Şehrin SancısıMesud Topal

·
Okunma
·
Beğeni
·
898
Gösterim
Adı:
Şehrin Sancısı
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110866
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Gece tehlikelidir, gece sokakları mesken edinenler ise daha da tehlikelidir. Yanınızdan geçen insandan korkarsınız. Ya sarhoşsa, ya haplanmışsa, ya katilse diye geçirirsiniz içinizden. Ama gündüz öyle değil! Gündüz sokakta yürürken başına hiçbir şey gelmeyeceğini düşünür insan. Bence bu büyük bir yanılgı! Manyağın biri elinde tuttuğu bıçakla onlarca insanın içinde boğazınızı kesip öldürebilir sizi mesela. Ya da karşınızdan size doğru gelen çok güzel bir kadın çantasından çıkardığı silahı kafanıza doğrultup tetiği çekebilir. Gündüz geceden daha güvenli değil. Bu şehirde sokaklar her zaman tehlikelidir...

Ya aldatılmışsam?
Yok lan olur mu öyle şey?
Olmaz deme, herkes herkesi aldatır...
Saçma sapan düşünme, biri çocukluk arkadaşım biri beni seven kız.
Salaksın sen, biraz mantıklı ol. Kimseye güvenme!...
Hayır hayır, ikisine de güveniyorum.
Güvenmek mi? Hep en sevdiklerin aldatmadı mı seni? En sevdiğin insanlar tarafından ihanete uğramadın mı? Zaten bir insana annesi ihanet ediyorsa herkes ihanet eder...

“Şehrin Sancısı” kalabalıkların içerisine sıkışmış, çevresiyle, sistemle, insanlarla ve en çok da kendisiyle anlaşamayan, hayata başkaldırmış uyumsuz insanların romanı...
Kaybedenlerin, ayakta durmaya çalışanların romanı. Ben çok sevdim. Modern Tutunamayanlar ve Aylak Adam hikayesi. Okuyun mutlaka. Karakter tahlilleri, istanbulu anlatması, zaten karakterin adı Şehir. Hem kendi içindeki Şehir ile Hem de dışında ki Şehir ile çatışıyor sürekli. Kalabalıklar içerisine sıkışan yalnız, uyumsuz insanları kitabı. Çok seveceksiniz.
#Kitapyorumu
#MesudTopal
#ŞehrinSancısı

Bitti...
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve ilk okumaya başladığım zaman anlatım dilinde argo kelimelerin fazlaca yeralması bana çok rahatsız edici gelmişti. Fakat okudukça ve kitabın başkarakteri olan şehri tanıdıkça ona en uygun dilin bu olduğunu farkettim.
Kitap İstanbul Balat'da büyümüş, küçük yaşta annesi tarafından terkedilmiş, babasının ilgisizliği nedeniyle sokaklarda mahalle kültürü ile yetişmiş, çocukluk döneminde komşu kızı Aysel'e aşık olarak imkansız ve saplantılı bir aşk ile günlerini geçiren Şehir adlı bir gencin hayatını anlatıyor. Önce annesinin terketmesi sonra da saplantılı aşkı Aysel yüzünden insanlara ve kadınlara güvenini yitirmiş olan şehrin yaşadığı iç çatışması, çaresizliği, kaybedişi ve ayakta durmaya çalışması güzel işlenmiş. Ayrıca İstanbul öyle güzel anlatılmış ki Şehir ile birlikte İstanbul sokaklarını bende adım adım dolaştım... okurken yaşadım...
Şehrin içinde kaybolmuş bir ŞEHİR hikayesi...
Yazarın karakter analizleri çok iyi tavsiye ederim...

