Sartre Sartre'ı Anlatıyor (Filozofun 70 Yaşındaki Otoportresi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1671
Gösterim
Adı:
Sartre Sartre'ı Anlatıyor
Alt başlık:
Filozofun 70 Yaşındaki Otoportresi
Baskı tarihi:
Şubat 2004
Sayfa sayısı:
79
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753632799
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Sartre Sartre
Sartre ile Sartre Hakkında
Michel Contat: Genç aydınların sizi daha çok okumamalarına, sizi hakkınızdaki yanlış fikirlerle tanımalarına hayıflanıyor musunuz?.. 
Jean-Paul Sartre: Bunun, benim açımdan hayıflanılacak bir şey olduğunu söylüyorum.
M. C.: Sizin açınızdan mı, onların açısından mı?
J-P. S.: Doğrusunu söylemek gerekirse, onların açısından da. Ama bunun da bir dönem olduğunu düşünüyorum.
M. C.: Sonuçta, Roland Barthes'ın yeniden keşfedileceğinizi, ve bunun yakın bir zamanda ve doğallıkla olacağını söyleyerek yaptığı kehaneti kabul ediyor musunuz?
J-P. S.: Bunu umuyorum.
M. C.: Peki yeni kuşakların yapıtınızın hangi kısımlarına eğilmelerini temenni ederdiniz?
J-P. S.: Konumlandırmalar (Situations), Aziz Genet, Diyalektik Aklın Eleştirisi ve Şeytan ve Yüce Tanrı. Konumlandırmalar, bir bakıma felsefeye en yakın olan felsefece olmayan kısımdır: eleştiri ve politika. Bunun kalmasını ve okunmasını isterim açıkçası. Ve sonra Bulantı'nın da öyle. Tastamam yazınsal açıdan, yaptıklarımın en iyisi olduğunu düşünüyorum.
(Arka Kapak)
79 syf.
·Beğendi·10/10
Sartre'ın konuşurken de hiç zorlanmadan felsefe yapailmesinin güzel bir örneğini teşkil eden kitapta yazar-düşünürün hayata, aşka, kitaplara bakışını birinci elden öğreniyoruz Adeta şu nasihati veriyor bize Sartre: seyirci kalmayın, yaşama müdahale edin, kendinizi tanıyın ve gardınızı alın. Yaşamı nefes alarak geçirmeyin, yaşamınızda söz sahibi olun. Birkaç oturuşta biten, akıcı, güzel bir beyin jimnastiği.
79 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Yetmiş yaşındaki bir adamın zihninin bu kadar parlak ve keskin oluşunu deneyimlemek hoş bir rahatlama.
Konulara kısaca göz atarsak:
-yazma süreci ( çok değerli görüşler var, özellikle yazmak ile uğraşanlar için)
-Yapıtları; özellikle varlık ve hiçlik, bulantı ve tabii ki diyalektik aklın eleştirisi.
- Dönemin siyasi döngüsü. Özellikle sscb ziyaretleri ve gulag.
-Dostları, kendi hakkında yazılanlar,kadınlar


ve tabii ki Simone de Beauvoir.

Contat çok güzel eleştirlerde bulunuyor ve böylece kitap itiraflar ve hesaplaşmaların arasında gidip geliyor.

Bana sorarsanız Sartre eşsiz dehasını sıklıkla içindeki çelişkileri örtbas etmek için kullanmıştır.

mesela yalan söylediğini itiraf eder:
"Ah, evet, o konuda gerçekten de, 1954'te SSCB'yi ilk ziyaretimin ardından yalan söyledim."

Ama hemen sonrasında illaki bir mazeret bulur. (Kitapta bulunuyor)
Sartre kendisinde süper egonun olmadığını dile getirir (Bu kitapta bilinç altı diyor) dolayısı ile otariteyi kabul etmez ve asla otaritesini başkaları üzerinde kullanmadığını da dile getirir. ( halbuki bu da çelişkilidir, babası olmasa da dedesi küçük yaşlardan beri yanındaydı)

Oysa ki Albert Camus'a yaptıkları otoriter bir zorbalıktır. ( kitapta bunu da kendince savunur)

Ayrıca bana göre su götürmez bir narsisttir kendisi, birlikte olduğu bir öğrencisine karşılaştığı an "dün gece bir kızın bakireliğini bozdum, düşünebiliyor musun" diye de hava atar.

