Sanat Uzun Hayat Kısa

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.104
Gösterim
Adı:
Sanat Uzun Hayat Kısa
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751413987
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Hayata ve İnsana Dair Denemeler

Bu kitap, çok boyutlu bir sanatçının okuyarak, besteler yaparak, filmler çekerek, romanlar yazarak ve hepsini halkla iletişim halinde üreterek yaşarken birikmiş sözlerinin süzülmesinden oluşuyor. Ayrıca, bu ülkede yaşamanın; bu yollarda seyahat etmenin, bu televizyonları izlemenin, bu sokaklarda yürümenin izlerini taşıyor.
Livaneli bu kez, yıllar boyunca biriktirdiği bilgiler, karşılaştığı gerçeklikler, tanık olduğu durumlar arasında ilgiler kurarak, kimi sorunlar üstünde düşünüyor. Her insanda olduğu gibi onda da dış dünya bu şekilde zihnine yansıyor.
400 syf.
·154 günde
Zülfü Livaneli'nin romanlarını sevmiyorum da bu tür deneme, edebiyat ve sanat üzerine yazdığı eserleri beğeniyorum. Çok uzun süre masamın üstünde yer alan bir kitap oldu. Kısa kısa yazılardan oluşan kitaptan faydalandığımı söyleyebilirim. Bu manada tavsiye ederim. Eleştirel olarak yaklaştığı herhangi bir konuda kendisine katılmadığım asla olmadı. Sanat, kültür ve edebiyat konusunda birikimleri ortada. Halen bir önyargım var kendisine, bu da benim eksikliğim olsa gerek.
400 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Sanki şöyle olduğunu hissettim. Zülfü abiyle kahvemizi aldık yanımıza ve derin bir sohbete koyulduk; hayattan, ülkemizden, aşktan, siyasetten, eğitimden, geçmişten, umutlu geleceğimizden, anlamsız üzüntülerimizden, vs...
Öleceğini bilen başka canlı olmamasına karşın insanoğlunun bu gerçeğe rağmen kendini yıpratmasını konuştuk biraz da.Sohbet tadındaydı, ben çok keyif aldım.
400 syf.
·Puan vermedi
"siz henüz gergedan olmadıysanız, acı çekiyorsunuz demektir. Çünkü bu ülkede olup bitenlerden acı çekenler, ekranlarda ki yozlaşmaya akıl erdiremeyenler, hileyi, yalanı, çürümeyi, tezgahı içlerine sindiremeyenler, ayakların nasıl baş yapıldığını anlayamayanlar gergedan olmayan, normal insanlardır. Gergedanlar bunların hiçbirine aldırmıyor. Sistemde yerlerini almışlar. 'başarılı insan' olmanın keyfini sürüyor ve alıştıkları için hem kendi alınlarındaki, hemde çevrelerindeki boynuzları görmüyorlar. "
398 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Denemeleri de romanları gibi güzel ve anlamlı.Hayata dair birçok konuya değinen,sanatın hakkını verdiğini düşündüğüm biri olan Livaneli'nin sanata bakış açısını da özetleyen bir kitap.
Kitap; beni, ismini ilk kez bu kitapta duyup neden daha önce hiç duymadım diye kendime kızdığım birçok yazarla da tanıştırdı.Ve hepsini de not aldım.Teşekkürler Livaneli...
Edebiyat okumamış ve okumamakta ısrar eden birisine, bu tadı aşılamak ve işin önemini anlatmak çok zor. Yaşamında hiç çikolata görmemiş ve yememiş bir insana, bu lezzetli nesneyi kelimelerle nasıl tarif edebilirsiniz ki...
"Savaş bir erkek davranışıdır!" dersek, pek de haksız sayılmayız. Bir kadın, erkek gibi yok edici olamaz. Çünkü bir insan doğurmanın ve yetiştirmenin ne demek olduğunu bilir.
Erkek gibi dölleyip yoluna gitmemiştir o. Çocuk doğurmanın acısını, sancısını çekmiş, canından can kopmasının şiddetini yaşamıştır.
Sonra o çocuğu emzirmiş, beslemiş, yirmi yıl üstüne titremiştir.
Erkekler çocuğu alır, asker yapar, cepheye gönderirler ve "Bum!"; çocuk artık yok!
Geçenlerde iki kızımız kitapçı vitrinine bakarken biri ötekine dönüp, "Aaaa kız bak!" demiş, "Aşk-ı Memnu'nun kitabı da çıkmış."
"Öteki, "Amma da çabuk yazıvermişler!" demiş.
Geleneklerimizin çoğunu yitirdik. Gün geçtikçe hafızasız bir topluma dönüşüyoruz.
Oysa kurumları, gelenekleri korumak, topluma, dolayısıyla insana bir güven duygusu ve yerleşiklik bilinci kazandırır. Çok sıradan görünen bir mekan, anılarla değer kazanır ve anlam bulur. Biz ise yerli olmak ve geleneksel değerlere sahip çıkmak ayıpmış gibi kimliğimizden kurtulmaya çalışırız.
Ve böylece Batılı olacağımızı sanırız.
Oysa Batı, tek boyutluluk ve tek bir üniforma değil ki! Bugün ikisi de Avrupalı sayılan Finlandiyalı ve Portekizli arasında hiçbir benzerlik yoktur. Ne yemekleri, ne müzikleri, ne görünüşleri, ne de kültürleri birbirine benzer. Ama iki ülke de Avrupa düşüncesinin temelini oluşturan ilkeleri benimsemiştir.
Türkiye'nin Batılı olması, kendi kültürünü korumasıyla mümkün olacaktır.
Dünyada başarıya ulaşmış "taklit ülke" yoktur.
Dostoyevski Avrupa'ya gitmiş ve Fransa'yı, Almanya'yı, İtalya'yı gezmiş, notlar tutmuş.
Mesela gördüğü muazzam bir köprüden etkilenmiş, onu uzun uzun anlatmış ama altına düştüğü notta demiş ki: "Almanlar köprü yapımında ileri ama bizim gibi semaverde çay kaynatamıyorlar. Hiçbir millet Ruslar gibi çay yapamaz." Koca Dostoyevski'nin içine düştüğü durum çok insanca ve çok anlaşılabilir bir şey.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanat Uzun Hayat Kısa
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751413987
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Hayata ve İnsana Dair Denemeler

Bu kitap, çok boyutlu bir sanatçının okuyarak, besteler yaparak, filmler çekerek, romanlar yazarak ve hepsini halkla iletişim halinde üreterek yaşarken birikmiş sözlerinin süzülmesinden oluşuyor. Ayrıca, bu ülkede yaşamanın; bu yollarda seyahat etmenin, bu televizyonları izlemenin, bu sokaklarda yürümenin izlerini taşıyor.
Livaneli bu kez, yıllar boyunca biriktirdiği bilgiler, karşılaştığı gerçeklikler, tanık olduğu durumlar arasında ilgiler kurarak, kimi sorunlar üstünde düşünüyor. Her insanda olduğu gibi onda da dış dünya bu şekilde zihnine yansıyor.

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • kadir
  • Züleyha Gül
  • Betül Sevinç
  • Gülcan C.
  • Fehime ERGÜN
  • Metin Büyükköroğlu
  • DrKitapsever
  • Melih Yıldız
  • Levent
  • Şamaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%23.1
25-34 Yaş
%34.6
35-44 Yaş
%30.8
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.8
Erkek
%44.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.5 (6)
9
%9.1 (1)
8
%18.2 (2)
7
%18.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0