1000Kitap Logosu
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)

Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

1808 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 51 sa. 14 dk.
Adı
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Orijinal adı
Voyna i mir
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 22 Ocak 2019 (İlk yayınlanma: 1867) · Ciltli · 9786053329015
Diğer baskılar
Savaş ve Barış, "klasik" dendiğinde akla gelen ilk kitaplardan. Napoléon'un Rusya'yı işgalini anlatan dev bir savaş romanı, aynı zamanda bir Rusya panoraması. 1800'lerin ortalarında Rusya'nın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar, kentlerde, köy ve kasabalarda, büyük çiftliklerde sürdürülen hayat, dönemin önde gelen kişilikleri, saray yaşamı, özellikle üst sınıf ustaca çiziliyor. Tolstoy, 1. cildin girişinde yer verilen önsözünde Savaş ve Barış'ı yazarken hissettiklerini, yaptığı zorlu çalışmaları ve romanın geçirdiği aşamaları anlatıyor. Bu metinler, özellikle bu dev romana daha yakından, yazarının gözünden bakma fırsatı verdiği için çok önemli.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 62.7
Erkek
% 37.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

Kızıl Veba
Okuyacaklarıma Ekle
Budala
Okuyacaklarıma Ekle
Diriliş
Okuyacaklarıma Ekle
Goriot Baba
Okuyacaklarıma Ekle
Anna Karenina
Okuyacaklarıma Ekle
Gülün Adı
Okuyacaklarıma Ekle
Ölü Canlar
Okuyacaklarıma Ekle
Görmek
Okuyacaklarıma Ekle
Demir Ökçe
Okuyacaklarıma Ekle
Öteki
Okuyacaklarıma Ekle
Devlet
Okuyacaklarıma Ekle
İnce Memed 4
Okuyacaklarıma Ekle
Vadideki Zambak
Okuyacaklarıma Ekle
8.8
10 üzerinden
3.606 Puan · 528 İnceleme
1808 syf.
·
107 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Tolstoy ile bir çoğumuz, okul yıllarından öğretmenlerimizin ödev verdiği ‘İnsan Ne ile Yaşar’ kitabı sayesinde tanımışızdır. Ondan beri de kendime yakın hissettiğim, sevdiğim yazarlardandır. Birkaç kitabını okuduktan sonra, sevgili Öznur’un sayesinde Savaş ve Barış’a topyekün cesaret etmiş olduk. Kitabın konusu; adından da belli olduğu üzere, Rusya ile Fransa arasında geçen bir savaşı ele alıyor. Savaşın, toplumları / iktidarları; sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak nasıl etkilediğini görüyoruz. 1800 sayfa kitabı bu kadar basit özetleyemeyiz.Benim de böyle bir niyetim yok zaten.O yüzden, genel bir bakış açısıyla incelemek istedim. Tolstoy, Kırım gazisidir. Bu kitabı yazarken kendi tecrübelerinden ve yerli / yabancı arşivlerden faydalanmıştır. Ayrıca Savaş ve Barış kitabı 1865 - 1867 yılları arasında, Rusya’nın ‘Rus Haberci’ gazetesinde, dizi hâlinde ‘On yıl 1805’ adıyla yayınlanmıştır. Yazar, Bizim iki cilt okuduğumuz bu kitabı, İki yıl gibi kısa bir sürede yazabilirken, yine kendi kitabı olan Hacı Murat (1896-1904) için ise sekiz yıl beklemiştır. İki yıla, her yönden bilgilendirmeye sahip, düşündürücü bir kitabı sığdırmak, gerçekten muazzam bir olay. Kitabın dili betimlemelerle süslü, konteslerin elbisesindeki detaylardan tutun, yüz ifadelerindeki en ince ayrıntıyı rahatlıkla gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Kendi açımdan bu durumun, beni yavaşlattığını ve yer yer yorduğunu söyleyebilirim.Bu kadar ayrıntılı bir kitabın, neden dizisini yok diye düşünürken; BBC tarafından ‘War and Peace’ adında dizisinin yapıldığını öğrendim.Dizi için; bazıları kitaptan uzaklaştığını söylerken, bazıları da başarılı bulduğunu belirtmiş. Bir diğer nokta; metinlerde