Adı:
Sarı Duvar Kağıdı
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057762306
Orijinal adı:
The Yellow Wallpaper
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Sarı Duvar Kağıdı
Sarı Duvar Kağıdı
Sarı Duvar Kağıdı
Sarı Duvar Kağıdı
The Yellow Wallpaper
“Sarı Duvar Kağıdı, yazılmış en güzel ve en güçlü korku öykülerinden biri.” – Alan Ryan

Feminist bilinçle yazan Amerikalı ilk yazar olarak kabul edilen, Kadınlar Ülkesi'nin yazarı Charlotte Perkins Gilman, “Sarı Duvar Kağıdı”nda eşiyle birlikte, kendisinin “perili ev” diye tanımladığı bir malikâneye taşınan ve odasındaki sarı duvar kağıdını saplantı haline getiren isimsiz kadın karakterinin başından geçen gerilimli bir öyküyü anlatıyor. Toplumsal cinsiyet, delilik, evlilik ve özgürlük gibi meseleleri tüyler ürperten bir hayalet hikâyesiyle birleştiren “Sarı Duvar Kağıdı”, yazıldığı günden beri en çok tartışılan ve incelenen korku eserlerinden. Doris Lessing, Toni Morrison ve Alice Walker gibi yazarları etkilemiş bir klasik.

Bu cilt ayrıca yazarın “Ben Cadıyken”, “Büyük Morsalkım” ve “Sallanan Sandalye” gibi korku öykülerini de içeriyor.

Duvarda gezinen bir şeyler var… Hayır, birisi var…
115 syf.
·2 günde·9/10
Kitap incelemesinden önce biraz yazarı tanıtmakta fayda var. 1860 yılında doğan Charlotte Gilman, geçirdiği mutsuz çocukluk ve gözlemleme yeteneği ile içinde bulunduğu toplumda kadınlara yönelik sömürüyü, zincirleri ve biçilen rolleri görmüş ve bizzat kendisi yaşamıştır. Kadınların oy hakkını kazanmasına ve biçilen rollerin değişmesi gerektiğine değindiği için ilk feminist yazar olarak kabul edilir. Ama bu günümüzde ki feminizm anlayışı ile bağdaşan bir görüş değildir. Taban tabana zıt olmamakla birlikte kadının toplumda ki rolü üzerinde güncel feminizmden ayrı düşer görüşleri.

Yazar olmak niyeti vardır ama isteksiz bir evlilik yapar. Kızı olduktan sonra içselleştiremediği, anneliğin getirdiği sorumluluklar ve sorunları daha fazla bastıramaz, bunun sonucunda ailesi onu bir sinir doktoruna gönderir. Doktoru ona, yazarlık ve güncel hareketlilik alışkanlıklarından uzak durmasını salık verir. Bir süre ailesinin de yoğun gözetimi altında bu programa gönülsüzce uyar. İyileştirme programı ise onu zihinsel bir çöküntünün eşiğine getirir. Sarı Duvar Kağıdı kitabında da değindi üzere; çok istekli bir yazar olma ile toplumda ki annelik kavramına adapte olamayan bir anne arasında sıkışıp kalmıştır. Bu halet-i ruhiyeden kurtulmak için boşanır. Bir sonraki evliliği de eşinin ölmesiyle son bulur.

Sıkı bir ötanazi hakkı savunucusudur.Göğüs kanseri olduğunu öğrenince, onu yazarlıktan uzaklaştıracağına inandığı için yüksek dozda kloroform içerek intihar eder. İntihar notu ise; "when all usefulness is over, when one is assured of an unavoidable and imminent death, it is the simplest of human rights to choose a quick and easy death in place of a slow and horrible one..." (*)

Kitap birbirinden bağımsız yedi öyküden oluşuyor ve kitaba ismini veren öykü ilk sıradadır, aynı zamanda otobiyografik bir öykü olarak da kabul görmektedir. Kalın kalın politik söylemlerden oldukça uzak, öykü içine ustalıkla serpiştirilmiş temel feminist söylemleri barındırır. Sarı Duvar Kağıdı adlı öykü 1892 yılında(!) yayımlanmış.

