Adı:
Savaş Sanatı Tarihi
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050207255
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A History Of Warfare
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Kitap
Baskılar:
Savaş Sanatı Tarihi
Savaş Sanatı Tarihi
Savaş Sanatı Tarihi
“Savaş, siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir.” John Keegan, Clausewitz’in bu ünlü tezine karşı çıkarak söze başlıyor. Osmanlı ve Japon askeri kurumları ile Zulu ve Polinezya savaş kültürleri incelendiği takdirde bu genellemenin doğru olmadığının anlaşılacağını öne sürüyor. Keegan’a göre bu tez savaşı kaçınılmaz saymaktadır ve Batılı devletlerin siyaset tarzının bir yansımasıdır. “İlkel” toplumlar savaştan olabildiğince kaçınmaya çalışırken, uygarlık ve kültür insanı savaşa yatkın hale getirmiştir. Eğer savaşları sonlandırmak istiyorsak, Doğu toplumları ile “ilkel” toplumların diplomasi, uzlaşma ve savaşı –ritüelleştirerek– kısıtlama eğilimlerinden birtakım dersler almalıyız. Bu başarılırsa belki savaş da tıpkı bugün insanlık müzesinin vitrinlerinde ibretle sergilenen insan kurban etme, bebek öldürme, kölelik ve düello gibi eski “çözümlerin” yanına yerleştirilebilir.

“Savaşa dair şimdiye dek kaleme alınmış belki de en çarpıcı inceleme.”
—The New York Times BookReview

“Muhteşem.”
—Sunday Telegraph
492 syf.
·6 günde·9/10
Milattan önceki dönemlerden ikinci dünya savaşına kadar geçen dönemde savaşları inceleyen muazzam bir eser. Eser savaş tarihine en ince ayrıntısına kadar girmiş; Savaş araçlarından, istihkama, asker sisteminden, devlet yapısına kadar medeniyeler ve savaşlar incelenmiş. Eserin okunması ile medeniyetlerin oluşması ve şekillenmesinde savaşların ne denli büyük yeri olduğu da fark ediyoruz. Kölelik ve esirlik sisteminden modern ordulara geçiş aşaması aynı şekilde devlet sistemlerini de şekillendirmiş. Bu bağlamda Roma özellikle kapsamlı bir şekilde incelenmiş. Yazar bu incelemeleri yaparken Carl Von Clausewitz'in "Savaş üzerine" isimli eserini referans alıyor, bu eserden çok sayıda alıntı yapılmış. Kitap kanaatimce kesinlikle okunması gereken, kıymetli kitaplardan birisidir. Keyifli okumalar dilerim.
Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarının büyük bir kısmı da Batı ordularının eline geçmişti. Yalnızca Türkiye’de yaşayan sert, zeki ve dayanıklı savaşçı ırka mensup Türkler, at ve ok gibi yeterli olmayan silahlarıyla düşmanlarına bir sürü askerlik dersi vermişler ve yüzyılın ortasında bağımsız bir ülke olarak ortaya çıkarak emir almaya gelmeyeceklerini kanıtlamışlardır.
John Keegan
Yeni Yüzyıl Tarih Dizisi
“Savaşmaktan bıkıp usandım. Savaşın şanı şerefi boş laftır... Aslında savaş cehennemdir.”

General William Tecumseh Sherman
John Keegan
Yeni Yüzyıl Tarih Dizisi/ Çeviren: Füsun Doruker/
3 Ağustos 1914’de, Birinci Dünya Savaşı’nın üçüncü gününde, Bavyera Üniversitelerinin rektörleri toplu halde aşağıdaki çağrıyı yayınladılar:

Öğrenciler! Artık şiirler sessiz. Konu savaştır. Alman Kültürü Doğu’daki barbarlar tarafından tehdit edilmekte, Alman değerleri Batı’daki düşmanlar tarafından kıskanılmaktadır. Böylece furor teutonicus (Germen hiddeti) bir kez daha alevlenmektedir.Özgürlük savaşlarının şevki bir kez daha canlanmakta ve kutsal savaş başlamaktadır.
John Keegan
Yeni Yüzyıl Tarih Dizisi/ Çeviren Füsun Doruker
Eğer yaşam bir kavgaysa, düşmanca koşullara karşı durabilenler daha uzun yaşarlar ve karşı durma olasılığı yüksek yeni kuşak üretirler.
Ekilen her tohumda 200 tohum elde ediliyordu ve krallar ürünün fazlasını kendilerine gelir getirecek biçimde değerlendiriyorlardı.
John Keegan
Sayfa 103 - Sabah gazetesi kitapları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savaş Sanatı Tarihi
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050207255
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A History Of Warfare
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Kitap
Baskılar:
Savaş Sanatı Tarihi
Savaş Sanatı Tarihi
Savaş Sanatı Tarihi
“Savaş, siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir.” John Keegan, Clausewitz’in bu ünlü tezine karşı çıkarak söze başlıyor. Osmanlı ve Japon askeri kurumları ile Zulu ve Polinezya savaş kültürleri incelendiği takdirde bu genellemenin doğru olmadığının anlaşılacağını öne sürüyor. Keegan’a göre bu tez savaşı kaçınılmaz saymaktadır ve Batılı devletlerin siyaset tarzının bir yansımasıdır. “İlkel” toplumlar savaştan olabildiğince kaçınmaya çalışırken, uygarlık ve kültür insanı savaşa yatkın hale getirmiştir. Eğer savaşları sonlandırmak istiyorsak, Doğu toplumları ile “ilkel” toplumların diplomasi, uzlaşma ve savaşı –ritüelleştirerek– kısıtlama eğilimlerinden birtakım dersler almalıyız. Bu başarılırsa belki savaş da tıpkı bugün insanlık müzesinin vitrinlerinde ibretle sergilenen insan kurban etme, bebek öldürme, kölelik ve düello gibi eski “çözümlerin” yanına yerleştirilebilir.

“Savaşa dair şimdiye dek kaleme alınmış belki de en çarpıcı inceleme.”
—The New York Times BookReview

“Muhteşem.”
—Sunday Telegraph

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0