Sanatçının Genç Adam Olarak PortresiJames Joyce

·
Okunma
·
Beğeni
·
1
Gösterim
Adı:
Sanatçının Genç Adam Olarak Portresi
Baskı tarihi:
15 Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
285
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059317702
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yason Yayıncılık
Baskılar:
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
Sanatçının Genç Adam Olarak Portresi
BAŞLIK: JAMES JOYCE OKUYUN, OKUNMALI!

ANA KONU: DİN BASKISI, AİLE BASKISI, TOPLUM BASKISI, BASKI... BASKILAR!...

BENIM GÖZÜMDEN STEPHEN: Karmakarışık her zaman olduğum gibi... Adımlarımı henüz atmadım. Dışarı çıktım. Önümde koskoca bir bataklık. Bunu oluşturan insanlar; ailem, arkadaşlar, akrabalar... Kim için, ne için yaşıyorum?
Bataklığa batmadan nasıl ilerleyeceğim. Evet bir adım attım. Daha yüzeydeyim. Başka bir adım. Devam et! Nereye gideceğim? Korkuyorum. Batarsam! Nefessiz mi kalacağım? Bir kuşun daha ilk kanat çırpmaya başladığı an gibi, ürkek ve tereddütlü.
Acı var içimde, kaynağı belli olmayan. Tüm dualarım, yalvarışlarımı yapıyorum. Tanrıya inanıyorum. Günahkar oluşum yüzünden acılar içinde kıvranıyorum. Adım atmaya devam... Aklımda derin şüpheler var. Evren, dünya...
Mantıksız birçok şey. Kabuğumdan sıyrılmalıyım. Başka bir ben olmalı, başka bir yol, başka bir biçim...
İnançlıyken bu pis insanlar yüzünden, bu iki yüzlü, dini kullanan, politik sinsiliklerini her yerde gözüme sokan. Tutarsız her şey tutarsız... Katlanamıyorum ben buna be bataklıkta ilerlerken düşünerek yavaş yavaş, başka bir bene dönüşüyorum. Ağır ağır inancımı sorgulayarak. Yolu bitirdim. Ya sonra?

Kendi algımla anlatmaya çalıştım Stephen'ı. O, zayıftı. Fiziksel olarak değil bir tek, ruhen de. Bu yüzden sürekli alay edilen bir genç. Arkadaşı yok. Yalnız o... Kendi iç dünyasında hayaller ve düşünceler içerisinde yaşayan bir çocuk. Bu sebepten babasının enerjisi bile ona oldukça fazla geliyor. Sanki babasından daha yaşlıymış gibi hissediyordu.
Hele ki o okul... Cizvitlere ait olan o okulda okuduğunda, insanların o lanet olası iki yüzlülükleri, dini kendilerine göre yorumlayıp kullanmaları, Stephen'ı çileden çıkarıyordu. Kendini soyutladı herkesten. Bir süre sonra kendini dine adadı. Hatta papazlık teklifi bile yapıldı ona. Kabul etmedi. O hür ve iradesi ile yaşama yolunun doğruluğuna inandı. Kafasını kurcalayan her şeyi okuyarak, araştırarak çözümledi. Sanatı, güzelliği ve estetiği Aristo ile buldu...

EKLEME: CİZVİTLER: İsa Tarikatı adıyla da bilinir. Katoliklerdir. Protestanlara sert tutum sergilemişlerdir. En önemli özellikleri; sinsi bir şekilde, politik gücü ellerinde tutmuşlar ve bu güçle onlara ters gelen kuruluş ve toplulukları kapattırıp, yok etmişlerdir. Dine bağımlı ve katı kuralları vardır.

STEPHEN DEDALUS= JAMES JOYCE
Kendini yazmış Joyce...
Ulysses de hapsolmuştum.
Beni hapseden yazar bu kitapta ise kilitledi beni. İmgeleri ve betimlemeleri ile... Zekası kesinlikle reddedilemeyecek birisi.

NOT NOT: "Kimse anlamıyor mu?"