Çoğu yazılanlara göre o annesine duyduğu ensest sevgiden dolayı hiç bir kadına bağlılık gösterememiştir, Beauvoir ile birlikte yaşadıkları üçlü aşkların fantezilerini aynı dönem içinde yayınlamaları ise ayrı bir zorbalıktır.

Tüm bunlara rağmen Sartre çok değerli bir düşünür ve harika bir yazardır bana göre. Bu kitap onu anlama sürecinin öncesinde ve sonrasında bir kaç kere okunabilir.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitap 3 adet röportajdan oluşuyor. Simone de beauvoir'ın röportajı en beğendiğim oldu. Çok cüretkar ve vurucu soruları vardı çünkü. Sartre'ın siyasi bakış açısıyla alakalı baya bilgi toplanabilir.
79 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Varoluşçu Marxist yazar Sartre görme yetisini kaybettiği dönemde ölümüne yakın bir zamanda Michel Contat ile yaptığı söyleşide kendini anlatıyor.
Kendisini Marxist'ten önce Varoluşçu olarak tanımlıyor. Tüm insanların eşitliğine inanan, bu sebeple herhangi bir kişiye hayranlığı üstün görme şeklinde görüp reddeden Sartre, Victor Hugo, Mao ve Fidel Castro'yu özel bir yere koyuyor. Her insan kadar karanlık bir derinliğe sahip olduğunu en özel eserinin Bulantı olduğunu baskın biçimde belirtiyor.
Hayatının kadını Simone De Beauvoir'e dair bir çok anıyla, hislerinden çokça bahsediyor. Narsist yönüne değinerek suçluluk ve pişmanlık duygularına asla yakın olmadığını altını çizerek belirtiyor.
Albert Camus'a ait tespitleri etkileyici çünkü son iyi dostu olarak bahsediyor kendisinden. Köktenci politika gerekliliği ve nihai hedef olan Sosyalizme ulaşma çabası aydın bir filozof olarak topluma yaptığı aktarımlar değindiği diğer konular.
Çok keyifli bol çıkarımlı ufku açan muhteşem bir kitap.
79 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sartre nin tek gôzünun yetisini keybedip artik eskisi yazi yazamiyor olmasinin üzerine:
...."Bir bakima bu bütün varlik nedenimi ortadan kaldirdi;var'dim ve artik yokum gibi birşey anlayacağiniz....
Şimdi bütün yapabildiğim,olduğum şeye uyum sağlamak,bu şeyin etrafinda dolanmak,olanaklari hesaplamak ve bu olanaklardan olabildiğince yararlanmak..

Yazi yazmak ve söz sôylemek üzerine :
..."Sôz ile yazi arasinda büyuk fark olduğu düşüncesindeyim..Insan yazdiği şeyi birdaha okur,ama bunu ağir ağir veya hizli bir şekilde yapar;başka türlu dendikte bir tümce üzerinde duracağiniz süre hakkinda karar veremesiniz,çunku o tümcede oturmamis olan,iyi durmayan şey,ilk bakista kendini belli etmeyebilir..
Yazi adamiyim ben,bu saaten sonra değismem çok geç..Hayatimin tek amaci yazmakti."

