Satranç Oynayan Derviş

·
Okunma
·
Beğeni
·
6038
Gösterim
Adı:
Satranç Oynayan Derviş
Baskı tarihi:
30 Aralık 2011
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054056026
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Satranç oynayan şah mı, derviş mi belli değil. 
Dokunduğu anda piyonları vezire çevirdiğine bakılırsa şah.
Şahla göz göze geldiğinde tepeden tırnağa ürperdiğine bakılırsa derviş.
Kiminle mi oynuyor?
O da pek belli değil. 
164 syf.
·6 günde
Nasıl yazsam nasıl başlasam da anlatsam? Ne güzel ne şahane bir kitaptın öyle.. Hayır bir kitap değildi okuduğum, çok nadir hissederim bunu, bazı kitapları okurken sizi öyle doyurur öyle doyurur ki sanki bir kaç kitap okumuş gibi hissedersiniz..
Ali Ural'ın ilk kitabı bende..belki çoğu insanın çokça okuduğu 'Posta kutusundaki mızıka' adlı kitabın yazarı..
Kitaba gelince, 41 insan.. Yazarın şahane yorumlarıyla 41 sanatçı..
bakın Michelangelo' yu nasıl anlatıyor ;

"Ey renkleri Tanrı'nın tezgahından tuvaline taşıyan çırak! Dört ruhunu masaya yatır! Ressam, heykeltıraş,mimar ve şair. Hangisi sensin bak? Ey ölümü,günahı,umutsuzluğu ve yakarışı dört ana renk yapıp, bütün eserlerini bu renklerin tonlarından elde eden simyacı! Ey Michelangelo! Ekleyerek değil Eksilterek bütünü arayan üstad!"
Ne güzel kalemi var ah ne güzel..
Belki bi yerlerde okuduğumuz bildiğimiz nice insan var.. Abdülkâdir-i Geylânî,Yusuf Has Hacip,Lokman Hekim,Uluğ Bey,Fuzûli,Mimar Sinan..ve nicesinden biri Descartes :

" 'Ben'imin büsbütün mükemmel olmadığını ve 'Ben'den daha mükemmel bir varlığın olduğunu seziyorum.Bu seziş bana nereden geliyor? Yokluktan gelemez.Kendimden de gelemez.Öyleyse o seziş bana öyle bir varlık tarafından verilmiş olmalı ki, O benden mükemmel ve bütün kemâlâtı nefsinde toplayan bir varlık olsun.En mükemmel varlık Tanrı'dır ve bize kemâlât O'ndan gelir".diye haykırıyor..
Ve niceleri..nicesini anlatan, 167 sayfacığa sığdıran Ali Ural..kalemine sağlık..

