Adı:
Sardalye Sokağı
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708775
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cannery Row
Çeviri:
Püren Özgüren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Konserveciliğin zirveye ulaştığı 1930’lar Amerikası’nda fabrika işçilerinin yanı sıra sanatçılar, bilim insanları, fahişeler ve serserilerin bir arada yaşadığı bir dünyadır
Sardalye Sokağı. Memleketi California’daki bu küçük sokağın tüm renkliliğini, canlılığını, yaşanılan çelişkileri ve kavgaları okurla buluşturan John Steinbeck, gerçek hayattan esinlenerek unutulmaz karakterler yaratır.

Renkli tiplemelerin ve olayların süslediği hikâyede, çalışmayı, düzenli bir hayat sürmeyi, sıradanlaşmayı inatla reddeden Mack’in başını çektiği aylak takımı sistemin dışında yaşamanın, sömürü çarklarına başkaldırmanın, dayanışmanın, ihtiyaç duyulan kadarıyla yetinmenin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Her insan gibi hata yapan, kimi zaman coşan, kimi zaman hayata küsen, planlarını her zaman istediği gibi hayata geçiremeyen tüm tanıdık karakterlerin sıradan
yaşamlarından sarsıcı kesitlerle gerçek dünyayı usta yazar Steinbeck’in gözlerinden görmek isteyenler için..
Bu zamana kadar bir çok ayrım yapılsa da aslında insanlar sadece ikiye ayrılır:
1. İyi insan
2. Kötü insan

Birincisi zordur. Yüreği iyi olan insanlar hep güzel karşılanır, hep sevilir ama hep yalnızdır. Hayatta pek başarılı olamaz. Sefalet içinde yaşar gider. Eğer ki başarılı olmuşsa, o ne kadar iyi olsa da kimse onun iyi olduğuna inanmaz. Bizim kafamızda oluşan iyilik kavramı, sefaletle yan yana.
Kötülük ise kolaydır. İnsanlar sendeki meziyetleri sevmez, yüzüne gülerler hep ama yalnız da bırakmazlar. Hayatta hep başarılıdır kötü karakterler. Zenginlik içinde yaşarlar. Eğer ki sefalet içinde yaşıyorsa, o ne kadar kötü olsa da kimse onun kötü olduğuna inanmaz. Bizim kafamızda oluşan kötülük kavramı, zenginlikle yan yana.
Ne diyeyim? Bunları bizim kafamıza böyle sokanlar utansın...

Sardalye sokağı ise bu konuya farklı bir bakış açısı getirmiş. İyi bir insan, iyi bir insan topluluğu ve diğer mahalle ahalisi..
Eğlenceli, farklı ve ilginç bir mahalle yaşamı evet, (herkes böyle yorumluyor kitabı) ama kitabı daha güzel kılan iyilerin mücadelesi..

Aslında kitabı 1 haftada okumayı düşünüyordum. Derslerden arda kalan zamanlarda tabii. Ama ne oldu ne bitti anlayamadım. Ders çalışılmamış orada duruyor, kitap burada bitmiş. E napalım artık? Sınavlarda da Sardalye Sokağı'nı anlatrım. ^^

Dip Not 1: Kitap hakkında daha fazla yorum yapamıyorum çünkü ne yazmaya çalışsam spoiler oluyor. "(
Dip Not 2: Sonucun sefalet olacağına inansanızda, hep iyi olun. Unutmayın. Roman boyunca acı çeken iyi karakterler sonunda kazananlar...

