Sardalye Sokağı

7,8/10  (66 Oy) · 
180 okunma  · 
48 beğeni  · 
2.929 gösterim
Konserveciliğin zirveye ulaştığı 1930’lar Amerikası’nda fabrika işçilerinin yanı sıra sanatçılar, bilim insanları, fahişeler ve serserilerin bir arada yaşadığı bir dünyadır
Sardalye Sokağı. Memleketi California’daki bu küçük sokağın tüm renkliliğini, canlılığını, yaşanılan çelişkileri ve kavgaları okurla buluşturan John Steinbeck, gerçek hayattan esinlenerek unutulmaz karakterler yaratır.

Renkli tiplemelerin ve olayların süslediği hikâyede, çalışmayı, düzenli bir hayat sürmeyi, sıradanlaşmayı inatla reddeden Mack’in başını çektiği aylak takımı sistemin dışında yaşamanın, sömürü çarklarına başkaldırmanın, dayanışmanın, ihtiyaç duyulan kadarıyla yetinmenin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Her insan gibi hata yapan, kimi zaman coşan, kimi zaman hayata küsen, planlarını her zaman istediği gibi hayata geçiremeyen tüm tanıdık karakterlerin sıradan
yaşamlarından sarsıcı kesitlerle gerçek dünyayı usta yazar Steinbeck’in gözlerinden görmek isteyenler için..
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2017
  • Sayfa Sayısı:
    191
  • ISBN:
    9789755708775
  • Orijinal Adı:
    Cannery Row
  • Çeviri:
    Püren Özgüren
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Muhayyelll 
03 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bu zamana kadar bir çok ayrım yapılsa da aslında insanlar sadece ikiye ayrılır:
1. İyi insan
2. Kötü insan

Birincisi zordur. Yüreği iyi olan insanlar hep güzel karşılanır, hep sevilir ama hep yalnızdır. Hayatta pek başarılı olamaz. Sefalet içinde yaşar gider. Eğer ki başarılı olmuşsa, o ne kadar iyi olsa da kimse onun iyi olduğuna inanmaz. Bizim kafamızda oluşan iyilik kavramı, sefaletle yan yana.
Kötülük ise kolaydır. İnsanlar sendeki meziyetleri sevmez, yüzüne gülerler hep ama yalnız da bırakmazlar. Hayatta hep başarılıdır kötü karakterler. Zenginlik içinde yaşarlar. Eğer ki sefalet içinde yaşıyorsa, o ne kadar kötü olsa da kimse onun kötü olduğuna inanmaz. Bizim kafamızda oluşan kötülük kavramı, zenginlikle yan yana.
Ne diyeyim? Bunları bizim kafamıza böyle sokanlar utansın...

Sardalye sokağı ise bu konuya farklı bir bakış açısı getirmiş. İyi bir insan, iyi bir insan topluluğu ve diğer mahalle ahalisi..
Eğlenceli, farklı ve ilginç bir mahalle yaşamı evet, (herkes böyle yorumluyor kitabı) ama kitabı daha güzel kılan iyilerin mücadelesi..

Aslında kitabı 1 haftada okumayı düşünüyordum. Derslerden arda kalan zamanlarda tabii. Ama ne oldu ne bitti anlayamadım. Ders çalışılmamış orada duruyor, kitap burada bitmiş. E napalım artık? Sınavlarda da Sardalye Sokağı'nı anlatrım. ^^

Dip Not: "Aooov. Bu inceleme ne böyle? Kitap bir mahalle yaşamını anlatıyor. Sen neler yazmışsın." diyecek olan arkadaşlar, demesinler. Herkes bir yere bakar ama herkes aynı şeyi göremez.
Dip Not 2: Kitap hakkında daha fazla yorum yapamıyorum çünkü ne yazmaya çalışsam spoiler oluyor. "(
Dip Not 3: Sonucun sefalet olacağına inansanızda, hep iyi olun. Unutmayın. Roman boyunca acı çeken iyi karakterler sonunda kazananlar...

Keyifli okumalar...

