Adı:
Sefaletten Zenginliğe
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752510135
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberte Yayınları
Baskılar:
Sefaletten Zenginliğe
Sefaletten Zenginliğe
Sefaletten Zenginliğe
"Zenginlik yaratılması bütün toplumlar için geçerli çok önemli genel ilkelere dayanır. Bu ilkeler insan davranışının bir sonucu olarak ve fakat insanlar tarafından bilinçli ve amaçlı olarak tasarlanmadan varlık alanına girmiştir. Evrilerek bugüne kadar gelmiş ve hiç kimse tarafından icat edilmemiştir."


Bu, küçük bir kitap için çok iddialı bir tez gibi görünmesinin yanında sosyal hayatının evrimi konusunda liberal tezlerden uzak kalmışlar için de bir o kadar şaşırtıcıdır.

Ama, önce kendi kendinize sonra etraftaki insanlara bir sorun: İnsanlar açlığı mı yoksa tokluğu mu, zenginliği mi yoksa fakirliği mi tercih ederler? Bütün insanların tokluk ve zenginliği açlık ve yoksulluğa tercih etmesine rağmen neden bazı toplumlar müthiş zengin ve bazıları akıl almayacak kadar fakir? Zenginliğin sihirli ve ancak çok az sayıda insanın keşfine açık bir yolu mu var? Yoksa zenginlik belirli değer ve kurumlarla ilgili ve bu değer ve bu kurumlar tüm insanlığın ortak malı mı? Sefaletten zenginliğe medeniyetimizin, refahın ve barışın büyük, fakat basit; sabır ve itina gerektiren, fakat her toplumun takip edebileceği yolunu laf kalabalığı, demagoji ve slogan çığırtkanlığı yapmadan açıklıyor.Yediden yetmişe... Herkes için.
141 syf.
Sefaletten Zenginliğe kitabı 3 bölümden oluşmaktadır.Bu bölümler sırasıyla İlkelerin Keşfi, İlkelerin Uygulanması ve İlkelerin Muhafazasıdır.Kitaba bölüm bölüm bakmamız gerekirse İlk bölümde para sistemlerine,insanların mutluluk amaçlarının ne olduğuna,özel mülkiyete ve devlet kurumlarının nasıl oluştuğuna dair bilgiler verilmiş.İkinci bölümde ilk bölümdeki kurumların ve hakların nasıl uygulanması gerektiği anlatılmış.Bu hakların ve uygulamaların hangi ekonomik sistemde ve ideolojide daha rahat yeşerebileceği üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölüme geldiğimizde ise genelde demokrasi kurumu üzerinde durulmuş.Lakin ne tarz bir demokrasinin olması gerektiği ile ilgili bir sorgulama noktasında buluyorsunuz kendinizi.
Şahsi fikirlerime gelirsek ilk bölüm tarihsel olay ve olgulardan yola çıkılarak kaleme alınmış.Misal değişim ekonomisi ve para ekonomisinin oluşum ve geçiş süreci gibi.
İkinci bölümde ise Klasik İktisat Teorisi veya diğer adıyla Serbest Piyasa Ekonomisi anlatılmış ve olaylar bunun üzerine inşa edilmeye çalışılmış.Beni en rahatsız eden noktası herşeyin çözümü olarak Serbest Piyasa Ekonomisinin gösterilmiş olması oldu.Hatta yazar daha ileriye giderek "Sosyal Devlet" kavramına karşı çıkmış bunun piyasaya para arzını artırmaktan başka bir işe yaramayacağını ifade etmiş.Peki bu boşluğu neyle doldurabiliriz noktasında yardımlaşmanın "Cemaat ( topluluk) " eksenine kaydırmış.Önceden cemaatların yaptığını bunun hem ekonomiye zarar vermediğini hem de insan ilişkilerini geliştirdiğini vurgulamış.Bu arada yazar parayı da oy ile eş tutmakta ve insanoğlunun istediği şirkete para yoluyla bir nevi oy attığını ve güç kazandırdığını söylüyor.
Üçüncü ve son bölüme geldiğimizde ise yazarın olması gereken demokrasi modeliyle karşılaşıyoruz.Yazarın öngördüğü demokrasi modeli çok partili demokrasi ve sistemde nisbi temsil temilli olan bir anayasa ve haklar bildirgesine sahip iki meclisli bir oluşum.Bunun yanında anayasa mahkemesi ve bağmsız yargıçların olması gerektiğini ifade etmiş.Son olarakta polikacıların kanunları kendi lehlerinde kullanmaması için referandum ( halk tabanlı olandır halkın % 10 luk sir seçmenin imza toplaması üzerine kastedilen kanunun referandum yoluyla halka sunulmasıdır)
Kitapla kalın...
Piyasa ekonomisi muhtemelen ulaşabileceğimiz en iyi demokrasidir. Bu demokrasi, bütün insanlara, harcamaları yoluyla, istedikleri şey için oy verme imkanı sağlar. Bu demokraside çocuklar dahi oy kullanabilir.
Fiyat sistemi gibi, lisan da insan davranışının mahsulü olarak gelişmiş, fakat insan tasarımıyla ortaya çıkmamıştır.