--------------------------------Spoiler içerir.-----------------------------------------

Ben Cadıyken, 1910 yılında yazdığı bu öykü tarafımca en güzel öyküdür. Günlük hayatta karşılaştığı evcil hayvanlara karşı, insanların birbirlerine karşı ve toplumun kadına karşı sergilediği kötü tutumları kabul etmeyerek dilediği dileklerle düzeltmek ister. Bu yönüyle kendine cadı demesi ironidir. Bütün büyüleri/dilekleri kabul görür toplum daha iyiye gitmeye başlar ama büyüsünün geçmediği tek konu; toplumun kadına yüklediği anlam ve baskılardır. Hatta bu dileği gerçekleşmediği için diğer yaptığı büyüler de bozulur ve toplum eski kokuşmuş düzenine geri döner.

----------------------------------Spoiler içerir.----------------------------------------

(*) : İnsan artık bir işe yaramadığında, kaçınılmaz ve yakın bir ölümden emin olduğunda, yavaş ve feci bir ölüm yerine hızlı ve kolay bir ölüm seçmek en basit insan haklarından biridir.

Kadınlar Ülkesi ve Bizim Ülkemiz: Kadınlar Ülkesinden Sonra adlı iki kitabı daha Türkçe'ye çevrilmiştir.

İyi okumalar.
48 syf.
·Beğendi·8/10
Yine hakkında yazması çok zor bir kitap. Kısacık bir hikaye aslında ama o kadar etkiledi ki beni okurken çığlık atmak istedim. Hikayeyi yaşayanın ağzından dinlememiz, deliliğin o sapsarı uçurumuna yavaş yavaş kaydığını hissederek okumamız bana gerçek dehşeti yaşattı. İnsan zihninin ne kadar kırılgan olduğunu ve insanın asıl sevdikleri tarafından yok edilebileceğini bir kez daha gördüm. Bizi eşsiz yapan duygularımız, bize her şeye dayanma gücü veren duygular, aynı zamanda bizi felakete götüren. Yılların yaşanmışlığı, biriktirilen anılar, yürekteki sevgi, aile, dostlar; her şey bir anda bir duvar kağıdının desenlerinde yok olabilir, işte bu kadar kırılgan aslında ruhumuz, karanlığa karışmaya meyilli. Kitabın okuduğum versiyonunda şahane çizimler var, o kadar şahane ki olayların etkisini on kat artırıyor belki bu yüzden bu kadar etkilendim hikayeden. En sevdiğim renk sarıdır benim ama kahramanımızın dediği gibi “Böyle bir sarı yok! Şimdiye dek gördüğüm tüm sarı şeyleri düşünüyorum ama düğün çiçeği gibi güzellerden ziyade eprimiş, kokuşmuş sarılıktaki çirkin olanları.” Çeviri de çok iyi bu arada değinmeden geçemeyeceğim, şahane ve dehşet bir kitap olmuş emeği geçenlerin emeğine sağlık
72 syf.
·2 günde·8/10
İthaki yayınlarının Karanlık kitaplık dizisinden basılan "Sarı Duvar Kağıdı" 4 öyküden oluşuyor..

- Sarı Duvar Kağıdı
- Ben Cadıyken
- Büyük Morsalkım
- Sallanan Sandalye

- Kitaba adını veren ilk öykü yeni doğum yapmış buhranları olan bir kadının hikayesi.
- İkinci öykü, " Ben Cadıyken" diledikleri gerçekleşen bir kadının hikayesi.
- Üçüncü Öykü "Büyük Morsalkım" aslında öykü içerisinde çok az yer alan genç bir kadın ve onun bebeğinin hikayesi.
- Dördüncü Öykü: " Sallanan Sandalye" Kasvetli bir evin iki odasını kiralayan Maurice ve Hal'ın sallanan sandalye ve altın saçlı bir kızla olan hikayeleri.

Tüm öyküleri beğendim. Yazarın yaşama feminist bir bakış açısı ile baktığı, feminist olduğu bir çok yerde yazılıyor, söyleniyor, Yazar ile ilgili ayrıca ikinci öykü ile anlaşılan o ki diğer canlılara (hayvanlara) yapılan eziyete de kayıtsız kalmamak gibi bir anlayışa da sahip.
48 syf.
·1 günde·9/10
Sarı Duvar Kâğıdı
Charlotte Perkins Gilman

Deli Dolu Yayınevi'nin çıkardığı karton kapaklı ve resimli, 46 sayfalı baskısından okudum kitabı. Daha sonra 115 sayfalı başka bir baskısını da okumayı düşünüyorum.