Keyifli okumalar.. :)
164 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Hadi, ayarlayın saatlerinizi. Kant' la beraber yola çıkıyoruz. Tam vaktinde hazır olmalısınız. İşte kapıda göründü Kant. Ayarlayın saatleri. Bir dakika erken gelinemez  ya da bir dakika geç kalınamaz. Yolumuz  uzun. 24 gün sürecek bir yolculuğa çıkıyoruz. Gandhi bütün gençlere inat daha büyük bir güçle yürüyor. Ama hepimiz onun nehrine karışmak için akan cılız birer suyuz. Sesimizi duyurmalıyız. Siyah ve beyazlar arasında bu ayrımcılığa bir dur demeliyiz. King yerini aldı. Hepimiz onu bekliyoruz. Hayır amaçtan sapmayın. Gerektiğinde diz çöküp, dua etmeli ve geri dönebilmelisiniz. Yahya Kemal ve Tanpınar da Itri' den alıp sesi bize katılacaklar. Şefaat isterken seyehate niyetlenen Evliya da bize katılıyor. Şehir şehir ülke ülke gezecek o. O gidecek biz de ardından onu karada takip edeceğiz. Diğerleri denizde aramak isterse hakikati Piri bir harita hazırlıyor şimdi. Amcası Kemal Reis' den aldığı kuvvetle yıldızları, güneşi, ayı çizdikçe çiziyor, yazdıkça yazıyor. Denizden gitmek isteyenler onu takip etsin. Karayı ve denizi birbirlerine bağlayacak köprüler gerek. İşte sermimar geliyor. Bize bize bağlayacak o şimdi. Hem de on üç günde yükselecek bir köprü. Fuzuli şiirleriyle eşlik ediyor bize. O ki yaralı, yaralı olduğundandır herhal, şiirindeki tat da apayrı. Aynalar var karşımızda. Sizi size gösterdiğini düşünseniz de aslında birinin yazılarını anlamlandırmanız için var bu ayna. Bir müjde veriyor Velî:" Fatih Mehmet! Feth-i mübîn müyesser ola!" Yıllar öncesinden aldık müjdeyi ve yürüyoruz hâla. Yol hep vardır aslında. Varmak değil yolda olmaktır aslolan. Yolda olanlara selam olsun....
164 syf.
Kolay değildir insan üzerinde etki bırakan bir kitap için yorum yapabilmek. Ben öncelikle burada düzenlenen bir kitap kardeşliği etkinliğinde bana bu kitabı gönderen kardeşime sizlerin huzurunda tekrardan canı gönülden teşekkür ediyorum.
Kitap ile ilgili düşüncelerime gelince öncelikle her kesimden okurun okuması gerektiğini düşünüyorum . Zira kitapta anlatılanlar kulaklarımıza aşina olan isimler . Gelmiş geçmiş bilinen ve dünyaya ismini bir şekilde demirbaş olarak ekleten nice alim, bilgin , ulema , din adamı, düşünür , filozof ismini ne koyarsanız koyun önemli değildir aslında , çünkü o ismi ile gönlünüzde yada beyninizde taht kurmuştur zaten. Onun veya onların asırlar öncesinde sarf ettiği sözler ile aşkını , derdini anlatmaya yaradana yaklaşmaya çalışırsın gösterdiği hakikat yoluyla ... ilk sayfasında etkiledi ve o büyü kitap bitene kadar devam etti ... Yanılmıyorsam yaklaşık 30 a yakın insanın hayatından kesintiler ile okuruna ulaşmaya çalışan yazar bence muhteşem bir eser ortaya koymuş ... Biyografi tadında tadına doyum olmayan bir kitap :) OKUYUN ,OKUTUN VESSELAM :)
164 syf.
*minik spoiler var
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Bir nevi biyografi olan kitapta 41 önemli şahsiyetin hayatlarını okuyoruz. Detaylı olmasa da verdiği tadımlık bilginin bizi meraka ve araştırmaya yöneltebileceği kanaatindeyim.
Yazar şiirsel bir dil kullanmış. Beni rahatsız eden çok fazla devrik cümle bulunması oldu. Bana göre yazının yükseliş kısmında devrik kullanılmalı.

Velhasıl kitaplığımda bulunacak, altı bolca çizili ve güzel bir kitap. Okumak isteyenlere öneririm. Yazarın diğer kitaplarını da elime geçince merakla okuyacağım. Kitapta hepimizin aşina olduğu isimler mevcut, onların sözleriyle süslenmiş. Okuyucusuna farklı bir bakış açısı katabilir. Keyifli okumalar.
168 syf.
·11 günde·Beğendi
Çok beğendiğim kitaplar listeme dahil ettim. Müthiş bir bakış açısı ile değerlendirilmiş kitapta yer alan yazar ve hikmet ehli insanlar. Bir kitap okunup bitirildiğine yeni kelimler öğretmiş olmalı, hikmete yönelik izler bırakmalı. Kitap içimizden olanlarla batının cins kafalarını değerlendirmesinde şu gerçeği ortaya koymuş diye düşünü-yorum. Hakikat arayışında hem fikirler ancak son noktada gemiye binemeyenler büyük bir ızdırapla devam etmişler hayata.
164 syf.
Ali Ural...
Kalemine hayranlık duyduğum birkaç yazardan biri. Şiirle efsunlanmış bir kalemle silahşörlük yapıyor adeta. Betimlemeleri ve ahenkli tasavvurlarıyla, sayfanın başından sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz bile.

Satranç Oynayan Derviş...
Yazarımız, Ehl-i fikir öncülerinden tutun, ehl-i zikir öncülerine kadar...
Direniş öncülerinden tutun, diriliş öncülerine kadar...
Tasavvuftan tutun, felsefeye kadar...
Sanattan tutun, siyasete kadar, bütün bu mevzulardaki öncü isimleri kaleme almış.

Üstelik 3-5 sayfalık anlatımla! (ÇILGINLIK)

Bu isimleri bize sunarken, bir filmin fragmanını izler gibi; sadece içimize bir merak tohumu atıp bırakıyor.

Kitapta yer alan bazı isimler;
-Konfüçyüs
-Lokman Hekim
-Bâyezid-i Bistami
-Leonardo da Vinci
-Piri Reis
-Francis Bacon
-Rene Descartes
-Abdülkadir-i Geylani
-John Locke
-Nietzsche
-Nasrettin Hoca
-Mahatma Gandhi
...

Fakat yinede tam manasıyla anlayabilmek için, bu isimler hakkında ufacık olsa dahi bilgiye sahip olmak icap ediyor.

Severek okudum, okudukça sevdim.

Dipnot: Bu kitap ikinci seri. Kitabın ilk serisi "Güneşimin Önünden Çekil" ismiyle yayımlanmış.