Cesaretiniz olsun ve Joyce okuyun.!
Sürüne sürüne bitti. Sadece hiçbir kitabı yarım bırakmak istemediğim için tamamladım. Ne anladım; hiçbirsey. Karakter beynimde hiç canlanmadı, kafamda bir portresi yok. Kaç yaşında hiç algılayamadım sürekli olarak yas atladı.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.793 Oy)8.077 beğeni25.812 okunma614 alıntı125.695 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.934 Oy)3.459 beğeni11.601 okunma1.026 alıntı47.288 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.003 Oy)17.366 beğeni39.203 okunma2.050 alıntı164.066 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.477 Oy)5.760 beğeni15.106 okunma2.164 alıntı77.929 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.398 Oy)8.351 beğeni22.633 okunma1.403 alıntı104.612 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.019 Oy)7.276 beğeni19.704 okunma3.081 alıntı115.559 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (2.993 Oy)3.052 beğeni9.346 okunma3.978 alıntı84.468 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.215 Oy)5.327 beğeni18.007 okunma677 alıntı91.594 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.953 Oy)12.399 beğeni31.542 okunma2.696 alıntı131.580 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.776 Oy)7.304 beğeni20.408 okunma657 alıntı78.794 gösterim
Özellikle de yazma uğraşı içinde olan gençlerin ufkunu açacak, sorular sordurup yanıtlarını aratacak bir yapıt diyor Cemil KAVUKÇU kitabında... Bu notu düşüyorum ki en kısa zamanda okuyayım diye...Gençler demiş lakin okuyacağım..
James Joyce'un otobiyografik ilk romanı olan kitap, çoğunlukla eğitim yıllarını konu alır. Özellikle Cizvit eğitimi içerisinde inanç sorunları ön plandadır ki inançsızlığa varır ve edebiyat coşkusunu da içerir.
Joyce, üslup ile edebi zevki kurma peşinde. Çünkü konu akışını, bilinçli ya da bilinçsiz, ikinci planda görüyoruz. Bu da edebi zevki önemseyenler için artı olsa da diğerleri için eksi... Konuyla bir yere varamıyorsunuz. Dağa doğrusu genel olarak olayları algılıyorsunuz ancak nereye varacağını ya da vardığını bulmak imkansız.
Adı aklıma gelmeyen bir yazarın dediği gibi, "Okunmayı bekleyen yüzlerce kitap var."
Kitap bir Cizvit okulunda Milliyetçilik, Dil ve Din çerçevesi içinde yetiştirilen 16 yaşında ki Stephen Dedalus' un zamanla özgür düşüncenin önemini kavraması, aslında gönlünde yatan sanatçı olma isteğini hissetmesi ve bulunduğu çevre ile kendi içinde yaşadığı kimlik bunalımının hikayesini etkileyici bir dille anlatıyor. Özellikle kitabın bir bölümünde Dedalus'un Dekan ile yaptığı "Sanatçının hedefi güzelli yaratmak ise peki güzellik nedir? " sorusu ile başlayan konuşmayı içeren bölüm gerçekten çok etkileyiciydi. Bu kitap benim gibi Ulysses' den korkan biri için James Joyce'a giriş kitabı oldu. Sırada ki kitap Ulysses olabilir mı? Kim bilir belki...
Bir başka modernizm öncüsü olan ünlü 'Ulyses'in yazarı James Joyce'un ilk kitabıdır. Orjinali "Portrait of An Artist as A Young Man" , keşke Türkçeye böyle çevrilmese dedirtmiştir bana. Kitap Joyce'un biografisi denilse de zannımca yanlış bi algıdır, çünkü kitap tamamen onun yaşamına ait değildir. Joyce temel olarak yaşadığı çevreden kesitler almıştır ; örneğin eser Dublin'de geçer, çocuk din okuluna gitmiştir fakat yazar olmuştur, babası milliyetçidir vs. Fakat romanda ki örgü ve olayların tamamen ona ait bir yaşam olmadığı, Joyce'un bunların üzerine diktiği bir yapıttır "Portrait of An Artist".

Dediğimiz üzere roman Dublin'de Stephen Deadlus isimli çocuk ile başlar ve yaklaşık 20li yaşlarına kadar olan olayları anlatarak devam eder. Bu yüzden roman uzun bir zamanı kapsayan bir çocuğun serüvenleri olduğu için Bildungsroman kategorisine girebilir. Stephen milliyetçi bir baba ve dinine bağlı bir anneye dahil olan bir ailede yetişir. Küçük yaşlarda bu duygulardan çok etkilenir fakat sorgulayamaz. Bu yüzden dini bir okulda başlar hayatına. Devamında ise dini duyguları sorgulayıp Paris'e okumaya fakat daha sonrasında maddi sıkıntılar sebebiyle ve babasının da durumunun kötüleşmesiyle Dublin'e geri döner. Aynı zamanda İrlanda bağımsızlık savaşı patlak verir, Stephen zinaya karışır, kiliseye geri döner fakat yapamayacağını anlayıp hayattan zevk almaya bakan Stephen yazar olmaya karar verir. Özetle kültürel baskılara karşı verilen mücadeleyi ve bu çevrede yaşanılan deneyimleri nesnellikle değil ama öznellik ile güzelce anlatır Joyce. Zamanda bir ileri bir geri gideriz. Anlatıcı sürekli değişir ve bu sayede biz okuyucu da kendi öznel yorumlamamıza sahip olabilir, kendimizi de eleştirebilir kendimizde de bişeyler bulabiliriz.
Son derece başarılı modernist bir yazar olan James Joyce'nin otobiyografik olarak nitelendirebileceğimiz bir roman. Genç bir öğrencinin sanatçı olabilmek uğruna toplum ve kurumlara karşı vermiş olduğu mücadeleyi bilinç akımı tekniği ile oldukça başarılı bir şekilde anlatmıştır.Bu yüzden de dili oldukça ağır ve okumak için oldukça konsantre olmanız gereken bir roman.Okurken küçük bir dalgınlığınız sizi olaylardan koparacak ve üç beş sayfa geri dönmenizi gerektirecektir.Bilinç akımı tekniğinin yeni yeni geliştiği bu dönemde okurlara bir hayli fazla iş düşüyor.Kitap ayrıca kilisedeki eğitim veren eğitmenlerin çocuklara karşı yaklaşımını (uyguladığı baskı, şiddet ve eğitim anlayışını) gözler önüne serer.Kitabımızın ana karakteri de bu tarz baskılar karşısında sanatçı olabilmek için direnir..Ayrıca kilise yanlısı toplum ile kiliseye karşı olan toplum çatışmaları da gözümüze çarpar.
Modernist yazar James Joyce tarafından yazılan bu eser bir karakterin cinsel ve manevi gelişimini ele aldığı için "Bildungsroman" türüne ait olsa da bir sanatçının gelişimini adım adım gözler önüne serdiği için de "Künstlerroman" olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda yazarımızın kendi hayatından yola çıkarak yazdığı bu eserin Otobiyografik roman olduğunu da söyleyebiliriz.