Amerikalı ünlü feminist yazarın daha önce de Kadınlar Ülkesi adlı ütopik kitabını okumuştum. C. Perkins Gilman, ABD'nin ilk feminist yazarlarından ve bu iki kitabı da çok ünlü.

Bu uzun öykü diyebileceğimiz kitap 1892' de yazılmış ve yazarın kendi öyküsü de diyebileceğimiz bir konuyu anlatıyor. Şimdi rahatlıkla doğum sonrası depresyonu diye adlandırılan bir rahatsızlığı olan ve yazmayı seven bir kadının öyküsü. Eşi ve kardeşi doktor olan genç bir kadın bu. Bebeği var. Fakat kadın depresyonda. Kocası onu seviyor, onunla ilgileniyor gibi görünüyor ama kadının yazarak kendini ifade etmesine izin vermiyor. Kasvetli bir evde istemediği bir odada üç ay geçiren kadın sonunda hastalığının daha da ilerlemesiyle deliriyor.

Bu hastalığın hiç anlaşılmaması, kocasının maddeciliği ve duyarsızlığı, ilgi ve özen gibi gösterilen baskıcılığı kitabı okurken özellikle bir kadın olarak onu anlayabildiğim halde kocasının bir doktor olmasına rağmen zerre kadar kadın ruhundan ve ruhsal sıkıntılardan anlamaması sinir bozucu. Toplumsal olarak kadının ciddiye alınmaması sinirleri yıpratan bir haksızlık.
72 syf.
·Beğendi·9/10
İthaki Karanlık Kitaplık’tan gelen bu eser olmazsa olmazdı. Çeviri ve editörlük olarak birkaç ufak hata dışında sorun yoktu.

Toplamda dört kısa öyküden oluşan bu eser bence karanlık tür sevenler için mutlaka okunmalı. Kendisiyle ilk tanışmam Çınar Yayınları’yla olmuştu ve o günden beri radarıma giren bir yazardı. Böyle bir kitap gelince de çok sevindim.

Sarı Duvar Kağıdı

Bir kadının yaşadığı rahatsızlık sebebiyle inzivaya çekilmesi üzerine kurulmuş psikolojik bir öykü. Karakterin psikolojik hali öyle güzel yansıtılmış ve öyle vurucu bitirilmiş ki anlatmak imkansız.

Ben Cadıyken

Bir kadının dileklerinin yaratacağı karmaşaya tanık oluyoruz. Hayır, bu kadar da değil. O zamanlarda yazılmış oldukça yerinde bir toplum eleştirisi okuyoruz aslında. İnsan bu öyküden sonra dönüp kendi içinde yaşadığı zamana bakıyor ve o zaman sorgulamaya başlıyor…

Büyük Mor Salkım

İlk bakışta bir hayalet hikayesi gibi görünse de aslında bu da psikolojik bir öykü. Ahlaki bakış açısının psikolojik bir yansıması diyebiliriz.

Sallanan Sandalye

İnsan ilişkilerini psikolojik ve ruhani açıdan ele almış bir öykü. Oldukça etkileyici.
115 syf.
Ataerkil  toplumlarda kadınlara biçilen sosyal rollere, kadın erkek eşitsizliğine, erkeklerin çeşitli koşullar altında kadınlar üzerinde kurdukları psikolojik baskı durumlarına ve kadınların erkekler tarafından korumacı tutumlar eşliğinde kontrol altında tutulması gibi kadın erkek ilişkilerine dair konuların işlendiği içinde farklı farklı hikâyeler olan az ama öz bir eser.

Bu kitap, toplumun üzerine tıpkı çirkin bir duvar kağıdı gibi yapışıp kalmış ataerkil tabuları sadece eleştirmekle kalmayıp  onları tamamen ateşe vererek yok etmek isteyen feminist bir meşale niteliğinde adeta...

Sarı Duvar Kağıdı - Charlotte Perkins Gilman
48 syf.
·Puan vermedi
İsmi olmayan başkarakter hanım bunalım geçiriyor ve temiz hava alıp içinde bulunduğu buhrandan çıkması için kocası John ona büyük, güzel bir yazlık tutuyor. Bir süre burada yaşamaya başlayan çiftin bir de bebekleri var ama başkarakter bebekten çok uzak. Öyle ki hem eş hem anne olmaya yabancılaşmış ve çoğu zaman ya sanrılar görüyor ya da uyuyor. Kitaba ismini veren sarı duvar kâğıdına her geçen gün yeni anlamlar yüklüyor, öyle ki kitabın sonuna doğru kâğıdın altından sürünerek çıkan bir kadının varlığını bir kadının varlığını fark ediyor.