Keyifli okumalar!
168 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
"Kitap dediğin "ağır bir taş gibi yuvarlanmalı içten."(Nietzsche)s.135

Kıymetli eserle 2 günlük yolculuğum bitti şuan malesef .Ama altı çizili her cümle icimde yuvarlanıyor hala.Sanirim tekrardan sonraki süreçte okuyacağım.

Kitabı okurken sevgili Ali ural beni öyle güzel karşıladı ki diğer eserleri gibi bu güzel eseriyle de bunu yine yürekten hissettirdi bana Nasihati daha bi sevdirdi:)

Eser içinde yolculuga çıktığım da misafir olmaktan utandım. Zira her sözü hikmeti yasayan biri olmak istedim.Kitaptaki yolculuğumuz da bizi dostumuz sevgili Ali ural diyar diyar dolaştırıyor.
Güzel hikmetli sözlerle felsefi vecize ve kıssalarla ....Uğradığımız doğu batı içindeki kervansarayların sahipleri de tecrübe nasihatleriyle ayrı bir huzur veriyor.

Rabiatul Adeviyye'nin Immanuel Kant'ın Konfüçyüs'ün,Şemsi Tebrizi'nin , Nietzsche'nin, Abdulkadir geylani hazretleri'nin Franz Kafka'nın, Michelangelo'nun Lokman Hekim'in, Malcolm X'in. Martin Luther'in.Hallacı Mansur'un, Volritaire'in, jean-jacques Rousseau'nun,Nasreddin Hoca'nın ve daha nicelerinin kervansarayina uğrayıp dede_torun ilişkisi gibi dizlerinin dibinde oturup dünyayı kendimizi izliyoruz.

Kitap bize kimi yerde güç kazandırıyor kimi yerde gücün merhamet yönünü anlatıyor ve böyle öğreniyoruz.Ve daha nicesi yolculukta bize eşlik ediyor her uğradığımız şehirde dostumuz Alı uralla hikmetler vecizeler kulağımıza küpe olmakla kalmıyor aklımızın fikri, kalbimizin yumuşak yönü ,ruhumuzun mefhumunu ortaya çıkarmakta vesile oluyor.Ve tabi bunlar zamanla kalden hale dönüşecek ınşallah kitap o azmi veriyor.

"İnsanı insanda aramak ne derin yolculuk!."
"En derin acılardan doğar en derin sevinçler"

yolculuğumuz da kalbimiz denen heybeye bu güzel sözleri sıkıştırıyor ve bu derinliği kesfettiriyor.

yaşadığımız modern dijital cağa aforizmalar diziyor sevgili dostumuz Ali Ural ;
Sadece susayanlar suyu aramaz Su da susuzları arar durur." (42)dediği gibi yolculuğun sonunda sussuzlugumuzu güzel eseriyle gidermiş oluyoruz ve kitabın iki kapağını kapatınca içimizde hala devam eden güzel dostla yolculuk ve kervansarayların sahiplerinin izleri kalmış oluyor.

"Satranç oynayan şah mı, derviş mi belli değil. Dokunduğu anda piyonları vezire çevirdiğine bakılırsa şah. Şahla göz göze geldiğinde tepeden tırnağa ürperdiğine bakılırsa derviş."
(s.48)

