Sanatsal Çokluğun Mırıltısı

·
Okunma
·
Beğeni
·
14
Gösterim
Adı:
Sanatsal Çokluğun Mırıltısı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
245
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758686834
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Norgunk Yayıncılık
Küreselleşmenin azgın dalgaları arasında sanat teknesini yüzdürmek her geçen gün zorlaşıyor. Neoliberal ağlara tutunan (yakalanan) sanatçı suyun üstünde kalabiliyor bir tek. Aleni bir akreditasyon sistemi işliyor sanat ortamında. Soru şu: Sanat sahnesi, ekonomik sömürü için çalışan bir üretim birimi mi?

"Neoliberalizmin en can alıcı noktası, kendini köktenciliğe teslim ederek bütün üretimin temelini sayısal değere (ve sermaye birikimi ile azami kâr zorunluluğuna) dayandırması. Sayı toplumun tek kurucu öğesi haline geliyor; bu da neoliberalizmi özü itibariyle, sadece bir şeyi benimseyen (bir kutsal kitap, bir Tanrı imajı) diğer rejimlerden ayırt edilemez kılıyor.

Köktenci olan her şey gibi neoliberalizm de korkudan besleniyor. Korktuğu şey ise kendi itici gücü ve ütopik ideali: özgürlük. Baskıcı liberalizm kendi ideallerine doğrudan bakmaya korkuyor. Yaratıcılığa gem vurmak için katı özel mülk yasaları üretip duruyor. Özgürlükten, kendi insanından, kendi toplumundan, daha da fenası kendi türünden (insandan) duyduğu korkuyu maskelemeye hizmet eden yasalar..."
245 syf.
·Puan vermedi
Neoliberalizmin getirdiği yeni sanat anlayışına değiniyor kitap. Belki de kültür ve sanattan öylesine angajeyizdir ve haberimiz yoktur efendiler! Sanatı metalaştırdık, tükettik sanatı. Kapitalizmin sözde sanat anlayışına öylesine kaptırdık ki kendimizi. Eskisi gibi dolmayan müzeler, boş gişe oynanan tiyatrolar(politik), yankısını bulamayan eski şarkılar....
Bizler sanattan ne anladık ve anlıyoruz bilemiyorum fakat bir şeyler bilenler tarafından yazılmış güzel bir kitap. Sanat nedir, ne ifade eder, nerede ve nereye ilerliyor? Benim temennim şu ki umarım sanat bir yıldız olup yükselmez gökyüzüne canını yitirmiş genç ölüler gibi!
Bugün 1980'lere gelene kadar olduğu gibi 10 yıl civarında sürmeye meyilli sanatsal hareketlerden neredeyse hiç iz kalmadı. Olsa olsa tam da arı sürüsü gibi birtakım trendleri veya modaların bir çırpıda bir araya gelip bir çırpıda dağılmalarını izliyorum. Dün hala postmoderndik, bugün toplumsal ve siyasi olarak angajeyiz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sanatsal Çokluğun Mırıltısı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
245
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758686834
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Norgunk Yayıncılık
Küreselleşmenin azgın dalgaları arasında sanat teknesini yüzdürmek her geçen gün zorlaşıyor. Neoliberal ağlara tutunan (yakalanan) sanatçı suyun üstünde kalabiliyor bir tek. Aleni bir akreditasyon sistemi işliyor sanat ortamında. Soru şu: Sanat sahnesi, ekonomik sömürü için çalışan bir üretim birimi mi?

"Neoliberalizmin en can alıcı noktası, kendini köktenciliğe teslim ederek bütün üretimin temelini sayısal değere (ve sermaye birikimi ile azami kâr zorunluluğuna) dayandırması. Sayı toplumun tek kurucu öğesi haline geliyor; bu da neoliberalizmi özü itibariyle, sadece bir şeyi benimseyen (bir kutsal kitap, bir Tanrı imajı) diğer rejimlerden ayırt edilemez kılıyor.

Köktenci olan her şey gibi neoliberalizm de korkudan besleniyor. Korktuğu şey ise kendi itici gücü ve ütopik ideali: özgürlük. Baskıcı liberalizm kendi ideallerine doğrudan bakmaya korkuyor. Yaratıcılığa gem vurmak için katı özel mülk yasaları üretip duruyor. Özgürlükten, kendi insanından, kendi toplumundan, daha da fenası kendi türünden (insandan) duyduğu korkuyu maskelemeye hizmet eden yasalar..."

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Eda ÇİÇEK

Kitap istatistikleri