Keyifli okumalar...
Karman çorman gibi görünen tipik bir mahalle sakinlerinin bilindik yaşantıları....Onları tanıdıkça çok seveceksiniz...Hepsi ayrı bir dünyada ama aynı yörüngede tutunan insanlar...Sıcacık ilişkiler ...okunmalı..
  • Satranç
    8.7/10 (8.846 Oy)8.789 beğeni24.085 okunma1.619 alıntı111.787 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.632 Oy)18.180 beğeni41.209 okunma2.653 alıntı173.392 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.192 Oy)8.499 beğeni27.238 okunma765 alıntı132.837 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.527 Oy)8.479 beğeni25.027 okunma2.260 alıntı108.014 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.322 Oy)12.888 beğeni32.972 okunma3.099 alıntı138.574 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.245 Oy)7.585 beğeni20.500 okunma3.667 alıntı122.563 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.235 Oy)8.669 beğeni24.133 okunma1.277 alıntı118.660 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.101 Oy)7.670 beğeni21.561 okunma765 alıntı84.194 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.747 Oy)6.060 beğeni15.948 okunma2.637 alıntı82.330 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.188 Oy)3.701 beğeni12.255 okunma1.110 alıntı50.261 gösterim
Sardalya Sokağı, John Steinbeck'in en tanınmış yapıtlarından biridir. Küçük insanların serüvenleri bu kitapta öylesine acımasız, ama aynı zamanda öylesine sevecen dile getirilmiş ki... Bu durumu kitabı okuyunca anlıyor insan.
Kısaca şunu söyleyebilirim ki beğeniyle okuyacağınız çarpıcı bir roman...son olarak kitabın ilk 20-30 sayfası sokağın, mekanın, sokaktaki işyerlerinin ve işletenlerin, sokaktaki insanların tanıtımı niteliğinde o yüzden biraz sıkıcı gelebilir. Ama sonrası gerçekten de akıcı.
Okuduğum beşinci John Steinbeck kitabı oldu "Sardalya Sokağı". Diğer kitaplarını küçük yaşlarda okumuş olmama rağmen bu kitabı ile önceki okuduklarım arasında ciddi farklar olduğunu sezinledim. Hem üslup açısından hem de kurgu açısından bu kitap bana yazarın alıştığım tarzının dışında olduğunu düşündürdü.

Olaylar sardalya fabrikalarının işlediği, ekonomik ve sosyal olarak düşük bir sokakta geçiyor. Aslında kitapta anlatılmak istenen çok daha farklı bir konu bence. Kitap sefalet içinde yaşansa da kaybolmayan insani duygulardan ve ayrıca kişilerin birbirlerine duydukları önyargılardan bahsediyor. Bunu da sezdirmeden, kurguya harmanlayarak başarılı bir şekilde yaptığını düşünüyorum. Ayrıca kitabın okunması oldukça kolay, kitap da oldukça akıcı. Fakat şunu da söylemem lazım, John Steinbeck'in okuduğum diğer kitaplarıyla karşılaştırdığımda bu kitap onlardan bir hayli geride benim için.