Hülya Bilgin 
22 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Karman çorman gibi görünen tipik bir mahalle sakinlerinin bilindik yaşantıları....Onları tanıdıkça çok seveceksiniz...Hepsi ayrı bir dünyada ama aynı yörüngede tutunan insanlar...Sıcacık ilişkiler ...okunmalı..

Merve 
 08 Eki 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

Okuduğum beşinci John Steinbeck kitabı oldu "Sardalya Sokağı". Diğer kitaplarını küçük yaşlarda okumuş olmama rağmen bu kitabı ile önceki okuduklarım arasında ciddi farklar olduğunu sezinledim. Hem üslup açısından hem de kurgu açısından bu kitap bana yazarın alıştığım tarzının dışında olduğunu düşündürdü.

Olaylar sardalya fabrikalarının işlediği, ekonomik ve sosyal olarak düşük bir sokakta geçiyor. Aslında kitapta anlatılmak istenen çok daha farklı bir konu bence. Kitap sefalet içinde yaşansa da kaybolmayan insani duygulardan ve ayrıca kişilerin birbirlerine duydukları önyargılardan bahsediyor. Bunu da sezdirmeden, kurguya harmanlayarak başarılı bir şekilde yaptığını düşünüyorum. Ayrıca kitabın okunması oldukça kolay, kitap da oldukça akıcı. Fakat şunu da söylemem lazım, John Steinbeck'in okuduğum diğer kitaplarıyla karşılaştırdığımda bu kitap onlardan bir hayli geride benim için.

"Sardalya Sokağı"nın devamı niteliğini taşıyan kitaplar da varmış. Bir gün onları da okumak isterim elbette. Bendeki "Sardalya Sokağı" da 1974 basımlı Altın Kitaplar Yayınevi'nden çıkmış "Fareler ve İnsanlar" kitabının içinde yer almakta. Kitabın içinde ayrıca "İnci" ve "Al Midilli"nin olduğunu görmek de tam anlamıyla sürpriz oldu benim için. "İnci"yi önceleri kütüphaneden okumuş olsam da " Al Midilli"yi okumamıştım. Dolayısıyla şunu rahatlıkla diyebilirim ki benim John Steinbeck okumalarım devam edecek. Herkese keyifli okumalar dilerim...

Üç Renk 
 15 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Sardalya Sokağı, John Steinbeck'in en tanınmış yapıtlarından biridir. Küçük insanların serüvenleri bu kitapta öylesine acımasız, ama aynı zamanda öylesine sevecen dile getirilmiş ki... Bu durumu kitabı okuyunca anlıyor insan.
Kısaca şunu söyleyebilirim ki beğeniyle okuyacağınız çarpıcı bir roman...son olarak kitabın ilk 20-30 sayfası sokağın, mekanın, sokaktaki işyerlerinin ve işletenlerin, sokaktaki insanların tanıtımı niteliğinde o yüzden biraz sıkıcı gelebilir. Ama sonrası gerçekten de akıcı.

Halil Yavuz KAYA 
12 Kas 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Ağustosun hani tahammülsüz sıcağın da susarsınız. Kana kana içilen su dahi kesmez ya hararetinizi, yinede bir ferahlık ve serinlik yükler vücuda, bahse konu buzzzzz gibi su. O misal bu kitabın anlatımı, dili...Konunun geçtiği, anlatıldığı kentin, kasabanın muhtelif özelliklerini taşıyan toplum kesimlerinin insanlarını, ilişkilerini, dostluklarını, dostluk adına yapıla bilen hataları, sevecenlikleri, yaşamsal girdaplarını anlatan; anlatım tarzı ile hikayesiyle işte o, misal yani içinize serinlik veren Ağustos sıcağının serinleme limanı, yaylası misali bu kitap.
Kitabı okurken Yazarın Yukarı Mahalle kitabını da hayal ederek okuyorsunuz.
Güzel, ve okunmalı...
her zamanki dileğimle iyi okumalarınız olsun...

