Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,6bin
Gösterim
Adı:
Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057775306
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Portrait of the Artist as a Young Man
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Joyce'un ilk romanı olan Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi, modernist edebiyatın tüm tekniklerini kullanan bir "sanatçı romanı" ve yazarın Ulysses ve Finneganın Vahı romanlarına giden yolda Dublinliler ile birlikte köşe taşını oluşturur. Joyce'un öteki-ben`i Stephen Dedalus`un dinsel-felsefi ve entelektüel uyanışının merkeze alındığı roman, kahramanın Katolik-İrlanda geleneklerine başkaldırdığı ve son
Esther. Sema
Esther. Sema Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'ni inceledi.
339 syf.
BAŞLIK: JAMES JOYCE OKUYUN, OKUNMALI!

ANA KONU: DİN BASKISI, AİLE BASKISI, TOPLUM BASKISI, BASKI... BASKILAR!...

BENIM GÖZÜMDEN STEPHEN: Karmakarışık her zaman olduğum gibi... Adımlarımı henüz atmadım. Dışarı çıktım. Önümde koskoca bir bataklık. Bunu oluşturan insanlar; ailem, arkadaşlar, akrabalar... Kim için, ne için yaşıyorum?
Bataklığa batmadan nasıl ilerleyeceğim. Evet bir adım attım. Daha yüzeydeyim. Başka bir adım. Devam et! Nereye gideceğim? Korkuyorum. Batarsam! Nefessiz mi kalacağım? Bir kuşun daha ilk kanat çırpmaya başladığı an gibi, ürkek ve tereddütlü.
Acı var içimde, kaynağı belli olmayan. Tüm dualarım, yalvarışlarımı yapıyorum. Tanrıya inanıyorum. Günahkar oluşum yüzünden acılar içinde kıvranıyorum. Adım atmaya devam... Aklımda derin şüpheler var. Evren, dünya...
Mantıksız birçok şey. Kabuğumdan sıyrılmalıyım. Başka bir ben olmalı, başka bir yol, başka bir biçim...
İnançlıyken bu pis insanlar yüzünden, bu iki yüzlü, dini kullanan, politik sinsiliklerini her yerde gözüme sokan. Tutarsız her şey tutarsız... Katlanamıyorum ben buna be bataklıkta ilerlerken düşünerek yavaş yavaş, başka bir bene dönüşüyorum. Ağır ağır inancımı sorgulayarak. Yolu bitirdim. Ya sonra?

Kendi algımla anlatmaya çalıştım Stephen'ı. O, zayıftı. Fiziksel olarak değil bir tek, ruhen de. Bu yüzden sürekli alay edilen bir genç. Arkadaşı yok. Yalnız o... Kendi iç dünyasında hayaller ve düşünceler içerisinde yaşayan bir çocuk. Bu sebepten babasının enerjisi bile ona oldukça fazla geliyor. Sanki babasından daha yaşlıymış gibi hissediyordu.
Hele ki o okul... Cizvitlere ait olan o okulda okuduğunda, insanların o lanet olası iki yüzlülükleri, dini kendilerine göre yorumlayıp kullanmaları, Stephen'ı çileden çıkarıyordu. Kendini soyutladı herkesten. Bir süre sonra kendini dine adadı. Hatta papazlık teklifi bile yapıldı ona. Kabul etmedi. O hür ve iradesi ile yaşama yolunun doğruluğuna inandı. Kafasını kurcalayan her şeyi okuyarak, araştırarak çözümledi. Sanatı, güzelliği ve estetiği Aristo ile buldu...

EKLEME: CİZVİTLER: İsa Tarikatı adıyla da bilinir. Katoliklerdir. Protestanlara sert tutum sergilemişlerdir. En önemli özellikleri; sinsi bir şekilde, politik gücü ellerinde tutmuşlar ve bu güçle onlara ters gelen kuruluş ve toplulukları kapattırıp, yok etmişlerdir. Dine bağımlı ve katı kuralları vardır.

STEPHEN DEDALUS= JAMES JOYCE
Kendini yazmış Joyce...
Ulysses de hapsolmuştum.
Beni hapseden yazar bu kitapta ise kilitledi beni. İmgeleri ve betimlemeleri ile... Zekası kesinlikle reddedilemeyecek birisi.

NOT NOT: "Kimse anlamıyor mu?"