"Sardalya Sokağı"nın devamı niteliğini taşıyan kitaplar da varmış. Bir gün onları da okumak isterim elbette. Bendeki "Sardalya Sokağı" da 1974 basımlı Altın Kitaplar Yayınevi'nden çıkmış "Fareler ve İnsanlar" kitabının içinde yer almakta. Kitabın içinde ayrıca "İnci" ve "Al Midilli"nin olduğunu görmek de tam anlamıyla sürpriz oldu benim için. "İnci"yi önceleri kütüphaneden okumuş olsam da " Al Midilli"yi okumamıştım. Dolayısıyla şunu rahatlıkla diyebilirim ki benim John Steinbeck okumalarım devam edecek. Herkese keyifli okumalar dilerim...
Ağustosun hani tahammülsüz sıcağın da susarsınız. Kana kana içilen su dahi kesmez ya hararetinizi, yinede bir ferahlık ve serinlik yükler vücuda, bahse konu buzzzzz gibi su. O misal bu kitabın anlatımı, dili...Konunun geçtiği, anlatıldığı kentin, kasabanın muhtelif özelliklerini taşıyan toplum kesimlerinin insanlarını, ilişkilerini, dostluklarını, dostluk adına yapıla bilen hataları, sevecenlikleri, yaşamsal girdaplarını anlatan; anlatım tarzı ile hikayesiyle işte o, misal yani içinize serinlik veren Ağustos sıcağının serinleme limanı, yaylası misali bu kitap.
Kitabı okurken Yazarın Yukarı Mahalle kitabını da hayal ederek okuyorsunuz.
Güzel, ve okunmalı...
her zamanki dileğimle iyi okumalarınız olsun...
Bir üslup ancak bu kadar samimi olabilir. Karakterlerinin sıcaklığını, samimiyetini, iyilik dolu kalplerini iliklerinize kadar hissettirmeyi başarmış Steinbeck. Sardalye Sokağı'nı baştan sona gezdiren, insanından köpeğine, sincabına kadar hayatlarını anlatan kâh güldüren kâh hüzünlendiren bir romandı.
Bu kitap aslında serinin başı denebilir.. tatlı perşembe devamı niteliğinde yukarı mahallede aynı semtin yukarısındaki farklı bir hikayeyi konu alır.. hayatını maddi hırslardan arındırmış insanların en azla yetinerekte nasıl mutlu olabileceğini gösteriyor bize.. çok hoş duygular uyanıdıryor okurken.
Her insan gibi hata yapan,kimi zaman coşkulanan kimi zaman hayata küsen tanıdık karakterlerin sıradan yaşamlarından damıtılmış sarsıcı kesitleri usta yazar Steinbeck'in gözlerinden görmek isteyenler için...
Sanki o sokakta yaşıyormuşcasına sizi içine alıyor ve her kişilikle tek tek tanıştırıyor usanmadan Steinbeck. Sokaktaki kediden tutunda fareye kadar kaç farklı kişilik sayılabilirse anlatmış tüm gündelik yaşantıyı... Hem de öyle bir gündelik yaşantı ki kendi hayatınızdan kesitler bulabileceğiniz cümlelerle, sorgulamalarla yapmış bunu. Samimiyet, masumiyet, dostluk adına birçok şeyin altını çizmiş. Mutlaka okuyunuz. Keyifle okuyunuz.
John Steinbeck'in, 1945 yılında yayımlanan eseri, Sardalye Sokağı. Yazarın şu ana kadar okumuş olduğum eserleri arasından, diğer eserlerine kıyasla, zayıf bulduğum ve beğenmediğim bir eser oldu. Kişinin beğenmediği bir eseri yorumlaması güç. Çünkü; kişide, fikirsel veya duygusal anlamda bir şeyler uyandıramamış bir kitabı, okuyucu pek yorumlama hevesinde bulunmayabilir. -ağır tenkitler yazmayı düşünmediği takdirde.- Her neyse, ilk önce Sardalye'nin ne olduğuna bakalım. Sardalye, bir balık çeşidi. Küçük çapta bir araştırma yaptığınızda, Sardalye'nin, 'ekonomik değeri düşük' bir balık cinsi olduğunu görüyorsunuz. Peki Sardalye Sokağı denince aklımıza ne gelir? Küçük bir düşünsel süreçten sonra, sizlerin de aklına, 'ekonomik değeri düşükler' gibi bir söz öbeği gelmiştir. Yani ekonomik değeri düşüklerin toplandığı yer anlamı çıkar, Sardalye Sokağı'ndan. Steinbeck'i seviyorsanız, bir sonraki aklınıza gelen şey, Steinbeck'in metaforunun hayranlık uyandırıcı olduğu düşüncesidir...

İçerikle ilgili düşüncelerimi yazacak olursam; konusunun ve kurgusunun dağınık olması, birleştiricilikten uzak olması, benim eseri beğenmeme sebeplerinden bir tanesi oldu. Karakterlerden hemen hemen hiçbirine yakınlık hissetmedim. Sivrilmiş, farklı bir karakter yoktu. En önemlisi, eser, fikirsel veya duygusal çoşkunluk yaratmadı üzerimde. Bu eserinden on yıl önce yazdığı, Yukarı Mahallesini çok sevmiştim, Steinbeck'in. Açıkçası yazarın tekrara düştüğünü hissettim. Bir kitabın, başka bir kitaba uyarlanması gibi bir durum oluşmuş gibi geldi bana.

