Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?

·
Okunma
·
Beğeni
·
543
Gösterim
Adı:
Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056153037
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Coşkun Matbaacılık
On gün geçti geçmedi Hakim meslektaşları onu ziyarete geldi. Dehak konuklarını ağırlarken içlerinden biri, yeni hâkimin beraberinde getirdiği dava dosyalarına bakmak istedi. Ve bunu Dehak’la paylaştı.
“-Rahatınıza bakın dostum. İstediğiniz gibi inceleyebilirsiniz. Sorunuz olursa memnuniyetle yanıtlarım.’’ Hâkim, dosyaları incelerken gözü “Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?” yazılı başlığa takıldı. İlginç bir başlıktı: “Hiç böyle dava başlığımı olur?’’ diye düşündü. Merakını yenemeyip hemen dosyayı aldı, açtı. Dosyanın içine yalnızca küçük bir not iliştirilmişti: “Olaylar Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuştu...” Hepsi bir dipnottan ibaretti. Bir dava dosyasında başka bir açıklama bulunmamasına oldukça şaşırmıştı!
Dosyayı alıp Dehak’a sordu:
“Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuşan olay nedir?’’ Arkadaşlarıyla beraber bayağı merak etmişlerdi. Bu Sekiz’in Dokuz’unu?
-“Yargılamayla mı ilgili” diye hep bir ağızdan sordular. Dehak:
İnsanların bilgiyi algılama şekilleri parmak izlerine benzer. Ekinin aslı tohumdur, tanedir. Samanın çöpüyse, değersizdir. Tıpkı yeryüzündeki insanların fiziksel görüntüsü gibi.
Bu davanın hâkimi bendim.
Hep birlikte Dehak’a bakıyorlardı. İçlerindeki merak ateş almıştı. Dehak, hissetmiş gibi devam etti: “Yükü ağır bir hikâye, dinlemeye hazır mısınız?” Gelenler vücutlarını öne doğru uzattılar.
Ve zamanın perdesi yırtıldı.
102 syf.
·10/10
* Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın? *Kaan Metin Çelik

