Adı:
Saygılı Yosma
Baskı tarihi:
Haziran 1961
Sayfa sayısı:
47
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Orhan Veli Kanık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ataç Kitapevi
Saygılı Yosma (Fransızca: La Putain respectueuse), Fransız yazar ve filozof Jean-Paul Sartre'ın 1946 yılında Fransızca olarak kaleme aldığı tiyatro oyunu. İki perde olarak yazılan eser 1930'ların Amerika Birleşik Devletleri'nde geçer. Seçkin bir güneyli ailenin, oğullarını, siyahi bir adamı öldürdüğü için ceza almaktan kurtarmaya çalışmasını anlatmaktadır. Aile, bunu beyaz bir hayat kadını olan Lizzie MacKay'i oğulları yerine masum bir siyahi adamı suçlaması için yalancı şahitlik yapmaya ikna ederek başarmaya çalışır.
İlk kez Kasım 1946'da Paris'te sergilenen Saygılı Yosma, Sartre'ın 1945'te ABD'ye yaptığı ziyaretlerdeki gözlemlerine dayanır. Yazar, 1931 yılında bu ülkede gerçekleşen ve dokuz siyahi adamın iki beyaz hayat kadınına tecavüz etmekle suçlanarak ceza aldıkları Scottsboro davasından ve ziyareti sırasında tanıştığı Richard Wright'ın kitaplarından ilham alarak bu oyunu yazdı. Sartre eserde, ırkçılığı ve Amerikan toplumundaki sınıf sistemini beyaz bir fahişe, ona tecavüz etmekle suçlanan siyahi bir adam ve cinayet işlemiş zengin bir beyaz adamın hikâyesini anlatarak ironik bir şekilde eleştirdi.
Sartre'ın Varoluşçuluk coşkusuyla yazdığı ve Lizzie'nin çevresinde sert erkekler, zorba zenginler ve linççiler varken seçimlerinde ne kadar özgür olduğunu sorguladığı oyun pek çok eleştiri aldı. Yazarın bir Fransız olarak müttefikleri Amerika Birleşik Devletleri'ne bu oyunla ihanet ettiği söylendi. Sartre bu eleştiriye "Ben ABD'ye değil, ırkçılığa karşıyım" diyerek cevap verdi. Kısa bir zaman geçirdiği ülkenin günlük alışkanlıkları hakkında doğru gözlemler yapamadığı da bir diğer eleştiriydi. Ayrıca, Sartre'ın yarattığı siyahi karakterin güçsüz ve çaresiz bir portre çizmesi, haksızlığa karşı mücadele etmek yerine kaçmayı tercih etmesi de liberal ve sol kesimden izleyiciler tarafından hoş karşılanmadı.
Sartre, 1952'de çekilen sinema filmi ile, oyunun Sovyetler Birliği'nde sergilenen uyarlaması için yeni bir son yazdı. Bu yeni sonda Lizzie yalancı şahitlik yapmayı reddederek sınıf ayrımcılığı ve ırkçılıkta bir kırılım noktası ortaya çıkardı. Yazar, değişiklikle ilgili olarak "Biliyorum ki çalışan genç kesimden pek çok insan bu oyunu izledi ve üzücü bir şekilde sonlandığı için hayal kırıklığına uğradı. Hayata asılmak zorunda olan bu kitlenin ihtiyacı olan tek şeyin umut olduğunun farkındayım" yorumunu yaptı. Baş karakterin kahramanca kararı ve oyunun iyimser sonu 1930'ların ABD'sindeki ırkçılık gerçeğini yansıtmadığı için çok eleştirildi.
Sartre'ın az bilenen oyunlarından biri olan Saygılı Yosma ile ilgili olarak André Gide, 15 Mart 1947 tarihli günlüğünde "Sartre'ın Saygılı Yosma'sının bir çeşit başyapıt olduğunu düşünüyorum. Son iki uzun ve sıkıcı romanından hoşlanmamıştım fakat Saygılı Yosma, Duvar'da yazdığı harika hikâyelerden sonra yarattığı en güçlü ve mükemmel metin" yorumunu yaptı.
Amerika'yı ziyaret ettiği dönemde, ziyareti sırasında yaşanan olaylar ışığında bu oyunu kaleme aldığı bilinmektedir. Özellikle, dokuz siyahinin iki beyaz hayat kadınına tecavüz etmesi ve bir beyaz gencin siyahi bir genci öldürmesi üzerine yaşanan çeşitli olaylardır.

Eserin teması ırkçılık, sınıf sistemi ve benzeri tartışmalar üzerinedir.

Ayrıca bahsi geçen tecavüz davasıyla ilgili olarak; Scottsboro davası incelenebilir. Güney bölgesindeki ırkçılığa dair en önemli örneklerden biridir.
ZENCİ : Sokaklar adam kaynıyor. Gençler, yaşlılar ,tanışmasalar bile birbirlerine yanaşıp konuşuyorlar.