Cesaretiniz olsun ve Joyce okuyun.!
339 syf.
·Puan vermedi
James Joyce’un kendi hayatının ilk 20 yılından yola çıkarak kaleme aldığı yarı otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, 19. yüzyılın sonunda İrlanda’da dünyaya gelen Stephen Dedalus’un ruhsal, entelektüel ve cinsel uyanışının hikayesi. Aile, din ve İrlanda ulusçu politikasının zincirlerinden kurtularak özgür bir sanatçı olma yolunda ilerlemesinin bilinç akışı tekniğiyle anlatılması. Mitolojide kendine kanatlar yapıp bunları takarak labirentten kurtulan Daedalus misali, din, aike ve ulusal bağların labirentine sıkışmış gencin özgür bir sanatçı olma kararı alma yolunda ilerleyişini anlatıyor Joyce. Çok kolay bir okuma değil elbette, zaten Joyce romanlarının tam anlamıyla anlaşılabilmesi için kendisinin onları yazmaya harcadığı zamanı okurun da harcaması gerektiğini söylemiş ve bu eseri yaklaşık on yılda tamamlamış. Fakat beklediğim kadar da zorlamadı beni. Ancak çok sevdiğimi de ne yazık ki söyleyemem, Joyce’un üslubu pek bana hitap etmedi. Virginia Woolf’un zihinden zihine gezerken yağ gibi akan metni ya da Proust’un insan zihninin dehlizlerini hayran bırakacak duygusal benzetmelerle açan tarzı gibi dokunmadı bana. Karşılaştırmak değil amacım, bilinç akışı tekniğini kullanma tarzını sevemediğimi söylemek istiyorum. Ama elbette James Joyce her okurun bir gün mutlaka yolunun kesişeceği bir yazar zira 20.yüzyıl edebiyatını ve yazarlarını çokça etkilemiş. O yüzden okunmalı.
Sibel Akbey
Sibel Akbey Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'ni inceledi.
339 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Stephen Dedalus’un, aile, din, toplum baskısına baş kaldırarak, sürgünü ve yalnızlığı göze alıp, sanatçı olma yolunda ilerlemeyi tercih ettiği sarsıcı bir eser. Bütün kitabın sayısız epifaniler üzerine kurulu olduğunu fark ederiz. Her bölümün sonunda Stephen gerçeğe biraz daha yaklaşmış ve bir zafer kazanmıştır. Her ne kadar kitap James Joyce’un otobiyografisi olarak görünsede, Stephen Dedalus, Joyce’un kendisi değildir. Portreyi yazarken kelimelerle gerçeği uzlaştırdığını anlarız. Ulysses’i okurken çok daha keyif almama rağmen bu eserini de tavsiye ediyorum.Büyüksün Joyce.
288 syf.
·5 günde·8/10 puan
Bir incelemede bulunmak kitabın kendisi kadar zor olacağını düşünüyorum öncelikle :)