Ve son sayfada da adeta o kadın gibi sürünerek ve duvar kâğıdını parçalayarak iyileşmeye çalışıyor. Oysaki deliriyor.

Uygar Özdemir

İncelemenin tamamı için: https://kayiprihtim.com/...otte-perkins-gilman/
Havva Anamıza gelince, orada değildim ve hikayeyi inkar edemem ama bir şey söyleyeceğim. Şeytanı dünyaya o getirdiyse bile, o zamandan bu yana onu burada asıl tutan biz erkekleriz. Buna ne diyeceksiniz?
Daha sonra diğer kadınları düşündüm, yani gerçek kadınları, büyük çoğunluğu. Ev işlerini bir hizmetçi maaşı bile almadan ve soylu annelik görevlerini ihmal etmeden sabırla yerine getirenler; bir tekdüzelik içinde kör, zincirlenmiş, cahil ama yeryüzünün en büyük gücü olanlar. Yaptıklarıyla karşılaştırıldığında daha neler yapabileceklerini düşündüm ve kalbim öfkeden çok başka duygularla kabardı.
"Evet, paramızı tırtıkladıklari için onları suçluyoruz fakat eşlerimizin çalışmasına izin vermeye istekli miyiz? Değiliz. Bu gururumuzu incitir, o kadar. Mantık evliliği yaptıkları için onları daima eleştiriyoruz ama parasız bir ahmakla evlenen kıza ne diyoruz? Zavallı budala hepsi bu."
Birdenbire, derinlerden yükselen bir güç ve gurur duygusuyla daha önce hayatı boyunca hissetmediği bir şey hissetti. Paraya sahip olma hissi. Kendi kazandığı paraya,başkasına verebileceği veya saklayabileceği, onun için yalvarmayacağı, dırdır etmeyeceği, dil dökmeyeceği kendi parasına.
Üst katmanda en hassas duygular, en seçkin idealler, en tatlı anılar, "yuva" ve "anne" gibi tüm sevgi dolu fikirler, tüm zarif hayranlık sıfatları, körü körüne tapılan üstü örtülü bir heykelin sevilen ama sıradan deneyimlerle yerini paylaştığı bir tür mabet vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sarı Duvar Kağıdı
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057762306
Orijinal adı:
The Yellow Wallpaper
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Sarı Duvar Kağıdı
Sarı Duvar Kağıdı
Sarı Duvar Kağıdı
Sarı Duvar Kağıdı
The Yellow Wallpaper
“Sarı Duvar Kağıdı, yazılmış en güzel ve en güçlü korku öykülerinden biri.” – Alan Ryan

Feminist bilinçle yazan Amerikalı ilk yazar olarak kabul edilen, Kadınlar Ülkesi'nin yazarı Charlotte Perkins Gilman, “Sarı Duvar Kağıdı”nda eşiyle birlikte, kendisinin “perili ev” diye tanımladığı bir malikâneye taşınan ve odasındaki sarı duvar kağıdını saplantı haline getiren isimsiz kadın karakterinin başından geçen gerilimli bir öyküyü anlatıyor. Toplumsal cinsiyet, delilik, evlilik ve özgürlük gibi meseleleri tüyler ürperten bir hayalet hikâyesiyle birleştiren “Sarı Duvar Kağıdı”, yazıldığı günden beri en çok tartışılan ve incelenen korku eserlerinden. Doris Lessing, Toni Morrison ve Alice Walker gibi yazarları etkilemiş bir klasik.

Bu cilt ayrıca yazarın “Ben Cadıyken”, “Büyük Morsalkım” ve “Sallanan Sandalye” gibi korku öykülerini de içeriyor.

Duvarda gezinen bir şeyler var… Hayır, birisi var…

Kitabı okuyanlar 81 okur

  • ozgearslan
  • Göknuradair
  • Ahmet Boyraz
  • Zeliha Demirci
  • Begüm TUNA
  • Meltem K.
  • Özge E
  • Kezban Sıtkı
  • İlker yörük
  • Uğur aslan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%3.3 (1)
8
%13.3 (4)
7
%3.3 (1)
6
%3.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0