LİZZİE : Ne demek bu?
ZENCİ : Bu demektir ki Madam onlar beni yakalayana dek, sokaklarda koşuşup durmaktan başka çarem yok. Birbirini tanımayan beyazlar böyle toplanıp aralarında konuşmaya başlayınca, mutlaka bir zenci ölecek demektir.
Jean-Paul Sartre
Sayfa 2 - Ataç Yayınları, Çeviren: Orhan Veli Kanık
Birbirini tanımayan beyazlar böyle toplanıp aralarında konuşmaya başlayınca, mutlaka bir zenci ölecek demektir.
SENATÖR : Üzülecek ne var ki? Madem ki gerçeği söylediniz.
LIZZIE : Gerçeğin... böyle olmasına üzülüyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saygılı Yosma
Baskı tarihi:
Haziran 1961
Sayfa sayısı:
47
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Orhan Veli Kanık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ataç Kitapevi
Saygılı Yosma (Fransızca: La Putain respectueuse), Fransız yazar ve filozof Jean-Paul Sartre'ın 1946 yılında Fransızca olarak kaleme aldığı tiyatro oyunu. İki perde olarak yazılan eser 1930'ların Amerika Birleşik Devletleri'nde geçer. Seçkin bir güneyli ailenin, oğullarını, siyahi bir adamı öldürdüğü için ceza almaktan kurtarmaya çalışmasını anlatmaktadır. Aile, bunu beyaz bir hayat kadını olan Lizzie MacKay'i oğulları yerine masum bir siyahi adamı suçlaması için yalancı şahitlik yapmaya ikna ederek başarmaya çalışır.
İlk kez Kasım 1946'da Paris'te sergilenen Saygılı Yosma, Sartre'ın 1945'te ABD'ye yaptığı ziyaretlerdeki gözlemlerine dayanır. Yazar, 1931 yılında bu ülkede gerçekleşen ve dokuz siyahi adamın iki beyaz hayat kadınına tecavüz etmekle suçlanarak ceza aldıkları Scottsboro davasından ve ziyareti sırasında tanıştığı Richard Wright'ın kitaplarından ilham alarak bu oyunu yazdı. Sartre eserde, ırkçılığı ve Amerikan toplumundaki sınıf sistemini beyaz bir fahişe, ona tecavüz etmekle suçlanan siyahi bir adam ve cinayet işlemiş zengin bir beyaz adamın hikâyesini anlatarak ironik bir şekilde eleştirdi.
Sartre'ın Varoluşçuluk coşkusuyla yazdığı ve Lizzie'nin çevresinde sert erkekler, zorba zenginler ve linççiler varken seçimlerinde ne kadar özgür olduğunu sorguladığı oyun pek çok eleştiri aldı. Yazarın bir Fransız olarak müttefikleri Amerika Birleşik Devletleri'ne bu oyunla ihanet ettiği söylendi. Sartre bu eleştiriye "Ben ABD'ye değil, ırkçılığa karşıyım" diyerek cevap verdi. Kısa bir zaman geçirdiği ülkenin günlük alışkanlıkları hakkında doğru gözlemler yapamadığı da bir diğer eleştiriydi. Ayrıca, Sartre'ın yarattığı siyahi karakterin güçsüz ve çaresiz bir portre çizmesi, haksızlığa karşı mücadele etmek yerine kaçmayı tercih etmesi de liberal ve sol kesimden izleyiciler tarafından hoş karşılanmadı.
Sartre, 1952'de çekilen sinema filmi ile, oyunun Sovyetler Birliği'nde sergilenen uyarlaması için yeni bir son yazdı. Bu yeni sonda Lizzie yalancı şahitlik yapmayı reddederek sınıf ayrımcılığı ve ırkçılıkta bir kırılım noktası ortaya çıkardı. Yazar, değişiklikle ilgili olarak "Biliyorum ki çalışan genç kesimden pek çok insan bu oyunu izledi ve üzücü bir şekilde sonlandığı için hayal kırıklığına uğradı. Hayata asılmak zorunda olan bu kitlenin ihtiyacı olan tek şeyin umut olduğunun farkındayım" yorumunu yaptı. Baş karakterin kahramanca kararı ve oyunun iyimser sonu 1930'ların ABD'sindeki ırkçılık gerçeğini yansıtmadığı için çok eleştirildi.
Sartre'ın az bilenen oyunlarından biri olan Saygılı Yosma ile ilgili olarak André Gide, 15 Mart 1947 tarihli günlüğünde "Sartre'ın Saygılı Yosma'sının bir çeşit başyapıt olduğunu düşünüyorum. Son iki uzun ve sıkıcı romanından hoşlanmamıştım fakat Saygılı Yosma, Duvar'da yazdığı harika hikâyelerden sonra yarattığı en güçlü ve mükemmel metin" yorumunu yaptı.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • noraloji
  • Sena
  • Fırat Özbey
  • Elif Kimya
  • Y. Yalçın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0