Adı:
Savaşsız 20 Gün
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Savaşsız 20 Gün
Savaşsız 20 Gün
Ünlü Sovyet yazarı Konstantin Simonov, ilk kez 1973 Eylül'ünde Moskova'da yayımlanan 'Savaşsız 20 Gün' adlı bu romanında, cepheden cepheye dolaşan, ön hatlara kadar giderek İkinci Dünya Savaşı'nı izleyen savaş muhabiri Lopatin'in notları çerçevesinde insanlığın en büyük belasından, savaştan duyulan korkuyu yansıtır. Savaş bir yandan cephede sürerken öte yandan Lopatin'in bir görevle gittiği ve savaşsız yirmi gün yaşadığı Taşkent'te, daha genellersek bütün cephe gerisinde, siviller kesiminde de sürmektedir. Ortak korku karşısında insanların dayanışması, yepyeni bir anlam kazanmaktadır. Simonov'un bu eserinin ilgiyle karşılanacağına inanıyoruz.
287 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İnsanoğlu başına geleceklerden asla kaçıp kutulamaz!İster korkudan titresin,ister bağırsın,ister ağlasın,isterse de kendini yere atsın,çığlık koparsın,yalvarsın,yakarsın;oysa şansına bir mermi düşmüşse,ondan kurtulması imkansız!İnsanoğlu en fazla bir dönem için yaşar;ikinci dönemi istemeye hakkı yoktur!Madem düşman bize saldırdı,demek ki ona bir şeyleri kanıtlamalı,dünyanın kaç bucak olduğunu göstermeliyiz!Fakat sen ona göstermezsen,muhakkak o sana gösterecektir.(s.292)

Evettt...Simonov'un üçlemesinin(Savaş Günleri,Savaşsız Yirmi Gün,Albay'ın Aşkı) ikinci kitabı da böylece son bulmuş oldu.

Yolum; savaşa,aşka,sevgiye,yoksulluğa,ihanete, cesarete,yalnızlığa,evlat acısına,evlat hasretine,ayrılığa,hırsa kısaca insana ait ne varsa ona düştü.

Savaş son hızıyla devam etmekte ama artık Naziler General Kış'a takılmış durumda ve yoldaşlar amansız karşı saldırılarına başlamış vaziyetteler ve yavaş yavaş güzel haberler cephe gerisine yansımaya başlamış durumda ama biz bu eserde savaştan uzakta bazen Taşkent'in buz tutmuş sokaklarında bazen de Tiflis'in çamur ve kar tutmuş yollarında Lopatin'in hayatındaki karelere tanık oluyoruz.Onu bir baba,aldatılan bir eş,aşık olan bir adam,görevini yerine getirmeye çalışan dürüst bir insan olarak ama en önemlisi yalnız olarak bir daha tanıyoruz.

Savaşın olduğu yerde insana yer olmadığına her hayatın bundan muhakkak nasibini aldığına her sayfada tekrar tekrar şahit oluyorum.

Sağlıkla kalın... İyi okumalar...
298 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Konstantin Simonov'un okuduğum ilk eseri. Savaşla ilgili kitaplara ilgim büyüktür. Romanda yazar savaş döneminde savaş muhabirliği yaptığı günleri anlatıyor. 20 gün savaştan ve işinden uzak olsa da romanda II.Dünya Savaş'ın getirdiği zor, kötü, çaresiz durumları anlatmaktadır. Tavsiye ederim.
İnsan hayatı söz konusu olan bütün sorunlar önemlidir bayım! Eğer savaş insan yaşamını değersizleştiriyorsa bunun neresi iyi, sorarım sana ?
1941 yılı her birimizin üzerine öylesine bir ağırlıkla çöktü ki,hâlâ daha kemiklerimiz çatırdıyor...
Başka bir adamın hayatı eninde sonunda insanın kendi hayatına açılan bir pencere gibi olur; hatta hayatlar farklı olsa bile...
Ve zaman zaman düşünürüm de, bir şeyler öğrenmek istediğim kişilerin aslında benden bir şey öğrenemediklerini hissederim...
İstesen de istemesen de savaş şimdi herkesin hayatının bir parçasıydı! Bazılarını korkutsa bile, bazılarını cesarete getiriyordu; kimileri ise hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdürüyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savaşsız 20 Gün
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
319
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Savaşsız 20 Gün
Savaşsız 20 Gün
Ünlü Sovyet yazarı Konstantin Simonov, ilk kez 1973 Eylül'ünde Moskova'da yayımlanan 'Savaşsız 20 Gün' adlı bu romanında, cepheden cepheye dolaşan, ön hatlara kadar giderek İkinci Dünya Savaşı'nı izleyen savaş muhabiri Lopatin'in notları çerçevesinde insanlığın en büyük belasından, savaştan duyulan korkuyu yansıtır. Savaş bir yandan cephede sürerken öte yandan Lopatin'in bir görevle gittiği ve savaşsız yirmi gün yaşadığı Taşkent'te, daha genellersek bütün cephe gerisinde, siviller kesiminde de sürmektedir. Ortak korku karşısında insanların dayanışması, yepyeni bir anlam kazanmaktadır. Simonov'un bu eserinin ilgiyle karşılanacağına inanıyoruz.

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Funda vural

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0