Satranç Oynayan Derviş

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,8bin
Gösterim
Adı:
Satranç Oynayan Derviş
Baskı tarihi:
30 Aralık 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054056026
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Satranç Oynayan Derviş
Satranç Oynayan Derviş
Satranç oynayan şah mı, derviş mi belli değil. 
Dokunduğu anda piyonları vezire çevirdiğine bakılırsa şah.
Şahla göz göze geldiğinde tepeden tırnağa ürperdiğine bakılırsa derviş.
Kiminle mi oynuyor?
O da pek belli değil. 
168 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Öyle leziz, öyle keyifli bir kitaptıki. Okurken insan keyifleniyor ve mutluluk hormonu salgılıyor resmen. Kelimeler ilmek ilmek yüreğe nakşediliyor. O kadar naif ve yumuşak bir anlatımı var ki gerçekten Ali Ural'ın. Tabi birde anlattıkları insanlar da, entelektüel, düşünen ince ve naif insanlar olunca tadından yenmiyor. Malzeme iyi, yetenekte olunca da işte ortaya böyle keyif veren bir eser ortaya çıkıyor. Tabi benim Malcolm X'e ayrı bir sevgim ve hayranlığım olduğu için, o bölüme gelince öyle mutlu oldum ki, okurken Malcolm X'in tüm yaşadıkları ve yaşamı aklıma yeniden geldi. Birde ali Ural'ın kelimeleri ile birkez daha okumak daha da keyif vericiydi.
Ali Ural'ın düz yazılarının bu kadar keyif vermesi ve yüreğe dokunması, içten olması şiirsel bir üslup kullanmasından kaynaklanıyor. İnsanın ruhunu dinlendiren bir yazar. Ali Ural ağabeyi tanıyın ve okuyun derim dostlar.
Keyifli okumalar herkese. Selametle...
164 syf.
·6 günde
Nasıl yazsam nasıl başlasam da anlatsam? Ne güzel ne şahane bir kitaptın öyle.. Hayır bir kitap değildi okuduğum, çok nadir hissederim bunu, bazı kitapları okurken sizi öyle doyurur öyle doyurur ki sanki bir kaç kitap okumuş gibi hissedersiniz..
Ali Ural'ın ilk kitabı bende..belki çoğu insanın çokça okuduğu 'Posta kutusundaki mızıka' adlı kitabın yazarı..
Kitaba gelince, 41 insan.. Yazarın şahane yorumlarıyla 41 sanatçı..
bakın Michelangelo' yu nasıl anlatıyor ;

"Ey renkleri Tanrı'nın tezgahından tuvaline taşıyan çırak! Dört ruhunu masaya yatır! Ressam, heykeltıraş,mimar ve şair. Hangisi sensin bak? Ey ölümü,günahı,umutsuzluğu ve yakarışı dört ana renk yapıp, bütün eserlerini bu renklerin tonlarından elde eden simyacı! Ey Michelangelo! Ekleyerek değil Eksilterek bütünü arayan üstad!"
Ne güzel kalemi var ah ne güzel..
Belki bi yerlerde okuduğumuz bildiğimiz nice insan var.. Abdülkâdir-i Geylânî,Yusuf Has Hacip,Lokman Hekim,Uluğ Bey,Fuzûli,Mimar Sinan..ve nicesinden biri Descartes :

" 'Ben'imin büsbütün mükemmel olmadığını ve 'Ben'den daha mükemmel bir varlığın olduğunu seziyorum.Bu seziş bana nereden geliyor? Yokluktan gelemez.Kendimden de gelemez.Öyleyse o seziş bana öyle bir varlık tarafından verilmiş olmalı ki, O benden mükemmel ve bütün kemâlâtı nefsinde toplayan bir varlık olsun.En mükemmel varlık Tanrı'dır ve bize kemâlât O'ndan gelir".diye haykırıyor..
Ve niceleri..nicesini anlatan, 167 sayfacığa sığdıran Ali Ural..kalemine sağlık..