Hiçbir zaman belli bir lisanı konuşan insanlar, oturup, kelimelerin manasını veya gramer kurallarını imal etmeye koyulmamıştır. Lisanlar çok yavaş bir şekilde, uzun zaman içinde ve yalnızca pek çok insanın belirli sesleri hususi bir şekilde kullanması sayesinde gelişmiştir.
Diğerleri, ev inşasında, alet ve ayakkabı yapımında uzmanlaştı. İnsanlar artık en iyi yapabildikleri şeyde yoğunlaşmaya muktedirdi. İktisatçılar buna "iş bölümü" derler. Ama, gerçekte bunu, "bilginin bölüşümü" olarak adlandırmak daha doğrudur. Çünkü, olayların böyle gelişmesi, bireylere ve ailelere, farklı şeyler hakkında özel bilgiler elde etme imkanı sağlamıştır.
Rekabet, insanların ihtiyaçlarını, bu ihtiyaçların en iyi nasıl temin edileceğini ve en önemlisi kimler tarafından tatmin edileceğini keşfetme yoludur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sefaletten Zenginliğe
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
141
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752510135
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberte Yayınları
Baskılar:
Sefaletten Zenginliğe
Sefaletten Zenginliğe
Sefaletten Zenginliğe
"Zenginlik yaratılması bütün toplumlar için geçerli çok önemli genel ilkelere dayanır. Bu ilkeler insan davranışının bir sonucu olarak ve fakat insanlar tarafından bilinçli ve amaçlı olarak tasarlanmadan varlık alanına girmiştir. Evrilerek bugüne kadar gelmiş ve hiç kimse tarafından icat edilmemiştir."


Bu, küçük bir kitap için çok iddialı bir tez gibi görünmesinin yanında sosyal hayatının evrimi konusunda liberal tezlerden uzak kalmışlar için de bir o kadar şaşırtıcıdır.

Ama, önce kendi kendinize sonra etraftaki insanlara bir sorun: İnsanlar açlığı mı yoksa tokluğu mu, zenginliği mi yoksa fakirliği mi tercih ederler? Bütün insanların tokluk ve zenginliği açlık ve yoksulluğa tercih etmesine rağmen neden bazı toplumlar müthiş zengin ve bazıları akıl almayacak kadar fakir? Zenginliğin sihirli ve ancak çok az sayıda insanın keşfine açık bir yolu mu var? Yoksa zenginlik belirli değer ve kurumlarla ilgili ve bu değer ve bu kurumlar tüm insanlığın ortak malı mı? Sefaletten zenginliğe medeniyetimizin, refahın ve barışın büyük, fakat basit; sabır ve itina gerektiren, fakat her toplumun takip edebileceği yolunu laf kalabalığı, demagoji ve slogan çığırtkanlığı yapmadan açıklıyor.Yediden yetmişe... Herkes için.

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Nazlı Pekdemir
  • OBSR
  • meltem şen
  • ocean cr
  • Kağan Aygün
  • Gökçen
  • bhmflzf

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%0
8
%18.2 (2)
7
%9.1 (1)
6
%9.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0