Adı:
Savunma Saldırıyor
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427227
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De La Stratégie Judiciaire
Çeviri:
Vivet Kanetti
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz? Bunlar yargıçların, savcıların ve sanıkların her davanın eşiğinde kendi kendilerine sormaları gereken sorular.
Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov). Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler davalarını kazanmışlardır.
Davaların, mahkeme salonunun dört duvarı arasında kalmadığı, dünyanın gözleri ve kulakları önünde yer aldığı günümüzde, hem davasını kazanıp hem de kafasını kurtaranların sayısı artmaktadır. "Uygarlık"larının ve ellerinde tuttukları öldürme gücünün verdiği güvenle davranan tuzukurular, Adaletleri'nin geçerliği kalmadığını ve tek söz söyleme hakkının kendilerinde olmadığını anlamalıdırlar artık.
İlk kez 1988 yılında yayımlamıştık Savunma Saldırıyor'u. Güncelliğinden ve öneminden hiçbir şey kaybetmeyen bu kitabı yeni okurlar için yeniden yayımlıyoruz.
112 syf.
·12 günde
Hayatı filmlere konu olabilecek (ki neden hala olmamışsa) bir ceza hukukçusu Jacques Vergès, çoğusu onu Şeytanın avukatı olarak bilir. Ceza davasını bir sanat olarak gören Verges, uyum davaları ve kopuş olarak ikiye ayırdığı davaları anlatıyor bu kitabında ki ceza davalarıyla ilgili yapılmış en iyi tasnifdir bence. Uyum davalarının, tüm davaların temel ihtiyacı olan, kurulu düzene saygıdır. Kurulu düzen ve mevcut kanunlar ve ilgili maddelerden lehine olanları ve hukuki boşlukları lehine kullanarak yaparsın savunmanı. Verges bu davalara örnek olarak meşhur Dreyfus davasını verir. Bu davalar esas olandır, ülkemizde ekseriyet buna rastlarız. Niteliği gereği genel olarak adi suçlamalarda izlenen bir savunma türüdür. Kopuş davaları ise efsanedir, ya hep ya hiç davası, bütün riskler alınır, savunmada kalmaz saldırıya geçersin. Kendini savunmaz davanı fikrini savunursun, suçlayıcıları suçlarsın, genelde siyasi davalarda görülür. Verges bu davalara örnek olarakta Sokrates'in davasını gösterir. Ülkemizden örnek vermek gerekirse en ünlü kopuş davası Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının davasıdır. "duvarda adalet yazıyor ona gülüyorum." sözü kopuş davasını özetler. Abdullah Öcalan'ın davası ise uyum davasıdır. Toplumun duymak istediklerini söyler, mevcut kurulu düzende kendini sıyırmaya çalışır. Günümüzde önemli davalardan olan Fetö davalarında da özellikle uyum davası olarak ortaya çıkıyor, yalnızca Harbiyeli askeri öğrencilerin ve Ahmet Altan'ın davaları kopuş davası olarak sürüyor diyebiliriz. Uyum davasını kazanırsan kelleyi kurtarırsın, kopuş davasını kazanırsan ise ideolojini, davanı kurtarırsın. Tabi ki Verges'in hayatı boyunca kullandığı tarz kopuş davalarıdır. Verges ilk kopuş davalarını Almanyada koministleri savurak yaptı, sonra Cezayir direnişçilerini Fransızlara karşı savundu, daha sonra burdaki müvekkillerinden biriyle evlendi. Filistinli El Fetih grubu İsrail'e karşı davalarında kendisini çağırdığında oraya da gitti fakat Saddam Hüseyini savunması için kızı teklifte bulunduğunda kabul etmedi daha sonra Saddam Hüseyin feci bir şekilde idam edilince onu savunmadığına pişman olduğunu açıkladı. Ceza hukuku dendiğinde ilk akla gelen avukatlardan Verges. Hukukçu olan bilhassa benim gibi ceza davalarıyla daha fazla ilgilenen herkesin muhakkak okuması gereken bir kitap, Savunma Saldırıyor.
112 syf.
·1 günde·7/10
Kitap içerisinde "tercümeden" kaynaklı olduğunu düşündüğüm farklı cümle kuruluşları gördüm, aslında bu beni çok rahatsız etti ama kitap içerisinde "Hukuk, Savunma ve Suç" adına güzel cümleler kurulmuş, iyi tasvirler yapılmış. Genel anlamda kitabı zor bitirdim ancak okuduğuma pişman değilim.
112 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kitabı sadece hukukçuların okuyabileceği aşikar. Ama kitabın kesinlikle türkçe çevirisi çok kötü.Anlatılan hiçbir mevzu kelime ve çeviri hatalarından dolayı tam anlaşılamıyor.Sırf bu yüzden birçok şey öğrenilebilecek bir kitap,tamamiyle boş bir içeriğe dönüşüyor.