Keyifli okumalar.. :)
164 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Hadi, ayarlayın saatlerinizi. Kant' la beraber yola çıkıyoruz. Tam vaktinde hazır olmalısınız. İşte kapıda göründü Kant. Ayarlayın saatleri. Bir dakika erken gelinemez  ya da bir dakika geç kalınamaz. Yolumuz  uzun. 24 gün sürecek bir yolculuğa çıkıyoruz. Gandhi bütün gençlere inat daha büyük bir güçle yürüyor. Ama hepimiz onun nehrine karışmak için akan cılız birer suyuz. Sesimizi duyurmalıyız. Siyah ve beyazlar arasında bu ayrımcılığa bir dur demeliyiz. King yerini aldı. Hepimiz onu bekliyoruz. Hayır amaçtan sapmayın. Gerektiğinde diz çöküp, dua etmeli ve geri dönebilmelisiniz. Yahya Kemal ve Tanpınar da Itri' den alıp sesi bize katılacaklar. Şefaat isterken seyehate niyetlenen Evliya da bize katılıyor. Şehir şehir ülke ülke gezecek o. O gidecek biz de ardından onu karada takip edeceğiz. Diğerleri denizde aramak isterse hakikati Piri bir harita hazırlıyor şimdi. Amcası Kemal Reis' den aldığı kuvvetle yıldızları, güneşi, ayı çizdikçe çiziyor, yazdıkça yazıyor. Denizden gitmek isteyenler onu takip etsin. Karayı ve denizi birbirlerine bağlayacak köprüler gerek. İşte sermimar geliyor. Bize bize bağlayacak o şimdi. Hem de on üç günde yükselecek bir köprü. Fuzuli şiirleriyle eşlik ediyor bize. O ki yaralı, yaralı olduğundandır herhal, şiirindeki tat da apayrı. Aynalar var karşımızda. Sizi size gösterdiğini düşünseniz de aslında birinin yazılarını anlamlandırmanız için var bu ayna. Bir müjde veriyor Velî:" Fatih Mehmet! Feth-i mübîn müyesser ola!" Yıllar öncesinden aldık müjdeyi ve yürüyoruz hâla. Yol hep vardır aslında. Varmak değil yolda olmaktır aslolan. Yolda olanlara selam olsun....
164 syf.
Kolay değildir insan üzerinde etki bırakan bir kitap için yorum yapabilmek. Ben öncelikle burada düzenlenen bir kitap kardeşliği etkinliğinde bana bu kitabı gönderen kardeşime sizlerin huzurunda tekrardan canı gönülden teşekkür ediyorum.
Kitap ile ilgili düşüncelerime gelince öncelikle her kesimden okurun okuması gerektiğini düşünüyorum . Zira kitapta anlatılanlar kulaklarımıza aşina olan isimler . Gelmiş geçmiş bilinen ve dünyaya ismini bir şekilde demirbaş olarak ekleten nice alim, bilgin , ulema , din adamı, düşünür , filozof ismini ne koyarsanız koyun önemli değildir aslında , çünkü o ismi ile gönlünüzde yada beyninizde taht kurmuştur zaten. Onun veya onların asırlar öncesinde sarf ettiği sözler ile aşkını , derdini anlatmaya yaradana yaklaşmaya çalışırsın gösterdiği hakikat yoluyla ... ilk sayfasında etkiledi ve o büyü kitap bitene kadar devam etti ... Yanılmıyorsam yaklaşık 30 a yakın insanın hayatından kesintiler ile okuruna ulaşmaya çalışan yazar bence muhteşem bir eser ortaya koymuş ... Biyografi tadında tadına doyum olmayan bir kitap :) OKUYUN ,OKUTUN VESSELAM :)
168 syf.
·27 günde·Beğendi·8/10 puan
Piri Reis’in 80 yaşında idam edildiğini biliyor muydunuz?
Peki Reform’u başlatan Martin Luther’in 39 yaşında,keskin bir nişancı tarafından öldürüldüğünü...
Demekki büyük insanlar büyük fedakarlıklar ile “büyük” oluyormuş.
Canları söz konusu olsa bile... Bu bilgileri ilk defa
Satranç Oynayan Derviş kitabından öğrendim.Çok önemli insanlar anlatılıyor içerisinde;hayata dokunan ve örnek olan insanlar.Kitabın üslubu o kadar güzel ki sanki yaşıyorsunuz o insanlar ile birlikte.Gece bitirdim kitabı ve uyuyamadım etkisinden.
Ali Ural’ın tüm kitaplarını okumaya karar verdim böylelikle.
168 syf.
·11 günde·Beğendi
Çok beğendiğim kitaplar listeme dahil ettim. Müthiş bir bakış açısı ile değerlendirilmiş kitapta yer alan yazar ve hikmet ehli insanlar. Bir kitap okunup bitirildiğine yeni kelimler öğretmiş olmalı, hikmete yönelik izler bırakmalı. Kitap içimizden olanlarla batının cins kafalarını değerlendirmesinde şu gerçeği ortaya koymuş diye düşünü-yorum. Hakikat arayışında hem fikirler ancak son noktada gemiye binemeyenler büyük bir ızdırapla devam etmişler hayata.
164 syf.
Avrupa merkezci bir tanımlama ile ifade etmiş olacağım belki, ama Doğulu ve Batılı bir çok değere ait yer yer hayatlarından, yer yer eserlerinden, yer yer de fikirlerinden kesitlerin yer aldığı, akıcı ve şiirsel bir ifadeyle yazılmış, okunması okutulması gereken hoş bir kitap...
164 syf.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Bir nevi biyografi olan kitapta 41 önemli şahsiyetin hayatlarını okuyoruz. Detaylı olmasa da verdiği tadımlık bilginin bizi meraka ve araştırmaya yöneltebileceği kanaatindeyim.
Yazar şiirsel bir dil kullanmış. Beni rahatsız eden çok fazla devrik cümle bulunması oldu. Bana göre yazının yükseliş kısmında devrik kullanılmalı.