bir sürü Fransızca cümle kullanılması. Sayfalarca dipnot okuyorsunuz. Dönemin ruhunu, hissetmemiz açısından bu şekilde aktarıldığını düşünüyorum.Eğer öyle değilse, Fransızcası ‘komen sava/ sava biyen mersi etuğva’ olan benim için bir kalp kırıklığı söz konusu olabilir :) Birinci kitapta ağır akan konu, ikinci kitaba geçildiğinde hız kazanıyor. Savaşın yansımalarını, ailelerin üzerinden görebiliyoruz.Ayrıca bazı bölümlerde yazarın, savaş hakkında ki tarihi bilgilendirmelerini ve yorumlarını okuyoruz. Kitapta okuduğumuz aileler, kalabalık olduğundan dolayı, kimin kim olduğunu rahatça bilmemiz açısından soyağacı tablosunu da ulaşmak, okuyanlar açısından kolaylık sağlayacaktır. Beni en çok etkileyen Tolstoy’un; hayvanlar doğa, fizik, kimya ve matematik bilimlerinin yanında felsefe ve psikolojiye hakim olmasıdır. Bu bilgilerini, anlatılan olaylar ile sentezleyerek, okura aktarması, müthiş bir akılda kalıcılık sağlıyor. Kitabı, aklını vererek okuyan birinin, beğenmemesi, etkilenmemesi mümkün değil. Son olarak kitabı birlikte okuduğum arkadaşlarımdan; Meltem’in ışık hızıyla bitirmesini, Büşra’nın sesli kitap okumasını, Asiye’nin kısa versiyonunu tercih etmesi ve İlayda’nın henüz hiç başlamamış olmasını gözardı ederek, güzel bir okuma yaptığımızı söyleyebilir ve teşekkür edebilirim.İyi ki birlikte okumuşuz.Yoksa okumak için geride bıraktığım kitaplar arasında süzülüp gidiyor olacaktı :) 1000kitap.com/oznurrrpinkkk ,
ʙüşʀᴀ
ʙüşʀᴀ
,
Asiye Yiğit
Asiye Yiğit
, 1000kitap.com/mmmmeltemmmm ,
İLayda
İLayda
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Okuyacaklarıma Ekle
1808 syf.
·
11 günde
·
9/10 puan
Tolstoy Kitapları Okuma Rehberi!
YouTube kitap kanalımdaki videodan Tolstoy'un hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: youtu.be/bsTzvrg-Pi4 Yıllardır hazırlamak istediğim ve yıllardır da yine benden yoğun şekilde beklenen "Tolstoy kitapları okuma rehberi"me hoşgeldiniz. Bu inceleme 20 küsür kitabın, pek çok makalenin, binlerce sayfanın ve sayısız içselleştirmenin ekranlarınıza bir öz olarak yansımasıdır. Sadece 5-10 dakikanızı ayırıp bu incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz takdirde belki de aylarınızı alacak Tolstoy okumalarınızı daha bilinçli yapabilir ve onun Rus edebiyatı için önemini anlamlandırma konusunda iyi bir yol alabilirsiniz. Daha çok okurun bu rehberden faydalanabilmesi için de bu incelemeyi paylaşabilirsiniz. Doğum günümde arkadaşlarımla partilemek ve pasta yemek varken sizce neden Tolstoy'un ve kitaplarının daha iyi anlaşılabilmesi için bu yazıyı yazıyorum dersiniz? Çünkü biz okurlar, bazen bir yazarı okuduktan sonra yeniden doğmuş gibi hissederiz. Böylelikle farklı yazarların farklı kitaplarını okuya okuya aslında fark etmesek de benliğimizin doğum günü hediyesini vermiş oluruz. Peki Tolstoy'un benliğindeki "savaş ve barış"ları nasıl daha iyi anlayabiliriz? Her zaman demişimdir, insanın içinde her gün olup biten savaş ve barışlar, dünyada olup biten savaş ve barışlardan daha kanlıdır, çetindir ve kalıcıdır. Her gün beynimizden Napolyonlar saldırır kalbimize ve yine her gün Aleksandrlar savunur kalbimizi yarım yamalak savaş taktikleriyle. Savaş fotoğrafçımız olan gözlerimiz de bütün bu duygu ve düşünce cephelerindeki savaşları kaydeder deneyim cehaletiyle. Peki Tolstoy bu denklemin neresinde? Bizler gibi Tolstoy'un da içinde kopan "savaş"ları ve "barış"ları vardı. Hatta İtiraflarım kitabını yazdıktan sonraki Tolstoy, İtiraflarım