Sarı Gelin

·
Okunma
·
Beğeni
·
897
Gösterim
Adı:
Sarı Gelin
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059127097
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
XII. yüzyılın sonlarına doğru, Kuzeydoğu Anadolu ve Kafkaslar'da egemenlik mücadelesi veren bir kavim vardı: Kumanlar. Bu sarışın Türklerin bir kısmı Gregoryenlik mezhebini kabul ederek çocuklarına Ermenice, bir kısmı da Ortodoks mezhebini kabul ederek Gürcüce isimler koyuyorlardı. Etnik kimliklerini korumayı başaran Kumanların bir kısmı da İslam'ı seçtiler.

Soygun, yıkım ve talan düşüncesinin cesaretlendirdiği Haçlı Seferleri onları da etkiledi ve Kumanlar da din-mezhep kavgasına düştüler. Bu, bir bakıma iki farklı dine inanan tek milletin savaşıydı. Bunlar yaşanırken Bağdat erenlerinin piri Şeyh Senan, kırk kişilik derviş grubuyla Kur'an hükümlerini anlatmak için Kafkaslar'a doğru yola çıkmıştı. Dervişin yolu da çilesi de bitmez derler.

Sonunda Bana Kalesi'ne ulaştılar. Şeyh Senan, tebliğ düşüncesiyle gittiği kalede Bana Beyi'nin güzel kızı Kuman Hatun'a vuruldu. Zamanla kara sevdaya dönüşen bu sınavda Şeyh Senan imkânsızı mümkün kılmak için Bekaa Vadisi'ne kadar uzanan bir başka tehlikeli yolculuğa koyuldu. Kuman Hatun, İslam'ı seçip Kuman Gelin oldu. Tek arzuları birlikte kaçıp İslam diyarına gitmek olan iki sevgiliyi Allahuekber Dağları'nda büyük bir tehlike bekliyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
456 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gürcistan Bana beyinin kızı kuman hatun ile Bağdat erenlerinin piri şeyh Senan'ın aşkını tarihi bir yolculukla kaleme almış yazar .Senan ve 40 kişilik derviş grubu tebliğ düşüncesiyle çıktıkları yolda zorlu bir sınav vereceklerdir .yazarın Gürcistan ,Kars ,Ağrı,Allahüekber , gibi bölgelerin tarihi yerlerini anlatışı ve bölge hakkında bilgi verişi insanı o yerlere görmeye itiyor .Ayrıca zamanın haçlı seferleri ,Kumanlar ,Kıpçaklar ,Anadolu beyliklerinin o zamanki durumu hakkında verilere sahip oluyoruz. Aşk ve tarih ile harmanlanmış güzel bir tarihi roman
"Öyledir zaten çok eski devirlerde kente Amit diyorlarmış. Binaların çoğunda, bölgede bolca bulunan kara taşlar kullanıldığından Kara Amit diye anılmış İslam fetihlerine kadar. İslam fetihlerinden sonra kente Bekir Bin Vail isimli bir Arap emiri aşiretiyle birlikte yerleştirildiği için yöreye Bekir'in ülkesi anlamında Diyarbekir denmiş. "
Orhan Yeniaras
Sayfa 62 - Panama
Zihnini kontrol eden düşüncelerden kurtulmanın yine zihnini güçlendirmekle mümkün olabileceği kanaatine vardı. Bunun içinde azim, karar ve güçlü bir irade gerekiyordu.
Orhan Yeniaras
Sayfa 34 - Panama
Kars, her tarafı tarih kokan en eski Türk şehirlerinden biridir. Bölge tarihini, etimolojik verilere dayanarak kesintisiz Yontma Taş Devri'ne kadar izlemek mümkündür.
Orhan Yeniaras
Sayfa 12 - Panama
"Bunda, hata biraz da bizdedir. Kendi değerlerimize yabancılaştık. Gençlerimiz Mimar Sinan'ı tanımaz, Da Vinci'yi tanıdığı kadar. Ömer Hayyam'ı, Fuzuli'yi ve Nizami'yi tanımadan Lamartine'i, Shiller'i ya da Goethe'yi öğrenir. Amerika'daki Aspen kayak merkezini bilir fakat Palandöken'in adını bile duymamıştır."
Orhan Yeniaras
Sayfa 8 - Panama
Güneşin çabuk doğmasını hiç bu kadar çok istediğini hatırlamıyordu. Zaman da böyle bir acayip şeydi işte. Ne kadar çok istersen o kadar geç gelir. Ama sonunda gelir. Geldi de.
Orhan Yeniaras
Sayfa 36 - Panama Yayıncılık
“Birbirlerine karşı tutulmuş iki ayna gibiydiler sanki. Fakat işin tuhafı, iki aynada tek görüntünün olmasıydı.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sarı Gelin
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059127097
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
XII. yüzyılın sonlarına doğru, Kuzeydoğu Anadolu ve Kafkaslar'da egemenlik mücadelesi veren bir kavim vardı: Kumanlar. Bu sarışın Türklerin bir kısmı Gregoryenlik mezhebini kabul ederek çocuklarına Ermenice, bir kısmı da Ortodoks mezhebini kabul ederek Gürcüce isimler koyuyorlardı. Etnik kimliklerini korumayı başaran Kumanların bir kısmı da İslam'ı seçtiler.

Soygun, yıkım ve talan düşüncesinin cesaretlendirdiği Haçlı Seferleri onları da etkiledi ve Kumanlar da din-mezhep kavgasına düştüler. Bu, bir bakıma iki farklı dine inanan tek milletin savaşıydı. Bunlar yaşanırken Bağdat erenlerinin piri Şeyh Senan, kırk kişilik derviş grubuyla Kur'an hükümlerini anlatmak için Kafkaslar'a doğru yola çıkmıştı. Dervişin yolu da çilesi de bitmez derler.

Sonunda Bana Kalesi'ne ulaştılar. Şeyh Senan, tebliğ düşüncesiyle gittiği kalede Bana Beyi'nin güzel kızı Kuman Hatun'a vuruldu. Zamanla kara sevdaya dönüşen bu sınavda Şeyh Senan imkânsızı mümkün kılmak için Bekaa Vadisi'ne kadar uzanan bir başka tehlikeli yolculuğa koyuldu. Kuman Hatun, İslam'ı seçip Kuman Gelin oldu. Tek arzuları birlikte kaçıp İslam diyarına gitmek olan iki sevgiliyi Allahuekber Dağları'nda büyük bir tehlike bekliyordu.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • fahriye öztürk demir
  • serap durmaz
  • Merve Sağlam
  • Göknuradair
  • Pakize SAVRIM
  • Selin özbey yiven
  • Emine Büşra Aksoy
  • hacer enginar
  • Tûba
  • Selim Giritli

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.3 (6)
9
%17.6 (3)
8
%23.5 (4)
7
%5.9 (1)
6
%5.9 (1)
5
%5.9 (1)
4
%0
3
%5.9 (1)
2
%0
1
%0