On gün geçti geçmedi Hakim meslektaşları onu ziyarete geldi. Dehak konuklarını ağırlarken içlerinden biri, yeni hâkimin beraberinde getirdiği dava dosyalarına bakmak istedi. Ve bunu Dehak’la paylaştı.
“-Rahatınıza bakın dostum. İstediğiniz gibi inceleyebilirsiniz. Sorunuz olursa memnuniyetle yanıtlarım.’’ Hâkim, dosyaları incelerken gözü “Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?” yazılı başlığa takıldı. İlginç bir başlıktı: “Hiç böyle dava başlığımı olur?’’ diye düşündü. Merakını yenemeyip hemen dosyayı aldı, açtı. Dosyanın içine yalnızca küçük bir not iliştirilmişti: “Olaylar Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuştu...” Hepsi bir dipnottan ibaretti. Bir dava dosyasında başka bir açıklama bulunmamasına oldukça şaşırmıştı!
Dosyayı alıp Dehak’a sordu:
“Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuşan olay nedir?’’ Arkadaşlarıyla beraber bayağı merak etmişlerdi. Bu Sekiz’in Dokuz’unu?
-“Yargılamayla mı ilgili” diye hep bir ağızdan sordular. Dehak:
İnsanların bilgiyi algılama şekilleri parmak izlerine benzer. Ekinin aslı tohumdur, tanedir. Samanın çöpüyse, değersizdir. Tıpkı yeryüzündeki insanların fiziksel görüntüsü gibi.
Bu davanın hâkimi bendim.
Hep birlikte Dehak’a bakıyorlardı. İçlerindeki merak ateş almıştı. Dehak, hissetmiş gibi devam etti: “Yükü ağır bir hikâye, dinlemeye hazır mısınız?” Gelenler vücutlarını öne doğru uzattılar.
Ve zamanın perdesi yırtıldı.
KİTAP YORUMUM
Kitabı okurken çok fazla öğretiler ile bana döndüğünü söylemeliyim.
Dehak eğer büyük günahlarından dönebildiyse herkes dönebilir. Yeter ki hatalarının insan farkına varabilsin.
Şiyan ile en yakın dostu ekmeğini sonuna kadar paylaştığı aynı evi paylaştığı can dostu Deur bir gün nefsine yenik düşüp anlaşmazlığa düştülerse de yaptıkları büyük günah ise onlara aslında tecrübe , insanlık olarak döndü.
İnsanların son hallerini görmeleri, mezardaki sonradan oluşan hallerini görmeleri onların doğru yolu bulmalarına neden oldu. Hakim Dehak bile onların bu tecrübelerini kaile alarak doğru yolu buldu ve adalet dağıtmaya başladı. O adalet dağıttıkça yaşadıkları kasaba güzelleşti.
iyilik böyle bir şeydir. Bizler iyilik yapmaya başladığımız da bize de Yaradan iyilik yapacak sorunlarımızı çözecek yardımcılar gönderir. Aslında bizler insan kılığında gelen bu kişilere insan deriz ama, asıl gerçek olan ise şudur ki Rabbimin bizlere hediye olarak gönderdiği kullarıdır onlar. Görevlerini yapmak için hayatımıza girmişlerdir. Bazıları da bize kötülük yaparlar. Yine onlara da kızmamalıyız. çünkü Yaradan onları da yine bizim ruhumuzun olgunlaşması için göndermiştir. Olaylara bakış açımızı değiştirmek bizlere gelecek yolumuzu belirlememiz de yön verir. Gerçek aşka düşen de Deur, Şiyan, Keyti, Riyat son anlarına kadar onurluca mücadele ederken Esme de durum tam tersi oldu. Nefsinin kurbanı olan Esme hatalarının bedelini çok acı bir şekilde ödedi.
Her zaman merak ederiz ölümsüzlük diye bir şey olsa acaba ne yapardık diye. İşte bunun cevabını da yine bu kitapta bulacaksınız. Her yakını öldüğün de ölmek için yalvaran bilgeyi deli sanan kasaba halkı gerçeği bilse eminim çok şaşırırdı. oysa o sadece kanını verdiği, vermek zorunda kaldığı Deur'a anlattı. ecele sevgiyle koşan bilge Deur'a yaşayacaklarını anlatarak kayboldu.
Kitapta büyük acılar yaşanmasına rağmen insanların doğruluk adına adım attıklarında neler kazandıklarını, kötülük adına adım attıklarında ise yine neler kaybettiklerine şahit olacaksınız. Kitap seriymiş. Tadına doyamadığım bu eserin devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
Helen ve Şiyan'ın hazin gibi görünen sonu ise bizlere aslında yine gerçek aşkın mucizesini anlatıyor. inanan insanlar bilirler ki öldükten sonra da sevdiklerimiz ile beraber olacağız. Gerçek bir duygu varsa ortada hiç kimse o ilişkiyi bozamaz. Bu da en önemli öğretiydi bana göre.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
184 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
.
.
.
Bir çok dinin inanışın var olduğu...
Zenginlerin fakirleri ezdiği. ..
Adalet bekçileri olan Hakimlerin dahi zenginleri destekleyip haklıyı yok saydığı bir şehir Varat Kasabası ...
.
Iki kafadar Candan öte dost Deur ve Şiyar. ..
Günü birlik karın tokluğuna çalışıp geçiniyorlar..
Koyunları otlatıyor, odunları kesiyor kim nereye çağırırsa o işi yapıyorlar. Birde evleri mezarlığa yakın olduğu için ölenlerin yakınları mezarları kazdırıyorlar..
.
Bu iki arkadaş sevdaya düşerler ama ne sevda...
Biri evlilik yolunda salgın hastalığa yenik düşer..
Diğeri zengin-fakir ayrımcılığına yenilir...
.
Gün gelir fikir ayrılığına düşüp mahkemelik olurlar.
Davanın sebebi çok basittir.
Ama sonucu sanki herkesi yola getirir.
Sekiz'in dokuz'u gibi ola mısın? ile...
Hakim Dehak kasabanın gerçekten adalet bekçisi olur..
.
Eeeee boşuna denmiyor; Bir musibet bin nasihattan iyidir diye...
.
Altını çizdiğim düşündüren unuttuğumuz o kadar güzel cümleler var ki .. Bir kaç tane de onlar dan serpiştireyim..
Kaleminize sağlık Kaan Metin CELIK
.
Aşılmaz zannedilen dağların kenarında yollar var. Geçilmez zannedilen denizlerin üstünde sallar yüzer. Dünya ile ahiret iki ortak kadındır birini razi ettin mi, öbürü kızar. Hayatta her insanın muhakkak eksik yanları vardır. Kendi eksiklerini tamamlamadan başkalarının yanlışlarını konuşan insan hayatı boyunca mutlu olamayan insanlardır.