kitabından önceki Tolstoy'a resmen savaş açmıştı. İtiraflarım kitabı bir nevi Tolstoy'un yeniden doğuşuydu, miladıydı ve benliğine karşı ilan ettiği ateşkesti. Bu ateşkesten sonra yazdığı İnsan Neyle Yaşar?'la, İvan İlyiç'in Ölümü'yle, Kreutzer Sonat'la, Diriliş'le ve daha nicesiyle hep kendi benliğine karşı açtığı savaştan sonra barışmanın yollarını aradı Tolstoy. Çocukluk'ta samimi ve bilinçsiz isteklerle oldu, İnsan Neyle Yaşar'da ise bilinçli bir şekilde Tanrı'yı istediğini biliyordu. Sivastopol'de hakiki insanları öldürmek istedi, İvan İlyiç'in Ölümü'nde ise ölmek üzere olan bir insanın içindeki hakikatleri anlattı. Aile Mutluluğu'nda mutlu bir aile hayatı için evliliğin şart olduğunu, Kreutzer Sonat'ta ise evliliğin şeytani ve gereksiz bir şey olduğunu anlattı. "İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur" diyenlere karşı büyük bir savaş açan Tolstoy, yedisinde neyse sekizinde bile aynı Tolstoy olmadı. Ne yazdı ki Tolstoy? Savaş ve Barış'ta bildiğiniz Napolyon'u konuşturdu, Anna Karenina'da her mutsuz ailenin neden mutsuz olduğunu anlattı, neredeyse her kitabında insanların içlerinde her zaman bir yerlerde gizli olan Tanrı'yı nasıl bulabileceklerini vaaz etti, fakir Rusların halinden daha iyi anlamak için tebdil-i kıyafetle onlar gibi giyinip evden kaçtı, hayatı boyunca Dostoyevski'yle, Turgenyev'le kapıştı ama onlarla birlikte dünyanın en iyi yazarlarından biri olacağını o anda bilmiyordu bile. Baştaki soruyu düzeltmek gerek o zaman: "Ne yazmadı ki Tolstoy?" Sanki bugüne kadar okuduğumuz her yazardan bir parça bulabiliyorduk onun kitaplarında. Anna Karenina'sını okurken Gogol'ün Ölü Canlar kitabını, İvan İlyiç'in Ölümü'nü okurken Camus'nün Düşüş kitabını, Efendi ile Uşağı'nı okurken Erich Fromm kitaplarını, Diriliş'ini okurken Dostoyevski'nin Ölüler Evinden Anılar ve Kafka'nın Dava kitabını okuyorduk sanki. Tolstoy'un olağanüstü şeylerle pek işi yoktu, o kendi inandığı olağanüstü Tanrı'yı insanlar için olağanlaştırmaya ve meşrulaştırmaya çalışan sıradan bir insandı sadece. İnandığı yolda yeri geldi Hristiyan kilisesine saldırdı ve sadece Hz. İsa odaklı bir yol izledi. Bunu yaparak bana hem Kierkegaard'ın kiliseyi dışlayan varoluşçuluğunu hem de Andrey Tarkovski'nin Andrei Rublev filminde olduğu gibi Rublev karakterinin Tanrı ile insanı barıştırmak için dünyaya geldiğini hatırlattı. En nihayetinde, Tolstoy'un kendi İsa'sını buluşundan önce yazdığı kitapları, İtiraflarım'dan sonra yazdığı kitaplarla hep savaş içinde oldu. İnançlı Tolstoy, şehvetperest Tolstoy'la; evliliğe düşman Tolstoy, aile müptelası Tolstoy'la; sakin ve çocuklu bir yaşamı isteyen Tolstoy, savaşlı ve zikzaklı bir hayatı savunan Tolstoy'la ömür boyu savaştı! İsterseniz bütün bu yazdıklarımı ve diğer detayları bir video olarak da izleyebilirsiniz: youtu.be/bsTzvrg-Pi4 Benim önerdiğim mutlaka okunması gereken en önemli kitaplar sırası: 1- Çocukluk, Gençlik, İlkgençlik (İletişim Yayınları) (1852 - 1857) 2- Sivastopol ya da Kazaklar (İş Bankası Kültür Yayınları) (1855 - 1863) 3- Aile Mutluluğu (İletişim Yayınları) (1859) 4- Savaş ve Barış (İş Bankası Kültür Yayınları) (1869) 5- Anna Karenina (İş Bankası Kültür Yayınları) (1877) 6- İtiraflarım (Antik Yayınları) (1880) 7- Din Nedir? (Kaknüs Yayınları) ya da İncil’in Kısa Bir Özeti (1902) 8- İnsan Neyle Yaşar? (İş Bankası Kültür Yayınları) (1885) 9- İvan İlyiç'in Ölümü (Can Yayınları) (1886) 10- Kreutzer Sonat (İş Bankası Kültür