Velhasıl kitaplığımda bulunacak, altı bolca çizili ve güzel bir kitap. Okumak isteyenlere öneririm. Yazarın diğer kitaplarını da elime geçince merakla okuyacağım. Kitapta hepimizin aşina olduğu isimler mevcut, onların sözleriyle süslenmiş. Okuyucusuna farklı bir bakış açısı katabilir. Keyifli okumalar.
164 syf.
·2 günde
Ali Ural...
Kalemine hayranlık duyduğum birkaç yazardan biri. Şiirle efsunlanmış bir kalemle silahşörlük yapıyor adeta. Betimlemeleri ve ahenkli tasavvurlarıyla, sayfanın başından sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz bile.

Satranç Oynayan Derviş...
Yazarımız, Ehl-i fikir öncülerinden tutun, ehl-i zikir öncülerine kadar...
Direniş öncülerinden tutun, diriliş öncülerine kadar...
Tasavvuftan tutun, felsefeye kadar...
Sanattan tutun, siyasete kadar, bütün bu mevzulardaki öncü isimleri kaleme almış.

Üstelik 3-5 sayfalık anlatımla! (ÇILGINLIK)

Bu isimleri bize sunarken, bir filmin fragmanını izler gibi; sadece içimize bir merak tohumu atıp bırakıyor.

Kitapta yer alan bazı isimler;
-Konfüçyüs
-Lokman Hekim
-Bâyezid-i Bistami
-Leonardo da Vinci
-Piri Reis
-Francis Bacon
-Rene Descartes
-Abdülkadir-i Geylani
-John Locke
-Nietzsche
-Nasrettin Hoca
-Mahatma Gandhi
...

Fakat yinede tam manasıyla anlayabilmek için, bu isimler hakkında ufacık olsa dahi bilgiye sahip olmak icap ediyor.

Severek okudum, okudukça sevdim.

Dipnot: Bu kitap ikinci seri. Kitabın ilk serisi "Güneşimin Önünden Çekil" ismiyle yayımlanmış.