Hayat üç köşeli diken gibidir, nasıl yaşarsan yaşa yine de bir tarafı batar sana, ondan kurtulmanın imkânı yoktur.

Dil bedenin dümeni aynı zamanda kaptanıdır. Doğru kullanırsa yürütür, yanlış söylenirse insanı küçültür.

Her beşik içindekine sorar nereden geldin ve her kefen sahibine sorar nereye gidiyorsun? diye...
.
.
.
#SekizinDokuzuGibiOlaMısın?
#KaanMetinÇelik
#TBMMKütüphanesi
#DeurKeyti
#ŞiyarRiyat
#DehakHelen
#Corcu
#Veli
#Adalet
#HümeyranınKütüphanesi
102 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
#SekizinDokuzuOlamısın

Kitapta ilk dikkatimi çeken şey kitabın ismi olmuştu. İsminden dolayı bende merak uyandırdığını söyleyebilirim.
Adalet temalı anlatımda dostluk ve arkadaşlık kavramları bir bütün olarak ele alınmıştı. Okurken olayları ve kurgunun içerisine katılan kısa hikayeleri çok beğendim.

Yükü ağır bir hikayeydi Dehak’ın adaletini sağladığı. İki dost Şiyar ve Deur fikir ayrılığına düşmüştür. Ve mahkemelik olurlar. Hakim Dehak öyle bir karar verir ki.

Başlarına gelen bu olay iki dosta bir nevi nasihat olur.

Yazarımızın kalemine yüreğine sağlık.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056153037
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Coşkun Matbaacılık
On gün geçti geçmedi Hakim meslektaşları onu ziyarete geldi. Dehak konuklarını ağırlarken içlerinden biri, yeni hâkimin beraberinde getirdiği dava dosyalarına bakmak istedi. Ve bunu Dehak’la paylaştı.
“-Rahatınıza bakın dostum. İstediğiniz gibi inceleyebilirsiniz. Sorunuz olursa memnuniyetle yanıtlarım.’’ Hâkim, dosyaları incelerken gözü “Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?” yazılı başlığa takıldı. İlginç bir başlıktı: “Hiç böyle dava başlığımı olur?’’ diye düşündü. Merakını yenemeyip hemen dosyayı aldı, açtı. Dosyanın içine yalnızca küçük bir not iliştirilmişti: “Olaylar Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuştu...” Hepsi bir dipnottan ibaretti. Bir dava dosyasında başka bir açıklama bulunmamasına oldukça şaşırmıştı!
Dosyayı alıp Dehak’a sordu:
“Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuşan olay nedir?’’ Arkadaşlarıyla beraber bayağı merak etmişlerdi. Bu Sekiz’in Dokuz’unu?
-“Yargılamayla mı ilgili” diye hep bir ağızdan sordular. Dehak:
İnsanların bilgiyi algılama şekilleri parmak izlerine benzer. Ekinin aslı tohumdur, tanedir. Samanın çöpüyse, değersizdir. Tıpkı yeryüzündeki insanların fiziksel görüntüsü gibi.
Bu davanın hâkimi bendim.
Hep birlikte Dehak’a bakıyorlardı. İçlerindeki merak ateş almıştı. Dehak, hissetmiş gibi devam etti: “Yükü ağır bir hikâye, dinlemeye hazır mısınız?” Gelenler vücutlarını öne doğru uzattılar.
Ve zamanın perdesi yırtıldı.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Mustafa sincar
  • Duygu Songül Kahraman
  • Fatih Elmas
  • Esma
  • eskidost
  • Yanlız KURT
  • Pınar Elife Doğan
  • Gülseven Çakır
  • Çiğdem kutucu
  • Gurbets Bibliothek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (3)
9
%0
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%20 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0