Kitabı görür görmez onu okuma arzum hep olmuştu. Mutlaka okumalıydım. İlk başlarda ne olduğunu kavramakta zorluk çektim ancak 70. sayfalarda bir şeyler yerine oturmaya başladı. Buraya kadar olan kısımları gereksiz uzatmalar, detaylar olarak nitelendirmem ne yazıkki kitabı bitirince de değişmeyen bir düşüncemdir. Stephen'in ruh sancıları, iç çekişmeleri, özgürlük arayışı, girdiği o buhranlar nefis anlatılmış. Zaman zaman kendimi bulduğum bu ruhani savaş oldukça merak uyandırıcıydı. Dikkatli okuma gerektiren ve ufak dikkatsizlik sonucu konunun hemen kafanızdan dağılacak türden bir anlatı hakim. Bu yüzden mutlaka okunmalı veya okunmamalı diye tavsiyede bulunacağım kolay bir kitap değil. Gerçekten okuyucusunu seçen bir eser diye düşünüyorum.
Münkir
Münkir Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'ni inceledi.
339 syf.
·7 günde·9/10 puan
Sanırım kitap en çok toplumda sıkışmış ruhlara hitap ediyor. James Joyce'un hayatı hakkında bilgi sahibi olabileceğiniz yarı otobiyografik bir roman. Kitabın başkarakteri olan Stephen Dedalus'un büyüme sürecinde yaşadıklarını anlatıyor yazar. Nasıl özgür olunur sorusunun üzerinde duruyor. Aile baskısının birey üzerindeki etkisi, dönemin muhafazakar okulları ve kişinin dine bağlı kalması gibi durumlar ise bu soru bağlamında ustalıkla işlenmiş. Yazarın dili kitabın bazı yerlerinde kafa karıştırıcı olabiliyor. Bu yüzden gün içindeki küçük boşluklarda okunabilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. 24 saat içinde James Joyce'a ayrıca bir vakit ayırmanız gerekebilir:) Bunun sebebi sayfalar arasındaki herhangi bir cümlede duraklayıp sizi uzun uzun düşünmeye sevk etmesi elbette. İyi okumalar diliyorum.
339 syf.
·29 günde·Beğendi·7/10 puan
Joyce'ın Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi kitabını, çevirmeni Murat Belge olduğu için okunması gerekir diye edindim ve cebelleşe cebelleşe okudum. Joyce 'un edebiyattaki yerini az çok biliyordum. Okunması zor, fazlasıyla öznel bir kitap olduğu söylenebilir.
Tür olarak roman kabul edilse de daha çok anlatı biçimindedir. Çocukluk ve ilk gençlik yılları sanatçının peyderpey dinden uzaklaşması ve kendi yolunu özgürce çizmesi çerçevesinde anlatılmış. Günlük dilde pek kullanılmayan fiiller, öznel durumlar okumayı zorlaştırıyor. Zaman zaman klasik anlatı biçiminde ilerleyen kitap, kimi bölümlerde de bilinç akışı tekniği ile anlatılıyor. Ulysses romanının önceli ve yazarın gençlik eseri sayılabilir.
Buna mukabil Ulysses romanı adı geçen anlatı /roman okunmadan tam manasıyla anlaşılamaz kanısındayım. Bahsi geçen kitapta anlatılanların Ulysses'te detaylı ve karmaşık biçimde işlendiği biliniyor.
Joyce 20.yüzyılın üç büyük edebiyatçısından ve olgunluk eseri Ulysses ile yüzyıla damgasını vuran bir yazar. Joyce hayranlarının mutlak okuması ve fakat klasik anlatıdan uzak duran okuyucunun uzak durması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.
Ayla Şahin
Ayla Şahin Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'ni inceledi.
339 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Joyce okumalarıma önce Dublinliler ile başlamıştım. Bu yolculuğun en başında 4.yy’dan başlayarak İrlanda tarihini ve James Joyce’un hayatını araştırdım. Bu başlangıç her iki kitap için de çok faydalı ve güçlü bir alt yapı oldu. “Portre” romanı Joyce’un hayat hikayesiyle örtüşen otobiyografik bir kurgu. Daha ilk sayfadan itibaren algı uyandıran nesne kullanımıyla estetik kavramını okuyucuya aktarmaya çalışmış james Joyce. Bu yönüyle de statik sanat’ın en güzel örneklerinden biri. Kitap; Stephen Dedalus’un çocukluktan başlayarak herkese ve her şeye başkaldıran, özgürlük ve sanat arayışında tüm konfor alanlarını cesurca terkeden bir gencin ruhsal, entelektüel ve cinsel uyanışını, epifani anlarını bizlere sunuyor. Roman boyunca Dedalus’un sadece kronolojik gelişimine değil, olaylara bakış açısının onu ne denli derin ve hassas bir olgunluğa eriştirdiğine de şahit oluyoruz. Okurken ben, zaman zaman kitabın içine uzanıp Stephen’ı sarsmak, ona insan olduğunu hatırlatmak istedim. Bence Joyce okura kendi kendini sorgulamak, kendisiyle ilgili yeni şeyler keşfetmek ve kendini bulmak konusunda ilham veriyor... Bu arada “Stephen Dedalus” öylesine seçilmiş bir isim değil, Joyce’a bu konuda da hayran kaldım. İsim hakkında bir şey yazmıyorum onu da siz bulun:) sonra bu konuyu zevkle tartışabiliriz hatta:) bundan sonra ki okumam sıcağı sıcağınayken ve Fuat hocamın cesaretlendirmesiyle de Ulysses olacak. Üstesinden gelebilirim umarım 🤞 Yaptığım karşılaştırma sonrasında kitabı sevgili @fuatsevimay çevirisinden okumaya karar vermiştim. Böyle önemli bir eseri @fuatsevimay çevirisi ve rehberliğiyle okumak çok kıymetli. Portre, kitaplığımın “en sevdiklerim” köşesinde yerini aldı.