112 syf.
·6/10
Okuyucusunu sıkmayan bir kitap.Bununla birlikte kitapta geçen olayları yüzeysel olarak bile olsa, bilmek gerekiyor.Aksi takdirde hiçbir şey anlamıyorsunuz.Ya da okuduklarınız size bir şey katmaz da denebilir.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabın çevirisinden mi yoksa yazarın anlatımından mı bilmem ama kitap, çok anlaşılmıyor. Davaları anlatırken yazarın bahsettiği olaylar ve kişileri bilmeyince de haliyle daha zor oluyor.
112 syf.
·5 günde·8/10
Bir hukukçunun okuması gereken kitaplardan biri. Yazarın yargılama tarihine uyum ve kopuş davaları terimini kazandırmış olması kitabın değerini daha da arttırıyor.Hukukla ilgilenmeyenlere kitap sıkıcı gelebilir onu da söylemeden geçmeyeyim...
Delil eksikliği sanığa yaramalıdır; zira toplumda bir masumun cezalandırılmasına sebep olan hukukî hata, suçlunun beraat etmesinden daha ağır bir potansiyel düzensizlik nedenidir.
Jacques Verges
Sayfa 21 - Metis Yayınları, Çevirmen: Vivet Kanetti
Kopuş olasılığı, yargıçları hep şaşırtır ve birçok avukat kopuş olasılığından kaçınır. Çünkü mahkemeler kuran her toplum, bunu, meşruluğuna saldıranları kendi ölçülerine göre yargılamak için yapar.
Jacques Verges
Sayfa 27 - Metis Yayınları, Çevirmen: Vivet Kanetti
Sanık, her şeye rağmen, mücadele ettiği kamu düzenini yetkisiz ilan edemez. Raskolnikov'un gizli yarasıdır bu. Kutsala saygısızlık etmemek adına geri adım atar, cinayetin boyutundan ötürü değil.
Sokrates siyasi geçmişini hatırlatırken şu tehlikeli dersi çıkartır: "Başıma geleni iyi dinleyin, göreceksiniz, adalet söz konusu oldu mu kimse beni ölümle korkutamaz; öleceğimi bilsem de teslim olmayacağım."
Jacques Verges
Sayfa 49 - Metis Yayınları 5. Baskı 2017
Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihteki varlık nedeniniz? diye soruyordu 1925'te komünist sanık Rakosi, naip Horthy'nin yargıçlarına. Yargıçların, savcıların ve sanıkların her dava eşiğinde kendilerine sormaları gereken sorulardır bunlar.
Homeros'un dediği gibi, ben de meşe ağacının ya da taşın oğlu değilim, insan soyundanım.
Jacques Verges
Sayfa 48 - Metis Yayınları 5. Baskı 2017
Philippe hemen o akşam onları sarayın karşısındaki Cite Adası’nın ucunda, diğer otuz yedi şövalyeyle birlikte yaktırdı. Cesaretleri sarsılmadı. Son çığlıkları şu oldu: ‘’BEDENLER KRALIN, RUHLAR TANRI’NINDIR!’’

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savunma Saldırıyor
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753427227
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De La Stratégie Judiciaire
Çeviri:
Vivet Kanetti
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz? Bunlar yargıçların, savcıların ve sanıkların her davanın eşiğinde kendi kendilerine sormaları gereken sorular.
Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov). Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler davalarını kazanmışlardır.
Davaların, mahkeme salonunun dört duvarı arasında kalmadığı, dünyanın gözleri ve kulakları önünde yer aldığı günümüzde, hem davasını kazanıp hem de kafasını kurtaranların sayısı artmaktadır. "Uygarlık"larının ve ellerinde tuttukları öldürme gücünün verdiği güvenle davranan tuzukurular, Adaletleri'nin geçerliği kalmadığını ve tek söz söyleme hakkının kendilerinde olmadığını anlamalıdırlar artık.
İlk kez 1988 yılında yayımlamıştık Savunma Saldırıyor'u. Güncelliğinden ve öneminden hiçbir şey kaybetmeyen bu kitabı yeni okurlar için yeniden yayımlıyoruz.

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Ruken Güven
  • Beytullah Anıl Çelik
  • HIDIR KIRKICI
  • Mehmet Duygulu
  • Ali Can
  • ALG
  • Blimunda
  • Kahin
  • Şebnem
  • Ferhat Ayhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (4)
9
%12.5 (3)
8
%45.8 (11)
7
%12.5 (3)
6
%8.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%4.2 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları