Sanayi Toplumu ve Geleceği Manifesto

8,0/10  (11 Oy) · 
24 okunma  · 
13 beğeni  · 
557 gösterim
Endüstriyel teknolojik sisteme cepheden bir reddiye niteliği taşıyan bu Manifesto, gezegenimizi felakete sürükleyen teknolojik uygarlığın insan üzerindeki tahribatını da bütün boyutlarıyla ortaya koymaktadır. Yaygın ve ciddî psikolojik sorunlar üreten endüstriyel teknolojik sistemin, kişinin özgüveni için vazgeçilmez olan "güç sürecinden" geçişi önünde teşkil ettiği engelleri de bir bir gösterir.

Teknolojinin entegre bir sistem olduğunu söyleyen Ted Kaczynski, onun iyi yanı ile kötü yanının birbirinden ayrılamayacağını önemle vurgular. İlerlemeci zihniyetle algısı sakatlanmış insanın, ürkütücü geleceğini gözler önüne sererken, bize şöyle seslenir:
"Eğer devlet babanın hayatınıza şu anda fazla karıştığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz; siz asıl, devlet çocuklarınızın genetik yapısını düzenlemeye başladığında olacakları görün. Kontrolsüz genetik mühendisliğinin sonuçları bir felaket olabileceğinden, insanoğluna yönelik genetik mühendisliğine girişi, kaçınılmaz olarak bu tür bir düzenleme izleyecektir."
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789757005339
  • Orijinal Adı:
    Industrial Society and Its Future
  • Çeviri:
    Kolektif
  • Yayınevi:
    Kaos Yayınları
  • Kitabın Türü:
İlker Uzun 
 06 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Theodore John Kaczynski namı diğer Unabomber..
Kendisi bir matematik profesörü. Genç yaşta yaptığı akademik kariyerini bir anda herhangi bir açıklama yapmadan bırakır. Daha sonra bulaşıkçılık, temizlik gibi birçok işte çalışır ve bir ormandaki on iki metre karelik bir kulübeye çekilip orada düşünceleri doğrultusunda yaşamaya başlar. Elektrik, su, televizyon, bilgisayar gibi şeylerden uzaklaşmış, yetiştirdiği sebzelerle ve avladığı tavşanlarla beslenmektedir. Ormanda yaşadığı 18 yıl boyunca tekno-sanayiye (bilim ve teknoloji merkezleri) savaş açmıştır. Şirketlere gönderdiği bombalı paketler ekolojik bir mesaj niteliğindedir. Bu süre zarfı içerisinde Endüstri toplumlarına karşı dünya çapında devrim çağrısında bulunmak amacıyla bir manifesto yazar. .

-Unabombere göre modern toplumun, toplumsal ve psikolojik sorunları, insan soyunun evrimleştiği koşullardan tamamen farklı koşullarda yaşaması kaynaklıdır. Sistem, insanları, doğal insan davranış kalıplarına çok uzak bir biçimde davranmaya zorlamaktadır. Yazar, tüm sorunların kaynağını endüstri toplumu olarak görmektedir.

Unabombere göre:
-Modern toplumlarda insanların çoğu fiziksel ihtiyaçlarını (gerçek amaç) karşılamak için çabalamak zorunda kalmadıklarından kendilerine yapay amaçlar edinirler. (Yazarın deyimiyle "ikâme"etkinlikler)
İkâme etkinlikler, insanların bir amacın peşinde koşarken elde edeceği tatmin uğrunda edindiği uğraşlardır ve bu uğraşlar insanın gerçek amaçlarından daha az tatmin edicidir, nihayetinde insanların asla tatmin olmama ve huzur bulmama durumuna yol açacaktır.
* Paragöz, sürekli daha fazla servet için can atacak
*Uzun mesafe koşucusu kendisini sürekli daha hızlı koşmaya zorlayacak gibi..
Toplumda gerçek amaçların varlığı konusundaki eksiklik ve bu amaçlara ulaşmada gereken "özerklik" eksikliği nedeniyle kişilerin "güç süreci" ( Amaç, çaba ve amaca ulaşma) bozulmakta ve bu kişilerde ve nihayetinde toplumda ciddi problemlere sebep olmaktadır. İtaate dayalı bir sistemde kisinin güç sürecini doyurması imkansızdır.
Endüstriyel-teknolojik toplum bireyin özgürlük alanını sürekli daraltmaktadır. Modern insanın eli kolu kurallar ve düzenlemeler ağı ile bağlanmıştır. Bu durum kaçınılmazdır.
Teknolojik açıdan ilerlemiş toplumlarda, sistem ilerleyebilmek için insan davranışlarını sıkı sıkıya düzenlemek zorundadır.

- Yazar, modern toplumun etkin bir şekilde ilerlemesini, aile bağlarının ve yerel toplulukların zayıflamasına bağlı olduğunu söyler. Modern toplumda bireyin bağlılığı önce sisteme çok daha sonra küçük ölçekli topluluklara olmalıdır der.(Hatta milliyetçilik gibi kavramlar bunun için yaratılmıştır)

-Teknolojinin kötü yanlarının iyi yanlarından ayrılamaz olduğunu, her teknolojik gelişme çözüm getirdiği sorunların beraberinde daha büyük problemleri beraberinde getirdiğini belirtir.
En basitinden örnek vermek gerekirse, günümüzde kullanılan motorlu taşıtlar insanın ulaşım ve seyahatini kolaylaştırıyor olarak görünüyordu daha sonra motorlu taşıtların artışı insanın hareket özgürlüğünü kısıtlar oldu, insanlar yoğun trafikte istediği yere istediği zamanda gidemez olmuş ve bu durum birçok kural ve zorunluluğu da beraberinde getirmiştir.(sigorta, ehliyet, vergiler vs.)

-Unabomber, sistemin elinde bulundurduğu teknolojiyi kullanarak ilerleyen zamanlarda insan üzerinde biyolojik düzenlemeler yapabileceğini söylemektedir. Bu durum bazı hastalıkların tespit ve kontrolü bakımından kulağa hoş gelse de madalyonun diğer yüzünün farklı olduğunu söyler. Genetik mühendisliğinin ilerlemesiyle beraber insan genine müdahalelerle sisteme elverişli insanlar oluşturabilmenin de önünü açılacak, İnsan davranışları biyolojik ve psikolojik yöntemlerle kontrol altında tutulacaktır der.

- Günümüzde yapay zeka çalışmalarının yapıldığını insanlar gibi hareket eden karar veren robotların geliştirilmeye çalışıldığını biliyoruz. Unabomber bu durumun ilerisini öngörerek makinelerin insan emeğinin yerini alacağını kitlelerin sistem üzerinde gereksiz bir güç haline geleceğini belirtir. Hatta insanların yapacağı tüm isleri makineler görmeye başladığında dünya üzerinde sadece seçkin insanların bırakılacağını fazlalık olarak görülenlerin yok edileceğini söylemektedir.
Bunları birer bilim kurgu olduğunu düşünenlere ise dünün bilim kurgusunun bu günün gerçeği olduğunu hatırlatıyor yazar.

- Unabomber, tüm sorunların kaynağını endüstri toplumu olarak görmekte ve bu sistemin yıkılarak insanın doğal yaşamına dönmesinin tek çıkış yolu olduğunu söylemektedir. Tüm teknolojik sistemle bir bütün olarak savaşmak gerektiğini söyler.
Devrimin mümkün olması için sistemin yıkılması ya da yeterince zayıflaması olasılığını arttırmak için sistem içindeki toplumsal gerilimi artırmak gerektiğini ikinci olarak ta sistem yeterince güçsüz düştüğünde teknoloji ve endüstriyel sisteme karşı bir ideoloji geliştirmek ve onu yaymak gerektiğini söyler. Devrim stratejisinin Fransız ve ya Rus devrimi tarzında olabileceğini belirtir. Kendince bir sol portre çizerek, solculuğu da bir çok yönden eleştirmiş, solculuğun uzun vadede vahşi doğayla, insan özgürlüğü ve modern teknolojinin tavsiyesiyle bağdaşmaz olarak görmüştür.

-Solculuğun kolektivist olduğundan doğayı ve tüm insan soyunu birleşmiş bir toplum halinde sarmak istediğini, örgütlü bir toplumun doğayı ve insan hayatını yönetmesinin yüksek düzeyde bir teknoloji ile mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu yüzden ve burada yer vermediğim daha bir çok nedenden dolayı solculuğu benimsememiş ve ciddi eleştirilere tabi tutmuştur.

-Nihayetinde bu kitap, Endüstri toplumlarına karşı birleşik mücadele çağrısında bulunan bir manifestodur.
Bir savaş çağrısıdır...

Kağan Kalava 
 14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yazar,sanayi toplumunun köleliği getirdiği,özgürlüğün yolunun ise sanayi toplumunun yok edilip doğaya geri dönüş olması gerektiğini işaret ediyor.

caner incesu 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sadece Kapital değil aynı zamanda sol ideojilere yönelikte bir anti - tez özelliği var. Anarşizme niye ihtiyaç olduğu, bunun için yol haritası sunan insanlığın kırılma anında neler yapılabileceğine dair eşsiz bir eser. Metini okurken kendinizi yeren bu fikre karşı biraz sabırlı olun ve eleştiriyi göpüsleyerek okumaya devam edin, kesinlikle zelzele etkisi yaratacaktır zihninizde

burak inal 
29 Nis 2017 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Anarşisttik. Üretim süreci, birikim, sahiplik, artık zaman, artık değer, arası ilişkileri seviyorduk. Anarko-koministtik. Sonra unabomber ve su yüzeyinde olan derinliksiz makalesini okuduk. yazmasaymış keşke. Bizim unabomberimiz olarak kalsaymış. teoride zayıf ama eylemde iyi olan zor yazılan isi sahibi abimizin zorla bastırttığı makalemsi. Unabomberden sonra anarşist kaldık. ama daha bi yalnızdık sanki...

Kitaptan 77 Alıntı

İlker Uzun 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Tarih, genelde ne istediğini bile tam olarak bilinmeyen çoğunluklar tarafından değil, kararlı ve etkin azınlıklar tarafından yazılır.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 86)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 86)

Vahşi bir hayvan ya da açlık tehdidi altındaki ilkel bir insan, kendini korumak için dövüşebilir veya yiyecek aramak için yola düşebilir. Bu çabayı sarf ederken başarılı olacağından emin değildir, ancak kendisini tehdit edenlere karşı da savunmasız değildir. Modern birey ise, aksine, karşısında savunmasız olduğu birçok şey tarafından tehdit edilmektedir: Nükleer kazalar, yiyeceklerdeki kanserojen maddeler, çevre kirliliği, savaş, artan vergiler, özel yaşamın büyük kuruluşlar tarafından istila edilmesi, yaşam tarzını bozabilecek ülke çapındaki toplumsal veya ekonomik olgular.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Kaos Yayınları)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Kaos Yayınları)

Bir insan sırf yeterince özgür olduğunu SÖYLÜYOR diye, onun yeterince özgür olduğu sanılmamalı. Özgürlük kısmen insanların farkında olmadığı psikolojik kontrollerle sınırlanır; üstelik insanların özgürlükten ne anladıklarını oluşturan düşünceler, kişilerin kendi ihtiyaçlarından çok, toplumsal yasalar tarafından yönlendirilir.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 29)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 29)

Solda yaygın olan “ırkçılık”, “cinsiyetçilik”, homofobi”, “kapitalizm”, “emperyalizm”, “yeni sömürgecilik”, “soykırım”, “sosyal değişim”, “sosyal sorumluluk” gibi kavramları kullanmaktan hoşlanır. Solcunun belki de en teşhis edici özelliği şu hareketlerin tarafını tutmasıdır: Feminizm, eşcinsel hakları, etnik haklar, özürlü hakları, hayvan hakları, siyasal dürüstlük. Tüm bu hareketleri destekleyen herkes kesinlikle bir solcudur.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 71)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 71)

Eğer hiçbir şiddet eyleminde bulunmasaydık ve bu yazılarımızı bir yayıncıya teslim etmiş olsaydık, büyük olasılıkla kabul edilmeyecekti. Kabul edilse ve yayınlansa dahi, büyük olasılıkla pek çok okurun dikkatini çekmeyecekti, çünkü medyanın yayınladığı eğlence programlarını seyretmek, ciddi bir makale okumaktan daha eğlencelidir. Bu yazılar çok sayıda okur bulsaydı bile, bu okurların çoğu okuduklarını hemen unutacaktı, çünkü akılları medyanın onları maruz bıraktığı bir yığın materyalle doldurulmuş olacaktı. Mesajımızı topluma kalıcı bir etki bırakabilme şansıyla sunabilmek için insanları öldürmek zorunda kaldık.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Kaos Yayınları)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Kaos Yayınları)
O.Ö 
15 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

224. Solcu hareketlerde güçlü mevkilere yükselen kişiler genelde güce en aç olan solculardır, çünkü güce aç insanlar güçlü mevkilere gelmek için en fazla uğraşanlardır. Bunar hareketin kontrolünü ele geçirdiğinde, daha yumuşak tabiatlı pek çok solcu içten içe liderlerin hareketlerini onaylamazlar, ama itiraz etmeyi kendilerine yediremezler. Harekete güvenmeye İHTİYAÇLARI vardır, liderleri ile paylaştıkları bu inançtan vazgeçemezler. Doğrudur, BAZI solcuların ortaya çıkan totaliter eğilimlere itiraz edecek cesareti vardır, ama genelde kaybederler, çünkü güce aç olanlar daha iyi örgütlenmiş daha acımasız, daha Makyavelisttirler ve kendilerine sıkı bir güç temeli kurmuşlardır.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John KaczynskiSanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski
O.Ö 
15 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanları depresyona iten koşulları kaldırmak yerine, modern toplum onlara anti-depresan (uyuşturucu) ilaçlar vermektedir.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John KaczynskiSanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski
İlker Uzun 
04 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Özgürlük güç sahibi olmak demektir; diğer insanları kontrol etmeye değil, ancak kendi yaşamının koşullarını kontrol etmeye yarayan güç.
Birileri -özellikle de büyük bir kuruluş- kişinin üzerinde bir güce sahipse, bu güç ne kadar iyi niyetli hoşgörülü ve müsamahakâr olursa olsun kişi özgür değildir.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 44)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 44)
İlker Uzun 
04 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir insanın, uğrunda gücünü sınayacağı amaçları olmalıdır.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 20)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 20)
İlker Uzun 
04 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Büyük kısmı için değilse de pek çok insan için ikâme etkinlikler, gerçek amaçlara -yani, insanların güç süreçleri tamamlandığı takdirde ulaşmak isteyecekleri amaçlara- ulaşmaya çalışmaktan daha az tatmin edicidir. Bunun göstergelerinden biride ikâme etkinliklerle çok yakından ilgilenen insanların asla tatmin olmamaları, huzur bulmamalarıdır. Böylece paragöz, sürekli daha fazla servet için can atar. Bilim insanı, bir problemi bitirir bitirmez diğerine geçer. Uzun mesafe koşucusu, kendisini sürekli daha hızlı ve daha fazla koşmaya zorlar. İkâme etkinlikler peşinde birçok insan, bu etkinliklerin kendilerine biyolojik ihtiyaçlarını gidermek gibi "sıradan" bir işten daha fazla tatmin getirdiğini söylese de bunun nedeni toplumumuzda biyolojik ihtiyacları karşılama işinin fasa fiso duzeyine indirgenmiş olmasıdır. Daha da önemlisi, toplumumuzda insanlar biyolojik ihtiyaçlarini özerk olarak değil, toplumsal bir mekanizmanın parçaları olarak karşılarlar. Ama tam aksine, ikâme etkinliklerde bulunurken büyük oranda özerktirler.

Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 24)Sanayi Toplumu ve Geleceği, Theodore John Kaczynski (Sayfa 24)