Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler

·
Okunma
·
Beğeni
·
205
Gösterim
Adı:
Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750821554
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
José Ortega y Gasset, Camus'ye göre, Nietzsche'den sonra belki de en büyük Avrupa'lı yazardır. 1955 yılında hayata veda eden İspanyol filozof José Ortega y Gasset, 1925 yılında kaleme aldığı Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler başlıklı iki uzun denemesinde, çağının sanatı ve edebiyatı üzerine düşüncelerini ortaya koyuyor.

Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler çarpıcı, cesur, derinlikli ve isabetli saptamalarıyla, güncelliğini koruyan, her zaman heyecanla okunacak klasik metinlerden.

Kimi dostlarımdan, özellikle de bazı genç yazarlardan bir roman yazmakta olduklarını işittiğimde, bunu nasıl olup da sakin bir ses tonuyla söylediklerine pek şaşırıyor, onların yerinde olsam tir tir titrerdim diye düşünüyorum. O sükûnetin altında büyük çaplı bir bilinçsizliğin yattığından kuşkulanıyorum, belki de haksızımdır, ama başka türlüsü elimden gelmiyor işte.
Selahattin B.
Selahattin B. Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler'i inceledi.
100 syf.
İnsanların sanatla olan ilişkisini, eğmeden bükmeden, doğrudan doğruya anlatan harika bir eleştirel deneme eseri. Yazar, burada çeşitli sanat dallarıyla, tiyatro, şiir ve özellikle roman üzerinde duruyor. Özellikle böyük ve ulu yazarlara çeşitli eleştiriler getiriyor. Okumakta fayda var. Kısa bir kitap olarak görünse de, anlayarak okuma yapılmalı.
İyi okumalar ve anlamalar.
Hikmet
Hikmet Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler'i inceledi.
100 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Ruhumuzun ta derinine işleyen tablolar, 'tablo seyretmeye' gittiğimiz
müzedekiler olmayabilir de, belki hayatın bizi çok daha farklı kaygılarla sürüklediği bir odadaki önemsiz bir resim olur. Konserdeki müziğe dikkat etmeyebiliriz de, sokakta, kendi düşüncelerimize dalmış giderken bir ama çalgıcıdan işittiğimiz notalar gelip ruhumuzun bam telini titretir. "Sanat bir zorunluk değildir, keyifli bir kapristir: Sanat eserinin
dışında hiçbir gereklilik yoktur ki bizi ona yöneltsin, zorlasın(. .. ) Madem sanat dışsal bir gerçeğe yaslanarak yaşayamıyor, o halde varlığını kendi kendisine dayanarak haklı göstermek zorundadır.
Kalemistik
Kalemistik Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler'i inceledi.
100 syf.
·7/10
Neden deneme türünde kullanılan dil hep bu kadar kasma oluyor, anlamıyorum. Dertleri sanki bir şey anlatmak değil de "Bakın ne kadar entelektüelim," demek sanki. Her neyse... Zihin yakan dili dışında zaman zaman iyi fikirler sunan, zaman zaman da zorlama yorumlar getiren bir kitaptı. Örneğin hikayeden değil de bilindik insanları yermek amacından yola çıkan romanların başarılı olamayacağını savunuyor. O zaman Hayvan Çiftliği'ni yahut Sevimsiz Tanrılar'ı nereye koyacağız? Bence bir derdi olanlar kitaplar, hayali hikayelerden daha hoş.
Hikmet Boğa
Hikmet Boğa Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler'i inceledi.
100 syf.
·3 günde·2/10
İsmi merak uyandırdığı için aldığım bir kitap. Öyle ya, sanat üzerine ayrı, roman üzerine ayrı düşünceler.
Öncelikle beklenti şu: Sanat üzerine söylenebilecek her bir sözün roman üzerine de uygulanabilmesi zorunludur. Çünkü roman da sanatın bir kolu olan edebiyatın içerisindedir.

Yazarın çıkış noktası sanatın büyük bir çoğunluk tarafından beğenilmediği değil anlaşılamadığı. Yani kişi ortaya ne koymuş olursa olsun, belirli bir azınlık tarafından beğenildiği sürece sanatçı oluyor. Bunu da insanların algılamadaki yetersizliğine bağlıyor.

Bu yetersiz insanları tarifi de şöyle:
“Bana öyle geliyor ki, sanata insanilik karıştırılması karşısında, yeni duyarlık, seçkin insanın balmumu heykeller karşısında hep duymuş olduğu tiksintiye benzer bir tiksintiye kapılıyor. Oysa, mumyalar müzesinin mezar kokulu maskaralığına ayaktakımı oldum olası bayılmıştır.” (s .38)

Kurnazlık ilk cümlede araya sıkıştırılan “yeni duyarlık” ibaresinde. Kendi fikri olan ikinci cümleyi gizlemek amaç.
Böyle olmasa bile insanlara “sanat” dediği şeyi anlamadığından dolayı hakaret edilmez ve de edilemez. Bu görüş “yeni duyarlık”a ait bile olsa “sanatçı” halktan kopmuş bir meczup olmaktan ileri gidemez.