Anıl Kış 
22 Eki 2017 · Kitabı okudu · 65 günde · 10/10 puan

Bu kitap aslında serinin başı denebilir.. tatlı perşembe devamı niteliğinde yukarı mahallede aynı semtin yukarısındaki farklı bir hikayeyi konu alır.. hayatını maddi hırslardan arındırmış insanların en azla yetinerekte nasıl mutlu olabileceğini gösteriyor bize.. çok hoş duygular uyanıdıryor okurken.

Ezgi 
30 Nis 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sanki o sokakta yaşıyormuşcasına sizi içine alıyor ve her kişilikle tek tek tanıştırıyor usanmadan Steinbeck. Sokaktaki kediden tutunda fareye kadar kaç farklı kişilik sayılabilirse anlatmış tüm gündelik yaşantıyı... Hem de öyle bir gündelik yaşantı ki kendi hayatınızdan kesitler bulabileceğiniz cümlelerle, sorgulamalarla yapmış bunu. Samimiyet, masumiyet, dostluk adına birçok şeyin altını çizmiş. Mutlaka okuyunuz. Keyifle okuyunuz.

Büş 
11 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bir mahalle düşünün , her bir ferdi kendine göre bir iş tutturmuş... Her birinin hayattan beklentileri, hikayeleri, alışkanlıkları, sevme ve sevilme biçimleri farklı. Kimisi umutsuz, kimisi çalışkan , kimisi sevgi dolu kimisi cimri... Birbirinden farklı karakterlerin bir arada bulunduğu sıcacık bir roman bu.

F.owl 
04 Şub 12:14 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Çalışmayı, düzenli bir hayat sürmeyi, sıradanlaşmayı inatla reddeden Mack'in başını çektiği aylak takımı, sistemin dışında yaşamanın, sömürü çarklarına başkaldırmanın, dayanışmanın, ihtiyaç duyulan kadarıyla yetinmenin ete kemiğe bürünmüş halidir. Eğlenceli bir kitaptı,keyifli okumalar..

İlhan DALKIRAN 
16 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Eski Türk filmlerindeki mahalle hayatını seyrettikçe imreniriz. Bu tadın başka bir ülkede yaşanan bir mahalle hikayesinde yaşamak isteyenlerin okuması gereken bir roman. Sefalet içinde tutunulacak tek şey insan sevgisi ve umuttur. Bunu hissettirmesi bile yeterli.

2 /

Kitaptan 58 Alıntı

Muhayyelll 
01 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

İnsanlar doğruyu konuşanlardan hoşlanmazlar.

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 86 - Epub)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 86 - Epub)
Muhayyelll 
02 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

«Karnı doymayacak olduktan sonra iyi olmayı kim ister,»

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 119 - Epub)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 119 - Epub)

"Erkekler bir kadının duygularını hiç anlamıyor." diye hıçkırdı kadın. "Erkekler kendilerini bir kadının yerine koymaya asla çalışmıyor."

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sel yayıncılık)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sel yayıncılık)
Muhayyelll 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Kadın: «Erkekler kadınları anlamıyorlar zaten,» diye haykırıyordu. «Kendilerini onların yerine koyup düşünmüyorlar.»

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 41 - Epub)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 41 - Epub)
Burcu 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Özellikle böyle aç kurttan farksız bireycilerin oluşturduğu bir güruhun, belli bir çekidüzen gerektirdiğini biliyordu.

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 43 - Sel Yayıncılık)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 43 - Sel Yayıncılık)
Burcu 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dünyayı kazanmak için ruhunu satmak, tümüyle gönüllü, hemen hemen de ittifakla yapılan bir eylem.

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 141 - Sel Yayıncılık)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 141 - Sel Yayıncılık)
Üç Renk 
15 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kalbi de dudakları gibi yaralanmıştı. Hayatta yaptığı kötülüklerin üstünden geçmeye çalıştı, ama yaptığı her şey fena geliyordu ona. Çok kederlenmişti.

Sardalye Sokağı, John SteinbeckSardalye Sokağı, John Steinbeck