Yapıtı, Varlık Yayınları'ndan okudum. Çeviriden memnun olmadığımı belirtmek isterim. "Hızır Aleyhisselam", "Apdesthane" gibi kelimelerin varlığı, kurgunun komik olan yerlerinden daha çok güldürdü beni...
Bir mahalle düşünün , her bir ferdi kendine göre bir iş tutturmuş... Her birinin hayattan beklentileri, hikayeleri, alışkanlıkları, sevme ve sevilme biçimleri farklı. Kimisi umutsuz, kimisi çalışkan , kimisi sevgi dolu kimisi cimri... Birbirinden farklı karakterlerin bir arada bulunduğu sıcacık bir roman bu.
Steinbeck sevdiğim bir yazardır.olay yeri tasvirlerini felan güzel anlatıyor.ancak kalemine alışık olmayanlar bu kitapla okumaya kesinlikle başlamamalı.betimlemeler yine harikaydı.adından da anlaşılacağı üzere denizcilik terimleri mevcut kitabında.bir sokaktan ziyade bir mahallede yaşayan insanların hayat tarzlarının anlatıldığı bir eser diyebiliriz.
Sözcük, insanları ve manzaraları, ağaçları, bitkileri, fabrikaları ve Pekin cinsi köpekleri yalayıp yutan bir simge ve bir zevk aracı. Sonra Şey sözcük olur ve Şey'e dönüşür, ama saptırılmış, çarpıtılmış ve fantastik bir desen halinde dokunmuş olarak.
John Steinbeck
Sayfa 17 - Sel Yayıncılık
"Deli mi?" diye sordu. "Ah, evet. Sanırım öyle. Biz ne kadar kaçıksak, o da o kadar kaçık, yalnız onunki farklı."
Böyle bir şey Hazel'in aklına hiç gelmemişti. Kendisini kristal kadar duru, saydam bir göl, yaşamınıysa değeri anlaşılmamış erdemlerle dolu, arızalı bir cam olarak görürdü.
John Steinbeck
Sayfa 40 - Sel Yayıncılık
Çocuklarla konuşur, onlara alabildiğine derin şeyler söyler, onlar da anlardı.
John Steinbeck
Sayfa 33 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sardalye Sokağı
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708775
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cannery Row
Çeviri:
Püren Özgüren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Konserveciliğin zirveye ulaştığı 1930’lar Amerikası’nda fabrika işçilerinin yanı sıra sanatçılar, bilim insanları, fahişeler ve serserilerin bir arada yaşadığı bir dünyadır
Sardalye Sokağı. Memleketi California’daki bu küçük sokağın tüm renkliliğini, canlılığını, yaşanılan çelişkileri ve kavgaları okurla buluşturan John Steinbeck, gerçek hayattan esinlenerek unutulmaz karakterler yaratır.

Renkli tiplemelerin ve olayların süslediği hikâyede, çalışmayı, düzenli bir hayat sürmeyi, sıradanlaşmayı inatla reddeden Mack’in başını çektiği aylak takımı sistemin dışında yaşamanın, sömürü çarklarına başkaldırmanın, dayanışmanın, ihtiyaç duyulan kadarıyla yetinmenin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Her insan gibi hata yapan, kimi zaman coşan, kimi zaman hayata küsen, planlarını her zaman istediği gibi hayata geçiremeyen tüm tanıdık karakterlerin sıradan
yaşamlarından sarsıcı kesitlerle gerçek dünyayı usta yazar Steinbeck’in gözlerinden görmek isteyenler için..

Kitabı okuyanlar 310 okur

  • Mehmet Nuri Yavuz
  • mehmet canib öksüz
  • Aysun Yıldırım
  • ömer efe yildirim
  • Drkitapsever
  • Su Ay
  • Hümeyra Eroğlu
  • Tom Jones
  • Olcay Erdoğan
  • Demir Orman

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%0.6
18-24 Yaş
%12.9
25-34 Yaş
%31
35-44 Yaş
%32.9
45-54 Yaş
%13.5
55-64 Yaş
%3.9
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.7
Erkek
%45.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.8 (19)
9
%20.8 (25)
8
%26.7 (32)
7
%23.3 (28)
6
%7.5 (9)
5
%1.7 (2)
4
%3.3 (4)
3
%0
2
%0.8 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları