Seksen Günde Dünya Gezisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
26281
Gösterim
Adı:
Seksen Günde Dünya Gezisi
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329817
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le tour du monde en quatrevingts jours
Çeviri:
Bertan Onaran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.

Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yine son derece keyifli su gibi akıp giden bir hikayeydi pek beğendim kısacık bir zaman diliminde dünyayı gezdim Verne'nin tabiatıdır gezdirmek heyecanlar ve bolca serüvenler yaşatmak kendi adıma yine pek beğendim takdir olunur ki tavsiyemdir. :))
378 syf.
·2 günde·7/10
Okuduğum diğer birçok macera romanından ayrı bir konu içeren 80 Günde Devri Alem (80 Days Araound the World) kitabı günümüzde klasiklerin arasında yer bulmuş bir kitap. 19.yy'ın teknolojisini içeren kitapta baş karakterimiz eksantrik yaşlı bir adam olan Phileas Fogg, 20,000 sterlinlik bir bahis kazanmak için 80 gün içinde dünyayı dolaşmayı deniyor. Yaptığı önsezilerle Sherlock Holmes'u andırırken kitabın ilerleyen bölümlerinde banka soyguncusu damgası yiyen bir gezgin olarak karşımıza çıkıyor. 19.yy'da Amerika ile yarışacak derecede güçlü olan Britanya'nın sömürgeleştirdiği bazı ülkelerde geçen seyahat gözden kaçmazken karakterimiz Osmanlı zamanında ki İstanbul'a da uğruyor ve sonunda banka soyguncu damgası, hırsız yakalandığı için üstünden atılıyor ve evlilik karşıtı olmasına rağmen Hindistan'da kurtardığı kadınla evleniyor.
290 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Kitabı birçoğumuz az çok biliyordur. Kitabı okumayanların da filmini seyrettiğini düşünüyorum.

Kitabı okuduktan sonra filmini seyrettim. Filmde sadece karakter isimleri ve ana kurgu kitapla aynı, Kitaptaki bir çok olaya filmde yer verilmemiş. Türklere, Osmanlıya hakaret saydığım bir sahnede mevcut.
Tüm bunlardan sonra kitabına sadık kalmayan bir filmin nasıl sonuç aldığını merak ederek küçük bir araştırma yaptım, sonucunda ise
-Tarihin en zarara uğramış filmi.
bilgisine ulaştım.

Kitabı çok beğendim, yararlı bilgilerle dolu özellikle coğrafya.. Tam metin okumanızı tavsiye ederim...
120 syf.
·Puan vermedi
İngiliz centilmen Phileas Fogg, üye olduğu kulüpteki arkadaşlarıyla seksen günde dünyanın etrafını dolaşacağına dair iddiaya girer. Uşağı Passepartout’yu yanına alıp hiç vakit kaybetmeden yola çıkar. Bahsi kazanabilmesi için 21 Aralık 1872 Cumartesi günü kulüpte olması gerekmektedir.
İngiltere Bankası’nı soyan gözü pek bir hırsız olduğu sanılan Phileas Fogg, tüm yolculuk boyunca, onu bir türlü tutuklayamayan polis müfettişi Fix tarafından takip edilecektir.
Çeşit çeşit ülke ve kültür, nefes kesen maceralar, sayısız engel, zamana karşı büyük bir mücadele…
264 syf.
·4 günde·Beğendi
“Evde kal”arak dünyayı gezdiğim “Seksen Günde Dünya Gezisi” tam bir yolculuk kitabı bana göre. Gerçi sadece bu kitap değil, bütün kitaplar bize farklı dünyaları tanıtıyor. Ufkumuzu genişletip, farklı yolculuklara çıkarıyor bizi.

Evet, seksen günde Londralı bir asilzade olarak tanıtabileceğim Phileas Fogg’la, onun Fransız uşağı Passepartout’un sürükleyici dünya turunun anlatıldığı bir kitaptı Jules Verne’nin bu kitabı. Ara ara güldüren, şaşırtan; nadiren üzen ve kendisini büyük bir şevkle okutan bir kitaptı. Passepartout’un sempatikliğiyle efendisi Bay Fogg’un soğukkanlı ciddiyeti, içinizi ısıtacak detaylarla birleştirilmiş. Bir gezi rehberi olarak da nitelendirebileceğim bu kitap, coğrafi bilgilerle de okuyucuya genel kültür bilgileri veriyor.

İnsan ve ülke trafiğinin oldukça yoğun olduğu bu kitapta, her karakterin katkısı var elbette. Hatta Passepartout ile Bay Fogg’un samimiyetindeki ilerlemede bu insanların etkisi oldukça yüksek.

Güzel maceraların ve güzel bir dostluğun anlatıldığı bu kitabı herkese tavsiye ederim.
.
.
.
Bu kitap neden okunmalı: Soğukkanlılık ve plan programla her zorluğun üstesinden gelineceği anlatılıyor.
152 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Küçükken ismini çok duyduğum ama hiçbir zaman okumak nasip olmayan bir kitaptı. Takı bugüne kadar. Bir iddia üzerine seksen günde dünya turu yapan Phileas Fogg ve hizmetlisi Paspartunun başından geçenler anlatılmaktadır. Keyifle okuduğum küçük hikayeydi.
272 syf.
·4 günde·7/10
Lan Pasaport hem geziyi mahfettin, hem en sevdiğim karakter oldun hemde son dakika golü attın. Kitap içinde diğer karakterlere nazaran Pasaport sönük kalmıyordu. Hani Fix olsun Fogg olsun, çok içselleştirmemiştim. Hatta işin ilginci Fix'i Fogg ve Avea(ismini yazamıyorum tıpkı pasaport gibi) daha detaylı buldum. Kitap içerik olarak güzeldi. Otobüs yolcuğunda baya yarısını okudum. Verne'yi severim hep bir alt mesaj vermeyi de eksik etmez. Bu kitabında da bolca veriyordu. H.G Wells onun hakkında o daha gerçekçi yazar ve geleceğin mantıklı olanı şeyleri hayal ederdi. Cidden bu kitapta olağan üstülük pek az olsa da yine çok güzel bir hayal dünyasındaydık. TEk sıkıntımız Verne Reisin daha önce Aya yolculuktu sanırım o kitapta yaptığının aynı hatayı yapması. Tıpkı Zweig Satrançta yaptığının aynısı. İkisi de Hz Muhammed (sav) tabutunun yerle gök arasında bir yerde olduğuna dair aşağılamalarda bulunmaya çalışıyor. Sırf laf atmak kötülemek pirim kazanmak için bu yüzden 8 üzerinden olan 1 puan kırdım. Çünkü kusura bakma babamın oğlu olsan bu yaptığın karalama çalışmasını unutmam. Biz müslümanlar olarak okurken yazarın geçmeye çalıştığı dalgayı yazarla geçiyoruz.(sayfasını unuttum bakamıyorum da kitabımın başına ufak bir sorun geldi kusura bakmayın)
378 syf.
·Beğendi·9/10
Okumakta geciktiğim bir kitap. Kütüphanede gözüme çarpmasa heralde daha da okumazdım. Bunca zamandır kitap okurum, bu kitabın yazarını bile bilmedğimi yeni fark ettim. Don Quijote'de de aynısı olmuştu. 80 günde dünyayı gezen bir adamın romanı var biliyorum, ama o kadar. Adam değirmenlerle savaşıyor, bu kadar. Kabul ediyorum ve bu kütlükten kurtulabilmeyi umut ediyorum. Okuya okuya yontacağım işte.
...
Phileas Fogg, Londra'da yaşayan insanların hakkında bildiği tek şey dakikliği olan, genç ve zengin bir adam. Durduk yere girilen bir iddia ile yola çıkıveriyor, hem de tek hayali artık sakın yaşamak olan, yeni işe alınan uşağı Passepartout ile birlikte. Kitap bu yolculuk süresince yaşanan serüvenleri anlatıyor.
Zaman zaman çok şaşırdığım oldu. Anlatım sürükleyici, dünden bugüne bitiverdi.

Güzeldi, tavsiyemdir.
112 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba En büyük servet itibardır...
ben bu kitabı çok sevdim,
gerçekten bu kitap benim için olağan üstü bir tecrübeydi iyi ki okudum ve pişman değilim keşke bu kitap daha uzun olsaydı da bu heycanım hiç bitmeseydi gerçektende muhteşem bir eser.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Zaman zaman heyecanlandığım, sinirlendiğim, kalp atışımın hızlandığı aksiyon, heyecan ve macera dolu bir yolculuktu. Çok keyifle okudum, sayfalar nasıl bitti anlamadım.