Baş karakterimiz Stephen Dedalus sanatçı olma yolunda ilerlerken din, kültür, vatan, okul, kilise, toplum, aile gibi kavramlarla bir çatışma içerisinde buluyor kendini. Tüm bunlara karşı bir başkaldırı içerisindedir. Bu basmakalıp kavramların sanatçıyı özgür olmaktan alıkoyduğunu düşünüyor. "Sanatçı dediğin özgür olmalı, bu tarz kavramlar arasında sıkışıp kalmamalı." diyor.
Bizler de onunla birlikte oturup hayatımızı sorgulamıyor değiliz hani. Doğumumuzdan bu yana bize dikte ettirilen bu hayat, bu değerler, bu yaşam tarzı ne kadar doğru?

Stephen hep yalnızdı, kalabalıklar içinde yalnız. Hiçbir zaman da yalnız olmaktan korkmadı. Zaten hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmeyip sorgulayan insanlar yalnız kalır. O bunun farkındaydı. Etrafındaki diğer insanlardan farklı olduğunun farkındaydı. Bir ara kendini dine adadı. Ama sonra baktı ki körü körüne bağlandığı o Katolik mezhebi aslında her şeyi kendi işine geldiği şekilde yorumlayan sözde din adamlarının elinde bir oyuncaktan başka bir şey değildi. O aralar İrlanda'da hızla yayılan Prostestanlık mezhebine mi katılmalıydı. Ama hayır, hayır! Yağmurdan kaçarken doluya tutulamazdı! Özgür olmayı seçti.
James Joyce'dan bahseden birisi hiç bir zaman "Porte" ile lafa başlamaz. Joyce'u Joyce yapan yegane eseri "Ulyess"tir. "Potre" her ne kadar kendi içerisindeki ebedi değer, topluma ve kiliseye başkaldırı ögeleri ile anılıyorsa bir o kadar da "Ulyess" için bir el feneri olarak anılmıştır. Ayrıca Joyce gibi birisini yani kendi dilini anlatımında en üst düzeyde anlam ve kelime oyunlarıyla donatabilen bir yazarının eserini Türkçe'ye kazandırmak muazzam bir başarıdır. Murat Belge bu konuda takdir edilmelidir. Ama her ne kadar çeviri başarılı olsa da eserin tadına tam anlamıyla varabilmek için Joyce'un eserleri orjinal dilinden okunmalı diye düşünüyorum.
Joyce'un Ulyses ve Finnegans Wake romanlarına nazaran daha anlaşılır bir eseri.Joyce'un yarı otobiyografik bu romanı, genç Dedalus'un bir sanatçı olabilme arzusuyla, hayallerine ve yaratıcılığına sürekli bir darbe vurmaya çalışan kiliseye, okula ve topluma başkaldırışını anlatıyor. Eserde Joyce'un çocukluk ve gençlik yıllarını okuyoruz.Bir sanatçının ailevi, kültürel, dini ve milli değerlerini sorgulamasını ele alan harika bir yapıt.
Yavaş ve karanlık olur ruhun doğuşu, bedenin doğuşundan daha gizemlidir. Bu ülkede bir adamın ruhu doğunca uçmasını önlemek için ağlar atıyorlar üstüne. Sen bana ulusçuluğun, dilin, dinin sözünü ediyorsun. Bense bu ağlardan kaçmaya çalışacağım.
Geçmiş şimdiki zamanın içinde tükenir ve şu an, sadece geleceği doğurmak için vardır.
Sanat, dedi Stephen, duyumlanabilir ve akıl tarafından kavranabilir gereçlerin estetik bir amaç uğruna insanca kullanılmasıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanatçının Genç Adam Olarak Portresi
Baskı tarihi:
15 Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
285
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059317702
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yason Yayıncılık
Baskılar:
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
Sanatçının Genç Adam Olarak Portresi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0