Sarı Paşa - İnsan Atatürk

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.153
Gösterim
Adı:
Sarı Paşa - İnsan Atatürk
Baskı tarihi:
Nisan 2007
Sayfa sayısı:
322
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752671638
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berikan Yayınları
Atatürk'ün soyu, ailesi ve bunu doğuran kültür ortamı ortaya konulmalı ve insanlarımıza, özellikle de gençlerimize anlatılmalıdır. Yine çok ihmal edilen bir konu da onun insani boyutudur. Atatürk bizden biridir. Bu yönü ile gençlerimize anlatılmalıdır. "Hayatta yegane fahrim Türk yaratılmamdır" diyerek Türklüğü ile övünen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, baba soyu itibarıyla, hem Anadolu'nun, hem de Rumeli'nin Türkleşmesinde büyük rol oynamış bulunan ve Karaman'dan Makedonya'ya göç ettirilen "Kızıl Oğuz Yörükleri / Türkmenleri"nden; anne soyu itibarıyla da Rumeli'nin Türkleşmesinde yine etkin rol oynamış bulunan ve göçtükleri Konya / Karaman yöresinden dolayı Rumeli'de "Konyarlar" olarak anılan Yörük / Türkmenlerdendir. Dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin köyü "Kocacık", bugünkü Makedonya Cumhuriyeti'nin Jupa bölgesi'nde Debre şehrine bağlı, Türklerin yaşadığı bir köydür.
(Arka Kapak)
322 syf.
Atatürk'ün insani özelliklerini aktarmaya çalışan bir kitap. Edebi tarafının kuvvetli olduğunu söylemek mümkün değil ama bir bölümünü bilmediğim ilgi çekici bilgiler veriyor. Bazılarını paylaşmak isterim.

Atatürk'ün soy ağacı çok net bir şekilde belli. Anne ve baba tarafı Konya civarından gelip Balkanlara yerleştirilmiş Yörük Türkmenlerden. Babasının köyü bugünkü Makedonya'nın Debre kasabası yakınlarındaki Kocacık Köyü. Köy halen varlığını sürdürüyor. Babası sonrasında Selanik'e gelip yerleşiyor. Babasının amcasından dolayı soyları devam ediyor. Hatta Atatürk, reis-i cumhur iken büyük amcanın çocuklarından ikisinin nikah şahitliğini yapıyor.

Ali Rıza Bey ile Zübeyde Hanım evlendiklerinde babası 31, annesi 14 yaşında. O dönem için 14-15 yaş kızların evlilik çağı kabul edilmekte. Mustafa, ailenin 4. çocuğu. Ondan önce bir ablası ile iki ağabeyi bebek ya da çocuk yaşlarda vefat ediyorlar. Ondan sonra iki kız kardeşi daha oluyor ama sadece Makbule yaşıyor.

Babası 42 yaşındayken Mustafa doğuyor. Vefat ettiğinde ise 53-54 yaşlarında olmalı. Babanın vefatının ardından o pembe evden ayrılıp daha küçük bir eve taşınıyorlar. Zübeyde Hanım, devrin şartlarına uygun olarak ikinci evliliğini yapıyor. Atatürk yıllar sonra bir zabit olarak memleketi Selanik'e geri dönünce ilk iş olarak çocukluğunun geçtiği o evi satın almış ve annesi ile kardeşini oraya yerleştirmiş, kendi de orada yaşamış. Nasıl bir incelik değil mi?

Aşçı, yaver, şoför, garson gibi yakınındaki kişilerin ifadelerinden şunları görüyoruz. Mustafa Kemal, çok mütevazı bir insan. Görgülü ve nazik. Alkolle olan ilişkisi asla bir ayyaşlık derecesinde değil. Sarhoş olup, kendiden geçtiği vaki değil. Hatta sarhoşluk halinden hiç haz etmiyor. Bir sigara tiryakisi. Kahve müptelası. Kahveyi çok seviyor. Obur birisi değil. En çok kuru fasulye ve ayranı severmiş. Batılı yemeklerden haz etmez hep Türk yemeklerini tercih edermiş. Peynirli omleti de çok severmiş. Az yiyen, az uyuyan bir kişi. Hiç küfür etmezmiş. Kızdığında söylediği laf eşek ya da katır olurmuş.

Kendisi ibadetine bağlı biri değil. Ancak ibadet edenlere büyük hürmeti var. Fevzi Çakmak Paşa da dahil çevresinde namaz kılan pek çok insan var. Onlara genelde 'namazınızı da kılın, resim de yapın' dermiş. Yani dünya hayatından vaz geçmemeyi öğütlermiş. Kız kardeşinin anlattığına göre, ramazan ayı ya da kandil geceleri gibi özel zamanlarda çok ihtimamlı olurmuş. Bazen kendisi de oruçlu olduğu halde kız kardeşine iftara gidermiş. Annesi için Kur'an okuturmuş.

Yine ramazan ayı geldiğinde ince saz ekibini köşke sokmaz, meşhur danışma sofrasında içkiye yer vermezmiş. Misafirleri arasında oruç tutan, namaz kılan olursa her türlü kolaylığı sağlatırmış. Çanakkale şehitlerinin ruhuna mutlaka her yıl dönümünde Kur'an okuturmuş. Kendisi de Kur'an okur, iyi okunmasını istermiş.