288 syf.
·27 günde·7/10 puan
Bilinç akışının ilk örneklerinden olan bu kitap hem oluşum hem de otobiyografik hem de modern avangart bir romandır. Katoliklerin ve hıristiyanların dilinin latince olmasından dolayı James Joyce latinceden etkilenmiştir. Kitap etnik kökeni ve arada kalmanın problemlerini anlatıyor. Mesela ingilizlerin ve irlandalıların birlikte olduğu ataerkil bir toplumda yaşıyorlar. Bazen kendilerini irlandalı, bazen ise ingiliz olarak hissediyorlar. Arada kalmanın zorluğunu yazar bu şekilde gösteriyor. Etnik köken konusunda ise sırf protestan olduğu için Stephen'ın o kişiyle arkadaşlık yapmamasını söyleyen Dante var.
Kitabın en başında bir bebeğin dünyayı beş duyusuyla birlikte keşfetmesini görüyoruz, hatta cümleler çok sade ve basit, çünkü bir bebeğin ağzından ve bilincinden anlatılıyor kitap. Stephen'ın etrafındaki insanların çoğu hatta tamamı politika ve din ile çok ilgililer. Hatta irlandalı insanlar için din çok önemli bir şey çünkü ingiliz toplumunda onları bir arada tutan ve birbirlerine dayanmalarına sağlayan şeylerden biri. Ama tabiki kitapta dine çok fazla önem vermeyen insanlar da var mesela Stephen'ın babası, hatta bu ilerleyen zamanlarda Stephen'ı bile etkiliyor. Hatta kitabın bazı bölümlerinde geçen 'soğuk' kelimesini Stephen her zaman katolikliğin ve dinin getirdiği korkuyu anlatırken kullanıyor. Katolik dininde vücut ve zihin ayrıdır. Vücut cinselliği hissederken, zihin onun günah olduğunu söyler. Bir taraftan her şeyi temizleyen, yeniden doğuşu sağlayan vaftiz, bir yandanda yapılan günahlara karşılık ceza ateşini James Joyce çok güzel bir paradox olarak gösteriyor bize. Günahlarından arınmak için günah çıkarmaya bile gidiyor fakat içinde her zaman bir şiddetli günah duygusu oluyor, hatta bu yüzden rahip olmaktan vazgeçiyor.
Kitabın sonlarına doğru yazarın yazı stili değişiyor, günlük tarzında yazmaya başlıyor. Aslında bu da ilerleyen zamanlarda yazacağı 'Ulysses' ve'Finnagans Wake' kitaplarında yazarken kullanacağı stili denemeye çalışıyor.
Aslında daha konuşulacak çok fazla konu var ama kitabın büyük bir bölümünde din ve milliyet konusu işlendiği için, bildiğim kadarıyla bunlardan bahsetmek istedim.
İyi okumalar :)
339 syf.
·28 günde·7/10 puan
Okunması zor bir kitap. Orijinal dilinde okuyanlara göre daha az anladığımı düşünüyorum. Çünkü dile takıntılı bir yazar ve kullandığı değişik ifade tarzları var. Kelimelerin ve seslerin onun için başka duyularımızla algıladığımız çağrışımları da var. Günlük hayatta pek kullanılmayan kelimeler de çokça var. Estetik anlayışını tartıştığı bir bölüm var ki benim gibiler için anlaşılması zor. Çünkü bizlerin mitoloji felsefe sanat konularında derin bir alt yapısı yok. Hatta o bölümleri okurken vay be dedim adamların eğitim sistemine bak nelere kafa yoruyorlar. Bazen bir paragraf okuyup hiç bir şey anlamadan neden bahsediyor diye geri döndüğüm oldu. Cizvit okulundaki günlerini ve İncilden bölümleri verdiği sayfalarda nefes alamayacak gibi hissettim. Ama sanıyorum bu istediği bir etki. Stephenin nasıl boğulduğunu hissettirmek içindi. Kahramanımız kendisini aile milliyetçilik ve din katı üçgenindeki esaretten kurtarma ve özgürce ifade edebilme isteği taşımaktadır. Üst düzey bir kitap. Motive olarak okunmalı ve sanat edebiyat felsefe ve mitoloji hakkında bir alt yapıya sahip olunmalı . Diğer şekilde faydasız bir okuma olur. Beni en çok zorlayan şeylerden bir de kişilerin çokluğu ve o kişiler için kullandığı betimlemelerdi. O kim bu kim karıştı çoğu zaman.
Yalçın
Yalçın Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'ni inceledi.
339 syf.
Bir başka modernizm öncüsü olan ünlü 'Ulyses'in yazarı James Joyce'un ilk kitabıdır. Orjinali "Portrait of An Artist as A Young Man" , keşke Türkçeye böyle çevrilmese dedirtmiştir bana. Kitap Joyce'un biografisi denilse de zannımca yanlış bi algıdır, çünkü kitap tamamen onun yaşamına ait değildir. Joyce temel olarak yaşadığı çevreden kesitler almıştır ; örneğin eser Dublin'de geçer, çocuk din okuluna gitmiştir fakat yazar olmuştur, babası milliyetçidir vs. Fakat romanda ki örgü ve olayların tamamen ona ait bir yaşam olmadığı, Joyce'un bunların üzerine diktiği bir yapıttır "Portrait of An Artist".