Kitabı elin okuyun ve bir yolculuğa çıkın sizde :))
164 syf.
Avrupa merkezci bir tanımlama ile ifade etmiş olacağım belki, ama Doğulu ve Batılı bir çok değere ait yer yer hayatlarından, yer yer eserlerinden, yer yer de fikirlerinden kesitlerin yer aldığı, akıcı ve şiirsel bir ifadeyle yazılmış, okunması okutulması gereken hoş bir kitap...
168 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabı 2.okuyuşum.
A. Ali Ural’ın naif ve etkileyici üslûbu, şiir dili ve benzersiz kelime ve tanımlamalar ile Konfüçyüs’ten Lokman Hakîm’e; Râbiâtü’l-Adeviyye (ks)’den Süfyan-ı Sevrî’ye, Bişr-i Hafî’den Bestamlı Beyazıd’a; Gavs-ı Geylani’den Mevlana ve Şems’e; Hacı Bayram’dan Uluğ Bey’e; Machiavelli’den Michelangelo’ya; Gandhi’den Da Vinci’ye, Bacon’dan Voltaire’e Doğu ve Batı dünyasından edebiyat, sanat adamlarını, din büyüklerini, tarihi şahsiyetleri anlattığı kitabı idi. A. Ali Ural’ı seviyorum. Henüz 4 kitabını okudum ama bu sene inşâallah daha çok eserini okumak istiyorum. Herkese kitaplı zamanlar diliyorum. A. Ali Ural Satranç Oynayan Derviş
164 syf.
·366 günde·Beğendi·10/10
Konfüçyüs, Lokman Hekim , Rabia el-Adeviyye, Süfyan-ı Sevri, Bişr el- Hafi, Bâyezîd-i Bistâmî, Hallâc-ı Mansûr, Firdevsî, Yusuf Has Hacib, Abdülkadir-i Geylani , Şems-i Tebrizi, Hacı Bektaş-ı Veli, Nasrettin Hoca, Dante Alighieri, Hafız-ı Şîrazî, Hacı Bayram-ı Veli, Uluğ Bey, Leonardo da Vinci, Machiavelli , Pirî Reis, Fuzuli, Michelangelo, Kınalızâde, Mimar Sinan, Francis Bacon, René Descartes, Evliya Çelebi , John Locke, Buhûrîzâde, Voltaire, Jean-Jacques Rousseau, Denis Diderot, Immanuel Kant, Nietzsche, Henrik Ibsen, Franz Kafka, Mahatma Gandhi, Hermann Hesse, Malcolm, Martin Luther King, Pablo Neruda...
Yazdıklarım gibi tüm farklı dev ismi birkaç sayfa da, özellikle de Ali Ural'ın edebi kaleminden okumak çok güzeldi. Okurken, farklı özellikleri ile zirve olmuş, peşlerinden birçok insanı sürüklemiş ya da kendine hayran bırakmış şahsiyetleri tanıma imkanı buluyorsunuz. Oldukça güzeldi, mutlaka okumalısınız arkadaşlar. :)
168 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
"Ben ki sana muhtaç bir kulum ey Rab! O halde seni sevmemde bir gariplik yoktur. Asıl sen hiçbir şeye ihtiyacı olmayan yüceler yücesi bir Melik'ken beni seviyorsun ya, işte buna hayret ediyorum!"
164 syf.
·50 günde·10/10
Konfüçyüs’ten Lokman Hekim’e Firdevsî’den Nasreddin Hoca’ya Dante’den Leonardo Da Vinci’ye, Fuzûlî’den Mimar Sinan’a Kant’tan Kafka’ya ve daha başka hepimizin adlarını sürekli duyduğumuz ama bazen insan olduklarını unutarak göklere çıkardığımız ya da hakkında bir ders kitabında okuduğumuz bir cümleden etiketleyip rafa kaldırdığımız insanlar var bu kitapta. İdol müdür değil midir, İyi midir kötü müdür ya da bir insanı sadece iyi ya da sadece kötü olarak görüp bir yere koymak ne kadar doğrudur bunu sizlerin takdirine bırakıyorum ama hiç şüphesiz adlarını hala zikrediyorsak damgalarını dünyaya vurup geçmiş kişiler onlar. İçinde bulundukları hayatı birer komedi olarak gören ve bu komedinin oyuncusu değil seyircisi olmayı tercih etmiş ademoğulları da olabilirler. Tabi bunun pasif bir seyrediş olmadığı muhakkak! Ya da onlar, yazarın dediği gibi, duvarlarımıza asılan portrelerdir, kendilerinin değil bizim portrelerimiz...Siz en iyisi kitabı okuyun.
"Birbirinizin gönlünü kırmayın. Çünkü müminin kalbi Kâbe'ye benzer, lakin gönül ondan da yeğdir. Zira Beytü'l-ma'mur göktedir. Orayı melekler tavaf eder. Hâlbuki gönül Tanrı'nın nazargâhıdır. Tanrı'yla gönül arasında perde yoktur. Kâbe nasıl dokunulmaz, harim ve mübarekse gönül de Tanrı'nın tecelli ettiği yer olduğu için mübarektir, ona dokunmayın. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Satranç Oynayan Derviş
Baskı tarihi:
30 Aralık 2011
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054056026
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Satranç oynayan şah mı, derviş mi belli değil. 
Dokunduğu anda piyonları vezire çevirdiğine bakılırsa şah.
Şahla göz göze geldiğinde tepeden tırnağa ürperdiğine bakılırsa derviş.
Kiminle mi oynuyor?
O da pek belli değil. 

Kitabı okuyanlar 691 okur

  • Zümran
  • Sueda Gönüllü
  • İnsan
  • Esra ÇAKIR
  • Zehra
  • Duygu Durmuş
  • Merve
  • Rûşendil
  • Deniz
  • nur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.8
14-17 Yaş
%3.9
18-24 Yaş
%29.9
25-34 Yaş
%39
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.4
Erkek
%24.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.2 (62)
9
%20.9 (33)
8
%17.1 (27)
7
%9.5 (15)
6
%10.1 (16)
5
%1.9 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.3 (2)