Yayınları) (1889) 11- Efendi ile Uşağı (İş Bankası Kültür Yayınları) (1895) 12- Diriliş (İş Bankası Kültür Yayınları) (1899) 13- Hacı Murat (Can Yayınları) (1912 - 1917) Ek olarak okuyabileceğiniz bazı biyografi ve eleştiri kitapları: - Henri Troyat’ın Tolstoy biyografisi (İletişim Yayınları) (Kitapları okurken paralel olarak bu biyografiden ilerlenebilir) - Andrzej Walicki, Rus Düşünce Tarihi - Romain Rolland, Tolstoy'un Yaşamı - Stefan Zweig, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy Daha çok okurun bu rehberden faydalanabilmesi için bu gönderiyi paylaşabilirsiniz. Keyifli ve Tolstoy'un "savaş ve barış"ları arasında kendi benliğinizle savaştığınız ve barıştığınız meraklı okumalar dilerim.
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Okuyacaklarıma Ekle
1808 syf.
·
53 günde
·
Puan vermedi
"Yaşamın mutluluğu vereceğin karara bağlı"; Savaş mı, Barış mı?
"Herkes savaşa girme kararını kendi verseydi, hiç savaş olmazdı." [c.1,s.48] Bir kişiyi öldürene katil, bin kişiyi öldürene kahraman diyoruz. Peki o bin kişiyi öldüren bir kişiyi öldürene ne derdik? Katil mi, kahraman mı? "Sanki tüm insanlık sevgiyi öğütleyen Yüce Yaratıcı'nın kanunlarını unutmuş, birbirini öldürme sanatının özelliklerini sahiplenmiş." [c.1,s.119]
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım),
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım),
bu bir roman değil, bir poem değil, bir vakayiname hiç değil! Bu bir panaromadır. İnsanlığın panaroması! Öyle ya, yeryüzünde ki her şey insan ehliyle meydana gelir.
Lev Tolstoy,
Lev Tolstoy,
burada Napoleon Bonaparte'ın, Rus seferini perde arkasına koyarak insanlık dersi vermiştir âdeta. Evet söz konus fiilen gerçekleşen bir savaş. E her savaş gibi bir de sonucu olmalı değil mi? Elbette her savaşın bir sonucu var. Bir taraf kazanır bir taraf kaybeder. Peki ya her iki taraf, fiilen gerçekleşmiş savaşın sonucu dışında ne kazanır, ne kaybeder? Savaş; devletler, milletler, toprak sahipleri arasında, eline mühimmat alarak dövüşmekle mi olur bir tek? İşte bu noktada başlıyor insanlık dersi. Tolstoy'a göre; her insanın hayatta birçok savaşı ve mücadelesi vardır. En çokta kendimizle bir savaş halindeyiz. Dolayısıyla Tolstoy burada, Fransa-Rusya savaşı ekseninde; savaşan, yöneten, savaşta olmayan herkesin hayatına dokunmuş ve derin bir psikanaliz yapmıştır. Aristokrat ve dejenere kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini derin tahliller ile işlemiş ve bize mükemmel anekdotlar ile şu mesajı vermektedir, "Yaşıyorsan, yaşamana bak: Yarın öleceksin, benim bir saat önce ölmüş olabileceğim gibi. Ve insan yaşamı sonsuzlukla karşılaştırıldığında sadece bir an olduğuna göre onu da zehir etmeye değer mi?" [c.1,s.475] Ben de diyorum ki, Tolstoy haklı. Bizim biricik servetimiz, sahip olduğumuz hayattır. Hem fiilen gerçekleşen savaşlar, hem de hayat içerisinde verdiğimiz türlü türlü savaşların tek getirisi bizi yok etmek. Ben, sen, biz yok olduktan sonra hiçbir şeyin önemi kalmayacaktır. Kült bir eser olan
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
empatinin önemine değinerek asıl kahramanın bin kişiyi öldürenin değil, hiçbir şekilde öldürmeyenin (bedenen ve ruhen) olduğunu gösterdi. Bu yüzden kanımca, Tolstoy bir kahramandır! Barış, savaşın yanı başındayken, biz neyi tartışıyoruz? "Öleceksin ve her şey bitecek." [c.1,s.518] Keyifli okumalar :)
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Okuyacaklarıma Ekle
1880 syf.