Kitaptan Alıntılar
Kalabalık sokaklarda yürüyordum. Sonra yalnızlığı keşfettim. Sanki koca şehirde tek başımaydım...
Şu hayatta yaşam mücadelesinden daha zor bir şey varsa o da kafa karışıklığıdır. Kafa karışıklığı berbat bir şey...
Kendi, kendini kurtarmayanı hiç kimse kurtaramaz...
Güzel, çirkin, kötü, iyi aklımıza gelebilecek her ne halt varsa hepsinin yaşadığı ve yaşatıldığı bir beton mezarlığı İstanbul...
"Hayatı ne kadar da hızlı yaşıyoruz" diye geçirdim içimden. Kimsenin durup.soluklanmaya fırsatı yok. Çevremizde olup bitenlere o kadar yabancıyız ki, körleşmiş halde hayatın ritmine ayak uydurmaya çalışıyoruz...
Etrafınıza bir bakın ! Binalar, arabalar, trenler, yaşamımıza dair ne varsa hepsi insanın elinden çıkan bir başyapıt. Bir yandan böyle güzel şeyler yapıp diğer yandan da nasıl berbat bir acımasızlık ve körlükle dünyayı kirletebiliyoruz... ?
Koskoca bir ömür çalışıp çabalıyoruz. Güzel bir ev, iyi bir araba, beş para etmeyen ama markası yüzünden fahiş fiyatlara satılan gösterişli kıyafetler... Janjanlı ve ahmakça bir hayat.! Sence mutlu ve huzurlu bir yaşam için bütün bunlar kafi mi?
"Çocukken insanın en büyük sorunu zamanı nasıl geçireceğini bilmemesidir..."
Toplumun huzuru ailenin huzurlu olmasından geçer...
Kadın hayat taşıyandır, kadın yeni bir dünya kurandir, kadın erkeği ayakta tutandır, kadın doğurandır!
Önce tabiatı mahvettik! Sonra Çevremizi! Ve şimdide mahvedecek bir şey kalmadığı için birbirimizi mahvetmeye koyulduk!
Acımasızsın insanoğlu...

Teşekkürler
Kitapla Kalın
Konuşma dili ancak bir kitaba bu kadar yakışırdı.Samimiyeti ve gerçekçiliği ile yıllarca sıkılmadan muhabbet ettiğim eski arkadaşıma rastlamış gibiydim.Son sayfalarına geldikçe gerilimini derinden hissettiğim bu öykünün bitmesine gerçekten üzüldüm...
Muhtemelen okunması gereken birçok kitabı okumadan bir gün ölüp gideceğim bu hayattan . Ne acı, bu düşünce bazen beni mahvediyor. Çaresiz yaşlı bir adam yorgunluğu çöküyor o an üzerime.
Sevecekseniz kitap sevin,kedi sevin,köpek sevin,at sevin. Mamafih insan sevmeyin azizim.Yıpratırlar,yorarlar,yıldırırlar.
"Ah sizin şu boktan, ucuz, vasat, değersiz, kokuşmuş ilişkileriniz... Sonu da beni öldürecek"
Daha fazla paranın daha fazla mutluluk getireceğine inanıyorlar. Oysa parası olduğu halde mutluluğu bir türlü yakalayamamış o kadar çok insan tanıdım ki, anlatsam masal olur... Her biri mutluluğu teğet geçmiş, savurgan yaşamlarının içinde kaybolup gitmiş zenginler...
Şu hayatta yaşam mücadelesinden daha zor bir şey varsa o da kafa karışıklığıdır. Kafa karışıklığı berbat bir şey...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şehrin Sancısı
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053110866
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Gece tehlikelidir, gece sokakları mesken edinenler ise daha da tehlikelidir. Yanınızdan geçen insandan korkarsınız. Ya sarhoşsa, ya haplanmışsa, ya katilse diye geçirirsiniz içinizden. Ama gündüz öyle değil! Gündüz sokakta yürürken başına hiçbir şey gelmeyeceğini düşünür insan. Bence bu büyük bir yanılgı! Manyağın biri elinde tuttuğu bıçakla onlarca insanın içinde boğazınızı kesip öldürebilir sizi mesela. Ya da karşınızdan size doğru gelen çok güzel bir kadın çantasından çıkardığı silahı kafanıza doğrultup tetiği çekebilir. Gündüz geceden daha güvenli değil. Bu şehirde sokaklar her zaman tehlikelidir...

Ya aldatılmışsam?
Yok lan olur mu öyle şey?
Olmaz deme, herkes herkesi aldatır...
Saçma sapan düşünme, biri çocukluk arkadaşım biri beni seven kız.
Salaksın sen, biraz mantıklı ol. Kimseye güvenme!...
Hayır hayır, ikisine de güveniyorum.
Güvenmek mi? Hep en sevdiklerin aldatmadı mı seni? En sevdiğin insanlar tarafından ihanete uğramadın mı? Zaten bir insana annesi ihanet ediyorsa herkes ihanet eder...

“Şehrin Sancısı” kalabalıkların içerisine sıkışmış, çevresiyle, sistemle, insanlarla ve en çok da kendisiyle anlaşamayan, hayata başkaldırmış uyumsuz insanların romanı...

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Furkan DOGUT
  • Emre As
  • pluto*
  • BÜŞRA USTA
  • Sedoş
  • Ebru Güven
  • Cortez
  • Melike
  • Eda CELİK
  • ahmet yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%12.5 (1)
8
%25 (2)
7
%37.5 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0