Adı:
Semender
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9786052068076
Kitabın türü:
Yayınevi:
Akıl Fikir Yayınları
Adı Mehmed, mahlası Esad, ama bilinir adı Galib olmasına rağmen, şiirlerinde kullandığı ateş mazmununu mübalağa derecesinde kullanan bu genç şaire illaki bir mahlas gerekiyorsa Semender demek daha doğru olurdu. Semender ateşte yaşayan ve ateşten hazzeden, ateş dışında boğulan bir yaratık… Ateş topları, geminin bulunduğu yere gelmiş; buradaki suları da tutuşturmuş, biraz önce hareket ettiği kıyıya doğru ilerliyordu. Tuhaf bir durumdu, bu vakitte güneş nasıl söner, deniz nasıl yanardı? Henüz şaşkınlığı geçmemişti, ayaklarını saran, yakan bir şeylerin olduğunu hissetti. Geminin tahtaları eriyor, şeffaf, cıvık, bulaşan bir şekil alıyordu. Ayakları kaydı, düşüverdi. Olamazdı, bu gemi mumdan başka bir şey değildi. Ateş denizinde mumdan bir gemi...

Korku bütün hücrelerini sardı. Hareket etmek istedi, gayri ihtiyarî küreklere yapıştı. Kürekler de gemiden farklı değildi, üstelik ellerinde bir yanma ve yanmış mum kabartıları kaldı. Yüzme biliyordu fakat bunun şu anda hiçbir faydası yoktu. Kendini denize bıraksa daha kötü olacaktı. Mumdan gemi erimeye, deniz yanmaya devam etti…



(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Semender
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9786052068076
Kitabın türü:
Yayınevi:
Akıl Fikir Yayınları
Adı Mehmed, mahlası Esad, ama bilinir adı Galib olmasına rağmen, şiirlerinde kullandığı ateş mazmununu mübalağa derecesinde kullanan bu genç şaire illaki bir mahlas gerekiyorsa Semender demek daha doğru olurdu. Semender ateşte yaşayan ve ateşten hazzeden, ateş dışında boğulan bir yaratık… Ateş topları, geminin bulunduğu yere gelmiş; buradaki suları da tutuşturmuş, biraz önce hareket ettiği kıyıya doğru ilerliyordu. Tuhaf bir durumdu, bu vakitte güneş nasıl söner, deniz nasıl yanardı? Henüz şaşkınlığı geçmemişti, ayaklarını saran, yakan bir şeylerin olduğunu hissetti. Geminin tahtaları eriyor, şeffaf, cıvık, bulaşan bir şekil alıyordu. Ayakları kaydı, düşüverdi. Olamazdı, bu gemi mumdan başka bir şey değildi. Ateş denizinde mumdan bir gemi...

Korku bütün hücrelerini sardı. Hareket etmek istedi, gayri ihtiyarî küreklere yapıştı. Kürekler de gemiden farklı değildi, üstelik ellerinde bir yanma ve yanmış mum kabartıları kaldı. Yüzme biliyordu fakat bunun şu anda hiçbir faydası yoktu. Kendini denize bıraksa daha kötü olacaktı. Mumdan gemi erimeye, deniz yanmaya devam etti…



(Tanıtım Bülteninden)