Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara

7,7/10  (15 Oy) · 
26 okunma  · 
9 beğeni  · 
698 gösterim
Leonardo da Vinci'nin projesini reddettikten sonra, kendisinden Haliç üzerinde yapılacak bir köprü planı isteyen II. Bayezid'in davetini kabul eden Michelangelo, 13 Mayıs 1506 günü İstanbul'a ayak basar. İtalya'yı, ardında yarım kalmış bir anıtmezar projesi, kızgın ve eli sıkı bir Papa bırakarak terk eden Michelangelo, hiç tanımadığı, tehlikeler ve güzelliklerle dolu yeni bir dünyanın kapısındadır artık.

Gerçek bir olaydan yola çıkarak baştan sona tarihî dokunuşlarla gelişen ve Rönesans insanının Osmanlı dünyasının gizemleriyle karşılaşmasını incelikli ve özenli bir anlatımla işleyen roman, yaratma edimi ve uygarlığın başka bir kıyısına doğru uzanan ancak yarım kalan bir eserin simgesel anlamı üzerine büyüleyici bir düşünce aynı zamanda.

Tarihin bu unutulmuş birkaç haftasının heyecan verici sırlarının izini süren anlatı, çizdiği yetkin ve şaşırtıcı Michelangelo portresiyle de edebiyata damgasını vuracak nitelikte.
(Tanıtım Bülteninden)

Ödüller: 2012 Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü
2010 Goncourt Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2011
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789750713071
  • Çeviri:
    Aysel Bora
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Derya Tok 
 15 Mar 16:30 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Mathias Énard, 1972'de Fransa'da doğdu. Doğu Dilleri Enstitüsü'nde Arapça ve Farsça eğitimi
gören yazar, Ortadoğu'ya uzun süreli yolculuklar yaptı. 2000 yılından beri Barcelona'da yaşıyor ve Barcelona Üniversitesi'nde Arapça dersleri veriyor. Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara, 2010 yılı Goncourt des Lycéens Ödülü'nü kazanmıştır.

Yine müthiş bir öneri ile geldim bugün, ki bende bir öneri üzerine okudum. Şahsen değer verdiğim hocamın önerilerini hiç araştırmadan arka kapak yazısını okumadan alırım daha güzel oluyor. Bu kitapta da öyle oldu..
İlk sayfayı çevirdiğimde şunlar yazıyordu:

“Onlar çocuk; savaşları ve kralları, atları, şeytanları, filleri ve melekleri anlat onlara ama aşk ve benzeri şeyleri anlatmayı da unutma.”

Sayfaları çevirmeye başladığınızda kitaba adını veren bu coşkuyu da bir nebze olsun tadacağınıza inanıyorum…


Kitap, Kipling'in Life's Handicap (1891) adlı eserinden bu alıntı ile başlar. Alıntıdaki çocuk bizler yani okur; savaşları, kralları ve filleri anlatırken aşk ve benzeri şeylerden bahsetme sorumluluğunu üstlenen ise yazar Mathias Enard'dır.

Hikaye, İtalyan rönesans sanatçısı Leonardo da Vinci'nin, Sultan ll. Beyazıt talebiyle Haliç (golden horn) için tasarladığı köprü ile başlar. Da Vinci'nin hayali bu uzunluktaki açıklığı geçen yekpare ilk köprü tasarımıdır. Tasarım, dönemin mühendislik yeteneklerinin çok ötesinde olduğundan reddedilir. Golden Horn Bridge adlı tasarıma ait orijinal eskizlerin Milano Bilim Müzesi'nde saklandığı rivayet edilir.

Sultan ll. Beyazıt aynı kaygı ile yine İtalyan rönesans sanatçısı Michelangelo'yu İstanbul'a davet eder. Yazılı tarihe göre sanatçı bu daveti reddetmiştir.

Ancak tarihçi; Michelangelo ile kardeşleri arasındaki yazışmalardan, Vatikan kütüphanesi'nde bulunan Ayasofya'ya ait planlardan ve Osmanlı arşivi dökümlerinden yola çıkarak sanatçının daveti reddetmeyerek İstanbul'da bir süre ağırlandığı sonucuna varıyor. Kitabında da yer verdiği mektup ve belgelerdeki ayrıntıları baz alarak Michelangelo'nun Kostantinapol macerasını kurguluyor. Savaşları ve kralları, atları, şeytanları, filleri ve melekleri anlatırken, aşk ve benzeri şeyleri de unutmuyor elbet yazar.

Kısaca kitap eşsizdi, hacimce küçük olabilir ama içerisinde kurulu olan cümleler ile öyle güzel doyuruyor ki insanı. Okumanızı öneririm. Şimdiden keyifli okumalar.