Wagner’in bestelemiş olduğu “Tristan”a bestecinin yasak aşkının yansımış olduğunu anlatan yazar, bu bilgiye hiç sahip olmamış olsaydı yine de salt eseri hissederek şu yasak aşktan bahseder miydi, bilinmez!..

“Özetle, sanıyorum ki, roman türü, kaçınılmaz biçimde tükenmiş olmasa bile, kuşkusuz, son demlerini yaşamakta, ...” (s. 62)

“... yine de romanın hâlâ seçkin, belki de şimdiye kadar elde edilmiş ürünlerin tamamjndan daha ileri düzeyde meyveler verebilecek pek az çalışmadan biri olduğuna inanmamın nedeni işte budur.” (s. 93)

Sanatta hiç değinilmemiş “tükenme” meselesi birden “roman”da karşımıza çıkıyor. İnsan düşünüyor: Acaba sadece romanda mı konular tükenir; resim, heykel, müzikte tükenmez mi?
Bu tükenmişliğe rağmen roman, ikinci alıntıda “iyi ürün” beklentisinin hedef türü oluyor...

Beğenilmeyen değil anlaşılamayan sanat! Okuyalım, kim tarafından:
“Çağdaş ruhta (vatandaşlar bunlar, sanatçılar değil) öylesine yüklü bir psikolojik bilgelik birikmiş durumda ki, romanın bugünkü başarısızlığı büyük ölçüde ona atfedilebilir.”
Bu bahsi geçen psikolojik bilgelik sahibi kitlenin büyük bir kısmının sanatı anlayamaması, aynı zamanda romanı da yetersiz görmesi da ayrı bir bilinmez!..

Roman hakkındaki denemenin başında yazarın “roman hakkındaki bilgilerinin kıtlığı” itirafı da insana şunu düşündürüyor doğal olarak: Bilen de yazıyor, bilmeyen de...

Kısacık kitapta o kadar çok çelişki, anlamsızlık var ki kendisi gibi üç beş kitap yazılabilir...

Tavsiye etmiyorum.
Eğer, sanat insanın kurtarıcısıdır, diyebilirsek, bu yalnızca onu yaşamın ciddiliğinden kurtarmasından, yüreğinde beklenmedik bir çocukluk uyandırmasından ötürüdür.

(Sadece küçük bir azınlığın anlayabildiği sanat...)
İn­san bir sanat yapıtını sevmese de, anlamışsa, kendini ona üs­tün duyar ve sinirlenmesine gerek kalmaz. Ama yapıtın yol aç­tığı hoşnutsuzluk anlaşılamamış olmasından ileri geliyorsa, in­san mahcup olur, sezinlediği karanlık aşağılık bilincini dengeleyebilmek için de yapıt karşısında küçümsemesini belirte­rek kendini kanıtlar.
Sanat, bir tabloyu seyrettiğimizde ya da bir kitabı okuduğumuzda ruhumuzda olup biten bir olaydır. O olayın ortaya çıkması için bizim ruhsal düzeneğimizin iyi işlemesi gerekir, ...

(Sanat toplumda azınlık tarafından anlaşılabildiğinden toplumun büyük çoğunluğunun ruhsal düzeneği gerektiği gibi işlememektedir yani... Ruhsal düzeneğin iyi
işlememesi de ruhsal bozukluk anlamına gelmez mi? İlginç...)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750821554
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
José Ortega y Gasset, Camus'ye göre, Nietzsche'den sonra belki de en büyük Avrupa'lı yazardır. 1955 yılında hayata veda eden İspanyol filozof José Ortega y Gasset, 1925 yılında kaleme aldığı Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler başlıklı iki uzun denemesinde, çağının sanatı ve edebiyatı üzerine düşüncelerini ortaya koyuyor.

Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne Düşünceler çarpıcı, cesur, derinlikli ve isabetli saptamalarıyla, güncelliğini koruyan, her zaman heyecanla okunacak klasik metinlerden.

Kimi dostlarımdan, özellikle de bazı genç yazarlardan bir roman yazmakta olduklarını işittiğimde, bunu nasıl olup da sakin bir ses tonuyla söylediklerine pek şaşırıyor, onların yerinde olsam tir tir titrerdim diye düşünüyorum. O sükûnetin altında büyük çaplı bir bilinçsizliğin yattığından kuşkulanıyorum, belki de haksızımdır, ama başka türlüsü elimden gelmiyor işte.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Hikmet Boğa
  • Emre Yüksel
  • Hikmet
  • Selahattin B.
  • buzulçağınınvirüsü
  • KitapKadın
  • Aziz Okur
  • Çağatay
  • Kalemistik
  • Hans Castrop

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%0
8
%20 (1)
7
%20 (1)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%20 (1)
1
%0