Kitapta bizzat gidip gördüğüm Selanik, Manastır gibi yerlerdeki hayatını okumak da güzeldi. Yabancı dile ayrı önem vermiş. Çok iyi derecede Fransızca ve iyi derecede Almanca biliyor. Konuşuyor, mektuplar yazıyor, çeviriler yapabiliyor.

Ve 1000kitap üyeleri gibi, bizler gibi gerçek bir kitap tutkunu. Cephede bile kitap okuyacak kadar hem de. Binlerce kitap okumuş bir adam. Biraz da onun için büyük bir adam.

Saygı ve hasretle anıyorum.
322 syf.
·2 günde·4/10 puan
Yakın ve tarih sever bir arkadaşımın bana hediye ettiği kitabı uzun zaman sonra okuma fırsatı buldum, hediye olduğunu belirtiyorum çünkü sanırım gidip bu kitabı almazdım. Kitabı çok fazla beğendiğimi söyleyemem bazı kısımları fazlasıyla zorlama geldi. En büyük eksikliğim tarih konusundaki cehaletim diye düşünüyorum ama bu kitap bana o konuda çok fazla bir şey katmadı evet isminden de anlaşıldığı gibi Atatürk'ün insani yönünü anlatıyor ama okuduğu Şemsi Efendi okuluna ismini veren sayfalarca hayatı anlatılan Şemsi Efendiyi pek merak etmiyordum açıkçası. Ayrıca Atatürk ne yerdi ne içerdi sabah kahvaltısında ne severdi bunlarda benim merak ettiğim konulara girmiyor. Evet Cumhuriyetimizin kurucusu oluşunu, onu etkileyen olayları, okuduğu kitapları da anlatmış fakat ben artık bir yerde daha 'Atatürk dine önem verirdi' cümlesini görmek istemiyorum, fazlasıyla tiksindim bu konudan. İmanı olan insan bu konuyu tartışmaz zaten çünkü eğer gerçekten inançlıysa kimin ne olduğunu yalnızca yaratıcının bileceğinden emindir. Yani kısacası Atatürk'ün dindarlığından ba na ne ! Ama tabi yazar günümüzde çok prim yapıldığı için bu konuda yazmış da yazmış o da haklı ne diyelim. Yani arkadaşlar siz de benim gibi Atatürk ne yemiş ne giymiş nasıl oturmuş nasıl gülmüş neye inanmış bunlara önem vermeyip ne okumuş kendini nasıl yetiştirmiş diyerek fikri yönüne ve devlet adamlığına hayransanız eminim başka kitaplar bulabilirsiniz. Bu kitapta öyle bölümler yok değil ama bence yetersiz. Hepinize keyifli okumalar :)
Velhasıl kitap hangi konuda olursa olsun Atatürk’ün fikir ve hayatı için değerli bir varlık mahiyetindeydi. Atatürk’ün hayatında iyi ve öğretici kitabın yeri daima büyük olmuştur.
“Düşünüş biçimi zayıf, çürük, yanlış, sefih olan bir sosyal topluluğun bütün çabası boşunadır. İtiraf etmek zorundayız ki, bütün İslam dünyasının sosyal toplumlarında hep yanlış düşünce biçimleri egemen olduğu için, doğudan batıya kadar İslam memleketleri, düşmanların ayakları altında çiğnenmiş ve düşmanların esaret zincirine girmiştir.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sarı Paşa - İnsan Atatürk
Baskı tarihi:
Nisan 2007
Sayfa sayısı:
322
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752671638
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berikan Yayınları
Atatürk'ün soyu, ailesi ve bunu doğuran kültür ortamı ortaya konulmalı ve insanlarımıza, özellikle de gençlerimize anlatılmalıdır. Yine çok ihmal edilen bir konu da onun insani boyutudur. Atatürk bizden biridir. Bu yönü ile gençlerimize anlatılmalıdır. "Hayatta yegane fahrim Türk yaratılmamdır" diyerek Türklüğü ile övünen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, baba soyu itibarıyla, hem Anadolu'nun, hem de Rumeli'nin Türkleşmesinde büyük rol oynamış bulunan ve Karaman'dan Makedonya'ya göç ettirilen "Kızıl Oğuz Yörükleri / Türkmenleri"nden; anne soyu itibarıyla da Rumeli'nin Türkleşmesinde yine etkin rol oynamış bulunan ve göçtükleri Konya / Karaman yöresinden dolayı Rumeli'de "Konyarlar" olarak anılan Yörük / Türkmenlerdendir. Dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin köyü "Kocacık", bugünkü Makedonya Cumhuriyeti'nin Jupa bölgesi'nde Debre şehrine bağlı, Türklerin yaşadığı bir köydür.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Güneş
  • Mesut Karataş
  • Furkan ERHAN
  • Hasan Baybörek
  • Fikret TORAMAN
  • Burak Battal
  • Muallim
  • meursault
  • deniz baha
  • İdil

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%20 (2)
8
%0
7
%40 (4)
6
%0
5
%0
4
%10 (1)
3
%0
2
%0
1
%0