·
76 günde
1000.Kitabım #1001Kitap~~~
İNSANIN İNSANLA ve İNSANIN KENDİSİ ile SAVAŞI'NIN TEK ADRESİDİR """SAVAŞ ve BARIŞ""" Bu kitaba inceleme yazmak haddime 1durum değil aslında ama 1000.kitabim olması vesilesiyle "''KendimeNotOlsun"" diye yaptığım 1incelemedir... Dünya edebiyatının en başarılı eseri sayılan ve tüm yazarlarca da çok sevilen ""Savaş ve Barış"", savaşların getirdiği kaosu, mantıksızlığı, insan vicdanı ile başbaşa kalmayı, büyük zaferler vaat edenlerin sözlerindeki ve çabalarındaki boşunalığı gözler önüne serip, toplumsal durum tespitleri ile insan karakterlerinin analizi olan dev 1eserdir kesinlikle çokça karakter ekleyerek ki zaten Tolstoy un genel tarzı da bu olduğundan çok da garipsemiyor insan okurken, o yüzdendir ki bu dev eser tekrardan okumayı istediğim kitaplar arasında şimdiden yerini almıştır... Napolyon’un 1800lerin ortalarında Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan Savaş ve Barış Avrupa’da ard arda ilerleyen Napolyon ordularının Moskova’ya doğru ilerlemesi ve Rus aristokratları, bu savaş aşığı karşısında 1yandan muharebeye hazırlanmakta, 1yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır, insanın varlığının olduğu yerdeki eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika yani insanın her türlü Savaşı'nın hikâyesidir. Benim için en etkileyici olan kısım ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar ve sürü psikolojisi bu kısım muazzam kusursuz anlatılmıştır en sevdiğim hatta sarsıcı bölümdü diyebilirim... Savaş ve Barış hayatın, zamanın Rusya'sının, tarihin ve sınıf kavgalarının olağanüstü 1tablosu olup insan ilişkilerine, savaşa ve tarihe!!! dair net en büyük kitaptır. Normalde tarih benim için kocaman 1sıfır olsa da, anladığım kadarıyla :-))) kitapta geçen tüm tarihe ait cümle ve detayları yine en etkilendiğim yerlerdi... İnsanın kaderinin ayarlayıcısı gibi olan Tolstoy yine kusursuz karakter birleştirmeleri yaparak resmen insanların kaderine oynayan 1yazar gibi benim gözümde, Anna Karanina da çokça etkilenmiştim tüm oluşturduğu karakterler ve ilişkilerinde bu kitabında da yine enfesti bu birleştirmeler. Her nekadar karakterleri zihnimde oluşturmak için ilk 500sayfayi tekrardan okumuş ve 1soy ağacı oluşturmuş olsam da hepsine değerdi çokça zorlanarak ve sonrasında çokça severek okudum, zira Tolstoy ne yazsa okurum ben :-))) herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar...
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Okuyacaklarıma Ekle
1808 syf.
·
46 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Tolstoy'un yine ölümsüz eseri olan savaş ve barış 1812 yılının Fransa'nın Rusya'ya istilasını konu olan uzun tarihi bir savaş romanıdır. Savaş betimlerinden ziyade, zengin karakter tahlillerine ağırlık vermiş. Napolyon üzerindede çok durmuş.Savaş kısmı ders, tarih niteliğinde, barış kısmı ise Rus aile yapısını, insani ilişkilerini ele almıştır. 2 ciltlik 1700 sayfasıyla bir çırpıda okumak imkansız gibi uzun zamana yayıp sindirerek okunmalı.
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.