Flogg adlı zengin, kimsesi olmayan, müthiş dakik ve kimsenin hakkında bilgi sahibi olmadığımız karakterimizin uşağını değişmesiyle yerine Fransız Passeportout’un gelmesiyle başlıyor kitabımı. Fogg klübe gidiyor, arkadaşlarıyla oyun oynarken 80 günde dünyayın gezilebileceği hakkında bir sohbet başlıyor ve Fogg ile arkadaşları bu konu üzerine iddialaşıyorlar. Fogg hemen yola çıkmak üzere eve gidiyor, uşağına gerekli yönlendirmeleri yapıyor ve yolculuk Fogg ve uşağıyla başlıyor. Sonrasında da 80 gün boyunca yaşadıklarını öğreneceğimiz maceralarını okuyoruz. Keyifli okumalar!
272 syf.
·4 günde·6/10
Küçükken 100 temel eser başlığı altında okul kütüphanelerimizde gördüğümüz kitapların başında geliyor Seksen Günde Dünya Gezisi. Kahramanımız Phileas Fogg dünyayı seksen günde dolaşacağına dair bir iddiaya girer arkadaşları ile. Gemi, tren, araba, fil gibi türlü ulaşım araçlarıyla yaptığı yolculukta farklı ülkelerde maceralar bekler kendisini ve bu ülkelerin toplum yapısı, inanışları gibi konularda da bilgiler veriyor bize Seksen Günde Dünya Gezisi. Fogg dünyayı dolaşıyor ancak bunu para, şöhret için değil yalnızca mücadele ve macera için yapıyor ve sonunda da hayatının kadınıyla gelen mutluluğunu buluyor. Akıcı olmasına karşın okurken sıkılsam da sonunda keyif aldığımı söyleyebilirim.

Her kitabı bitirdikten sonra bana o kitabın ne anlatmak istediğini, neler çıkarabildiğimi sorarım kendi kendime. Seksen Günde Dünya Gezisi'nden sonra bu soruyu sorduğumda ise pek dolu dolu şeyler düşünemediğimi fark ettim. Macera ve sabrın sonunda gelen mutluluktan farklı olarak belki şunu söyleyebilirim: Yolculukta sürekli doğuya doğru yol alırken hep güneşe doğru ilerleyen Fogg coğrafya boylam hesaplamalarından dolayı bir gün kazanıyor ve iddiayı bu bir gün yardımıyla kazanmış oluyor. Belki burada düşüneceğiniz güneşe doğru ilerleyerek kazanılan mutluluk bize hep yönümüze güneşe dönüp aydınlık yoldan gittiğimizde sonunda hedeflerimize ulaşacağımızı gösteriyor olmalı. Keyifli okumalar.
272 syf.
·Puan vermedi
Ortaokul yıllarımda okuduğum çok güzel bir macera kitabı. Seksen günde dünya turu yapmaya çalışan roman kahramanının başına gelmeyen kalmıyor. Daha sonraki yıllarda sinema filmini de izlemiştim.
Victor Hugo'nun deyimiyle "dik açıların iç karartıcı hüznünü" taşıyan ve uzun donuk çizgileriyle kocaman satranç tahtalarını andıran, Birleşik Devletler'in diğer bütün kentleri örnek alınarak inşa edilmiş bir kentti. Azizler Kenti'nin kurucusu Anglosaksonlara özgü simetri gereksiniminden kurtaramamıştı kendini.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Seksen Günde Dünya Gezisi
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329817
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le tour du monde en quatrevingts jours
Çeviri:
Bertan Onaran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.

Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.

Kitabı okuyanlar 7.963 okur

  • Röya Mirzəli
  • Ömer Zengin
  • Aytekin Burak Gelen
  • Lilicoco
  • Adasu yıldırım
  • Salih selim fidan
  • Özge
  • gezginokur
  • brım brım
  • Esmer Yıldırım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%9.5
18-24 Yaş
%28.1
25-34 Yaş
%23.8
35-44 Yaş
%21.4
45-54 Yaş
%9.7
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.3
Erkek
%35.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21 (323)
9
%16.3 (251)
8
%20.8 (320)
7
%9.7 (149)
6
%3.5 (54)
5
%1.6 (25)
4
%0.5 (8)
3
%0.5 (7)
2
%0.2 (3)
1
%0.5 (7)

Kitabın sıralamaları