirel yöntemlerin neler olduğunu tanımlamaya çalışmak."
Sanat eğitimi alınan bir yer olarak modern akademi, on altıncı yüzyıl sonlarının İtalya'sında sanatçılara yönelik bir meslek forumu olarak doğdu, bir yandan da sanata dair teorik söylemlere ev sahipliği etti. Akademinin, kültürel ve ideolojik bir fenomen olarak etkisi tarih boyunca güçlü bir şekilde hissedildi; bu etki belki bugün her zamankinden daha güçlü hissediliyor. Akademi ister Roma'daki Accademia di San Luca gibi papalığın himayesindeki bağımsız bir sanat kuruluşu ister XIV. Louis'nin subaylarının denetimindeki bir kraliyet akademisi ister modern bir üniversite olsun, tam da doğası gereği, gündemler yaratarak sanatçıları ve sanat tarihçilerini bu ya da şu şekilde etkiler. Kitabın birinci kısmında bu ve benzeri konular ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. Platon'dan on dokuzuncu yüzyıla sanat teorilerinin ele alındığı ikinci kısımda, tarih estetikle buluşuyor, çağlar boyu "Sanat nedir?" sorusuna verilen yanıtlar mercek altına alınıyor. Yirminci yüzyılın eleştiri teorilerine ilişkin değerlendirmelere yer verilen üçüncü kısımdaysa tarih biraz geri planda kalıyor. Göstergebilim, yapıbozum, Marksizm, psikanaliz, feminist eleştiriler, çokkültürcülük, bu kısımda ele alınan yaklaşımlardan birkaçı.
Kitap, sanat tarihiyle yeni tanışmış olan ve sadece sanatı merak etmekle yetinmeyip, sanat hakkında söylediğimiz şeyleri neden söylediğimizi de merak eden okura ulaşmayı hedefliyor. Sanat hakkında konuşmanın tek bir yolu -kitabi bir yolu- olduğuna inanan okuru, benimsediği bu bakış açısının indirgemeci ve otoriter olduğuna; sanatın tamamen kişisel ve herkesin fikrinin eşit ölçüde geçerli olduğunu düşünen okuruysa, bu inancının geçersizliğine ikna etmeyi dert ediniyor. Okuru, sanat tarihini beşeri bilimlere ait kılan şeyin ne olduğunu kavramaya davet ediyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Platon’un ve ardıllarının çoğunun, ısrarla önemini vurguladığı simetri, Michelangelo için o kadar da önemli değildir. Michelangelo güzelliğin ölçülemez olduğuna inanır. Önemli olan şey, güzelliğin bizi çekme, cezbetme gücüdür.
Hegel’e göre sanat, insanlar kendileri ve nihai gerçeklik hakkında bir şey bilebilmeleri için var oldu. Sanat bir araçtır ve biz insan olarak en bilinçli olmayı başardığımızda, artık bu aracı kullanmayacağız. Kant’ın sanatı bir insan yetisi olarak, aslında bizi insan yapan bir şey olarak kabul etmesi ilginçtir. Güzelliği keşfetmek bizi daha sınırlı bir varoluştan özgürleştirir. Ama Hegel’in zihninde daima o nihai amaç vardır: Hakikati bilme amacı.
Rothko’nun dünyanın geri kalanından kopukluk duygusu o kadar yoğundur ki stüdyosunda intihar edişinin, kopma arzusunun son jesti olduğu söylenmektedir.
Bir sanat yapıtının veya başka bir estetik uğrağın kişiyi kendinden geçirmesi, pek de alışılmadık bir şey olmasa gerek. Ekspresyonist ressam Mark Rothko, bizi bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkarmak istediğini söylemişti. Platon içinse bu, görülmeyenden ziyade hatırlanana bir yolculuktur ama yine de bir yolculuktur. Böyle uzun ve zahmetli bir yolculuğun amacı, Platon’a göre, yeni bir şeyin yaratılması değil, zaten orada olan bir şeyin bilinmesidir. Gerçeklik eksiksizdir, tamdır; insanlar ona bir şey ekleyemez, onu sadece keşfedebilirler. Güzellik onu algılamaya çalışan kişiden bağımsızdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanat Tarihinin Tarihi
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059389631
Çeviri:
Cem Soydemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Sade ve özlü bir dille yazılmış olan bu kitapta yazar, sanat eleştirisi ve teorisinin antikiteden günümüze tarihinin izini sürüyor. Minor'ın amacı "sanat tarihinin ne olduğunu, nereden doğduğunu, temelini oluşturan fikirlerin, kurumların ve pratiklerin neler olduğunu, bugünkü şekline nasıl büründüğünü ve kullandığı eleştirel yöntemlerin neler olduğunu tanımlamaya çalışmak."
Sanat eğitimi alınan bir yer olarak modern akademi, on altıncı yüzyıl sonlarının İtalya'sında sanatçılara yönelik bir meslek forumu olarak doğdu, bir yandan da sanata dair teorik söylemlere ev sahipliği etti. Akademinin, kültürel ve ideolojik bir fenomen olarak etkisi tarih boyunca güçlü bir şekilde hissedildi; bu etki belki bugün her zamankinden daha güçlü hissediliyor. Akademi ister Roma'daki Accademia di San Luca gibi papalığın himayesindeki bağımsız bir sanat kuruluşu ister XIV. Louis'nin subaylarının denetimindeki bir kraliyet akademisi ister modern bir üniversite olsun, tam da doğası gereği, gündemler yaratarak sanatçıları ve sanat tarihçilerini bu ya da şu şekilde etkiler. Kitabın birinci kısmında bu ve benzeri konular ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. Platon'dan on dokuzuncu yüzyıla sanat teorilerinin ele alındığı ikinci kısımda, tarih estetikle buluşuyor, çağlar boyu "Sanat nedir?" sorusuna verilen yanıtlar mercek altına alınıyor. Yirminci yüzyılın eleştiri teorilerine ilişkin değerlendirmelere yer verilen üçüncü kısımdaysa tarih biraz geri planda kalıyor. Göstergebilim, yapıbozum, Marksizm, psikanaliz, feminist eleştiriler, çokkültürcülük, bu kısımda ele alınan yaklaşımlardan birkaçı.
Kitap, sanat tarihiyle yeni tanışmış olan ve sadece sanatı merak etmekle yetinmeyip, sanat hakkında söylediğimiz şeyleri neden söylediğimizi de merak eden okura ulaşmayı hedefliyor. Sanat hakkında konuşmanın tek bir yolu -kitabi bir yolu- olduğuna inanan okuru, benimsediği bu bakış açısının indirgemeci ve otoriter olduğuna; sanatın tamamen kişisel ve herkesin fikrinin eşit ölçüde geçerli olduğunu düşünen okuruysa, bu inancının geçersizliğine ikna etmeyi dert ediniyor. Okuru, sanat tarihini beşeri bilimlere ait kılan şeyin ne olduğunu kavramaya davet ediyor.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Ezgi
  • yunus koç
  • Monbebe
  • Hande Ergelen
  • Sln
  • Sln
  • F.İ.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%75 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0