Dediğimiz üzere roman Dublin'de Stephen Deadlus isimli çocuk ile başlar ve yaklaşık 20li yaşlarına kadar olan olayları anlatarak devam eder. Bu yüzden roman uzun bir zamanı kapsayan bir çocuğun serüvenleri olduğu için Bildungsroman kategorisine girebilir. Stephen milliyetçi bir baba ve dinine bağlı bir anneye dahil olan bir ailede yetişir. Küçük yaşlarda bu duygulardan çok etkilenir fakat sorgulayamaz. Bu yüzden dini bir okulda başlar hayatına. Devamında ise dini duyguları sorgulayıp Paris'e okumaya fakat daha sonrasında maddi sıkıntılar sebebiyle ve babasının da durumunun kötüleşmesiyle Dublin'e geri döner. Aynı zamanda İrlanda bağımsızlık savaşı patlak verir, Stephen zinaya karışır, kiliseye geri döner fakat yapamayacağını anlayıp hayattan zevk almaya bakan Stephen yazar olmaya karar verir. Özetle kültürel baskılara karşı verilen mücadeleyi ve bu çevrede yaşanılan deneyimleri nesnellikle değil ama öznellik ile güzelce anlatır Joyce. Zamanda bir ileri bir geri gideriz. Anlatıcı sürekli değişir ve bu sayede biz okuyucu da kendi öznel yorumlamamıza sahip olabilir, kendimizi de eleştirebilir kendimizde de bişeyler bulabiliriz.
288 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Eserde aile baskısı, din baskısı, dil ve toplum baskısı, yabancılaşma, sanat ve baba ile yakınlaşma ve babayı arayış işlenmiştir.
Kitabın bir diğer özelliği ise kullanılan dilin Stephen dedalus ile birlikte gelişmesi ve büyümesidir. Hicivin bolca olduğu, sembolik ve alogorik dilin çok fazla kullanıldığı alt metin ve metinlerarasılık bağlamında da okunmaya müsait bir roman yazmış Joyce. Zıtlıklara çok fazla yer verilen yoğun biçimde anlatılan dini duygular kadar, şehvetin, hayata tutkuyla bağlanmanın dönüşümlü olarak her bölümde görülebiliyor. Son olarak Joyce'un büyük eseri Ullysses'e bir hazırlık olarak okunabilecek bir kitap.
Yavaş ve karanlık olur ruhun doğuşu, bedenin doğuşundan daha gizemlidir. Bu ülkede bir adamın ruhu doğunca uçmasını önlemek için ağlar atıyorlar üstüne. Sen bana ulusçuluğun, dilin, dinin sözünü ediyorsun. Bense bu ağlardan kaçmaya çalışacağım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057775306
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Portrait of the Artist as a Young Man
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Joyce'un ilk romanı olan Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi, modernist edebiyatın tüm tekniklerini kullanan bir "sanatçı romanı" ve yazarın Ulysses ve Finneganın Vahı romanlarına giden yolda Dublinliler ile birlikte köşe taşını oluşturur. Joyce'un öteki-ben`i Stephen Dedalus`un dinsel-felsefi ve entelektüel uyanışının merkeze alındığı roman, kahramanın Katolik-İrlanda geleneklerine başkaldırdığı ve son

Kitabı okuyanlar 457 okur

  • “hayretdiyebiri”
  • Sevda Çavlı
  • gogol'un paltosu
  • Pınar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (1)
9
%0.7 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0