Keyifli okumalar!
168 syf.
·Puan vermedi
Bir yazar “Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim” diye bir şey söylemişti. Ben de diyorum ki bu kitaba güzel bir inceleme yazabilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Cümlelerimi altın suyunda yıkasam, kollarına yakut ve zümrütle bezeli bilezikler, boynuna inci gerdanlıklar taksam da yine de bu kitabı okurken ruhumdaki o hoş çalkalanmayı tarif edecek bir düzeye gelemeyecekler. Ve ne yazık, benim buna bile iktidarım yok.
Yazar, kitapta portreleri anlatıyor. Bir yanda Mevlana, bir yanda Martin Luther. Öyle bir kaynaşma, öyle bir birliktelik. Kuru bir biyografi değil yazdıkları, okulda soğuk bir tekerleme gibi sürekli tekrar edilen cümlelerden de değil anlattığı şeyler. Çok farklı bir ruh iklimine sürükleniyorsunuz. Sanki Mevlana sensin, Şems’in peşine düşmüşsün. Sanki Malcolm X sensin, o gün o kurşunu omzuna sen yemişsin. Sensin Hallac-ı Mansur, içinde büyük bir aşkla çekilmişsin dara. Ve yine sensin Fuzûli, “ ya rab belayı aşk ile kıl aşina beni/bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni” beyitlerini yazmışsın.
Ve yanmışsın aşk ile.
Ve evet, kitapta portreler anlatılıyor. Cisimden öte ruh portreleri. Ve siz kitabın son sayfasına geldiğinizde bile gayriihtiyari arkadaki sayfayı da okumak için açıyorsunuz.

kitabın arka kapağına yazılı “Ah! Bakılması gereken yere bakmıyor insan” cümlesiyle bakışlarım, bakılması gereken yere bir nebze de olsa çevrildiği için kendimi on bin kitap okumuş gibi mutlu hissediyorum. Kendi çapımda.
Teşekkürlerimi sunarım, Ali Bey.
Uluğ Bey'in inşa ettirdiği medresenin duvarındaysa kendine değil Peygamberine ait bir hüküm vardı: "İlim tahsil etmek erkek ve kadın her Müslümana farzdır."
"Dört zamanda dört şeyi korumak gerekir; namazda gönlü, halk arasında dili, yiyip içmede boğazı, bir kimsenin evine girince de gözü."
Onun tek kızgınlığı vardı. "Gerçekte kendi şahsınız için hiddetlendiğiniz halde, Allah için hiddet gösterisi yapmayın!" derdi, birden fazla kızgınlığı olanlara.
Soğuk bir günde giysisini çıkarmış titriyor Hâfi. Soranları titretiyor sözüyle:
"Bugün bir yoksul gördüm soğuktan titreyen. Ne yazık ki yoktu giysi alacak param. Titreyeyim ki dedim, bir şey olsun onunla aramda ortak. "
Yozlaşmış bir cumhuriyette özgürlüğü sürdürmek ya da yeniden sağlamak ya çok zordur ya da olanaksızdır. Bir cumhuriyet kurulacaksa ya da sürdürülecekse devleti Cumhuriyet biçiminde yönetilir olmaktan çok krallık biçiminde yönetilir duruma getirmek gerekir. Çünkü kargaşalıkları yasa gücüyle denetim altına alınamayan insanların neredeyse krallık ölçüsünde bir güçle baskı altına alına bilmeleri mümkündür. İnsanların başka yollarla iyi olmalarını sağlamak neredeyse imkansızdır.
A. Ali Ural
Sayfa 80 - machiavelli

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Satranç Oynayan Derviş
Baskı tarihi:
30 Aralık 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054056026
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Satranç Oynayan Derviş
Satranç Oynayan Derviş
Satranç oynayan şah mı, derviş mi belli değil. 
Dokunduğu anda piyonları vezire çevirdiğine bakılırsa şah.
Şahla göz göze geldiğinde tepeden tırnağa ürperdiğine bakılırsa derviş.
Kiminle mi oynuyor?
O da pek belli değil. 

Kitabı okuyanlar 986 okur

  • Selim
  • Hicran Yıldız
  • bir gençlik ölümü
  • Özlem Deli
  • Nuran
  • kütüphaneci 571
  • Deniz Koşar
  • İ.Bitirir
  • substantia nigra
  • Altay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%7.8
13-17 Yaş
%3.9
18-24 Yaş
%29.9
25-34 Yaş
%39
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.4
Erkek
%24.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.8 (77)
9
%22.3 (48)
8
%18.6 (40)
7
%9.8 (21)
6
%9.8 (21)
5
%2.3 (5)
4
%0.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.9 (2)