Felsefi el yazilarinin üstünun hic çizilmemiş,edebi el yazilarinin da bunun aksine üzerlerinin çokça çizilmis ve düzeltilmis olmalarina dair:
..."Bu nesnelerin farki...Felsefede her cümlenin,yalnizca tek bir anlami olmak zorundadir..Ôrnegin benim Sôzcukler üzerinde ,tümceye çesitli ve üstüste konmus anlamlar vererek yaptiğim çalisma felsefede kôtü bir çalişma olurdu..
Düşünuyorum öyleyse varim gibi bir tümcenin ,her yônden ilerleyen sonsuz sayida sonuçlari olabilir,ama tümce olarak o Descartesin ona verdiği anlami taşir..Oysa ki ....."Verriferes'in çan kulesini gôrebildiği sürece,Julien (sanirm Stendhal in kirmizi ve siyah romanindan bir alinti)sık sık dönüp arkaya bakti"die yazdiğinda Stendhal bize kahramanin yaptiği şeyi basitçe soylerken,Julien in ne hisettigini ve ayni zamanda Mme de Renal in ne hisettigini vb verir..14.05.2019
Hayatımda giderek daha açık seçik gördüğüm, hemen hemen bütünüyle birbirinden ayrı iki dönem oluşturan bir kesinti; öyle ki, ikinci dönemdeki halimde, ilk dönemdeki kendimi artık pek iyi tanıyamıyorum; yani savaş Öncesi ile savaş sonrası...
İnsanlar arasındaki ilişkileri yozlaştıran şey, her insanın ötekine göre gizli saklı bir şeyleri, ille de herkes için gizli ve saklı olması gerekmeyen, ama belli bir anda konuştuğu kişi için gizli ve saklı olan birşeyleri korumasıdır.
....
Bedenimizi hep verdiğimiz gibi verirken düşüncelerimizi gizliyor olmamızı kabul etmek olanaksız, çünkü, bana göre, beden ve bilinç arasında doğal bir fark yok.
Jean-Paul Sartre
Sayfa 17 - Yapı Kredi Yayınları, epub
Karşılıklı konuşma genellikle o şekilde cereyan eder ki herkes her şeyi söylemiş olduğunu ve ötekinin de her şeyi söylediğini düşünür, halbuki, hakikatte, gerçek sorunlar söylenmiş olan şeyin ötesinde başlamaktadır.
Jean-Paul Sartre
Sayfa 22 - Yapı Kredi Yayınları, epub
" birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. enerji, kendini veriş, körlük ister. hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum."
Şu doğrultuda değiştim ki, Bulantı'yı yazarken öyle olduğumu bilmeksizin anarşisttim: orada yazdığım şeyin anarşist bir yorumu olabileceğinin farkında değildim, yalnızca "Bulantı"nın metafizik düşüncesine, varoluşun metafizik düşüncesine olan bağı görüyordum. Daha sonra, felsefe aracılığıyla bendeki anarşist varlığı keşfettim.
Jean-Paul Sartre
Sayfa 29 - Yapı Kredi Yayınları, epub

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sartre Sartre'ı Anlatıyor
Alt başlık:
Filozofun 70 Yaşındaki Otoportresi
Baskı tarihi:
Şubat 2004
Sayfa sayısı:
79
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753632799
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Sartre Sartre
Sartre ile Sartre Hakkında
Michel Contat: Genç aydınların sizi daha çok okumamalarına, sizi hakkınızdaki yanlış fikirlerle tanımalarına hayıflanıyor musunuz?.. 
Jean-Paul Sartre: Bunun, benim açımdan hayıflanılacak bir şey olduğunu söylüyorum.
M. C.: Sizin açınızdan mı, onların açısından mı?
J-P. S.: Doğrusunu söylemek gerekirse, onların açısından da. Ama bunun da bir dönem olduğunu düşünüyorum.
M. C.: Sonuçta, Roland Barthes'ın yeniden keşfedileceğinizi, ve bunun yakın bir zamanda ve doğallıkla olacağını söyleyerek yaptığı kehaneti kabul ediyor musunuz?
J-P. S.: Bunu umuyorum.
M. C.: Peki yeni kuşakların yapıtınızın hangi kısımlarına eğilmelerini temenni ederdiniz?
J-P. S.: Konumlandırmalar (Situations), Aziz Genet, Diyalektik Aklın Eleştirisi ve Şeytan ve Yüce Tanrı. Konumlandırmalar, bir bakıma felsefeye en yakın olan felsefece olmayan kısımdır: eleştiri ve politika. Bunun kalmasını ve okunmasını isterim açıkçası. Ve sonra Bulantı'nın da öyle. Tastamam yazınsal açıdan, yaptıklarımın en iyisi olduğunu düşünüyorum.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 60 okur

  • Gozde Senem
  • H.Başar Güven
  • Burak Kaya
  • Nnc Inah
  • Aykut
  • 1000Kitap OkumA GüNLüğüm¯\_(ツ)_/¯,️
  • somun
  • Hüseyinloi
  • Ali Can
  • Buricko

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (5)
9
%0
8
%20 (4)
7
%20 (4)
6
%5 (1)
5
%5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0